Tiyatronun Tarihi Evrenin yaşı
Nis 07

Günümüzde tango, sadece belli bir kesimin tercih ettiği bir dans türü olarak benimsense de aslında tangonun ortaya çıkış öyküsü sıradan ve acılı insanlara kadar uzanıyor.

1800′lü yıllarda Arjantin’deki genelevlerden çıktığı bilinen tango, Latince dokunmak anlamına gelen “tangere” kelimesinden türüyor. Buenos Aires’e yerleÅŸen milyonlarca göçmenin buraya kendi müziklerini, örf ve adetlerini beraberinde getirmesiyle hüzünlü serüvenine baÅŸlayan tango, büyük ümitlerle topraklarını terkeden, kendilerini büyük kentin karmaÅŸası içinde bulan bu insanların duygularıyla ortaya çıkıyor.

Bu yıllarda yaşanan göçün olumsuz sonuçları, düş kırıklıkları, kadınları genelevlere sürüklerken, erkekler de içki kadehlerinde ve kadın kokularında tesellilerini aradılar. Tango müziği, onların yalnızlıklarını ve öfkelerini bir kat daha artırıp bir keder ve ölüm dansı olarak kabul edilirken, günümüzde de tutkunun ve aşkın dansı olarak efsaneleşiyor.

Tango, Arjantin’de zengin kesim tarafından bir alt kültür olarak kabul edilse de Parislilerin bu dansa olan ilgisi, Arjantin sosyetesinde tangonun önemsenmesine neden oldu. İlk olarak Carlos Gardel’in 1917 yılında her türlü argo ve erotizmden uzak sözlerle smokin giyerek tango söylemesi, müziÄŸi yavaÅŸ yavaÅŸ üst tabakalara doÄŸru tırmanışı hızlandırdı.

Tango araştırmacısı Fehmi Akgün, tangonun bu kadar çok sevilmesini bir takım Arjantinli şov gruplarının son 15 senedir tüm ülkeleri dolaşarak tango dansını ve müziğini dünyaya yeniden sevdirmeye başlamasına bağlıyor. Kadın ve erkek bedenleriyle ve dokunuşlarıyla birşeyler anlatıyorlar birbirlerine dans ederken. Diğer müzik türleri yaraları tedavi ederken tango, dansı ve müziğiyle yaraları deşiyor.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.