
Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır.
Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.
Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu’da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Devamını Oku »
Etiketler: içeriği, icat, Keşfi, kim buldu, kimler, kir çıkarma, nasıl temizler, nezaman, romalılar, sabun, sabun tarihi, sabunun özellikleri
Osmanlı’da işçilerin 1587′de yevmiyelerin artırılması için yaptıkları greve diÄŸer işçiler de katılmış, Osmanlı padiÅŸahı III. Murat işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kalmıştı.
Osmanlı Devleti, batıda görüldüğü gibi patron-işçi ilişkisi bulunmasa da, devlete ve diğer sektörlere bağlı işçilerin işverene karşı birlikte hareket ettikleri görülür. İşçi eylemlerine tatil-i mesalih, tatil-i eşgal gibi isimler verilmiştir.
Osmanlı’nın endüstri çağına girmesi ile batı tarzında açılan Kadırga’daki ilk fes imalat fabrikasında işçiler, iÅŸten çıkarmalar ve paralarını zamanında alamadıkları için greve gitmiÅŸlerdir.
1845′te padiÅŸah II. Mahmut’un fermanı ile çıkarılan Polis Nizamnamesine göre grev suç kabul edilmiÅŸ, toplu iÅŸ bırakanların polis tarafından cezalandırılması hükme baÄŸlanmıştır.
Devamını Oku »
Etiketler: eylemler, grevi, III. Murat, işçi, işçiler, maaş, nasıl yapıldı, Osmanlı, tarih, İlkler

Sözlük anlamıyla diktatör; Bütün siyasî yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse ve zorba olarak tanımlanmaktadır. Dünya tarihine damgasını vurmuş diktatörler ve talihsiz ülkeler;
Adolf Hitler, 1889–1945 yıllarında Almanya’da konakladı. Kurban sayısı 60 milyon. Partililer ve yandaÅŸları kendilerini kısaca Nazi olarak tanımlıyorlardı. Alman ırkının üstünlüğünü kanıtlamaya çalışırken dünyadaki en büyük katliamları gerçekleÅŸtiren Hitler’in lakabı Führer yani Lider’di.
Josef Stalin, 1879–1945 yıllarında Rusya’da konakladı. Kurban sayısı 20 milyon. Orta ve DoÄŸu Avrupa’da komünist rejimler kurdurdu. Daha sonra bu ülkelerin dünyadan izole edilmesi Churchill tarafından “demir perde” diye anılmıştı. Lakabı olan ‘Stalin’ Rusça da çelik anlamına gelir.
Mao Zeodung,1893–1976 yıllarında Çin’de komünizm fırtınaları içersinde 14–20 milyon insanın ölümüne Mao sebebiyet verdi. Mao’ya yakıştırılan lakap ise BaÅŸkan Mao’dur.
Kim-il Sung, talihsiz ülke Kuzey Kore. 1912–1994 yıllarında Kuzey Kore’de konaklamıştır. 1948 yılından öldüğü 1994 yılına kadar devlet baÅŸkanlığına devam ettirmiÅŸtir. Yerine oÄŸlu Kim Jong-il geçmiÅŸtir. 3 milyon insanın katili olan Kim-il Sung’ın lakabı Yüce Lider’di. Devamını Oku »
Etiketler: Adolf Hitler, Anastasio Somoza GarcÃa, Anostocio Garcia Somoza, Auguste Ugarte Pinochet, Ayetullah Humeyni, Benito Mussolini, biyografileri, demokrasi, diktatörler, Francais Duvalier, Francisca Franco, Fulgencio Batista, hayatları, Kim-il Sung, kinler, lakapları, Mao Zeodung, neler yaptılar, nezaman, Nikolay ÇavuÅŸesku, Pol Pot, Robert Mugabe, Saddam Hüseyin, Slobodan Miloseviç, yönetim, İdi Amin

Adları efsane gibi anılan Türk akıncıların 16. yüzyılın sonuna kadar girdiÄŸimiz hemen bütün savaÅŸların kazanılmasında büyük katkıları olmuÅŸtu. Bir ‘‘özel tim’’ gibi çalışan akıncı teÅŸkilátı 1595′te zamanın veziriazamı Sinan PaÅŸa’nın savaÅŸ sırasında askerden vergi toplamaya kalkması üzerine düşmanın saldırısına uÄŸrayıp yokoldu ve bir daha da kurulamadı.
OSMANLI ordusunun en önemli vurucu gücü olan akıncılar, Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘Bin atlı akınlarda çocuklar gibi ÅŸendik’ mısrası ile baÅŸlayan ÅŸiirinin yayınlanmasından sonra tam bir efsane haline gelmiÅŸti. Gözünü budaktan esirgemeyen ve filmlere, romanlara, ÅŸiirlere kadar konu olan akıncılar, 1595′te Veziriazam Sinan PaÅŸa’nın vergi hırsı yüzünden ortadan kalkmışlardı.
Osmanlı sınırlarında, süratle hareket edebilen hafif süvariler bulunur, ‘akıncı’ denilen bu birlikler savaÅŸlardan önce düşman topraklarına girerek her tarafı tahrip ederlerdi. On bin kiÅŸilik bir akıncı ordusu beÅŸer kiÅŸiden oluÅŸan iki bin vurucu time ayrılarak sınırı geçer, bu kadar çok sayıda timle karşılaÅŸan düşman komÅŸular ise nereye ne kadar asker göndereceklerini ÅŸaşırır, akınlar karşısında bir ÅŸey yapamazlardı. Devamını Oku »
Etiketler: akıncı birlikleri, askerleri, efsane askerler, kim yüzünden, nasıl kayboldular, nasıl yok oldular, Osmanlı, osmanlı imparatorluğu, osmanlı ordusu, Türk akıncıları, türk askeri
Cenaze törenlerinin en eskisinin günümüzden yaklaşık 150.000-60.000 yıl öncesine uzanan dönemde yaÅŸamış Neandertal insan tipine ait olduÄŸu saptanmıştır. Aletleri kullanmayı ve ateÅŸi kontrol etmeyi öğrenen Neandertal insanının, ölülerini gömmeye baÅŸladığı, 1960′larda Kuzey Irak’ın Zagros DaÄŸlarında yapılan bir kazı ile kanıtlanmıştır. Kazı sonucu, ölünün bedeninin toprak boyalarla boyandığı, etrafına yüzlerce çiçeÄŸin bırakılmış olduÄŸu, toprak analizleri ile tespit edilmiÅŸtir. Bu keÅŸif, insanoÄŸlunun bilinen en eski cenaze törenini ortaya çıkarmıştır.
Ölümden sonra tekrar hayata dönme düşüncesi her toplum için geçerli olmuş, ölümsüzlük üstüne düşünceler, giderek daha da gelişmiş, törenler farklılaşmış, insanların hayattan ayrıldıklarında sonsuz uykuya yatacakları mekanların düzenlenmesi kaygısı başlamıştır.
Ölen kiÅŸinin mezarına, öbür dünyada kullanması için eÅŸyalar, kıymetli armaÄŸanlar bırakılmıştır. Mezar mimarileri de, kiÅŸilerin yaÅŸamlarındaki standarda göre farklılaÅŸmış, mezar yapılarının sade veya son derece ihtiÅŸamlı görüntüleri ortaya çıkmıştır. Hayattan ayrılan kiÅŸinin ekonomik ya da siyasi gücüne göre hazırlanan mezar yapılarının en etkileyici örnekleri Mısır’daki piramitlerdir. Devamını Oku »
Etiketler: örf ve adetler, bilgi, buzlu.orgölü, Cenaze törenleri, kaya mezarlar, kayalıklarda mezar, Likyalılar, medniyetler, nasıl yapmışlar, tarih, tören

Hasan Fehmi Bey/Serbesti – İstanbul 6 Nisan 1909
Ahmet Samim/Sada-yı Millet – İstanbul 19 Temmuz 1910
Zeki Bey/Åžehrah – İstanbul 10 Temmuz 1911
Åžair Hüseyin Kami/Alemdar – Konya 1912 veya 1914
Hasan Tahsin/Hukuk-u BeÅŸer – İzmir 27 Temmuz 1919
Silahçı Tahsin/Silah ve Bomba – İstanbul 27 temmuz 1914
İştirakçi Hilmi/iÅŸtirak,Medeniyet – İstanbul 1922
Ali Kemal/Peyam-ı Sabah – İzmit 1922
Hikmet Åževket – 1930
Sabahattin Ali/Marko PaÅŸa – Edirne 1948
Adem Yavuz/Anka Ajansı – Kıbrıs 27 AÄŸustos 1974
Ali İhsan Özgür/Politika – İstanbul 21 Kasım 1978
Cengiz Polatkan/ Hafta Sonu – Ankara 1 Aralık 1978
Abdi İpekçi/Milliyet – İstanbul 1 Åžubat 1979
İlhan DarendelioÄŸlu/OrtadoÄŸu – İstanbul 19 Kasım 1979 Devamını Oku »
Etiketler: Çetin Emeç, Öldürülen Gazetecilerimiz, diğer gazeteciler, hangi yıllarda, hasan fehmi bey, Hrant Dink, nasıl, nezaman, tarihleri, Uğur Mumcu
|
Son Yorumlayanlar