Adnan Menderes kimdir? İdamı Niçin Hapşırıyoruz?
Eyl 16

1893 yılında Çin’in Human eyaletinde doÄŸdu. Babası zengin bir kiÅŸiydi. 13 yaşına kadar sabahları tarlada çalışan öğleden sonraları da okula giden Mao Zedong, 1911 yılında Guomindang ordusuna katıldı. Bu ordu 1912 yılında Mançu Hanedanı’nı devirerek cumhuriyet ilan etti. Mao, Marksist fikirlerle de öğretmen okulunda okurken tanıştı; bu fikirler Pekin’e yaptığı bir gezi sırasında pekiÅŸti; bu gezi aynı zamanda ÇKP’yi kuracak olan öncülerle tanışma fırsatı verdi Mao’ya.

Mao, soydaşı olan Li Dazhao’dan çok etkilendi ve Li’nin “Çin’deki devrimin ancak köylü tarafından baÅŸarılabilir” fikrini daha sonraki mücadelelerinde ana düstur olarak benimsedi.

Mao, ilk siyasal faaliyetlerini Hunan’da özerklik yanlısı bir hareket içinde yürütmeye ve bu hareketin sosyalist gençlik bölümünü örgütlemeye koyuldu. Ardından ÇKP’nin eylemlerine katılacak ve onun desteklediÄŸi işçi sendikalarıyla baÄŸlantılı bir madenciler grevi örgütleyecektir. 1921′de yapılan ÇKP kongresinde Mao sekreter oldu. ÇKP’nin ilk taktiÄŸi, birleÅŸik milliyetçi taktiÄŸi oldu; bu cephede anarÅŸistlerle omuz omuza mücadele yürütüldü ve hatta Cumhuriyetçi Sun Yat-Sen’in Guomindang’ı ile bütünleÅŸildi.


ÇKP, 1925 yılındaki ilk devrimci ayaklanmasını organize etti ve bu ayaklanma kanlı bir ÅŸekilde bastırıldı. Bu ayaklanma ÇKP için sonun baÅŸlangıcı gibiydi; 1927′ye gelindiÄŸinde hemen hemen sıfır noktasına gelmiÅŸti. On yıl sonra parti Japon iÅŸgalcilerine karşı bir kez daha Guomindang ile iÅŸbirliÄŸi yaptı; ancak bu kez, kendi birliklerinin bağımsızlığını korudu; çünkü rüzgar artık Mao’nun kızıl devrimcilerinden yana esiroydu.

Aslında Mao, 1925 yılından itibaren parti ile ters düşen tezleri savunuyordu. Büyük ayaklanmalar geleneÄŸini sürdüren Mao, Hunan eyaletinde ilk köylü birliklerinin kuruluÅŸunu destekledi. Mao, yabancı etkisine açık olan ÅŸehirlerinden ziyade bu etkiye kapalı olan köylülerin harekete geçirilmesinin daha kolay olduÄŸunu düşünüyordu. Ayrıca ÇKP’nin ÅŸehirli yöneticilerinin SSCB’nin sözcülüğünü yapmaktan baÅŸka bir iÅŸ yapmadığını düşünüyordu. Bu hareket Mao’nun liderliÄŸe yükselmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.

1927′deki kırımdan sonra komünistlerin yeniden örgütleniÅŸi sırasında Çin Köylüler BirliÄŸi’nin yönetimine seçildi Mao. “Güz hasadı ayaklanması”ndan arta kalan birkaç köylüyü bir araya getiren Mao, ilk devrimci orduyu kurdu. Ne var ki Guomindang’ın lideri General Çan Kay-Åžek’e baÄŸlı hükümet birlikleri, Mao’nun devrimci ordusunu Jinggang DaÄŸlarına sığınmaya zorladı; Mao, burada Parti’nin destek vermemesine raÄŸmen, kasım 1927′den itibaren toprakları köylüler arasında paÅŸlaÅŸtırdı ve köylüleri silahlandırdı. Kızıl Ordu’nun gelecekte komutanı olacak olan Zhu De’nin askeri yardımıyla kızıl üsler, özellikle Jiangxi Eyaletinde çoÄŸaldı. 1931′de devlet baÅŸkanlığını Mao’nun üstlendiÄŸi bir Çin Sovyet Cumhuriyeti ilan edildi; iki yıl sonra, Parti Merkez Komitesi’nin geri çekilmesi üzerine Mao bu eyalette komünist devrimin başına geçti.

UZUN YÜRÜYÜŞ VE İKTİDAR

Komünistler, 1934 sonbaharında bir yıl sürecek bir Uzun yürüyüş için Jiangxi’yi boÅŸaltmak zorunda kaldılar: yola çıkan yaklaşık 100 000 kiÅŸiden yürüyüşün sonunda ancak onda biri hayattta kalabilmiÅŸtir. Kızıl Ordu birlikleri, düşman kuÅŸatmasından kurtulmak için kendinden daha kalabalık ve daha iyi silahlanmış hükümet kuvvetleriyle çarpışa çarpışa kuzeybatıya doÄŸru zorlu bir daÄŸlık arazide 10 000 kilometre yol yürümüşlerdi.. İşte bu Uzun Yürüyüş’ün mimarları ve kalan 10 000 kiÅŸi, Çin devriminin de seçkinlerini oluÅŸturdu.

Uzun yürüyüş ve daha sonraki dönemde ÇKP ve Mao, milliyetçi tepkiden de destek alarak kendi yönetimi altındaki topraklarda karşılıklı yardımlaÅŸma ekipleri oluÅŸturarak ekonomik örgütlenmeyi sürdürdü. Bu tarz örgütlenme ÅŸu ilkeden hareket ediyordu: “Parti otoritesi, ilke olarak tabana ifade özgürlüğü tanıyan ama yukarıdan alınan kararların tartışılmasını yasaklayan bir demokratik merkeziyetçilik ve dünşünceyi baskı altına alan “özeleÅŸtiri”. Mao, Makyavel’den itibaren siyasette geçerli olan bir ilke ile baÅŸlangıçta, Parti’nin genel direktiflerine aykırı olarak (hedef için her yol meÅŸrudur), zengin köylülerin desteÄŸini yitirmemek için, aşırı sert bir tarım reformundan uzak durma politikasını uyguladı.

Mao, Guonmindang’a karşı üç yıl süren savaÅŸ ve Kuzey Çin köylülerinin yoÄŸun bir biçimde hareket geçiriliÅŸi sonucunda, 1 Ekim 1949′da Pekin’de Tian An Men Meydanı’nda bir bildiri okuyarak Çin Halk Cumhuriyeti’ni ilan etti. (Kaynak: Büyük Ansiklapedi) 1954 yılında Devlet baÅŸkanı seçilen Mao, artık rejimin ideolojik güvencesi ve yeniden kavuÅŸulan birliÄŸin simgesiydi.

DÜŞÜNCESİ

1956′da Hrusçov’un Stalin’in kiÅŸiliÄŸini tapınmayı eleÅŸtiren ve hatalarını ortaya koyan raporundan sonra, Çinli yöneticiler, ölmüş totoliter ÅŸefi savunmaya kalkıştılar; böylece Mao’ya yönelebilecek eleÅŸtirilerin önünü kesmek istediler. Nitekim Mao da, 1957′de verdiÄŸi Halkın İçindeki ÇeliÅŸkilerin Adil Çözümü konulu söylevinde Marksist ve Leninis anlayışlarla arasındaki mesafeyi dile getirdi.

Sosyalizme geçiÅŸ evresi boyunca, Marksiszm-Leninizm, önceliÄŸi ekonomik etkenlere verir ve partinin ideolojisinin egemen olduÄŸu kültürel alanı her türlü çeliÅŸkiden uzak tutar. Mao, Taocu yin ve yang geleneÄŸine yaslanmakta tereddüt göstermeyerek, çeliÅŸkili etkenlerin ortadan kalkması nedeniyle, ideolojik devrimin ekonomik devrimden önce geldiÄŸi “kitle çizgisi” halinde kollektif enerjiyi seferber edecek ard arda devrimlerin zorunlu olduÄŸunu ileri sürdü. Bu baÄŸlamda, İleriye DoÄŸru Büyük Sıçrama (1957-1960) gönüllü stratejisini benimsedi; bu doÄŸrultuda “tarım cephesi askerleri” haline getirilmiÅŸ köylülerden ölçüsüz bir üretim çabası istendi. Büyük Sıçrama’nın sonucu 13 milyon kiÅŸinin açlıktan ölmesine yol açan bir kıtlık oldu. Bunun üzerine “Büyük Önder(!)” ülkenin doÄŸrudan yönetiminden çekildi.

Mao’nun önemli fikir kaynaklarından biri de Charles Darwin’di. Daha sonra anlatılacak olan Kültür Devrimi*’nin temelinde de bu fikirlerin olduÄŸu görülecektir. K. Mehnert, bu konuda “Mao, kurduÄŸu bu düzenin felsefi dayanağını “Çin sosyalizminin temeli, Darwin’e ve Evrim Teorisi’ne dayanmaktadır” diyerek açıkça belirtmiÅŸti” demektedir.

II. DÖNEM İKTİDAR

1963′ten itibaren, belli baÅŸlı Maocu tezlere dayalı olarak olaÄŸanüstü bir propaganda saldırısı, bir sosyalist eÄŸitim kampanyası baÅŸlatıldı: partinin kitleler tarafından denetlenmesi, hiyerarÅŸiye son verilmesi, el emeÄŸiyle kafa emeÄŸi, ÅŸehirle köy arasındaki faklılığın kaldırılması. Halk KurtuluÅŸ Ordusu’nun yöneten Lin Biao, Mao’nun kiÅŸiliÄŸinde gerçek bir tapınmayı örgütledi. Mao, bir kez daha ekonomi uzmanlarına karşı çıktı ve iktidarı ele geçirmek üzere parti aygıtına karşı Kültür Devrimi’ni (1965-1969) yönetti. Dört Eski’yi (eski düşünceler, eski kültür, eski alışkanlıklar ve eski adetler) yok etmeyi, Kültür Devrimi, bürokrasiyi eleÅŸtiriyordu.

Liselerde ve üniversitelerde ÅŸiddet hareketleri baÅŸladı, öğretmenler dövüldü; 1966′da çoÄŸunluÄŸu öğrencilerden, fanatik gençlerden oluÅŸan milyonlarca Kızıl Muhafız’ın seferber edilmesiyle terör doruk noktasına ulaÅŸtı. Bu döneme hakim olan Kaostu. Komünizmin Kara Kitabı adlı eserde bu dönem şöyle tasvir ediliyordu: “Hepsi ölüme mahkum edilen devrim karşıtları, bütün halkın davet edildiÄŸi açık duruÅŸmalarda, Kızıl muhafızlar tarafından parçalanıyorlardı. Halk ise bu esnada “öldür öldür!” diye bağırıyordu. Kızıl Muhafızlar bazen parçaları kızartıp yiyor ya da hala canlı olan mahkumun gözleri önünde ailesine yediriyordu; herkes “eski mülk sahibi”nin karaciÄŸerinin ve kalbinin yendiÄŸi ziyafetlere ve konuÅŸmacının yeni kesilmiÅŸ kafalardan yapılmış bir kazık dizisi önünde konuÅŸtuÄŸu toplantılara davetliydi.”

Çin’de yamyamlığa varacak kadar ÅŸiddetlenen nefret ve vahÅŸet hakimdi. (Komünizmin Kara Kitabı, s. 617)” Kızıl Muhafızlar, ÅŸehirleri denetim altına aldılar ve geçmiÅŸin simgesi dedikleri her ÅŸeyi yakıp yıktılar. Kendi içlerinde de bölünmüş haldeki Kızıl Muhafızlar, ordu tarafından düzene uymaya çaÄŸrıldı. Bu düzenleme bizzat Mao tarafından yönetildi. Mao’nun en çok eleÅŸtirilen yönü de bu oldu.

Kendisinden sonra gelen yöneticiler tarafından Mao’nun uyguladığı Kültür Devrimi, rejimin uÄŸradığı tüm baÅŸarısızlıkların nedeni olarak gösterildi. Aynı ÅŸekilde, İleriye DoÄŸru Büyük Sıçrama’dan baÅŸlayarak, Mao’nun tüm hataları, ihtiyarlayan otokrat üzerinde büyük etkisi olan eÅŸi Jiang Quing**’in yönettiÄŸi Dörtlü Çete’ye mal edildi. Kültür Devrimi’nin hem örgütlenmesine hem bastırılmasına katılmış olan bu önde gelen Maocular, 9 Eylül 1976′da Mao’nun ölmesinden sonra iktidarlarını sürdüremediler.

*Kültür Devrimi: Mao Zedung iktidar mücadelesi sırasında çok planlı hareket etmiÅŸ, büyük bir sabırla baÅŸarısızlıklardan geçe geçe baÅŸarıya ulaÅŸmıştır. Ülke içinde kendisine karşıt güçleri yenilgiye uÄŸrattıktan, II. Dünya Savaşı sonrası emperyalizmin tasfiyesini saÄŸladıktan, 1 Ekim 1949′da Çin Halk Cumhuriyeti’ni ilan ettikten sonra, artık yeni hedefi kuracağı düzeni daim kılmaktı. Bu amaçla tasarlamış olduÄŸu insan modeline ulaÅŸmak için 1966 Kasımında “Büyük Proleter Kültür Devrimi”ni baÅŸlatmıştır. Bu devrimin önemli ilk öğesi, Mao’nun adeta putlaÅŸtırılmaya varan önemi yani halka benimsetilen; insanı, toplumu, doÄŸayı dönüşüme uÄŸratan; insanları kendi sistemine göre varoluÅŸları hakkında bilgilendiren bir düşünce tarzı olan “Mao Zedung Düşüncesi(MZD)”dir. Bu düşünce tarzıyla Mao, bir çok sistemin, ideolojinin sahip olduÄŸu yapısına uygun tek tip insan ütopyasını bir süreliÄŸine gerçekleÅŸtirmiÅŸtir.

**Jiang Qiang: 1980′de Dörtlü Çete duruÅŸmasında, ömür boyu hapse mahkum edilen Jiang Wuing, 1991′de intihar etti.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.