
Güneş sistemimiz oluşurken koşullar çok az farklı olsaydı, bizler için her şey değişik olabilirdi. Dünyanın madde dağılımı, büyüklüğü, enerjisi, dönme ekseni açısı, atmosfer ve mevsimler çok farklı olabilirdi. Dünyamızda hayat belki yine gerçekleşebilirdi ama farklı şekilde. Bu hali ile sanki her şey, en ince detayına kadar insan için özel olarak hazırlanmış gibidir.
Peki bu oluşum içinde ayın görevi nedir? Nasıl oluştuğu ve dünyanın yörüngesine nasıl girdiği hala büyük bir sır olan Ay’ın bu mükemmel düzen içindeki yeri nedir? Yaşamın oluşmasına ne katkısı vardır? Ay olmasaydı ne olurdu?
Dünyadaki yaşam koşulları bakımından Ay’dan kaynaklanan hiçbir olumsuz etken yoktur. Yani Ay’ın varlığının hiç bir zararı yoktur. Ya yararı? Devamını Oku »
Etiketler: ay, dünya, gezegen, ilginç teoriler, nasıl olurdu, ne, Neden,Niçin,Nasıl, olmasaydı, olurdu, teori, uydu, Uzay

Astrobiyoloji ya da egzobiyoloji, disiplinler-arası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.
Bu bilimsel disiplinler-arası alan, kısaca, Güneş Sistemi’miz içinde ve dışında kalan “yaşanabilir gezegen”lerdeki yaşanabilir ortamların araştırılmasını, abiyogenez (prebiyotik kimya) kanıtlarının araştırılmasını, Mars’ta ve Güneş Sistemi’mizde yaşamı, Dünya’daki yaşamın evriminin kökenleri ve erken dönemleri üzerine laboratuvar çalışmalarını ve alan araştırmalarını ve yaşam potansiyelinin Dünya ve uzaydaki zorluklara uyarlanması çalışmalarını kapsar. Devamını Oku »
Etiketler: Araştırma, Astrobiyoloji, Bilim, biyokimyasal, Biyoloji, canlılar, egzobiyoloji, evren, güneş sistemi, hücre, jeokimyasal, türler, Uzay, uzaylılar, yaşam

Dünya kütlesi (M⊕) kütlenin Dünya’nın toplam kütlesine eşitlenmesi. 1 M⊕ = 5.9742 × 1024 kg.
Güneş Sistemi’ndeki dört yerbenzeri gezegen, Merkür, Venüs, Dünya ve Mars kütleleri sırasıyla 0.055, 0.815, 1.000, ve 0.107 Dünya kütlesidir.
Bir Dünya kütlesi ilgili birimlere şu şekilde dönüştürülebilir:
* 81.3 Ay kütlesi (ML)
* 0.003 15 Jüpiter kütlesi (MJ)
* 0.000 003 003 Güneş kütlesi (M⊙)
Devamını Oku »
Etiketler: Dünya kütlesi, dünyanın ağırlığı, Fizik, güneş sistemi, kütle hesaplama, nasıl hesaplanır

Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya’nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasının adıdır.
Patlama 10-15 bin tonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, bir kuyrukluyıldız parçasının ya da meteorun Yer’e çarpması olduğu sanılmaktadır. Cismin atmosfere yaklaşık 100.000 km/h hızla girdiği ve ağırlığının 100.000 ile 1.000.000 ton arasında olduğu varsayılmaktadır. Devamını Oku »
Etiketler: atmosfer, gökyüzü, kuyruklu yıldız, Leonid Alekseyeviç, meteor, Neden,Niçin,Nasıl, patlama, rus, Sibirya, Tunguska olayı, Uzay

Roket motorları
1) Kimyasal Yakıtlı Roketler
a) Katı Yakıtlı Roket Motorları
b) Sıvı Yakıtlı Roket Motroları
2) Elektrikli Roket Motorları
a) Elektrotermal Motorlar
b) Elektrostatik Motorlar (İyon Motorları)
c) Elektromanyetik Motorlar (Plazma Motorları)
3) Güneş Işınımlı İtme Motorları
4) Nükleer Motorlar
KİMYASAL YAKITLI MOTORLAR
Katı ve sıvı yakıt kullanan motorlara kimyasal motorlar denir. Genellikle taşıyıcı olarak kullanılan dev yapılı roketlerin motorları bu şekildedir. Ancak uydu üzerine monte edilmiş sıvı yakıt kullanan küçük motorlar uydunun döndürülmesinde ve yörünge değişiminde kullanılırlar. Boyut olarak küçüktürler. Yakıt olarak uydunun içinde bulunan yakıtı kullanırlar. Yakıt bitincede uydu yörünge kaymasından dolayı atmosfere girerek yanar.
Devamını Oku »
Etiketler: çalışır, Elektrikli, Elektromanyetik, Elektrostatik, Elektrotermal, güneş, iyon, Işınımlı, Katı, Kimyasal, Motorları, nasıl, nükleer, Plazma, Roket, roket motorları, sıvı, Uzay, İtme

Olbers Paradoksu, Alman filozof Heinrich Olbers’in 1823 yılında kaleme aldığı makalesinde öne sürülen tezdir. Olbers bu makalesinde, sonsuz statik bir evrende her çizgisel bakış doğrultusunun eninde sonunda bir yıldızın yüzeyinde sonlanacağını çıkarsamaktadır.
Ohalde sonsuz statik bir evren varsayımıyla gece gökyüzüne bakan herhangi bir gözlemci, gökyüzündeki her noktayı bir yıldız kadar parlak görmek zorundadır. Ama gerçekte böyle değildir. Olbers bu paradoksal durumun, sonsuz statik bir evren varsayımından kaynaklandığını, bu varsayımın hatalı bir varsayım olduğunu ileri sürmüştür. Devamını Oku »
Etiketler: Alman filozof, Bilim, evren, gökyüzü, gezegenler, Heinrich Olbers, nasıl, Neden, niçin, Olbers Paradoksu, Ostatik, Uzay, yıldız, yıldızlar
|
Son Yorumlayanlar