Dünyanın en çok söylenen ÅŸarkısı hangisidir? Anadolu’da doÄŸal hayat
AÄŸu 28

montro-bogazlar-sozlesmesi.gif

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türk boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen sözleşmedir.

1923′te Lozan AntlaÅŸması ile birlikte imzalanan BoÄŸazlar SözleÅŸmesinin yerine geçmiÅŸtir.

Türkiye, Lozan AntlaÅŸması’yla birlikte imzalanan BoÄŸazlar SözleÅŸmesinin getirdiÄŸi kısıtlamalardan dolayı daima kaygı içinde bulunmuÅŸtur. SözleÅŸmenin imzalandığı tarihlerde güncelliÄŸini koruyan silahsızlanma ümitlerine güvenen Türkiye’nin, silahlanma yarışının tekrar baÅŸlamasıyla duyduÄŸu huzursuzluk giderek artmıştır.

Türkiye, duyduğu bu huzursuzluğu ve boğazların statüsünde değişiklik yapılması yolundaki teklifini konu ile ilgili imzacı devletlere duyurduğunda, farklı kutuplarda yer almaya başlayan bu devletlerin hemen hepsinden ortak bir anlayış görmüştür.

İngiliz DışiÅŸleri Bakanlığının 23 Temmuz 1936 tarihli bir muhtırasında konu hakkında ÅŸu görüşlere yer verilmiÅŸtir: “Türkiye’nin BoÄŸazlar SözleÅŸmesi’nin deÄŸiÅŸtirilmesi ile ilgili isteÄŸi haklı kabul edilmektedir.”

BoÄŸazların statüsü ve gemilerin geçiÅŸ rejimi ile her zaman yakından ilgilenen İngiltere’nin Türkiye’yi desteklemesine paralel olarak Balkan Antantı Daimi Konseyi’nin 4 Mayıs 1936′da Belgrat’ta yaptığı toplantıda, Türkiye’nin teklifini destekleme kararı alınmıştır.

Türkiye’nin giriÅŸimi Lozan BoÄŸazlar SözleÅŸmesi’nin diÄŸer akitleri tarafından da kabul edilince, boÄŸazların rejimini deÄŸiÅŸtirecek olan konferans, 22 Haziran 1936′da İsviçre’nin Montreux kentinde toplanmıştır. İki ay süren toplantılardan sonra, 20 Temmuz 1936′da imzalanan yeni BoÄŸazlar SözleÅŸmesi ile Türkiye’nin kısıtlanmış hakları iade edilmiÅŸ ve boÄŸazlar bölgesinin egemenliÄŸi Türkiye’ye geçmiÅŸtir. Türkiye daha önce Sovyet Rusya ile yaptığı anlaÅŸma uyarınca (saldırmazlık antlaÅŸması) Sovyet Rusya’nın da desteÄŸi ile bu sözleÅŸme yapılmıştır.

Tamamı yirmi dokuz madde, üç ek protokolden meydana gelen sözleşmeye göre:

1. BoÄŸazlardan serbest geçiÅŸ esâsı kabul ediliyordu. Ancak ticâret ve savaÅŸ gemilerinin BoÄŸazlardan geçiÅŸi, barış ve savaÅŸ hâline göre, ayrı statüye baÄŸlanıyordu. SavaÅŸ durumu da Türkiye’nin girdiÄŸi, girmediÄŸi ve savaÅŸ tehlikesi olma durumlarında uygulanacak esaslara ayrılıyordu.

2. BoÄŸazların askerî kontrolü ve savunma tedbirleri tamâmen Türkiye’ye âitti.

3. Boğazlardan geçişi denetleyen Milletlerarası Boğazlar Komisyonu kaldırıldı.

Bu ana maddelerle Türkiye’nin boÄŸazlar üzerindeki genel hâkimiyeti saÄŸlandı.

Diğer maddelerin bâzıları ise;

Barış zamânında:

a. Karadeniz’de kıyısı olmayan devletlerin ticâret gemileri serbestçe geçerler. SavaÅŸ gemileri 8-15 gün önceden haber verilmek ve bir arada dokuz gemiyi ve belli tonajı aÅŸmamak üzere geçebilir. Denizaltılar, uçak gemileri ve 10.000 tondan büyük savaÅŸ gemileri hiç geçemez. SözleÅŸmeye uygun ÅŸekilde geçen savaÅŸ gemileri Karadeniz’de yirmi bir günden fazla kalamaz.

b. Karadeniz’de kıyısı bulunan devletlerin ticâret gemileri serbestçe geçerler. SavaÅŸ gemileri geçmeden sekiz gün önce Türkiye’ye haber verecekler, bir arada geçen gemilerin tonajı 15.000′den fazla olmayacaktır. Karadeniz’de kalışları için belli bir süre yoktur.

Savaş zamânında:

a. Türkiye savaşa katılmışsa; her cins gemiyi geçirip geçirmemekte serbesttir. İsterse Boğazları kapayabilir.
b. Türkiye tarafsızsa; ticâret gemileri serbestçe geçmesine rağmen savaşan tarafların savaş gemileri geçemez.
c. Savaş tehlikesinin çok olduğu zamanlarda; Türkiye yine karar serbestisine sâhip olarak Boğazları kapayabilir.

Bunların yanında pek çok teknik hususun hükme bağlandığı sözleşmenin süresi yirmi yıl olacaktı. Bu sürenin bitiminden iki yıl önce taraflardan hiçbiri sözleşmenin feshini istemezse, böyle bir istekten iki yıl sonraya kadar yürürlükte kalacaktı.

Montrö Antlaşmasında Türk tarafını,

* Tevfik Rüştü Aras, Dışişleri Bakanı(Temsilci Heyeti Başkanı),
* Fethi Okyar, Londra’da Türkiye Büyükelçisi,
* Suad Davaz, Paris’teki Türkiye Büyükelçisi,
* Numan Menemencioğlu, Büyükelçi, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri,
* Asım Gündüz, Korgeneral, Genel Kurmay İkinci Başkanı,
* Necmettin Sadık Sadak, Sivas Milletvekili, Milletler Cemiyeti’nde Türkiye Sürekli Temsilcisi,
* Ziya Kızıltan, Baş Danışman, Dışişleri Bakanlığı Baş Hukuk Danışmanı,
* Sadullah Güney, İktisat Bakanlığı, Deniz Ticareti Müsteşarı,
* Müşfik Selami İnegöl, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı,
* Dr.Asım Arar, Sağlık İşleri Genel Müdürü,
* Fahri Engin, Savaş Filosu Komutanı,
* Rıfat Mataracı, Kurmay Albay,
* Şefik Çakmak, Kurmay Yarbay, Hava Alayı Komutanı,
* Yusuf Egeli, Kurmay Binbaşı,
* İhsan Orgun, Hava Binbaşı,
* Fahri Korutürk, Deniz Binbaşısı, Roma Deniz Ataşesi,
* Seyfi Kurtbek, Kurmay Yüzbaşı, Paris Askeri Ataşesi,
* R.Amir Kocamaz, Başkonsolos, Dışişleri Bakanı Özel Kalem Müdürü,
* Genel Sekreter Cevad Açıkalın, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı,
* Sekreterler Abdülkadir Örencik, B.Tahir Şaman, H.Rıfat Sözen, Nedim Veysel İlkin, Fatin Rüştü Zorlu, Celalettin Ziyal,
* Basın Bürosu Vedat Nedim Tör, İçişleri Bakanlığı Genel Müdür, Asude Zeybekoğlu, Basın Ateşesi, Şekip Engineri, Basın Ataşesi, Muvaffak Menemencioğlu, Anadolu Ajansı Genel Müdürü,

Temsil etmiÅŸlerdir.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.