Conrad Gesner Köroğlu
Nis 25

Fatih Sultan Mehmed Hanın, Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan ile, 11 AÄŸustos 1473′te, Otlukbeli mevkiinde yaptığı büyük meydan muharebesi.
Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmed Hanın, 1453′te İstanbul’un fethiyle Bizans İmparatorluÄŸunu ve 1461′de de Trabzon’u alarak Pontus Rum Devletini yıkması, Hıristiyan âlemine karşı üstünlük kurup, İslâm âleminde takdir kazanması, doÄŸudaki Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan’ı telaÅŸlandırdı. Türkmen asıllı Akkoyunlu Uzun Hasan, kısa zamanda devletin sınırlarını geniÅŸleterek; Irak-ı Acem, Irak-ı Arap, Âzerbaycan, İran ve kısmen DoÄŸu Anadolu’ya hakim olmuÅŸtu. Pontus Rum Kralının damadı olması dolayısıyla Trabzon’un mirasının kendisinin olduÄŸunu iddia etti.

Bu sebeple, Fatih’ten Trabzon’u istedi. İsteÄŸi kabul edilmedi. Uzun Hasan, tek başına Osmanlıları maÄŸlup edemeyeceÄŸini bildiÄŸinden, kendisine müttefik aradı. Neticede, batıda Haçlı devletleri ve doÄŸuda hakimiyet mücadelesi veren Türk devlet ve beyleriyle anlaÅŸtı. Venedik, Papa ve Napoli, ittifak teklifleri neticesinde, ateÅŸli silahlar ve bunu kullanacak usta ve asker gönderip Uzun Hasan’ın yanında yer aldılar. Venediklilerin yardımı karşılığı, Karadeniz’de serbest faaliyet yanında, Mora, Midilli, AÄŸrıboz ve Argos’un iadesi temin edilecekti. Topraklarını Osmanlıların zapt ettiÄŸi Karaman ve Candar beyleri de bu ittifaka dahil oldular. Uzun Hasan’ın bu faaliyetlerine karşı Fatih de tedbir aldı. Batıdan gelecek saldırılara karşı Rumeli ve İstanbul’un emniyet tedbirlerini arttırdı. Rumeli’nin muhafazası, Åžehzâde Cem Sultan’a verildi. Mısır Memlûkları ile anlaÅŸma yapılarak, Akkoyunlular ile ittifakları önlendi. Akkoyunlu-Venedik ittifakını da bozmak isteyen Fatih, Venediklilerin AÄŸrıboz Adasını Osmanlılardan istemeleri üzerine, anlaÅŸmaya yanaÅŸmadı. Venedikliler, Uzun Hasan’a yardım için Napoli, Rodos, Papalık ve Kıbrıs donanmalarıyla; Akdeniz ve Ege sahillerindeki Osmanlı ÅŸehirlerinden Antalya, İzmir ÅŸehir ve kalelerini yaÄŸma edip, yaktılar.

Fatih, Uzun Hasan’a karşı sefere çıkmadan önce, Anadolu’ya öncü kuvvetler gönderdi. 1473 Martında doÄŸu seferine çıkan Fatih’e; Bursa’da Rumeli Beylerbeyi Has Murad PaÅŸa, Beypazarı’nda Karaman Valisi Åžehzâde Mustafa Çelebi, Kazova’da Amasya Valisi Åžehzâde Bayezid ve kuvvetleri katıldılar. Böylece Osmanlı ordusunun mevcudu, yüz bine çıktı. Rumeli akıncı kumandanı MihaloÄŸlu Ali Bey, öncü gönderilerek, Akkoyunlular’a ilk darbeyi vurmaya ve haber almaya memur edildi. Osmanlı ordusu Erzincan’a geldiÄŸi halde, Uzun Hasan ve Akkoyunlular’a rastlayamadı.

Erzincan’dan itibaren asıl muharebe ÅŸartları gözetilerek, âni taarruzlara karşı ihtiyatla harekete devam edildi. Tercan’da iki tarafın da öncüleri karşılaÅŸtı. Uzun Hasan da yetmiÅŸ bin askerle Tebriz’den hareketle Tercan istikametine gelmekteydi. Önden giden ve Tercan Nehrini takip eden Has Murad PaÅŸa, karşılaÅŸtığı Akkoyunlu kuvvetlerini üst üste maÄŸlup etti. Has Murad PaÅŸa, bu muvaffakiyetleri üzerine daha da ilerlemek istedi.

Vezîriâzam Mahmud PaÅŸa, Fırat’ı geçmemesini tavsiye ettiyse de, dinlemeyip ilerledi. Has Murad PaÅŸa, Fırat’ı geçince Akkoyunlular’la muharebeye tutuÅŸtu. Sahte ricat taktiÄŸine kapılarak Akkoyunluların içine girdi ve kuvvetleriyle birlikte pusuya düştü. Osmanlı öncü kuvvetlerinin bir kısmı telef olurken, bir kısmı esir düştü. Has Murad PaÅŸa da Fırat’ta boÄŸuldu. Osmanlıların meÅŸhur kumandanlarının ve seçme askerlerinin esir alınıp, öldürülmesiyle ümitlenen Uzun Hasan, Otlukbeli’nde Osmanlılara kesin darbeyi indirmek için harekete geçti. Merkezden epeyce uzaklaÅŸan Osmanlı ordusunun levazım stoku, devamlı azalıyordu. Atlı Türkmen kuvvetlerine sahip Akkoyunlular, ÅŸaşırtıcı muharebe planları tatbik ederek imha harbi yapıyorlardı. Akkoyunlu baskınlarına karşı Anadolu Beylerbeyi Davud PaÅŸa ve takviye kuvvet olarak da Vezîriâzam Mahmud PaÅŸa gönderildi. Otlukbeli’nin tepeleri, Akkoyunlular tarafından tutulduÄŸundan, Osmanlı ordusu Üçağızlı mevkiinde savaÅŸ düzeni aldı.

Merkezde Fatih Sultan Mehmed Han, sağ kolda Şehzade Bayezid, sol kolda Şehzade Mustafa bulunuyor, Padişah, kapıkulu azaplarına, şehzadeler de, eyalet askerlerine kumanda ediyorlardı. Akkoyunlu ordusunun merkezine Uzun Hasan, sağ kola oğullarından Zeynel Mirza, sol kola da Uğurlu Mehmed Mirza kumanda ediyorlardı.

Otlukbeli’nde, 11 AÄŸustos 1473 tarihinde meydana gelen muharebe, Osmanlıların ateÅŸli silahlarda, Akkoyunluların da süvari kuvvetlerinde üstünlüğü ile baÅŸladı. Sol koldaki Åžehzade Mustafa’nın üstün gayreti sonucunda, Akkoyunlular’a karşı saÄŸladığı üstünlükle, muharebe, Osmanlılar lehine döndü. Osmanlıların, Uzun Hasan’ın merkez kuvvetlerini ÅŸiddetli top ve tüfek atışlarıyla ateÅŸ altında tutması, Akkoyunlu kuvvetlerini iyice bozdu. Hasan Bey, muharebe meydanından kaçtı. SaÄŸ koldaki Zeynel Mirza ve yardımcı Gürcü kuvvetleri kumandanları öldürüldü.

Muharebede kesin olarak üstünlüğü sağlayan Osmanlı kuvvetleri, pek çok Akkoyunlu devlet adamı, bey, kumandan ve yardımcıları ile askerlerini esir aldı. Fakat muharebe meydanından kaçan Uzun Hasan, yakalanamadı. Fatih Sultan Mehmed Han, esir alınan Akkoyunlu âlimlerine hürmet gösterip, serbest bıraktı. Uzun Hasan safında olan Karakoyunluları da affetti. Akkoyunluların elindeki Osmanlı esirleri kurtarıldı. Fatih, Otlukbeli Zaferinden sonra, üç gün muharebe meydanında bekledi. Zaferin şükrünü yaparak, dört bin köle ve cariye azad etti. Doğu Seferine çıkmadan önce borç olarak dağıtılan yüz yük akçeyi (altı milyon altın lira, on milyon gümüş para) askere hediye etti. Sefer dönüşü, Şebinkarahisar fethedildi.

Fatih’in DoÄŸu Seferi neticesinde Otlukbeli Zaferi kazanılmasına raÄŸmen, pek büyük arazi elde edilememesinin sebebi, Fatih’in, Sünnî ve Türk olan Akkoyunlulara karşı iyi niyet beslemesidir. Bununla birlikte, bu savaÅŸ neticesinde, Fırat Nehrinin batısı kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçti. Batılılar, Osmanlı Devleti’ni maÄŸlup edip, İstanbul’a tekrar hakim olamayacaklarını kesin olarak anladılar.

Anadolu birliğinin Osmanlılar tarafından sağlanacağı kesinleşip, Orta-Doğu yolu açıldı. Akkoyunlu ülkesinde taht mücadelesi başlayıp, hanedan parçalandı. Karamanlı ülkesi, Osmanlı hakimiyetine geçti. Otlukbeli Zaferi öncesi ve sonrası, tecavüzlerini arttıran Haçlı korsanlarının Akdeniz ve Ege sahillerindeki saldırıları da neticesiz kaldı. Venedikliler de anlaşma istemek zorunda kalınca, batıda ve doğuda, Osmanlı Devletinin büyüklüğü kabul edildi.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.