
Osmanli’da tiyatronun kurucusu elbette Namik Kemal degildir.Fakat bugunku manasiyle tiyatro anlayisini ulkeye o getirmistir.Kemal, yabanci sahne sanatkarlarinin Osmanli’ya gelip Beyoglu’nda tiyatro ve opera temsilleri vermeye basladiklari tarih olan 1840′ta dogmustur.
Gencliginde Tercume Odasi memurluguna atanmis, genc aydinlardan bir arkadas grubuyla birlikte edebi calismalara baslamistir.Sinasi’nin 1862′de cikardigi Tasvir-i Efkar’da yazilar yazarak, Sinasi’nin etkisiyle Bati edebiyet ve kulturunun hayrani olmustur.Daha sonra gazetenin yonetimini ustlenmis, halki uyarici nitelikte yazilar yazarak ulkedeki siyasi olaylari izlemistir.
Istibdat’i yikmak amaciyla kurulan Yeni Osmanlilar Cemiyeti’ne katilarak, bu cemiyetin gorusu dogrultusunda yonetimi elestirmistir.Bu tutumu dolayisiyla yazilari yasaklanmis, once Paris’e ardindan Londra’ya gitmistir.Londra’da Yeni Osmanlilar Cemiyeti adina cikan Muhbir Gazetesi’nde gorev aldiktan sonra yine ayni cemiyet adina Hurriyet Gazetesi’ni cikarmistir.
1872′de Istanbul’a donen Namik Kemal, burada Ibret Gzetesi’ni yayinlayarak, Istibdat’i daha sert bir sekilde elestirmistir.Vatan Yahut Silistre adli oyunu sahnelemis ve bu oyunla Ëœbret Gazetesi kapatilarak Namik Kemal Magusa’ya surulmustur. Istanbul’a dondukten sonra Kanun-i Esasi’yi hazirlamakla gorevli komisyonda calismis; ardindan Midilli’ye surulerek 1888 yilinda olmustur.
4 Yorum var “Namık Kemal”
Sizde Yorumunuzu Yazın
Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.


AÄŸustos 10th, 2007 at 11:06
Namık Kemal’le ilgili daha fazla fikir sahibi olmak isteyenlere asagidaki bilgiler umarim yardimci olabilir:
Oyun : Vatan Yahut Silistire, 1873 ; Zavallı Çocuk, 1873 ; Akif Bey, 1874 ; Celaleddin
Harzemşah, 1885 ; Kara Belâ, 1908.
Roman: İntibah, 1876 ; Cezmi, 1880 .
EleÅŸtiri: Tahrib-i Harâbât, 1885; Takip, 1885; Renan Müdafaanamesi, 1908 ; İrfan PaÅŸa’ya
Mektup, 1887; Mukaddeme-i Celal, 1888.
Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, 1871; Barika-i Zafer, 1872; Evrak-ı Perişan, 1872 ; Kanije,
1874; Silistire Muhasarası, 1874 ; Osmanlı Tarihi, 1889 ; Büyük İslam Tarihi, 1975.
ÇeÅŸitli: Rüya, 1893; Namık Kemal’in Mektupları, Ö.F. Akün , 1972.
——————————————————————————–
Ekim 23rd, 2007 at 16:57
Namık Kemal hakkında tam bi bilgi sahibi olamadım açıkcası benim onun hakkında aradığım şey farklı ve nerden bulacağımıda bilmiyorum NAMIK KEMALİN HÜRRİYET GAZETESİ bulan varsa yardımcı olsun ben bulamıyorum
Mayıs 9th, 2008 at 20:18
ben bu siteyi yapanlar adına yapmayanlar adına binlerce ve saygımla teşekkürlerimi sunarım bu yazı benim için çok önemliydi ve işime çok yaradıbende böyle bir site yapmak istiyorum namık kemalin hayatını tarihçesini öğrendim he bideeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee namık kemali, eserleri, gazeteleri,şiirleride çok güzel ben kız olasamda namık kemal gibi ailem olmasını çok ama çok isterdim dediğim gibi site nasıl yapılıyor öğrenmek istiyorum bende böyle site yapmaak istiyorum ben o kadar çalışkan değilim dediğim dibi sonsuz teşekkürler ve saygılar
Mayıs 9th, 2008 at 20:20
kısa bir tarihçe:
Ayasofya’nın bulunduÄŸu yerde daha önce de aynı adı taşıyan iki kilise yapılmış,
ancak bunlar yangın nedeniyle yok olmuşlardır.
İmparator İustinianos, Roma İmparatorluÄŸunu’nun eski siyasal bütünlüğünü saÄŸlamaya çalışırken, bu iddialı planlarına uygun ÅŸekilde, görülmemiÅŸ büyüklükte bir kilise yaptırmaya giriÅŸti. Matematikçi Tralles’li Anthemius ve geometri bilgini Miletus’lu İsidoros’u kilisenin mimarı olarak görevlendirdi. Tamamlandıktan kısa süre sonra bir kısmı depremde çöken kilise, destek duvarları ve onarımlarla eski haline getirildi.
yapımı süresince, imparatorluÄŸun dört bir yanından esirler getirtildi ve inÅŸasında 100 ustanın emrinde, 10.000 işçi çalıştı. Binanı dış görünüşünden çok, içinin etkileyiciÄŸine önem verilmiÅŸtir. Yüzölçümü 7570 m.kare, uzunluÄŸu 100 metreyi geçer.imparatorların taç giyme törenleri, zafer kutlamaları hep burada gerçekleÅŸmiÅŸtir.1204′te, Dördüncü Haçlı Seferleri sırasında da büyük bir yaÄŸmaya sahne olmuÅŸtur.
fatihin kenti fethinden sonra Mimar Sinan, restorasyonunun yapılmasıyla görevlendirildi. Minare, mihrap, minber gibi İslami elementler eklenerek camiye çevrildi, Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan ve Hüseyin levhaları asıldı, resimlerin ve moziklerin üzerine çekilen badana koruyucu iÅŸlev gördü. 916 yıl boyunca kilise olarak kullanılan Ayasofya, 481 yıl boyunca da cami olarak kullanıldı ve 1935 yılında, bazı Müslümanların cami ve Ortodoksların kilise olarak kullanılmasını isemelerine raÄŸmen, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle müzeye çevrildi.buda benden sonsuz teÅŸekkürler