Karbonhidratlar Ampermetre
AÄŸu 31

nargile.jpg

İnsanoÄŸlu ilk olarak milattan önce keÅŸfetti tütünü. İbadet amacıyla yaktıkları tütün yapraklarının verdiÄŸi keyfi farkeden insanlar, o günden beri onu hayatlarında vazgeçilmez kıldı. Tütün, tarih boyunca çeÅŸitli medeniyetler tarafından ÅŸekillendirildi. Pipo oldu, puro oldu, sigara oldu, ağızlarda çiÄŸnendi. Ancak hiçbir ÅŸekil, tütünle “nargile” kadar bütünleÅŸmedi.


‘Hindistancevizi’nin dışındaki tütün benzeri tabakayı yakan ve cevizin içine soktukları kamışla keyif yapan Hindliler, asırlar sürecek olan nargile geleneÄŸini de baÅŸlatmış oldular. Nargile, aradan geçen yüzyıllar sonunda bir kültür haline dönüştü. Dede torununa miras bırakacak kadar deÄŸer verdi nargilesine. Kimi zaman sultanların baÅŸucunda yerini aldı , kimi zaman ise hakettiÄŸi ilgiden mahrum bırakıldı. Nargile ve nargile çevresinde oluÅŸan göz kamaÅŸtırıcı kültür, bugün yine o ihtiÅŸamlı günlerine yeniden dönmenin hazırlığını yapıyor. Tütüne sihir katan kültür, gün geçtikçe daha fazla ilgi sevgi görmeye devam ediyor.

Zamansızların işi

DoÄŸu kültürünün önemli bir parçası olan nargilenin ismi Farsça’da ‘Hindistancevizi’ anlamına gelen “nargil” kelimesinden geliyor. Araplar’ca “Åžisa”, İranlılar’ca ise “Kalyan” olarak adlandırılan ‘nargile’nin ilk örnekleri Hindistan’da ortaya çıktı. ‘Hindistancevizi’nin içi boÅŸaltıldıktan sonra kabuÄŸuna bir kamış sokularak yapılan ilk nargile, hintkeneviri tüketiminine yeni bir boyut katarken, ‘Hindistancevizi’ ise zamanla yerini kabaÄŸa bıraktı. Gün geçtikçe yaygınlaÅŸmasının ardından da porselen ve bronz gövdeli nargileler ortaya çıktı ve bunları çini, gümüş cam gövdeli nargileler izledi. Önce İranlılar sonra da Araplar arasında yaygınlaÅŸtı.

AraÅŸtırmacıların ’sohbet medeniyeti’ diye tanımladığı Osmanlı ise tütünü tanıdığı 16′ncı yüzyıldan bu yana nargileyi içine çekip, dumanını göğe savuruyor.. Muhabbet erbablarının vazgeçilmez dostu nargile, bu misyonunu günümüzde de hiçbir ÅŸey yitirmeden sürdürüyor. Çünkü tiryakilere göre tek başına nargile içmenin hiçbir anlamı yok. Bu nedenle nargile kahveleri hâlâ en koyu sohbetlerin baÅŸlıca mekanı olma özelliÄŸini koruyor.

Nargile tiryakileri arasında oldukça yaygın bir deyim var: “Bu meret zamansızların iÅŸi”… Çünkü bir nargileyi içmek için en az 2 saati gözden çıkarmak gerekiyor. Bu süre de oldukça derin sohbetlerin baÅŸlaması için fazlasıyla yeterli oluyor.

Zahmetli ama lezzetli

Nargile içmek ne kadar lezzetli ise hazırlanışı da bir o kadar zahmetli. Dışarıdan çok basit bir olaymış gibi görülen nargilenin içilecek duruma gelmesi için binbir türlü iÅŸlem gerçekleÅŸtiriliyor. Nargile, ‘Rüle, Ser, Marpuç ve ÅžiÅŸe’den oluÅŸuyor. Tütünün konulduÄŸu bölüme Rüle, nargilenin uzun gövdesine Ser, içinde dumanı filtre eden suyun olduÄŸu ve meÅŸhur fokurdamaların geldiÄŸi bölüme ÅžiÅŸe, dumanı ÅŸiÅŸeden alan ve ağıza ulaÅŸtıran hortuma ise Marpuç ismi veriliyor.

Nargilenin en önemli öğesi tütün. Tömbeki ismi verilen tütün, kıyıldıktan sonra geceden ıslamaya bırakılıyor. Üzerine nemli havlu örtülüp bir süre bekletiliyor. Nargilenin iyi olmasının sırrı da bu tavının iyi olmasında yatıyor. Tömbeki suyun içinde belirli bir süre bekletildikten sonra özenle lüleye sarılıyor ve servisten önce suyu sıkılarak rülelere, yani tütünün konduğu delikli tablaya yerleştiriliyor ve tütün çelik şişlerin yardımıyla tam ortadan deliniyor. Rüleye yerleştirilen tömbeki, yine ıslatılmış ancak ikiye bölünmüş ve kalın damarları alınmış bir tütün yaprağıyla sarılıyor. Daha sonra sere yerleştirilerek kısa boylu bir meşe ağacı türü olan pırnal kömüründen elde edilmiş köz ile yakılıyor. Bu klasik yani birkaç yıl öncesine kadar Osmanlı ve milletler tarafından kullanılan tömbeki türü.

Ballı, güllü, capuccinolu…

Bir de bunun yanısıra günümüzde Mısır’dan getirtilen ve adına bahri veya Arap tömbekisi denilen bir tömbeki türü daha var. Bunlar fermente edilmiÅŸ meyvelerden elde ediliyor ve özellikle gençler raÄŸbet ediyor. Bu tür tömbekiler, elma, nane, kayısı, çilek, muz, limon, ananas gibi keskin kokulu meyve veya bitkilerden yapılıyor.

Son dönemde Suudi Arabistan’dan getirilen ve en pahalı tömbeki türü olarak nitelenenler ise ballı, güllü ve capuccinolu olanlar. ÅžiÅŸe bölümüne konulan su ise zaman zaman içilen tütün çeÅŸidine göre deÄŸiÅŸebiliyor. ÖrneÄŸin capuccinolu ya da muz aramolı tütün içmek isteyenler, dilerlerse ÅŸiÅŸeye su yerine süt doldurtuyorlar.

TÜTÜN Amerika’nın keÅŸfinden 110 sene sonra 1601-1603 yılları arasında Osmanlı’ya girerek kullanılmaya baÅŸlanır. Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün ithalatından gümrük vergisi almakla yetinilirken, tütün tiryakilerinin çoÄŸalması üzerine dönemin din uleması tütün kullanımına karşı fetva çıkarır. Fetva üzerine de PadiÅŸah I. Ahmet tütün içmenin yasaklanması hususunda bir ferman yayınlar. Ancak, I. Ahmet’ten sonra tahta geçen Sultan Mustafa ve II. Osman devirlerinde tütün yasağının önemli bir etkisi olmaz.

OSMANLI 16.YÜZYIL’DA TANIDI

TÜTÜN Amerika’nın keÅŸfinden 110 sene sonra 1601-1603 yılları arasında Osmanlı’ya girerek kullanılmaya baÅŸlanır. Önceleri sadece yabancı memleketlerden yapılan tütün ithalatından gümrük vergisi almakla yetinilirken, tütün tiryakilerinin çoÄŸalması üzerine dönemin din uleması tütün kullanımına karşı fetva çıkarır. Fetva üzerine de PadiÅŸah I. Ahmet tütün içmenin yasaklanması hususunda bir ferman yayınlar. Ancak, I. Ahmet’ten sonra tahta geçen Sultan Mustafa ve II. Osman devirlerinde tütün yasağının önemli bir etkisi olmaz.

NARGİLENİN ANATOMİSİ

SİPSİ: Nargileyi ekonomik hale getiren sonradan yapılmış bir ek. Marpucun ucuna takılıyor ve içmek isteyen herkese bir tane veriliyor. LÜLE: Tütünün içine bastırılmadan konduğu ve üzerine közün yerleştirildiği seramik kap. TÖMBEKİ: Aromalı tütünler çıkmadan önce kullanılan tek nargile tütünü. MANGIR: Nargile kömürü uzun süre dayanmalı. Bu nedenle yanmış ve söndürülmüş meşe kömürü kullanılıyor. MARPUÇ: Nargilenin gövdesinden dumanın çekildiği uca kadar, hortum dahil bölümün tümü.

AĞIR AĞIR İÇİLMELİ

“Her yiÄŸidin bir yoÄŸurt yemesi vardır” denilse de nargileden asıl keyfi almak için mutlaka içim tekniÄŸini de bilmek gerekiyor. Her tiryaki kendine göre bir zevk alma biçimi belirlemiÅŸ. Ancak hepsinin de buluÅŸtuÄŸu ortak nokta “ağır, ağır içmek gerektiÄŸi”

İşte ustalarına göre nargile içme teknikleri: Öncelikle sigara gibi değil pipo gibi içiliyor. Yani, havayı nefes alır gibi çekmelisiniz ki şişedeki su fokurdasın ve tütün yansın.

Bu arada iki içim tekniği var: Göbekten ve göğüsten. Göğüsten içim yorucu olduğu için göbekten içim tercih ediliyor. Bu yöntemde dumanı diyaframınızı kullanarak midenize çekiyor ve üflüyorsunuz. Nargile sisesinin içindeki suyun üzerinde bir hava boşluğu var ve siz marpuçtan nefes çektiğinizde gelen duman, bu hava boşluğuna geliyor. Sonra hava çıkacak başka bir yeri olmadığı için sudan vakum yapıyor ve suyun içinde süzülerek size ulaşıyor. Nargileyi sigaradan ayıran en büyük fark ise dumanın suyun içinde soğuması ve bu aşamada tütünün içindeki zararlı maddelerin filtre edilmesi.

Nargilenin de dili var

Nargilenin etrafında çevrelenen sohbet kültürü, beraberinde insana has iletiÅŸim sözcüklerini de beraberinde getirmiÅŸ. Bunlardan nargileyi anlatan ve en çok bilineni ise “MaÅŸa, MeÅŸe, Köşe, AyÅŸe” kelimeleri.. Yanyana geldiklerinde tatlı bir ahenk veren bu kelimelerin herbiri aslında bir çok ÅŸeyi anlatıyor. Tütünün olduÄŸu yerde olmazsa olmazlardan biri olan ateÅŸ beraberinde “maÅŸa”yı getirmiÅŸ. Nargilenin közlerini her dem tazelemek mutlaka maÅŸaya ihtiyacınız var. “MeÅŸe” ise, ateÅŸin olmazsa olmazı. Çünkü nargilenin közünun mutlaka meÅŸe odunundan yapılmış olması gerektiÄŸini anlatıyor. Nargilenin en önemli özelliklerinden biri de şüphesiz ki rast- gele bir mekanda içilmemesi. Hem nargile kültürüne olan saygı hem de alınan keyfin olur olmaz sebeblerle bölünmemesi açışısından kendinize mutlaka bir “köşe” bulmanız gerekiyor. Tekerlemenin son kelimesi “AyÅŸe” ise hizmet edenlere verilen lakab. Servis yapan garsonların güleryüzlülüklerini ve hizmetlerinin kalitesini AyÅŸe kelimesi belirliyor.

MİMAR SİNAN DA İÇMİŞTİ AMA KEYİFTEN DEĞİL

Osmanlı’nın en parlak döneminde birbirinden muhteÅŸem eserlere imza atan Mimar Sinan’ın da nargile kullandığı bilinmektedir. Ancak Mimar Sinan’ın kullanım amacı keyiften öte tamamen mesleÄŸi ile ilgilidir. Süleymaniye Camii’nin yapımı için Kanuni Sultan Süleyman’dan emir alan Mimar Sinan, caminin tam ortasında nargile içer. Kanuni, bu durum karşısında köpürür ve Sinan’a: “Bre Sinan bu ne rezilliktir. Bu müberek çatı altında nargile ile keyif çatıyorsun” der. Ancak Sinan’ın nargilesi keyif nargilesi deÄŸil bizzet Sinan’a mahsus ince zekanın bir sonucudur. Çünkü cemaatle kılınan namazlarda, insan nefesleri ve cami içinde yanan yaÄŸ kandilleri, havayı kirletebilir; böylece süslemelerin, tavanların, üzerlerinde is birikimine neden olabilir. Bunun için Sinan caminin giriÅŸ kapısının üzerine bir hava tahliye aralığı yapmıştır. İşte, Sinan o anda nargilesiyle bu tahliye aralığını deniyordur.

NARGİLENİN RACONU OLMAZ MI?

Her ortamın gelenekselleşmiş görgü kuralları olduğu gibi nargilenin de kendine göre bir raconu ve geleneği var. Dedelerinden ve babalarından nargile kültürünü devralan müdavimlerin aşina olduğu bu kurallar, her ne kadar gençler tarafından rağbet görmese de oldukça ilginç: l Nargile havadar ve sakin mekanlarda içilmelidir. l Yüksek sesle konuşmak ve etrafın sukunetini bozmak raconu da bozar. l Asla nargile ateşinden sigara yakılmamalıdır. Mecbur kalındığında kömür közü maşa ile tutulmalı ve öyle yakılmaldır. l Nargile hiçbir zaman kendinizden ve çevredeki nargilelerden yüksek bir yere konulmamalıdır. Bu büyük bir görgüsüzlük olarak kabul edilir. l Eğer nargile başka bir arkadaş ile ortak içiliyorsa şipsi kullanılmalıdır. Nargilenin marpucu ise asla direkt arkadaşın eline verilmemeli, masaya bırakılmalı ve diğer içecek olan kişi oradan almalıdır.

4 Yorum var “Nargilenin tarihi”

  1. gamze arslangiray Yazmış:

    ben tekerlemelerin günümüze kadar gelen tarihi diye yazdım ama burası çıktı iyikide burayı açmışım yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa:)

  2. buse Yazmış:

    gamzee sen mi yazdın yaa bunu?

  3. buse Yazmış:

    cewap yaz gsl olmuş arkadaşım

  4. buse Yazmış:

    seni çok özledim yarın sosyal ve ingilizce yazılısı warrr

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.