Evliya Çelebi Aşık Veysel
Nis 22

Kış aylarında güneş ışınları çok güçlü olmadığı için, bulutların bulundukları yüksekliklerde hava sıcaklığı çok düşük olunca, yükselen su buharı, sublime denilen şekilde sıvı hale geçmeden, bu aşamayı atlayarak doğrudan buz kristali haline dönüşür. 0. l milimetre çapındaki buz kristalleri birbirlerine yapışarak kar tanelerini oluştururlar.

EÄŸer bulut ile yer arasındaki hava sıcaksa bu kar taneleri yere düşene kadar yaÄŸmur tanesi haline dönüşebilirler, ama soÄŸuksa yere kadar kar tanesi olarak inmeyi baÅŸarabilirler. Hafiflikleri nedeniyle yere o kadar yavaÅŸ inerler ki 3000 metreden inmeleri 2 saat alabilir. Bazen bulutun altındaki sıcaklık öyledir ki, bir kısmı kar, bir kısmı yaÄŸmur damlası halinde düşerler, biz buna ’sulu sepken’ diyoruz. Yani yaÄŸmur veya kar yaÄŸmasını belirleyen ana unsur, bulut ile yer arasındaki hava sıcaklığıdır.

Genel kanının aksine kar yaÄŸması havayı ısıtmaz, aksine ısınan hava karın yaÄŸmasına sebep olur. Çok soÄŸuk havanın içine su alma kapasitesi daha azdır. İçine alamadığı su ya ‘don’ ÅŸeklinde yeryüzünde kalır ya da ‘kırağı’ oluÅŸur. Bu ÅŸartlarda kar kesinlikle oluÅŸamaz. Hava 3 derece gibi biraz ısınınca, su buharı yeryüzünden yükselebilir, çok yüksekliklerdeki soÄŸuk hava tabakalarına ulaÅŸabilir ve kar yağışı meydana gelebilir. Biz de sanki kar yaÄŸdığı için hava ısınmış gibi algılarız.

Kar tanesinin oluşumu hakikaten bir tabiat mucizesidir. Gerçi bazı kayak merkezlerinde, kar yağışı yetersiz olduğu zamanlarda suni kar üretiliyor ama bu görüldüğü kadar kolay değil. Doğal kar tanelerinin ortasında çekirdek olarak toz parçacıklarının olduğunu biliyoruz. Eğer bunlar olmazsa saf su -40 derecede bile kristalleşemiyor.

İlk olarak 1975 yılında Berkeley, California Üniversitesinden Prof. Steve Lindow ’snomax’ denilen bir proteini toz parçacıkları yerine kullanarak suni kar üretmeyi baÅŸardı. Bu madde sayesinde daha hafif ve kuru kar tanelerinin üretilmesi saÄŸlandı ve Norveç’te yapılan 1994 kış olimpiyatlarında çok yaygın olarak kullanıldı.

Kar kristalleri altıgen bir ÅŸekil içindedirler. Her bir koldan 3 ve 12′li kollar çıkar. Bu diziliÅŸin sebebinin oksijen atomlarının diziliÅŸ ÅŸekli olduÄŸu sanılıyor.

Dolu yağışı daha ziyade ılıman iklimlerde ve bahar aylarında görülür. Isınan hava ile yükselen su buharı, hava akımları ile daha da yükselerek 12.000 metre civarında -50 derece hava sıcaklığında buz kristallerine dönüşür. Buradaki güçlü hava akımları ile bu buz kristalleri de birleşerek buz tanelerini oluşturur.

Bu buz taneleri ağırlıkları nedeni ile o kadar hızlı düşerler ki bulut ile yer arasındaki sıcaklık ne olursa olsun eriyecek zaman bulamazlar. Çapı 5 milimetreden büyük dolular halinde yeryüzüne ulaşırlar. Aslında tüm bu şartların oluşması çok enderdir ve bu nedenle dolu yağışı hem çok az görülür, hem de çok kısa sürer.

2 Yorum var “Niçin Kar Yağıyor?”

  1. ferit Yazmış:

    okumadımki yorum yazıyım zaten bu yazıyı kimse okumaz siteye koyacak başka bişi bulamadınızmı ?

  2. şeyda Yazmış:

    ellerinize sağlık. yazdıklarınız için çok teşekkürler. gerçekten bu kadar az kaynak bulunan bi konuya burda rastlamak harika. tekrar teşekkürler

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.