Karadeniz bölgesi Ağustos böceği
Nis 13

yuzbasinin-kizi.jpg

Kitabın Adı Yüzbaşının Kızı
Kitabın Yazarı Aleksandr PUŞKİN

Yayınevi ve Adresi İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul
Basım Yılı 2001

Eserde anlatılan olaylar Rusya’da, 1700′lü yıllarda Çariçe döneminde geçmektedir. Rus ordusundan kıdemli binbaşı rütbesinde emekli olan Andrey Petroviç Grinyov, Avdotya Vasilyevna ile evlidir. Simbirsk’in köyünde oturan varlıklı bir ailedir. DoÄŸan çocuklarının sekizi, daha bebekken ölürler. DoÄŸacak dokuzuncu çocuklarını, daha kız veya erkek olacağı belli olmadan, aile dostlarından bir binbaşının yardımıyla Semenovski Alayına çavuÅŸ olarak yazdırırlar. Çocuk eÄŸer kız doÄŸacak olursa, çavuÅŸun öldüğü bildirilecek ve iÅŸ de böylece kapatılacaktır.

Çocuklarının erkek olması Grinyov ailesini sevindirir. Adını Pyotr Andreyiç koyarlar. Savelyiç adlı yaşlı hizmetkâr lala olarak görevlendirilir. İleriki yaşına doğru eğitimi için Monsieur Beaupre adında bir Fransız öğretmen tutulur. Pyotr Andreyiç, bir süre öğretmeninden Fransızca, Almanca ve diğer bilimlerle ilgili dersler alır; kılıç kullanmayı öğrenir.

On yedi yaşına gelince, babası, onun iyi bir subay olarak yetiÅŸmesi için, doÄŸmadan önce çavuÅŸ olarak yazdırdığı muhafız birliÄŸine deÄŸil, daha uzakta ve zaman zaman çatışmalara giren Orenburg’taki bir eski dostunun birliÄŸine gönderir. OÄŸluna, dostuna verilmek üzere bir mektup verir ve hizmetinde bulunması, koruması için lalası Savelyiç’i de yanına katar.


Pyotr Andreyiç ile Savelyiç önce Simbirsk’e varırlar. Burada, gerekli malzemeleri almak için bir gün konaklarlar. Savelyiç malzeme alımıyla uÄŸraşırken handa yalnız kalan Pyotr Andreyiç, İvan İvanoviç Zurin adında bir subayla tanışır. Bu subay içkiye ve kumara düşkündür. Pyotr Andreyiç, ondan bilardo oynamasını öğrenir. Zurin’le parasına bilardo oynar ve yüz ruble kaybeder. Kasadarı Savelyiç’e bu parayı ödettirir. Ertesi günü bir at arabasıyla yola düşerler.

Yolda hava bozmaya baÅŸlar. Arabacı, hana geri dönmeyi teklif etse de kabul ettiremez. Bir süre sonra tipi bastırır, her taraf karla kaplanır. Ne yol, ne iz bellidir. Hiç deÄŸilse sığınacak bir ev ya da bir yol izi görme umuduyla dört bir yana bakınırken bir karartı göze çarpar. Arabacıya gördüğü karartıya doÄŸru gitmesini emreder. Karartı da kendilerine doÄŸru gelmekte olduÄŸundan kavuÅŸmaları uzun sürmez. Bu bir yolcudur. KonuÅŸmalarından yolcunun bu çevreyi iyi bildiÄŸi anlaşılır. Kılavuzluk etmesi için arabaya alınır ve yola devam edilir. Bir hana ulaşırlar. Orada fırtınanın geçmesini beklerler. Kendilerine kılavuzluk ettiÄŸi için yolcuya handa ÅŸarap ısmarlar. Ertesi günü hancıya hesabı ödeyip ayrılırken kılavuza elli kapik bahÅŸiÅŸ vermesini söyler Savelyiç’e. Bir çapulçuya bu kadar para vermenin anlamsız olduÄŸuna inan Savelyiç’i razı edemez. Pyotr Andreyiç, kılavuzun hizmetini karşılıksız bırakmak istemez. TavÅŸan kürklü gocuÄŸunu, hizmetkârın itirazlarına raÄŸmen, ona verir. Bu sırada arabacı da yola çıkmak için hazırlıklarını tamamlamıştır, hemen yola çıkarlar.

Orenburg’a varınca, doÄŸru Andrey Karloviç adlı generale çıkar. Babasının yazdığı mektubu ona verir. General mektubu okur ve mektupta yazılanların yerine getirileceÄŸini söyler. Ertesi gün atanma emriyle birlikte, subay alayına katılması için onu Belegorski kalesindeki Yüzbaşı Mironov’un komutasındaki birliÄŸe gönderir. Generale göre, Mironov, iyi dürüst bir subaydır. Orada Pyotr Andreyiç gerekli eÄŸitimi alacak ve disipline alışacaktır.
Belegorski, Kırgız bozkırlarının sınırında ıssız bir kaledir. Orenburg’dan “kırk verst” ötededir. Surlar, kuleler ve toprak bir tabya görmeyi umarken karşılarına kütüklerden yapılma bir çitle çevrili küçük bir köy çıkar. Kalenin giriÅŸinde dökme demirden, eski bir top durmaktadır. Dar, eÄŸri büğrü sokaklardan, üzeri samanla örtülü basık kulübelerin arasından geçerek Yüzbaşının konutuna varırlar. Onları Yüzbaşının karısı Vasilisa Yegorovna karşılar. Ona, bu kaleye atandığını, Yüzbaşıyı görmeye geldiÄŸini bildirir. Yüzbaşı İvan Kuzmiç, Papaz Gerasim’e misafirliÄŸe gitmiÅŸtir. Yüzbaşının karısı, ÇavuÅŸ Maksimiç’i çağırtır. Gelince ona Pyotr Andreyiç’in kalacağı eve götürmesini emreder. Burası tahta perdeyle ikiye ayrılmış, oldukça temiz bir odadır. Savelyiç, eÅŸyalarını hemen yerleÅŸtirir.

Ertesi sabah tam giyinmek üzereyken kısa boylu, esmer, genç bir subay içeri girer. Fransızca olarak, insan yüzü görmeyi özlediÄŸi için geldiÄŸini söyler. Bu subay, düello nedeniyle muhafız birliÄŸinden çıkarılan Åžvabrin’dir. Bu sırada kapıya gelen asker, Vasilisa Yegorovna’nın kendisini yemeÄŸe çağırdığını bildirir. Åžvabrin de kendisiyle birlikte gelir. YaÅŸlı, uzun boylu, dinç bir adam olan Yüzbaşıyı, başında takke, sırtında bej renkli, pamuklu bir gecelik entariyle safta toplanmış yirmi kadar askeri eÄŸitirken görürler. Yüzbaşı, yanlarına yaklaşıp dostça birkaç söz söyleyip eÄŸitim yaptırmaya döner. Yüzbaşının evine gelirler, hizmetçi kız PalaÅŸka sofrayı kurmaktadır. Tam bu sırada Yüzbaşının on sekiz yaÅŸlarında, toparlak yüzlü, pembe yanaklı, açık kumral saçlı kızı Marya İvanovna içeri girer. Åžvabrin, Yüzbaşının kızının tam bir aptal olduÄŸunu kendisine söylediÄŸi için ilk görüşte ondan pek hoÅŸlanmaz. Sofrada, Yüzbaşının karısı, annesinin, babasının saÄŸ olup olmadığını, nerede oturduklarını, ekonomik durumlarının nasıl olduÄŸunu sorar. Pyotr Andreyiç’in zengin bir aileden geldiÄŸini öğrenen Yüzbaşının karısı, derin bir iç çeker. Burada kıt kanaat geçinmeye razı olduÄŸunu; ancak evlenme yaşına gelmiÅŸ kızlarına çeyiz olarak verecekleri hiçbir ÅŸeylerinin olmamasının kendilerini üzdüğünü, karşılarına çıkacak iyi bir adamla kızlarını hemen evlendirmek istediklerini söyler.

Aradan birkaç hafta geçer. Pyotr Andreyiç, Marya’yı sevmeye baÅŸlar. Edebiyatla da uÄŸraÅŸtığı için, ona aÅŸk ÅŸiirleri yazar. Yazdığı birkaç ÅŸiiri arkadaşı Åžvabrin’e gösterir. Åžvabrin, okuduÄŸu ÅŸiirleri acımasızca eleÅŸtirir. Bu eleÅŸtiri, ÅŸiirlerin kötülüğünden deÄŸil, Marya’ya kendisinin de âşık olmasındandır. Hatta, Marya, onun iki ay önceki evlenme teklifini reddetmiÅŸtir. Åžvabrin’in, Marya ile ilgili atıp tutmaları Pyotr Andreyiç’i çok kızdırır. Åžvabrin’i alçak ve ÅŸerefsiz olmakla suçlar. Åžvabrin, Pyotr Andreyiç’i düelloya davet eder. O da kabul eder. Pyotr Andreyiç, kavganın ÅŸahitliÄŸi için ÜsteÄŸmen İvan İgnatyiç’ten yardım ister. Fakat daha sonra Åžvabrin’in de isteÄŸiyle tanık olmadan kavga etmeye karar verirler. Samanlığın yakınında tam kavgaya tutuÅŸacakken İgnatyiç tarafından yakalanırlar. Askerlerin de yardımıyla ikisi de Yüzbaşıya götürülür. Kalede barışın bozulmaması konusunda öğütler veren Yüzbaşı, kavgacıların birbirlerine sarılarak barışmalarını saÄŸlar. Kavganın nedeninin de Marya için yazılmış ÅŸiirler olduÄŸunu herkes öğrenir.

Yüzbaşının evinden ayrılan Åžvabrin ve Pyotr Andreyiç’in hırsları geçmemiÅŸtir. Ertesi gün ırmak kıyısında kozlarını paylaÅŸmak üzere sözleÅŸip ayrılırlar. Her ikisi de sözünü tutar ve kararlaÅŸtırılan saatte ırmağın kıyısına gelir. Kılıçlarını çekerek kavgaya baÅŸlarlar. Bir süre birbirlerine zarar veremeden kavga sürer. Åžvabrin’in gerilemeye baÅŸladığını sezen Pyotr Andreyiç, tekrar saldırıya geçer, hasmını ırmağın ucuna kadar sıkıştırır. Bu sırada keçi yolundan aÅŸağı doÄŸru koÅŸarak gelen Savelyiç’in kendisine seslendiÄŸini iÅŸitir. Kısa bir dalgınlık anında Åžvabrin’den aldığı kılıç darbesiyle göğsünden yaralanır, yere düşer ve bayılır.

Ayıldığında kendini Yüzbaşının evinde bulur. Marya ile Savelyiç yanındadır. BeÅŸ gün boyunca komada yatmıştır. Kendini iyi hissetmeye baÅŸlayınca Marya’ya evlilik teklifinde bulunur. Marya ise henüz tehlikeyi atlatmadığını ve kendisini korumasını söyler. Kalede doktor olmadığı için Pyotr Andreyiç’in tedavisiyle alay berberi ilgilenmektedir. Ertesi gün Marya’ya evlilik teklifini tekrarlar. Marya da Pyotr Andreyiç’e karşı ilgisiz deÄŸildir. Pyotr Andreyiç’in anne ve babasının bu evlilik için onayını almak isterler. Pyotr Andreyiç, babasına bir mektup yazar. Gelen cevap umdukları gibi deÄŸildir. Pyotr Andreyiç’in babası hem evliliÄŸe karşı çıkmakta hem de gereksiz yere kavga ederek yaralanmasına neden olmasına kızmaktadır. Hatta Yüzbaşının, kalesinde bu olaylara sebebiyet vermesine içerler ve oÄŸlunu bir baÅŸka birliÄŸe tayin ettireceÄŸini yazar.

Bu sıralarda Çariçeye karşı isyan edenler kalabalık bir grup olmuÅŸlardır. Pugaçev adlı bir Kazak’ın etrafında toplanan isyancılar, bazı kalelere saldırarak baÅŸarı kazanmışlar ve oralardaki askerleri de saflarına katmışlar, katılmayanları ise idam etmiÅŸlerdir.

Yüzbaşı Mironov, Generalden aldığı emri tebliÄŸ etmek için kaledeki bütün subaylarını toplar. Kendini III. Petro olarak tanıtan isyancı Kazak Pugaçev’in kaleye saldırması durumunda öldürülmesi ve bunun için hazırlıklara baÅŸlanılması emredilmiÅŸtir.

Kalede Kazaklar dışında yüz otuz asker vardır. Bir süredir terk edilen nöbet ve devriye sistemi tekrar başlatılır. Eldeki top temizlenir, kullanılır duruma getirilir. Kaleye saldırı olacağı her ne kadar gizli tutulmaya çalışılsada kısa bir süre sonra herkesin haberi olur. Kaledekilerin telaşı bir kat daha artar.

Pugaçev, kaleye girmeye hazırlanmaktadır. Yüzbaşıya, Pugaçev’den bir mesaj gelir. Kaledeki Kazakları ve askerleri çetesine çağırmakta ve komutanlara da karşı koymamalarını öğütlemektedir. Yüzbaşı savaÅŸtan çok korkan kızı Marya’yı, karısı ile güvende olacakları baÅŸka bir kaleye göndermeyi düşünür. Karısı baÅŸka yere gitmeye razı olmaz. Marya’yı da göndermeye zaman kalmaz. Çünkü, Pugaçev yolları kesmiÅŸ, kaleye giriÅŸi ve çıkışı kontrol altına almıştır. Yüzbaşı önce savunmaya geçer. İsyancılar, atlardan inip saldırıya geçince Yüzbaşı da kale kapısını açtırıp isyancıların üzerine saldırıya geçer. Umdukları gibi olmaz. İsyancılar kısa süre içinde Yüzbaşıyı ve diÄŸerlerini yakalarlar ve etkisiz hâle getirirler. Pugaçev, komutanın evine yerleÅŸir. Meydana daraÄŸacını kurdurur. Kendisine katılmayan Yüzbaşı ile ÜsteÄŸmeni hemen astırır. Sıra Pyotr Andreyiç’e gelir. Bu arada Kazak kaftanı ile Åžvabrin gelip Pugaçev’in kulağına bir ÅŸeyler fısıldar. Pyotr Andreyiç’in yüzüne bile bakmadan adamlarına onu asmalarını emreder. Tam ilmeÄŸi boynuna geçirdikleri bir sırada bir haykırış yükselir. Bu Savelyiç’in sesidir. Pugaçev’e yalvarmakta, onu asmamasını istemektedir. Pugaçev, yaÅŸlı hizmetkârı tanır. Pyotr Andreyiç’in, tipide kendini arabasına alan; kendine handa ÅŸarap ısmarlayan ve tavÅŸan kürklü gocuÄŸunu veren kiÅŸi olduÄŸunu anlar. Adamlarına iÅŸaret ederek serbest bıraktırır. Yüzbaşının karısı bu sırada olay yerine gelir. Kocasını daraÄŸacında görünce “Katiller!” diye bağırır. Pugaçev, adamlarına kadının susturulmasını emreder. Kadının başına bir Kazak, kılıcıyla bir darbe indirir; kadın yere düşer ve can verir.

Ölümden kurtulan Pyotr Andreyiç, Yüzbaşının kızını merak eder. Onun başına bir kötülük gelmesinden korkar. Marya’yı, Papazın karısı korumaya alır ve onu yegeni olarak isyancılara tanıtır. Bu duruma Åžvabrin de ses çıkarmaz. Çünkü o karışıklıkta Marya’nın başına bir kötülük gelmesini istemez.

Pugaçev, Pyotr Andreyiç’e kendisine katıldığı takdirde yüksek rütbeler vereceÄŸini vadeder. Pyotr Andreyiç, bu teklife yanaÅŸmaz. Bunun üzerine onun kaleden hizmetkârıyla birlikte çıkışına izin verir.

Pyotr Andreyiç, Orenburg’a gider. Kale komutanı generale olanı biteni anlatır. İsyancıların gücü hakkında bilgiler verir. General subaylarını toplayıp durum deÄŸerlendirmesi yapar. Pyotr Andreyiç, Belegorsk kalesindeki isyancılara karşı taarruz yapılmasını savunursa da hiçbir subay buna yanaÅŸmaz. Savunmada kalmayı tercih ederler.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra geldiÄŸi kaledeki ÇavuÅŸ Maksimiç, Marya’dan bir mektup getirir. Mektuba göre, Pugaçev, kalenin yönetimini Åžvabrin’e bırakmış Orenburg yakınlarında kaleye saldırı hazırlıklarına giriÅŸmiÅŸtir. Åžvabrin, Marya’yı Papaz Gerasim’in evinden alıp kendi evine götürmüş ve orada bir odaya hapsetmiÅŸtir. Karısı olması için baskı yapmaktadır. Marya, Pyotr Andreyiç’ten gelip kendisini kurtarmasını istemektedir.
Pyotr Andreyiç, General’e gider. Ondan, Belegorsk kalesini isyancılardan temizlemek için bir bölük askerle, elli Kazak vermesini ister. Yüzbaşının kızının yazdığı mektuptan da söz eder ona. Fakat General’i yine razı edemez. UmutsuzluÄŸa kapılan Pyotr Andreyiç, sevdiÄŸi kızı Åžvabrin’e kaptırmaktansa ölümü göze alır. Atına binip kale kapısından dışarı çıkar. PeÅŸine Savelyiç de takılır. Bir süre sonra Berda köyü yakınlarında Pugaçev’in adamlarına yakalanırlar. Pugaçev’in huzuruna çıkarılırlar. Pugaçev’e sevdiÄŸi kızın Belogorsk kalesinde olduÄŸunu ve kale komutanı olarak bıraktığı Åžvabrin’in kızı hapsettiÄŸini, evlenmeye zorladığını halka zulmettiÄŸini anlatır. Pugaçev, kalenin yönetimini bıraktığı ÅŸahsın halka zulmetmesine çok kızar. Birlikte kaleye giderler. Marya’yı hapsedildiÄŸi odadan çıkarırlar. Pugaçev, halka verdiÄŸi eziyetten dolayı Åžvabrin’e kızar. Papazı çağırmasını, Marya ile Pyotr Andreyiç’i evlendireceÄŸini söyleyince, Åžvabrin, Marya’nın Yüzbaşının kızı olduÄŸunu itiraf eder. Kendisine bunun daha önce söylenmemesinden dolayı Pugaçev’in kızgınlığı daha da artar. Pyotr Andreyiç de Åžvabrin’in söylediklerini doÄŸrular. Bunu, Marya’nın hayatına zarar verileceÄŸinden korktuÄŸu için söylemediÄŸini itiraf eder.

Pugaçev, Pyotr Andreyiç’in kendisine yaptığı iyilikleri hatırlar ve bir kez daha canını bağışlar. Marya ile birlikte diledikleri yere gitmelerine izin verir. Üstelik yolda adamları tarafından engellenmemesi için bir izin kağıdı da düzenler. Pugaçev’e göre iyilik ya tam yapılmalı ya da hiç yapılmamalıdır.

Pyotr Andreyiç, Marya ve Savelyiç bir yaylı arabasıyla yola koyulurlar. Amacı Marya’yı memleketine götürmek ve onunla evlenmektir. Bir süre sonra Pugaçev’in egemenliÄŸindeki bir kalenin yakınındaki menzile gelirler. Menzildeki görevliye ellerindeki izin kağıdını gösterince hemen arabanın atları deÄŸiÅŸtirilir ve tekrar yola koyulurlar. Hava kararmaya baÅŸlarken küçük bir kente yaklaşırlar. Devriyeler önlerini keser. Arabacı arabada Çarın bacanağının olduÄŸunu söyleyince, muhafızlar küfürler savurarak hemen etraflarını sarar. Komutanlarına götürürler. Orada karşılarına handa bilardo oynayıp yüz ruble kaybettiÄŸi Zurin çıkar. Durumu ona anlatır. Zurin, isyancılara karşı kendisiyle birlikte savaÅŸmasını teklif eder. Marya’yı Savelyiç ile babasına gönderir. Kendisi orada kalır.

Pyotr Andreyiç ve Zurin isyancılara karşı baÅŸarılar kazanırlar. Bir süre sonra Pugaçev de yakalanır. Pugaçev iÅŸini soruÅŸturan komisyon, Pyotr Andreyiç’in yakalanıp kendilerine gönderilmesi için Zurin’e emir göndermiÅŸtir. Zurin, görevini yapar. Pyotr Andreyiç’i Kazan’a gönderir. Askerî mahkeme kurulmuÅŸtur. Mahkeme baÅŸkanı bir generaldir. Pyotr Andreyiç’in adını sanını sorduktan sonra, Andreyiç Petroviç Grinyov’un oÄŸlu olup olmadığını bir defa daha sorar. Öyle saygıdeÄŸer bir babanın, isyancılarla iÅŸ birliÄŸi yapan bir oÄŸlunun olmasına çok ÅŸaşırır. Pyotr Andreyiç, Pugaçev’in hizmetine girmediÄŸini ve ondan herhangi bir görev almadığını söylese de mahkemeyi ikna edemez. Yüzbaşının kızının, mahkeme kapılarında sürünmemesi için bu konuda kendisine tanıklık etmesini de istemez. Babasının iyi bir subay olması nedeniyle idam edilme yerine, Sibirya’nın ücra bir bölgesinde ömür boyu oturmaya mahkûm edilir.

Bu karar, Pyotr Andreyiç’in babasını kahreder. OÄŸlunun, bir isyancının hizmetinde bulunmasını onuruna yediremez. Bu durum Marya’yı da derinden sarsmıştır. Mahkemede Pyotr Andreyiç’in kendisiyle ilgili bazı ÅŸeyleri açıklamamış olmasına inanmaktadır. Çok iyi bakıldığı bu evden müsaade isteyerek Savelyiç’le birlikte Petersburg’a gider. Çariçenin o sırada Tsarskoye Selo’da olduÄŸunu öğrenir. Kendisi de orada konaklamaya karar verir. Menzil bekçisinin eÅŸiyle tanışır. Saray sobacısının yeÄŸeni olan bu kadın, Marya’ya Çariçe’nin uyandığı saati, gezindiÄŸi yerleri, hizmeti için yanında bulunanları anlatır. Ertesi gün Marya, erkenden kalkar ve bahçeye çıkar. Orada kırk yaÅŸlarında, Çariçe’nin sarayında görevli bir bayanla tanışır. Ona başından geçenleri anlatır ve ondan Çariçeye yazdığı mektubu götürmesi için yardım ister. Mektubu okuyan Çariçe, Marya’yı huzuruna davet eder; onu çok iyi karşılar. Ona, Pyotr Andreyiç’in suçsuz olduÄŸuna inandığını, evlenmeleri için yardım edeceÄŸini söyler. Kayın babasına vermesi için bir mektup da verir. Mektubunda Pyotr Andreyiç’in suçsuzluÄŸunu bildirmekte ve Yüzbaşı Mironov’un kızının da zekâsını, ahlâkını övmektedir.

Pyotr Andreyiç, özel bir emirle sürgünden kurtulur ve Simbirsk’e döner. Marya ile evlenir, bolluk içinde mutlu bir hayat yaÅŸarlar.

Akıcı bir dille kaleme alınan eserde, Rus ordusunda görev yapan subayların yetişme tarzını; kişinin ekmeğini yediği devletine, canı pahasına da olsa, nankörlük etmemesi gerektiği; aşkın insana verdiği cesareti görmekteyiz.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.