Bizans İmparatorluğu Fatih ve Bilim
Nis 04

Chappe Telgrafı

Bu telgraf ÅŸekli en eski zamandan beri uygulanmaktaydı. Agamemnon, Truva’nın alındığını Klitemnesr’e böyle duyurmuÅŸtu. Bu yöntem daha sonra DoÄŸabilimci Enee, Polybe, Çinliler ve Kartacalılar tarafından geliÅŸtirildi. Sonunculardan da Romalılara geçmiÅŸ ve çok kullanılmıştı. Hatta iÅŸi Clyde’den Tyne’e uzanan surların içine tunçtan akustik borular yerleÅŸtirmeye, yani gerçek bir telefon hattı kurmaya kadar vardırmışlar ve haberleri ya da emirleri böylece 1.000 metreden 1.000 metreye hızla duyurabilmiÅŸlerdi.

Barbar istilâlarıyla birlikte bütün bu hünerli tekniklerin sonu geldi. Ve yeni kıpırdamalar ancak XVII. yüzyılda baÅŸladı. Bunlardan iHc kayda deÄŸer giriÅŸim Richer ve Gaspard Schott’unki oldu. (XVI. yüzyılın sonu.) Bunu 1684′de daha önce sözünü ettiÄŸimiz ekÅŸi huylu büyük bilgin Hook’un yöntemi izledi. Yüksek bir yerden alfabenin her bir harfine karşılığı olan iÅŸaretlerin verilmesinden ibaretti bu. Dört yıl sonra da Amonson tarafından geliÅŸtirildi. Ancak, genel bir gösteriye kalkışıldığında müthiÅŸ bir fiyasko oldu. Gösteri Veliahttın ve saray mensuplarının huzurunda yapılacaktı. Şımarık saray züppeleri, üstelik sağır olan zavallı bilim adamını öyle bir alaya aldılar ki adamcağız kurduÄŸu tesisatı iÅŸletemedi.

Deneyler üç çeyrek yüzyıl sonra yeniden baÅŸladı. Cenevreli fizikçi Lesage (1774), Latin Belâgati Profesörü Fransız Dupuis (1778), Bastille’e atılan Polemist Linguet (1780). Deniz Subayı Courrejolles (1783), Parisli fizikçi Lomonde (1787), Alman Profesör Bergstrasse (aynı yıl), İspanyol Mühendis Bettancourt (1788), Fransız Abbe Chappe (1790), Alman Reiser (1794). İspanyol Salva (1797) harıl harıl deneylere giriÅŸtiler. Sonunda çok sayıda ve çeÅŸitli yollar gösterdiler.

Ne var ki, bunlardan çoÄŸu fanteziden öteye gidebilecek türden deÄŸildi. SözgeliÅŸi Bergstrasse, iÅŸaretlerin top atılarak verilmesini önermekteydi. Bazıları ise, Lesage’ınki gibi zamansızdı, çünkü gerçek bir elektrikli telgraf niteliÄŸinde ve ayrıntılarda bazı geliÅŸmeler gerçekleÅŸtirilince, enikonu yararlanılabilecek olgunluktaydı.

Claude Chappe (1763 . 1805), kardeÅŸlerinden uzak kaldığı tatillerini onlarla haberleÅŸebilmek için bir araç bulma çalışmalarıyla geçirirdi. Bu bir merkezin çevresinde dönen bir cetveldi, iki ucunda birer cetvel daha vardı. Bu araçla iÅŸaretler vermekte ve bu iÅŸaretler de önceden tespit edilmiÅŸ bir kod uyarınca yorumlanmaktaydı. UÄŸraşı Chappe’ı iyiden iyiye sarmış olacak ki, yaşını aldıktan sonra kendini bütünüyle bu konudaki çalışmalara verdi, iÅŸe akustik, sonra da elektrik telgrafla baÅŸladıysa da, bunlar tatmin edici sonuçlar vermedi. Buna karşılık kardeÅŸleriyle giriÅŸtiÄŸi deneylerden hoÅŸnut kaldı. Haklıydı ki, icadını sunduÄŸu Convention Meclisi, deneyin resmen tekrarlanmasını istedi.

Bu deney için bir vakitlerin oyuncağı büyütüldü. Ufak cetvel, bir direÄŸin ucunda dönen 4 metrelik bir çubuk olmuÅŸtu. İki ucundan sarkan bir metre uzunluÄŸundaki dal çeÅŸitli ÅŸekiller alabilecek gibi konmuÅŸtu. Ve bu araç bütünüyle bir kulenin tepesine yerleÅŸtirildi. Alt katta duran bir memur, sicimleri çekerek araca önceden düzenlenmiÅŸ kolun tespit ettiÄŸi ÅŸekilleri verebilmekteydi. Araç, 12 Temmuz 1793′te Convention’un komiserlerinin huzurunda iÅŸletildi. 35 km. uzaÄŸa yerleÅŸtirilmiÅŸ öteki istasyona gidecek mesajı ve cevabı 11 dakika içinde gönderip aldı. Öylesine beÄŸenildi ki, Chappe “telgrafçı-mühendis” olarak atandı ve ilk hamlede hemen iki istasyon kuruldu.

Bu ilk hattın açılışı (Lille-Paris) Fransa’nın ve teknikler tarihinin onurlu sayfalarından biridir. 1 Eylül 1794′te Convention’un oturumu açılır açılmaz Carnot kürsüye fırlamış ve “VatandaÅŸlar!” diye haykırmıştı. “Paris-Lille arasında kurmuÅŸ olduÄŸumuz telgrafla az önce aldığımız habere göre Conde, Cumhuriyete bu sabah saat 6′da teslim olmuÅŸtur.” Bunun üzerine Meclis, Kuzey Ordularına bir kutlama ve teÅŸekkür telgrafı gönderilmesine karar verdi. Ve bu ikinci mesajın karşılığı geldiÄŸinde meclis hâlâ toplantı halindeydi.

1800 yılında Fransa’da üç telgraf hattı vardı: Paris-Lille, Paris-Strasbourg, Paris-Brest. Bunların toplam uzunluÄŸu 1.253 km. etmekteydi. Bu sayı 1844′te 5.000′e çıktı. Ulaşımdaki bu hız insanı ÅŸaşırtmayacak gibi deÄŸil: Paris-Lille arası (aradan 22 istasyon geçerek) 2 dakika, Strasbourg-Paris 6.30 dakika, Lyon ya da Brest’ten Paris 8 dakika, Toulon-Paris 20 dakika.

Bu sistem yabancı ülkelerde de uygulanmış, ancak görüş uzaklığı ve havanın saydamlığı gibi ÅŸartlar göz önünde tutularak az çok deÄŸiÅŸiklikler yapılmıştı. İtalya, Mısır ve İspanya olduÄŸu gibi uygulamaktaydı. bunları. Almanya ve Rusya da deÄŸiÅŸiklik yapmadan izledi. İngiltere kolların yerine tahta kanatlar taktı. Öteki ülkeler ise telgrafı anlayıncaya ve “Chappe” uygulayayım deyinceye kadar bu sistemin modası geçmeye baÅŸladı. Fransa 1844′te Cezayir’de ilk hattı inÅŸa ederken ülkesinde elektrikli telgraf kurulmaya baÅŸlanmıştı. Bu sistem çarçabuk yayılıp ötekini silecekti.

Morse Telgrafı

1793′te Convention Meclisi, Claude Chappe’inkini resmen tanıdı diye öteki mucitlerin kabuklarına çekildiklerini ve kendilerini yenilmiÅŸ saydıklarını sanmamalıyız. Mucit her ÅŸeyden önce inançlı kiÅŸidir. Dehasına çılgın bir güven vardır ve hatta bir rakibin baÅŸarısı bile kendisinin yanlış yolda olduÄŸuna inanması için yeterli deÄŸildir. Öyle ki, Chappe ÅŸebekesi kurulup iÅŸletilmeye baÅŸlandığı halde, optik telgrafın en iyi yol olmadığına, ses ve elektriÄŸe dayanılarak daha verimli sonuçlar alınabileceÄŸine inananlar, kanılarına uygun araÅŸtırmalarını sürdürmeye devam ettiler.

Özellikle elektrikli telgraf birçok muciti meÅŸgul etmekteydi. Çünkü gece ve sisten etkilenmeyiÅŸi, düzenli kullanılmasını ve güvenilir bir araç olmasını saÄŸlayacak bulunmaz bir nitelikti. Böyle düşünenlerin başında Georges Lesage (1724-1803) gelmekteydi. Meydana getirdiÄŸi her biri alfabenin bir harfini yollayan 24 tellik makineyi 1774′te denemeye koydu. Ucuna baÄŸlanan bir elektrostatik makineyle elektriklenmiÅŸ olup öbür uçta bulunan ufak bir topu itmekteydi. Bu sistem deÄŸiÅŸik ÅŸekiller altında Fransa’da Lomond, Almanya’da Reiser, İspanya’da Bettancourt, sonra da Salva tarafından denendi.

Bunların iki ortak kusuru vardı: Önce, elektriklenmiÅŸ maddelerin itilmesi makinenin alıcı kısmında karışıklıklar çıkarmaktaydı, sonra daha da önemlisi, elektrostatik deÅŸarj, pratik olmayan bir araçtı. Bu, 1800′de Volta pillerinin icadından sonra daha belirli olarak meydana çıktı. Bu pil, araÅŸtırmacıların emrine sürekli bir akım vermekteydi.

Bundan ilk yararlanmasını bilen Bavyeralı bilgin Soemmering oldu. Onun da makinesinde Lesage’inki gibi 24 hat vardı ve bunların her birinin karşı ucu bir voltametreye baÄŸlı duruyordu. Gönderilen harfler, o harflere karşılık olan voltametrenin içinde meydana getirdiÄŸi baloncuklardan anlaşılıyordu. Makine henüz iÅŸe yarayamayacak ilkellikteydi ve kullanılır hale gelmesi için daha birçok icatların yapılmasını beklemek gerekti.

Bu buluÅŸlar 1819 -1833 yılları arasında yapılan elektrodinamik konusundaki icatlardır. Bu alanda Oersted. Ampere ve Faraday gibi büyüklerin adları duyuldu. Bu kiÅŸilerin araÅŸtırma ve icatları sayesinde telgrafçılar elektro-mıknatıs gibi kımıldayan toplarla ya da pilde oynaÅŸan baloncuklarla kıyaslanmayacak duyarlıkta bir araç elde ettiler. Mıknatıs konusunda araÅŸtırmalar da yapmakta olan büyük Matematikçi Gauss, Fizikçi Weber’le birlikte 1833′te Goetingen’de bu ilkeyle iÅŸleyen bir elektrikli telgraf istasyonu kurdu. Bu alıcı aynalı bir galvanometre olup mesajları yansıyan ışıklar ÅŸeklinde alıyordu. Bu ilkeyi Gauss ve Weber’le aynı zamanda baÅŸkaları da kullanmaktaydılar: Rusya’da Schilling, (1786-1837), İskoçya�da Ritchie ve Alexander…

Aynı ilkeye dayanan bu çalışmaların ayrı yerlerde ve aynı zamanda sürdürülmesi elektrikli telgrafın verilerinin birleştirilmiş ve kafalarda imgelenmiş olduğunu ispatlamaktadır. Bilim adamları gerekli öğeleri getirmişlerdi, iş teknisyenlerin hüner ve yaratıcılığına kalmıştı. Güçlü hayal ve hüner sahibi mucitler hemen hemen bütün büyük ülkelerde bulunduğundan telgrafla ilgili bir yığın projeler meydana getirilmekteydi.

İngiltere’de, Schilling’in deneylerini izlemiÅŸ olan Cooke adlı bir öğrenci Charles Wheatstone (1802-1875) adlı bir bilginin yardımıyla 1837′de kadranlı bir telgraf imal etti. Bunda harfler galvanometrenin beÅŸ iÄŸnesiyle gösterilmekte ve bu iÄŸneler vericinin maniplesine aynı sayıda telle baÄŸlı bulunmaktaydı.

Almanya’da, Münih Üniversitesi fizikçisi Cari Steinheil (1801 -1870) pilin yerine iki yönde akım veren bir endüktör kullandı. Ve bu iki akımı bir elektromıknatısın üzerine uyguladı. Makine gerektiÄŸi gibi iÅŸletildiÄŸinde, alıcıda elektromıknatısların karşıtlı sapmaları görülüyordu. Bunlara birer kalem baÄŸlanıp önünde bir kâğıt ÅŸerit çevrildiÄŸinde, kâğıda ÅŸekiller çizilmekte ve bunlar önceden tespit edilen kotlarla yorumlanabilmekteydi. 1837-1838 yıllarında Steinheil bunu bir millik uzaklıkta denedi. Cooke’unkine olan üstünlüğü tek telle iÅŸlemesiydi ve akımın dönüş teli de kaldırılmıştı. Mucit-bilgin toprağın dönüş iletkenliÄŸi görevini yapabileceÄŸini bulmuÅŸtu.

Amerika’da telgrafçılık alanına atılan kiÅŸi bir öğrenci ya da bir bilim adamı deÄŸil, ünlü bir ressam oldu: Samuel Morse. 27 Nisan 1791′de dünyaya gelmiÅŸti. O da Fulton gibi sanata İngiltere’de ve Benjamin West’in desteÄŸiyle atılmıştı. Yoksulluk ve türlü mutsuzluklarla geçen yıllardan sonra A.B.D.’nin resmi ressamı olmuÅŸtu. Tumturaklı ve usta fırçasıyla ülkesinin önemli tarihi olaylarını tuvale aktarmaktaydı. Bundan baÅŸka Washington, La Payette, Monroe gibi ünlü general ve siyaset adamlarının portrelerini yapmıştı. Öyle ki, 1829′da Fransa’ya geldiÄŸinde bir ünlü kiÅŸi sıfatıyla akademi artistleri ve siyaset adamları tarafından karşılandı.

Bununla birlikte adını ölümsüzleÅŸtirecek olan hikâyesi, 3 yıl sonra Amerika’ya dönmek üzere bindiÄŸi Fransız gemisi Sully’de baÅŸladı. Orada, öğrenimini Fransa’da yapmış olup belki de hatıra diye ülkesine bir elektromıknatıs götürmekte olan vatandaşı genç kimyacı Charles Jackson ile tanıştı. Bu araç hakkında gemide yapılan tartışmalar Morse’un ilgisini çekti. Ancak, bir ressamdan beklenmeyecek kadar bu konulara yakınlığı olsa gerekti ki, geminin kaptanına gerçek bir kehanet diye niteleyebileceÄŸimiz ÅŸu sözleri söylemiÅŸti:

“Kaptan, günün birinde telgraftan dünyanın harikalarından biri diye söz ettiklerini duyarsanız, onun 13 Kasım 1832′de Sully’de icat edildiÄŸini hatırlayın.”

Havadan bir söz mü? Sanatçı düşleri mi? Bunları söyleyemeyiz. Çünkü 1837′de, İngiltere’de Cooke ve Wheatstone, Almanya’da Steinheil, kendi icatları olan telgrafların beratlarını alırlarken, New York’ta resim sanatı profesörü olan Morse da aynı formalitelerle meÅŸguldü. Makinesi kısa bir süreden beri birçok ülkede kullanılanlara benzer bir mekanizmaya sahipti: DokunulduÄŸunda elektriklenip devreyi kapatan eksenli bir maniple, alıcıdaysa elektromıknatıs tarafından çekilen oynak bir armatür ve bunun bir kâğıt ÅŸeridi üzerinde bıraktığı izler… Çalışmalarına Mühendis Alfred Vail da katılmış ve mucite bazı çok yararlı bilgiler vermiÅŸti. Bunlardan en önemlisi bugün Morse dediÄŸimiz alfabe konusuyla ilgili olanıdır.

Morse telgrafını dünyanın çok kısa bir sürede benimsediÄŸi ve fabrikatörlerin imal etmek için birbirleriyle yarışa baÅŸladıkları sanılmasın. Gerçekten, Cooke-Wheatstone ya da Steinheil’inkinden belli üstünlükleri yoktu. Kaldı ki bir ressamın, bilginlerin alanına burnunu sokmasını kimse hoÅŸ karşılamıyordu, İngiltere iÅŸi teknisyenliÄŸe döküp zavallı Cooke’u uzaklaÅŸtırmış olan Wheatstone’dan baÅŸka kimseye güvenmeye niyetli görünmüyordu. Almanya da yalnız Steinheil’i tutmaktaydı, Fransa ise hâlâ Chappe’dan vazgeçmiyordu. Morse’a da baÅŸkent baÅŸkent dolaşıp hükümetlere, icadıyla ilgilenmeleri için dil dökmek kalıyordu.

1848′de İngiltere’deki birçok demiryolu ÅŸirketi Wheatstone’un sistemini uygulamaya baÅŸlamıştı bile. Ve yalnız ulaşımda kullanmakla yetinmeyip halkın hizmetine de sunmuÅŸlardı. Öte yandan Bavyera’da Steinheil, Prusya’da karmaşık ve güç bir sistem olan Siemens-Halske kullanılmaktaydı. Avusturya, Wheatstone’un bir deÄŸiÅŸik ÅŸekli olan Bain sistemini kabul etmiÅŸ. A.B.D.’deyse Morse, Senato’yu sonunda ikna edebilmiÅŸ ve Meclis, Washington-Baltimore arasında (64 km.) bir hat kurulması için 30.000 dolarlık kredi verilmesini kabul etmiÅŸti.

Bu kararın tarihi, deneyin de yapıldığı 24 Mayıs 1844′ tür. Morse, jüri ve davetlilerle birlikte Washington’da bulunuyordu. Vali ise Baltimore’daydı. Genç bir kız İncil’i açtı ve ÅŸu baÅŸlığı okudu: “Tanrı neyi yarattı?” Morse, Baltimore’a bu cümleyi iletti ve Vail derhal aynı ÅŸeyleri geri gönderdi. Karşılığın çabukluÄŸu inançsızların duraksamalarını bir anda sildi ve Baltimore’dan bir ailenin, telgrafla akrabalarına saÄŸlık haberini göndermesi üzerine taÅŸkın heyecan gösterilerine dönüştü. Morse’un kaderi yeni bir ÅŸekil almıştı. Elbette, her büyük icattan sonra olduÄŸu gibi aleyhine üst üste davalar açılacaktı, ama mucit baÅŸardığına ve zamanın kendi lehine çalışacağına emindi.

Morse’un karşılaÅŸacağı en büyük güçlük, kendisinin de tahmin ettiÄŸi gibi, kurulmuÅŸ olan tesisleri yıkmaktı. Gerçekten uygar ülkelerin çoÄŸunda telgraf bir süreden beridir iÅŸlemekteydi, öyle ki, büyük masraflarla meydana getirdikleri tesisleri, yeni bir makine için bozmaya hiç biri niyetli görünmüyordu.

Steinheil deÄŸerli bir bilgin olduÄŸu kadar mert karakterli bir insandı. Rakibinin sistemine ilk katılan o oldu. Böylece Alman ÅŸebekesi Morse’la donatıldı ve 1850′de 2.400 km.’yi aÅŸtı. Hollanda ÅŸebekesi 1845′te ve Morse’un, Wheatstone’u güçlükle yendiÄŸi Belçika ÅŸebekesi de 1847′de açıldı. Aynı tarihte fizikçi ve siyaset adamı Carlo Matteuci (1811-1868) İtalya’yı önce kadranlı bir makineyle, sonra Morse’la bu devreye kattı. Onu 1850′de Rusya, 1852′de İsviçre, 1845′te İspanya izlediler.

Ya Fransa? Geleneksel Chappe’a sıkı sıkı sarılmış olan hükümet ve yöneticiler elektrikli telgrafın ateÅŸli taraftarlarının ÅŸiddetli yermelerine inatla karşı koymaktaydılar, İngiltere’de Wheatstone’un, Bavyera’da Steinheil’in sistemleri güzel güzel iÅŸliyor, Amerika’da Morse’un New York-Baltimore hattının baÅŸarısının yarattığı heyecanın yankıları ta oradan duyuluyor ve Fransa durmuÅŸ, Chappe kulelerini geliÅŸtirmeye bakıyordu. Bu utanç verici gecikmeye ÅŸiddetle dikkati çeken Arago oldu. Bu konuda nasıl olduysa, demiryolundakinden daha saÄŸduyulu bir davranışı benimsemiÅŸti. Böylece, 1844 yılında, Paris-Rouen arasına bir deneme hattı çekilmesi için 240.000 franklık bir kredi verilmesi kabul edildi ve iÅŸlerin yönetimine Mühendis Louis Breguet (1804-1883) atandı.

Bu ad, yüzyılın en ünlü saat ve Chappe araçları yapımcısı Abraham-Louis Breguet’den (1747-1823) ötürü saygıyla anılmaktaydı: Torunu Louis Breguet bu ünü hem pekiÅŸtirmiÅŸ, hem bilgin soyunun devamını saÄŸlamıştı. OÄŸlu Antoine Breguet (1851 -1882) sanayi elektrikçilikte ün yapmış ve torunu Louis Breguet, havacılığının öncülerinden ve kahramanlarından biri olmuÅŸtur.

Paris-Rouen hattını kurmakla görevlendirilen Breguet’nin her ÅŸeyden önce çetin bir sorunu çözümlemesi gerekiyordu. Telgraf idaresi müdürü Alphonse Foy, servislerinin bu faaliyete yardımcı olmalarını ilke olarak kabul etmekle birlikte, kurulacak istasyonun, Chappe’ın iÅŸaretlerini vermesini ÅŸart koÅŸuyordu. Breguet bu kalın kafalıyla mücadeleden yılmadı ve onu, iÄŸneleri Chappe’ın hareketlerini tekrarlayan bir kadranlı makine göstererek kandırdı.

Paris-Rouen hattı yenilik taraftarlarını haklı çıkarttı. 1846′da yeni bir hattın (Paris-Lille) kurulmasına karar verilmesi, Fransa’nın da elektrikli telgraf çevresine katıldığına iÅŸaretti. Zaten Foy-Breguet sistemi sekiz yıl sonra deÄŸiÅŸtirildi ve Morse kabul edildi, öte yandan kadranlı Breguet telgrafı demiryolu ÅŸirketlerince yüzyılın sonlarına kadar kullanıldı.

A.B.D. telgraf telleriyle örülüyordu. Bunların uzunluÄŸu 1855′te 45.000 km.’yi bulmuÅŸtu. İngiltere dışında Avrupa ve dünyanın çoÄŸu ülkeleri Morse makineleriyle donanmıştı. YaÅŸlı mucit hayatının son yıllarında üne, huzura ve servete kavuÅŸmuÅŸtu. Kendisine bir ata gibi saygı gösteriliyor, madalya ve onurlar veriliyor, akademiye seçiliyor, kendi heykel -anıtının açılış töreninde bulunuyordu. 2 Nisan 1872′de öldüğünde adı, bir özel ad olmaktan çıkmış, cins ‘isim’ olarak sözlüklere girmiÅŸti.

A •– N –•

B –••• O –––

C –•–• P •––•

D –•• Q ––•–

E • R •–•

F ••–• S •••

G ––• T –

H •••• U ••–

I •• V •••–

J •––– W •––

K –•– X –••–

L •–•• Y –•––

M –– Z ––••

17 Yorum var “Telgraf”

  1. galatasaraylım Yazmış:

    ewet bilgi dolu bi site ama coookkkk uzun yazılar var

  2. vedat Yazmış:

    ya bu nasıl site bana atom ne zaman kimtarafından icatedildi

  3. berker Yazmış:

    telgrafıun yapımı nasıl oluyo bilmiyo hiç kimse hangi sitede olduğuda bilinmiyo lütfen bulunucak biyere yazın.

  4. betül Yazmış:

    ya telgrafın icadını anlatıyo ama morse telgraf falan yazmışlar birde yazılar çok uzun ve sıkıcı bence kısa ve öz bilgiler daha iyi olurdu.

  5. fuat Yazmış:

    ya adamlar telgrafın ne olduğunu yazmış ama çok uzun bence her kavramın en fazla iki sayfa olması gerekir

  6. rasim Yazmış:

    google de herşey güzelde konuların daha özve net olmasının daha faydalı olacağına inanıyorum. teşekkürler

  7. FT Yazmış:

    çok güzel ama telgraf az bahsedilmiş bide çok uzun::D

  8. mehmet Yazmış:

    neden gözükmüyo gözüksün

  9. by_efkar Yazmış:

    Yazılar güzel teşekkür ederiz.Ama yazılar çoooooooook uzun

  10. seda Yazmış:

    ya dogru durust bır sıte yokkı arastıralım

  11. Lale Yazmış:

    bu site çok güzel benim ödevime yaradı

  12. şeyda Yazmış:

    ya nasıl bişiy bu

  13. şeyda Yazmış:

    hiç biÅŸiy anlamadımmmmmmmmm….:)

  14. kayc Yazmış:

    bburda telgrafın resmi yok telgrafın öresmi olursa çok güzel olacak

  15. alı Yazmış:

    cook guzel

  16. kara kız Yazmış:

    bence böyle çok uzun yazmışsınız uzun yazıları hiç sevmem ama iyi ve güzel anlatmışsınız. Yani güzel olmuş

  17. melahat gokan Yazmış:

    beninm odevime yarrarlı afrim bu adama kııı
    gokana selamlar

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.