Civa Elementi Karl Pearson
May 11

Fransız giriÅŸimci Renault 20. yüzyılın baÅŸlarında Fransa’nın en büyük otomobil ÅŸirketini kurdu. Motorlu araç sporlarına tutkun olan Renault, ÅŸirketini Birinci Dünya Savaşı sıralarında ülkesinin en büyük silah yapımcısı haline getirdi.

Renault, 12 Aralık 1877′de Paris’te bir tüccarın üç oÄŸlundan biri olarak dünyaya geldi. Henüz öğrenciyken taşıt araçlarına meraklı olan Louis, yeni geliÅŸmekte olan motorla iÅŸletilen otomobillerin çekiciliÄŸine kapılmıştı. BiriktirdiÄŸi paralardan 20 yaşındayken, motor gücü 0.75 beygir olan De Dion Bouton markalı üç tekerlekli bir otomobil satın aldı. Paris yakınlarında Billancourt’daki eski bir garajda bu aracı parçalarına ayırdı ve pek çok ayrıntısını düzeltti.

Bu yeniliklerden Renault’nun ilk küçük otomobili olan Voiturette ortaya çıktı. Bu aracın önemli yeniliÄŸi 3 ileri ve 1 geri vitesli mekanik diÅŸlisiydi; 3′üncü vites sabit bir mil aracılığıyla doÄŸrudan doÄŸruya hareket ettirici arka dingile baÄŸlanmaktaydı. Voiturette önceki kayış ya da zincir tahrikli otomobillere oranla daha sessiz ve daha verimliydi. Renault 21 yaşına geldiÄŸi 1898 yılının sonunda bu otomobili için ilk sipariÅŸlerini aldı. Erkek kardeÅŸleri Fernand ve Marcel ile birlikte Renault Freres ÅŸirketini kurdu ve Åžubat 1899′da buluÅŸu için patent aldı.

Yüzyılın başında yaygın olan motorlu spor tutkusuna Renault da kapıldı. 1899′da ilk kez 172 km.’yi aÅŸkın Paris-Trouville yarışına 22 yaşında katıldı ve bu yarışı kazandı. Böyle etkinliklerin satışı artırıcı bir reklam aracı olduÄŸunu gören Renault, bunun ardından çok sayıda otomobil yarışına katılmayı sürdürdü.

Renault 20. yüzyılın başından sonra Voiturette’i giderek geliÅŸtirdi. B modeli 1900 yılında kapalı karoserisi olan ilk taşıt araçlarından biridir. Genç giriÅŸimci yılın sonunda Billancourt’daki fabrikasında 110 kiÅŸi çalıştırıyordu. Bir yıl sonra yeni geliÅŸtirdikleri spor tipi araba (E modeli) Paris-Bordeaux ve Paris-Berlin yarışlarında ikili zaferiyle sansasyon yarattı. İki silindirli motoru olan H modelinin (1902) ardından, Marcel Renault’nun Paris-Viyana yarışında zafere ulaÅŸtırdığı ilk dört silindirli K modeli geldi.

Renault’nun iki silindirli taşıt aracı (8CV) Paris’te taksi olarak ünlendikten sonra, ÅŸirketini baÅŸta gelen Fransız üreticisi haline getiren otomobilin seri üretimine baÅŸladı. Renault dış ülkelerde, 1907′de New York, Londra ve Berlin’de ÅŸubeler kurduÄŸu gibi gemi ve uçak motorları üretimine de giriÅŸti. KardeÅŸlerinin ölümünden sonra (Marcel 1903, Fernand 1909) Louis fabrikayı kendi başına yönetti, yeni geliÅŸmelere yoÄŸunlaÅŸtı, üretim programını geliÅŸtirdi, iÅŸ bölümü ve seri iÅŸ bandı üretimini baÅŸlattı. Firması Birinci Dünya Savaşı’nda ülkesinin en büyük silah üreticisi oldu.

BaÅŸka yeniliklerin (1906: Amortisör, 1909: Solda direksiyon, 1921: Servo freni) yanı sıra Renault’nun taşıt araçları 20′li yıllarda uluslararası üstünlüklerini kanıtladılar. Otomobilleri kısa mesafelerdeki hız rekorlarının yanı sıra, uzun mesafelerde de (örneÄŸin; çöl yarışları) yeteneklerini gösterdiler. Otomobil alanındaki çok sayıda yeniliÄŸin arasında, hemen hemen her yıl yeni modeller çıkaran Renault’nun piyasaya sürdüğü Vivaxuatre 1933′ten sonra Paris’te sürekli taksi olarak kullanıla geldi.

Hitler’in Almanya’daki iktidarı ele geçirdiÄŸi yıl, Renault, Havacılık Bakanlığının isteÄŸi üzerine, yeniden uçak üretimine baÅŸladı. Birkaç yıl sonra, yaÅŸam boyu çalışmasının ürünü olan fabrikasının 1940′ta Alman birlikleri tarafından iÅŸgal edilmesine ve 1942/43′te bombalanmasına tanık oldu. 24 Ekim 1944 tarihindeki ölümünden kısa bir süre önce Renault, ülkesinin müttefikler tarafından kurtarılışını gördü. 67 yaşında ölen Renault, fabrikasının 1945′te devleÅŸtirildiÄŸini göremedi.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.