Kitabın girişinde er ya da geç yaşlılık sürecine girileceğini, bunlarla ilgili sürecin başlangıcını, yaşlanmaya karşı ilk tepkileri, korkuları ve yapılan yanlış kavramlar konu edilmektedir.
Örnek olarak yakın gözlüğü kullanmaya başlandığında herkesin sizin artık yaşlanmaya başladığınızı düşünmesi, görme yeteneğinin azalması kaygıları, gözlük kullanmaya başlamanın psikolojik etkisi; ya da diş etlerinin büzülmeye ve takma diş takmaya tavsiye edilmeye başlandığında insanların sizi yaşlanıyorsunuz diye rahatsız edici yakıştırmalar yaptığındaki tepkileri ve buna karşı yaşlanmanın getirdiği tepkilere karşı mücadelesini anlatmaktadır.
Kitapta çoğu insan, kırk-elli yaşları arasında, orta yaş krizi diye adlandırılan dönemi yaşamadan önce yaşlanmak olgusunun huzursuzluğunu duydukları anlatılmaktadır.
Bu safhada kadınlar yaklaşan menopoz yüzünden, erkeklerse cinsel hayatlarındaki durulma nedeniyle üzüntüye kapılırlar. Bu dönemde hem erkek hem de kadın, hayatında daha canlı, duygusal bakımdan daha zengin ve daha başarılı olamadıklarından yakınmakta oldukları anlatılmaktadır.
Çoğu orta yaşlı kişinin, bu ihtiyarlığın getireceği düşkünlüğün kapıyı çalmasından önce hayata dair deneyimler konusunda son şansıymış gibi yeni ilgi alanlarına ve ilişkilere yöneldiği anlatılmaktadır. Kırk-elli yaşlarına gelmiş insanlar bedensel potansiyelleri konusunda bazı saplantılara kapılabildikleri hatta vücut fonksiyonlarını kaybedip başkalarının yardımına ihtiyaç duyabileceklerini sandıkları anlatılmıştır.
“Zaman Uçup Gidiyor” kitabında Cosby, yaÅŸlı canavara tepeden bakmakta ve arkasından alay etmektedir. Kendimize gülmek kolay deÄŸildir; orta yaşın sonlarına vardığımızda ve yaÅŸlı bir insan rütbesi kazanmanın eÅŸiÄŸindeyken, bu daha da zordur. Bazıları duyma, görme ve hatırlama güçlüğü çekmenin gülünecek bir yanı olmadığını düşünebilirler.
Ama Cosby’nin de ortaya koyduÄŸu gibi, orta ve yaÅŸlı insanlar korkuya, espri anlayışından yararlanarak karşı koyabilirler. YaÅŸlanmanın olumsuz yönlerinin doÄŸumun olumun yönleriyle aynı görüş açısına oturtulması kitapta tavsiye edilmektedir.
Cosby’nin bu kitapta bize verdiÄŸi en önemli mesajlardan biri de ; bir hayatı sürdürmek için gerekli ÅŸartların, gençler için de yaÅŸlılar için de aynı olduÄŸudur. YaÅŸlılar öyle öngörülüyor diye dünyayla baÄŸlarını koparmak zorunda deÄŸillerdir. Sevgi dostluk, baÅŸkalarına duyulan baÄŸlılık, espri anlayışı kendimizi iyi hissetmemizi ve yaÅŸlılığın getirdiÄŸi sıkıntıların unutulmasında baÅŸrol oynadığı kitapta anlatılmaktadır. “Zaman Uçup Gidiyor” kitabında Cosby yeni ve farklı bir karşı koyma çabası içindedir. Cosby bizim olaÄŸan öz-savunmalarımızın kabuÄŸunu neÅŸeyle soyarak kendimize ve hayatın iyi kötü günlerine gülümseyerek bakmamızı saÄŸlıyor.
Bununla ilgili olarakta Amerika BirleÅŸik Devletlerinde yaÅŸayan genel nüfusun içerisinde %12′ sinin 65 yaÅŸ üzerinde insanlardan oluÅŸtuÄŸu bununda 28 milyon kiÅŸi civarında olduÄŸu belirtiliyor. Ayrıca yaÅŸlandıkça ve olgunlaÅŸtıkça daha gerçekçi düşünmemiz gerektiÄŸi ancak bunun her zaman mümkün olmadığı belirtilmektedir.
Kitabın Adı Zaman Uçup Gidiyor
Kitabın Yazarı Bıll COSBY
Yayınevi ve Adresi Ad Yayıncılık, İstanbul
Basım Yılı 1996


