<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>buzlu.org &#187; Türk dili ve Edebiyatı</title>
	<atom:link href="http://www.buzlu.org/kategori/turk-dili-ve-edebiyati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buzlu.org</link>
	<description>bilgi mi aradın, doğru yerdesin...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 19:32:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bâki (şair) kimdir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Nov 2011 10:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Bâki]]></category>
		<category><![CDATA[biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kanuni sultan süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmud Abdülbâki]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanüş'şuâra]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[şairlerin Sultanı]]></category>
		<category><![CDATA[şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=5481</guid>
		<description><![CDATA[1526 yılında İstanbul&#8217;da doğan Bâki&#8217;nin asıl ismi Mahmud Abdülbâki&#8217;dir. Aslında fakir bir ailenin çocuğu idi, babası müezzinlik yapıyordu. Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır. Eğitime, ilme olan büyük tutkusu fark edilmeye başlanınca ailesi medreseye devam etmesine izin vermiştir, zira başlarda medreseye kaçak, ailesinden gizli gitmekteydi. Gayretleri ile iyi bir eğitim görmüş, dönemin ünlü müderrislerinden ders almıştır. Eğitimi [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2011/11/baki.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5482" title="baki" src="http://www.buzlu.org/images/2011/11/baki.jpg" alt="" width="220" height="345" /></a></p>
<p>1526 yılında İstanbul&#8217;da doğan Bâki&#8217;nin asıl ismi Mahmud Abdülbâki&#8217;dir. Aslında fakir bir ailenin çocuğu idi, babası müezzinlik yapıyordu. Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır. Eğitime, ilme olan büyük tutkusu fark edilmeye başlanınca ailesi medreseye devam etmesine izin vermiştir, zira başlarda medreseye kaçak, ailesinden gizli gitmekteydi.</p>
<p>Gayretleri ile iyi bir eğitim görmüş, dönemin ünlü müderrislerinden ders almıştır. Eğitimi boyunca şiire olan ilgisi giderek artmış ve güçlü kaleminin ünü de yavaşça yayılmaya başlamıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yapmıştır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul&#8217;a getirtilen şair hayatı boyunca çeşitli dönemlerde devlet hizmetinde bulundu, kadılık, kazaskerlik gibi makamlarda görev yaptı.</p>
<p>Yaşlılığında Şeyhülislam olmak isteyen Baki bu makama getirilmemiş ve buna çok hırslanmıştır ve hırsından evindeki karılarını döverken kalp krizi geçirip öldüğü söylenir. 1600 yılında, İstanbul&#8217;da öldü.<span id="more-5481"></span></p>
<p>Bâki&#8217;nin Saray&#8217;a hep bir yakınlığı olmuştur. Özellikle Kanunî Sultan Süleyman ile yakın ilişkileri olmuş, padişah sık sık kendisine iltifat etmiştir. Daha sonra 2. Selim ve 3. Murat zamanlarında da hem saraydan hem halktan büyük bir itibar ve ilgi görmüştür. Vefatından önce bu kadar ilgi ve alâka gören sanatçı sayısı azdır, o ise vefat etmeden &#8220;Sultanüş&#8217;şuâra&#8221; yani &#8220;Şairlerin Sultanı&#8221; diye anılmaya başlamıştır.</p>
<p>Çalışmaları</p>
<p>Bâki Osmanlı&#8217;nın en güçlü devirlerinden birinde yaşamıştır, bu da pekâla onun şiirlerine ve şiirlerinde kullandığı temalara yansımıştır. Aşk, yaşamanın zevki ve doğa şiirlerinin başlıca konularıdır. Her ne kadar şiirlerinde tasavvuf etkisi veya tema olarak tasavvuf bulunmasa da, tasavvufta da özel bir mahiyeti olan aşk mefhumunu sık sık konu alması itibariyle, dîvânı mutasavvıflar tarafından çok sevilir.</p>
<p>Tekniği güçlüdür, şiirlerinde yakaladığı ahenk ve akıcılık fark yaratır. Dil kullanımında çok yeteneklidir. Şiirlerinde İstanbul Türkçesini başarıyla kullanmıştır. Ahenk ve musikiye önem vermiş;söz seçiminde titiz davranmıştır. Genellikle din dışı konuları işlemiştir. Şiirlerinin oluşturduğu tını, musiki de şiirlerinin farklı bir özelliğidir. Türk, Divan şiirinin dönemin ünlü akımları ve eserleri seviyesine ulaşmasında çok büyük katkısı olmuştur.</p>
<p>Eserlerinden biri de Kanunî Sultan Süleyman&#8217;ın vefatı üzerine yazdığı &#8220;Mersiye-i Hazret-i Süleyman Han&#8221; isimli Kanuni mersiyesidir. Bu mersiye terkibibend şeklinde yazılmış; hem teknik olarak güçlü yapısı hem de ahengi ve dönemin ruhunu, özellikle edebiyat tarzını, güzel bir şekilde ifade ettiği için en ünlü mersiyelerden birisi olmuştur.</p>
<p>Başlıca eserleri</p>
<p>Dîvân (4508 beyitlik, en önemli eseri)<br />
Fazâ&#8217;ilü&#8217;l-Cihad<br />
Fazâil&#8217;i-Mekke<br />
Hadîs-i Erbain Tercümesi<br />
Kanuni Mersiyesi
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fbaki-sair-kimdir%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/&amp;text=Bâki (şair) kimdir?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/&amp;t=Bâki (şair) kimdir?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/&amp;title=Bâki (şair) kimdir?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fbaki-sair-kimdir%2F&name=buzlu.org&description=B%C3%A2ki+%28%C5%9Fair%29+kimdir%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/baki-sair-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk dil bayramı  26 Eylül</title>
		<link>http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 13:35:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Önemli günler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[önemli günler]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[haftalar]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ay]]></category>
		<category><![CDATA[hangi gün]]></category>
		<category><![CDATA[kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[nezaman]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[türk dili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4875</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 69 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği olgulardı. Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2010/09/türk-dili-bayramı.jpg"><img class="size-full wp-image-4876 aligncenter" title="türk dili bayramı" src="http://www.buzlu.org/images/2010/09/türk-dili-bayramı.jpg" alt="" width="381" height="218" /></a></p>
<p>İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır</p>
<p>Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 69 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği olgulardı.</p>
<p>Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli temellerinden bir diğeri de dil idi. Bunun bilincinde olan ulu önder Atatürk, 11 Temmuz 1932 gecesi sofrasında bulunanlara “Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sorar.</p>
<p>Oradakilerin bu düşünceye katılması üzerine “Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” diyerek Türk Dil Kurumunun temellerini atar. Ertesi gün Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına başvururlar. Sonradan adı Türk Dil Kurumuna çevrilecek olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur.<span id="more-4875"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Cemiyetin kuruluşuyla birlikte başlayan çalışmalar sürerken, Türk Dil Kurultayının hazırlıkları da başlamıştır. Bu coşku ve heyecan içerisinde Türk Dil Kurultayı toplanır. Kurultaya çok sayıda bilim adamı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçı katılır. Atatürk, Kurultayı baştan sona kadar izlemiştir. Türkçenin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi yolunda Türk Dil Kurultaylarının çok önemli yeri vardır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fturk-dil-bayrami-26-eylul%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/&amp;text=Türk dil bayramı  26 Eylül&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/&amp;t=Türk dil bayramı  26 Eylül">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/&amp;title=Türk dil bayramı  26 Eylül&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fturk-dil-bayrami-26-eylul%2F&name=buzlu.org&description=T%C3%BCrk+dil+bayram%C4%B1++26+Eyl%C3%BCl" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/turk-dil-bayrami-26-eylul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altay dilleri</title>
		<link>http://www.buzlu.org/altay-dilleri/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/altay-dilleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 15:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[altay dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Azerice]]></category>
		<category><![CDATA[Çuvaşça]]></category>
		<category><![CDATA[Özbekçe]]></category>
		<category><![CDATA[Başkurtça]]></category>
		<category><![CDATA[Buryatça]]></category>
		<category><![CDATA[Gagauzca]]></category>
		<category><![CDATA[Güneybatı Tunguz Dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güneydoğu Tunguz Dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halaçça]]></category>
		<category><![CDATA[Japonca]]></category>
		<category><![CDATA[Kalmıkça]]></category>
		<category><![CDATA[Karaçay-Balkarca]]></category>
		<category><![CDATA[Kazakça]]></category>
		<category><![CDATA[Kazan Tatarcası]]></category>
		<category><![CDATA[Korece]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Tunguz Dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızca]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım Tatarcası]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Moğolca]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Türkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkmence]]></category>
		<category><![CDATA[Tungus Dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uygurca]]></category>
		<category><![CDATA[Yakutça]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3421</guid>
		<description><![CDATA[Altay dilleri Avrupa&#8217;dan, Orta Doğu&#8217;ya ve Orta Asya&#8217;dan Uzak Doğu&#8217;ya kadar uzanan büyük bir coğrafyada konuşulan dilleri kapsayan bir dil ailesidir. Altay kolunda Türk dilleri, Moğol, Japon ve Kore dilleri bulunur. Estonca, Fince ve Macarca gibi Ural dilleri de bahsi geçen Altay dillerinin uzaktan akrabalarıdır. Altay dil ailesinin kolları şöyledir: * Türk dilleri - Türkiye [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri2.jpg"><img class="size-full wp-image-3424 aligncenter" title="altay dilleri2" src="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri2.jpg" alt="altay dilleri2" width="344" height="316" /></a></p>
<p>Altay dilleri Avrupa&#8217;dan, Orta Doğu&#8217;ya ve Orta Asya&#8217;dan Uzak Doğu&#8217;ya kadar uzanan büyük bir coğrafyada konuşulan dilleri kapsayan bir dil ailesidir. Altay kolunda Türk dilleri, Moğol, Japon ve Kore dilleri bulunur.</p>
<p>Estonca, Fince ve Macarca gibi Ural dilleri de bahsi geçen Altay dillerinin uzaktan akrabalarıdır.</p>
<p>Altay dil ailesinin kolları şöyledir:<br />
<span id="more-3421"></span></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><strong>* Türk dilleri</strong><br />
- Türkiye Türkçesi<br />
- Azerice<br />
- Özbekçe<br />
- Türkmence<br />
- Kazakça<br />
- Kırgızca<br />
- Uygurca<br />
- Kazan Tatarcası<br />
- Kırım Tatarcası<br />
- Başkurtça<br />
- Karaçay-Balkarca<br />
- Gagauzca<br />
- Halaçça<br />
- Yakutça<br />
- Çuvaşça</p>
<p><strong>* Moğol dilleri</strong><br />
- Buryatça<br />
- Kalmıkça<br />
- Moğolca</p>
<p><strong>* Tungus Dilleri</strong><br />
- Kuzey Tunguz Dilleri<br />
+ Güneybatı Tunguz Dilleri<br />
+ Güneydoğu Tunguz Dilleri<br />
<strong>* Japonca (tartışmalı)</strong><br />
<strong>* Korece (tartışmalı)</strong></p>
<p><strong>Türk Dilleri ve Moğol Dillerinin Ayrılışı Tezi</strong><br />
Cengiz<br />
Moğol halk önderi<br />
Moğolistanın başkenti: Ulan Batur<br />
(Kırmızı Kahraman)</p>
<p>Çok desteklenen tezlerden birisi Türkçe&#8217;nin Moğol dilleriyle yakından ilişkisi olduğudur. İki dildeki sözcüklerin ve gramerin birbirine yakınlığı bu iki dilin Altay Dil Ailesine birlikte alınmasını sağlamıştır.</p>
<p>Tarihsel açıdan da Türk ve Moğolların birbirlerine yakınlığı göz önüne alındığında iki dilin birbirine benzer olması kaçınılmazdır. Fakat, Altay Dil Ailesinin tanınmasına karşı çıkan dilbilimcileri de, savunanlar kadar çoktur. Bu dil bilimciler Türkçe ve Moğolca&#8217;nın benzerliğinin tarih boyunca birlikte yaşama ve birbirini etkileme sonucu olduğunu savunmaktadılar.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3423" title="altay dilleri1" src="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri1.jpg" alt="altay dilleri1" width="412" height="261" /></a></p>
<p>* Eksi işaretli hücreler dilde başka kökenli bir kelime kullanıldığı anlamındadır<br />
* q harfi kelleden çıkan bir k olarak seslendirilinir<br />
* Türkiye Türkçesi b&#8217;leri genellikle v&#8217;ye dönüştürür<br />
* r ve l sesleri birbirlerine çok yakınlardır, dünyanın bütün dil ailelerinde l -&gt; r değişimi ve tersi olmuşdur</p>
<p>Moğolcadaki n sesleri Türkçede karşılığı c&#8217;dir ve yukardaki tabloda &#8220;yazmak&#8221; örneğinde de gördüğümüz gibi r seslerinin de z&#8217;dir , örnek:</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3424" title="altay dilleri2" src="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri2.jpg" alt="altay dilleri2" width="344" height="316" /></a></p>
<p>Bu r -&gt; z değişimi Türkçenin içinde de bir çok sözcükde gerçekleşmişdir. Örneğin &#8220;göz&#8221; kelimesi &#8220;görmek&#8221;den türemişdir.</p>
<p>Tabii ki bundan ötürü Türkçe ve Moğolca arasında bin yıllardır büyük ses değişimine uğramamış kelimeler de mevcuttur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Türkçe ve Moğolca arasındaki ortak sözcükler</p>
<p>Moğolca ve Türkçe arası göze çarpan gramer benzerlikler yoğundur, bu sadece cümle kuruluşunun benzerliğinle bitmiyor, bir çok Türkçeden tanıdık ekler de kullanılır. Örnekler:</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri3.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3425" title="altay dilleri3" src="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri3.jpg" alt="altay dilleri3" width="325" height="346" /></a></p>
<p>Türk Dilleri ve Japoncanın Birbirinden Ayrılışı Tezi</p>
<p>Bugün hâlen daha Japoncanın bir Altay dili olduğu Moğolca ve diğer Türkî diller gibi kesinlik kazanmamıştır.Bazı dilbilimcilere göre Japonca, Korecenin en eski lehçesinden türemiştir.Ancak ağır basan görüş Altay kökenli olduğudur.İki dil grubu arasında ekler, takılar, eylemler, çekimleri, tümce yapısı ve söz diziminde birebir koşutluk görüyoruz.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri4.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3422" title="altay dilleri4" src="http://www.buzlu.org/images/2009/06/altay-dilleri4.jpg" alt="altay dilleri4" width="247" height="461" /></a></p>
<p>-
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Faltay-dilleri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/altay-dilleri/&amp;text=Altay dilleri&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/altay-dilleri/&amp;t=Altay dilleri">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/altay-dilleri/&amp;title=Altay dilleri&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Faltay-dilleri%2F&name=buzlu.org&description=Altay+dilleri" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/altay-dilleri/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/altay-dilleri/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/altay-dilleri/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/altay-dilleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Hamdi Tanpınar</title>
		<link>http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 19:01:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[hayat hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[türk yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3308</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1923); liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu, İstanbul Üniversitesi’ nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı (1939), Milletvekilliği (1942-1946), Milli Eğitim müfettişliği gibi görevlerden sonra tekrar, ölümüne kadar süren, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ ndeki profesörlüğüne döndü (1949). Rumelihisarı Mezarlığı’ nda Yahya Kemal’ in başucuna gömülü. İlk şiiri [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/05/ahmet-hamdi-tanpinar.jpg"><img class="size-full wp-image-3309 aligncenter" title="ahmet-hamdi-tanpinar" src="http://www.buzlu.org/images/2009/05/ahmet-hamdi-tanpinar.jpg" alt="ahmet-hamdi-tanpinar" width="262" height="349" /></a></p>
<p>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1923); liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu, İstanbul Üniversitesi’ nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı (1939), Milletvekilliği (1942-1946), Milli Eğitim müfettişliği gibi görevlerden sonra tekrar, ölümüne kadar süren, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ ndeki profesörlüğüne döndü (1949). Rumelihisarı Mezarlığı’ nda Yahya Kemal’ in başucuna gömülü.<br />
<span id="more-3308"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı. Altmış kadar şiirinden oncak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikaye ve romanlarında da, başta zaten tema’sı olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. (Geniş bilgi Prof. Mehmet Kaplan’ ın Tanpınar’ ın Şiir Dünyası;1964 kitabında).</p>
<p><strong>Tanpınar’ın başlıca eserleri şöyledir.</strong></p>
<p>Hikaye kitapları: Abdullah Efendinin Rüyaları (1943), Yaz Yağmuru (1955), Hikayeler (1983). Romanları: Huzur (1949), Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962), Sahnenin Dışındakiler (1973), Mahur Beste (1975), Aydaki Kadın (1987). Denemeleri: Beş Şehir (1946), Yahya Kemal (1961), Edebiyat Üzerine Makaleler (1969), Yaşadığım Gibi (1970). Monografi:XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi (1949). “Ahmet Hamdi Tanpınar’ ın Mektupları”nı da Zeynep Kerman derledi (1974; genişletilmiş ikinci basım, 1992).<br />
Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur, Ahmet Hamdi Tanpınar’ dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı (1992).</p>
<p><strong>ŞİİRLERİNDEN BAZILARI</strong></p>
<p><strong>BURSA`DA ZAMAN</strong></p>
<p>Bursa`da bir eski cami avlusu,<br />
Mermer sadirvanda sakirdiyan su.<br />
Orhan zamanindan kalma bir duvar&#8230;<br />
Onunla bir yasta ihtiyar cinar,<br />
Eliyor dört yana sakin bir günü;<br />
Bir rüyadan artakalmanin hüzünü<br />
Icinde, gülüyor bana derinden,<br />
Sanki bir hatira serinliginden,<br />
Ovanin yesili, gögün mavisi,<br />
Ve mimarilerin en ilahisi&#8230;</p>
<p>Bir zafer müjdesi burda her isim,<br />
Yekpare bir anda gün, saat, mevsim,<br />
Yasiyor sihrini gecmis zamanin,<br />
Hala bu taslarda gülen rüyanin,<br />
Güvercin bakisli sessizlik bile<br />
Cinliyor bu gecmis zaman vehmiyle.<br />
Gümüslü bir fecrin zafer aynasi,<br />
Muradiye, sabrin aci mehvasi,<br />
Ömrümün timsali beyaz nilüfer,<br />
Türbeler, camiler, eski bahceler.<br />
Sanli menkibesi binlerce erin,<br />
Sesi arsa cikan hengamelerin<br />
Nakleder yadini gelen gecene&#8230;<br />
Bu hayalde uyur Bursa her gece:<br />
Her sabah onunla uyanir, güler<br />
Gümüs aydinlikta serviler güller<br />
Serin hulyasiyle cesmelerinin;<br />
Basindayim sanki bir mucizenin<br />
Su sesi ve kanat sakirtisindan,<br />
Billur bir avize Bursa`da zaman.</p>
<p>Yesli türbesini gezdik dün aksam;<br />
Duyduk bir müsiki gibi zamandan.<br />
Cinilere sinmis Kur`an sesini;<br />
Fetih günlerinin saf nes`esini,<br />
Aydinlanir gördüm tebessümünle&#8230;<br />
Isterdim bu eski yerde seninle<br />
Bas-basa uyumak son uykumuzu<br />
Bu sükün icinde&#8230; Ve ufkumuzu,<br />
Cepcevre kaplasin bu ziya, bu renk,<br />
Havayi doldursun uhrevi ahenk.<br />
Bir ilah uykusu olur elbette<br />
Ölüm bu tilsimli ebediyette,<br />
Belki de rüyasi eski cedlerin,<br />
Beyaz bahcesinde su seslerinin.</p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><strong>YAGMUR</strong></p>
<p>Uyu! gözlerinde renksiz bir perde,<br />
Bir parca uzaklas kederlerinden<br />
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden.<br />
Meh-tabin ördügü saatler nerde?</p>
<p>Yarsin bahcelerde rüzgar gezinsin,<br />
Yagmur ince ince topraga sinsin,<br />
Bir baska alemden gelmis gibisin,<br />
Dalmis gözlerinle pencerelerde.</p>
<p><strong>BIR GÜN ICADIYE`DE</strong></p>
<p>Bir gün Icadiye`de veya Sultantepe`de,<br />
Bir beste kanatlanir, birden oldugun yerde<br />
Bir kainat acilir, genis, sonsuz, büyülü,<br />
Bu günün rüzgarinda yikanan mazi gülü<br />
Dagilir yaprak yaprak hayalindeki suya<br />
Bir baska gözle bakarsin ömür denen uykuya.</p>
<p>Belki en hulyalisi duydugun masallarin<br />
O safak saltanati korularda dallarin<br />
Her ufku tek basina bekleyen eski camlar<br />
Bir sir gibi ömründen sizdirilmis aksamlar,<br />
Ardicla kestanenin her yillik macerasi<br />
Harap mezarliklarda ölülerin duasi<br />
Gelir ve tekrar dogar ölmüs sandigin aska<br />
Anlarsin ölüm yoktur gecen zamandan baska.</p>
<p><strong>ESIK</strong></p>
<p>Bu yekpare akis, durgun, derinden&#8230;<br />
Her aynada yalniz kendi görünen<br />
Bu yüz ve sifasiz yüzü esyanin<br />
Kendi cevherinde mahpus bir anin<br />
Dagittigi dünya hep yaprak yaprak,<br />
Dalgin, unutulmus sesleri uzak<br />
Bir uykudan bana tekrar dönenler,<br />
Icimde, disimda hep ayni cember.<br />
Bin elmas parilti oyun ve halka<br />
Kücük ve hic degismez dalgalarla<br />
Bende bana mechul aksamlar yoklar.<br />
Gülen ve gömülen gölge ufuklar<br />
Acayip davetlerin rüzgarinda<br />
Her lahza yine kendi sularinda&#8230;</p>
<p>Uzakta, aya cok yakin bir yerede,<br />
Cilgin ve muhtesem harabelerde,<br />
Büyük sukutlarin firtinasi var.<br />
Mermer duvarlarda kirilmis sazlar,<br />
Cok genc ucusunda ve hangi hasin<br />
Yildiza gülerek carptigi icin<br />
Alninda bir siyah nokta geceden<br />
Kovulanlar isik bahcelerinden,<br />
Bu ciplak, ümisiz ve saf duada.<br />
Ve bir kadin beyaz, sakin büyülü<br />
Gögsünde kaniyan bir zaman gülü<br />
Mahzun bakislarla dinler derinde<br />
Olup olmamanin esiklerinde<br />
Garip telasini binlerce fecrin<br />
Ocaginda nezir güvercinlerin<br />
Hülyam o kivilcim ve kül yagmuru<br />
Cirpinir bu beyaz mahsere dogru.<br />
Ey hic sasmayan göz, büyük büyük atmaca<br />
Gölgesi günesin üstünde ucan<br />
Disi kuyrugunda ebedi yilan,<br />
Ve üstüste rüya.<br />
Bir ses yavasca,<br />
Bir ses, bin uykudan mahmur ve zengin<br />
Zümrüt usaresi maviliklerin<br />
Sularin üstünde arar kendini<br />
Yoklar, ömrün bütün sahillerini<br />
Cizgiler silinir, ufuk bir beyaz<br />
Cin Kasesi olur, toprak, yosun, saz<br />
Hep birden tutusur, narin kemerler<br />
Alevden sütunlar, altin mücevher,<br />
Ah bu cilgin yagma.. Orman catirdar<br />
Ve ciplak aynasi ufkun tekrarlar<br />
Büyük masalini aydinliklarin</p>
<p>El ele bir oyun bugün ve yarin<br />
Bütün pinarlara kostum cevap yok<br />
Tekrar bana döndü her attigim ok<br />
Her ciglik önümde tutustu yandi<br />
Tahtayi kurt oydu, tas yosunlandi,<br />
Yabani otlarla örtülü duvar&#8230;<br />
Ilhamli cehresi hilkatin sular<br />
Kac kere degisti önümde böyle,<br />
Birbiri ardinca gün ve mevsimle&#8230;<br />
Ve kac kere bahar güldü derinde<br />
Güllerin kanayan bekaretinde<br />
Taze gülüsüyle topragin suyun&#8230;</p>
<p>Tilsimli kadehi her susuzlugun<br />
Ey safakdan, sirdan, arzudan hayal<br />
Yildizlarin bize ördügü masal<br />
Kac kere yarattim tenhada seni<br />
Beyaz kollarini, sicak buseni&#8230;<br />
Bakisin, gülüsün nes`en ve hüznün<br />
Ay altinda bir gül nagmesi yüzün&#8230;</p>
<p>Evet cok bekledim, kac kere hazan,<br />
Dinc atlar kosturdu bos ufuklardan<br />
Yeleler alevli, agiz köpüklü,<br />
Bulutlar bir kanli hiddetle yüklü<br />
Gectikce batiya dogru önümden<br />
Zalim ümitlerle ürperirdim ben,<br />
Duyardim uzlette her an bir yeni<br />
Alemin yikilip devrildigini<br />
Cilgin mahserinde ses ve renklerin&#8230;<br />
Benden sor sirrini mesafelerin<br />
Benden sor benden dinle aksami&#8230;<br />
Rabbim bu sonsuzluk ve onun tadi&#8230;<br />
Bir ses yavasca der, birak yalvarsin,<br />
Hayat bu kapida.. ne cikar varsin,<br />
Nakislar gülmesin beyaz tasinda<br />
Ölüme benzeyen bu sonsuslugun<br />
Caglayan hayaller yeter basinda&#8230;<br />
Bir fikir, bir sekil dalinda olgun<br />
Agir sallanan hazan meyvasi,<br />
Gurbet, mendillerin cirpinan yasi,<br />
Yüzler ki bir uzak müjdeye benzer,<br />
Her türlü isiga kapanmis gözler,<br />
Her sey, hepsi gülen, susan, kamasan<br />
Rengiyle toplanir bende bu aksam<br />
Rüzgarla tarümar, mevsimle sarhos<br />
Gelir ta kalbimde dügümlenir&#8230;</p>
<p>Bos ve ümitsizdir aksamin hüznü<br />
Bu tenha cesmede bir an yüzünü<br />
seyredenler altin sazlar icinde<br />
Ruh muammasinin ürperisinde<br />
Kaybolmus sanirlar kendilerini&#8230;<br />
Birak bu tesadüf bahcelerini&#8230;<br />
Hakikat, cok uzak, karanlik, derin<br />
Bir dille konusur, büyük köklerin<br />
Toprakla ezelden karismis dili,<br />
Geceyle ölümdür asil sevgili<br />
Bu ikiz aynada toplanir yollar<br />
Karanlik yaratir, ölüm tamamlar.<br />
Kacalim seninle biz de geceye<br />
Ölümün kardesi saf düsünceye&#8230;<br />
Yeter büyüsüne aldandigimiz<br />
Günesin..biraz da yalnizligimiz<br />
Kendi aynasinda gülsün, gerinsin<br />
Güvercin topuklu sükut gezinsin.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fahmet-hamdi-tanpinar%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/&amp;text=Ahmet Hamdi Tanpınar&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/&amp;t=Ahmet Hamdi Tanpınar">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/&amp;title=Ahmet Hamdi Tanpınar&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fahmet-hamdi-tanpinar%2F&name=buzlu.org&description=Ahmet+Hamdi+Tanp%C4%B1nar" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/ahmet-hamdi-tanpinar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bülbül ile Hükümdar masalı</title>
		<link>http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 08:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[bülbül]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2867</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar dünyanın en güzel sarayına sahip bir hükümdar varmış. Fakat, sahip olduğu güzelliğin farkına varmayan talihsiz biriymiş bu hükümdar. Sarayının aynı güzellikte bir de bahçesi varmış ki, ucu bucağı görünmezmiş. En güzel çiçekler ekiliymiş orda. Halkın arasında konuşulanlara bakılırsa bahçeden daha güzel olan şey, o bahçenin içinde yaşayan bir bülbülmüş. Öyle güzel bir ötüşü [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2868 aligncenter" title="bulbul" src="http://www.buzlu.org/images/2009/02/bulbul.gif" alt="bulbul" width="275" height="225" /></p>
<p>Bir zamanlar dünyanın en güzel sarayına sahip bir hükümdar varmış. Fakat, sahip olduğu güzelliğin farkına varmayan talihsiz biriymiş bu hükümdar. Sarayının aynı güzellikte bir de bahçesi varmış ki, ucu bucağı görünmezmiş.</p>
<p>En güzel çiçekler ekiliymiş orda. Halkın arasında konuşulanlara bakılırsa bahçeden daha güzel olan şey, o bahçenin içinde yaşayan bir bülbülmüş. Öyle güzel bir ötüşü varmış ki bülbülün, şöhretini duyanlar uzak ülkelerden bile onu görmek için oraya gelmek istermiş.<br />
<span id="more-2867"></span><br />
Bu bülbülün ünü hükümdarın kulağına kadar gelmiş. İşin garip yanı ise, hükümdarın bu bülbülden haberinin olmamasıymış. Bu yüzden, çok sinirlenmiş hükümdar. Vezirini çağırıp; &#8220;Bu ne demek oluyor şimdi?&#8221; demiş, &#8220;Benim sarayımın bahçesindeki bülbülden benim niye haberim yok?&#8221;<br />
Vezir cevap veremmiş. Çünkü bülbülden onun da haberi yokmuş. Hemen bahçıvanı çağırtıp; &#8220;Söyle bakalım&#8221; demiş, &#8220;saraydan bütün dünyanın duyduğu bir bülbül varmış. Neden benim haberim yok? Bahçıvan; &#8220;Bağışlayın efendim!&#8221; Vezir: &#8220;Çabuk onu bulun bana!&#8221; diye bağırmış.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Bahçıvan, her yeri aramış taramış, herkese sormuş ama bülbül bulamamış.<br />
Vezir çare olarak, hükümdara &#8220;Bu birilerinin uydurduğu bir şey olsa gerek&#8221; demiş.</p>
<p>Hükümdar daha da hiddetlenmiş ve &#8220;Hayır, bu olamaz! Bunu bana güvendiğim birisi söyledi. Hemen bülbülü bulun, yoksa hepinizi cezalandırırım&#8221; demiş. Sarayın mutfağında çalışan bir kız bahçıvana gelip; &#8220;Aradığınızı burada bulamazsın!&#8221; demiş &#8220;ama isterseniz ben sizi onun yanına götürürüm.&#8221;</p>
<p>Buna çok sevinen saray görevlileri hemen bülbülün yaşadığı ormanını yolunu tutmuşlar.<br />
Bülbülün yaşadığı yere gelince; &#8220;Küçük bülbül!&#8221; diye bağırmış kız. Bülbül bir ağacın dalında görününce, &#8220;Hükümdar, seni görmek ve sesini duymak istiyor. Bizimle gelmezsen hepimizi cezalandıracak&#8221; demiş.</p>
<p>Bülbül bunu kabul edince, yolda onun sesinden şarkılar dinleyerek birlikte saraya dönmüşler.<br />
Hükümdarın huzuruna çıkarılan bülbül, güzel sesiyle şakıya başlamış. Öyle yanık ötmüş ki, hükümdar hem duygulanıp gözlerinden yaşlar akıtmış, hem de çok mutlu olmuş. Bülbüle &#8220;dile benden ne dilersen!&#8221; demiş. Bülbül &#8220;en güzel hediye, sizi mutlu görmek&#8221; diye cevaplamış onu.</p>
<p>Bütün herkesin sevgisini kazanan bülbül, saraydakilerin baş tacı olmuş. Bundan sonra sarayın bahçesinde yaşamaya, zaman zaman da güzel sesiyle hükümdara şarkılar söylemeye başlamış. Bütün ülke halkı, bülbülün şarkılarını dinlemek için sarayın çevresine toplanırlarmış orada bir.</p>
<p>Günlerden bir gün hükümdara bir hediye sandığı gelmiş. Açtıklarında içinden mücevherler ile değerli taşlarla süslenmiş oyuncak bir bülbül çıkmış ortaya. Bir kurma kolu varmış bu camdan yapılmış oyuncak bülbülün üstünde. Bunu ayarladığınızda gerçek bir bülbül gibi ötmeye başlıyormuş. Bir zaman sonra, gerçek bülbül hükümdarın bu oyuncak bülbül geleli kendisiyle ilgilenmediğini görünce üzülmüş ve bir fırsatını bulup saraydan kaçmış.</p>
<p>Her gün güzel sesiyle ötmeye devam eden oyuncak bülbül ise, günün birinde bozul vermiş. Hükümdar bülbülün sesini öylesine alışmış ki, o zaman gerçek bülbülün eksikliğini farketmiş ve ona haksızlık ettiğini anlamış. Üzüntüsünden hasta olup yataklara düşmüş.</p>
<p>Hükümdar günden güne daha da kötüleşmiş ve halk onun durumuna çok üzülmüş. Onu yatağında çaresiz şekilde görünce, artık iyileşmeyeceğini düşünüp yeni bir hükümdar seçmek istemişler hemen.</p>
<p>Hükümdarın hastalığı ve yeni hükümdar seçileceği haberleri saraydan kaçan bülbüle kadar ulaşmış. Hükümdarın sevgisini ve pişmanlığını öğrenen bülbül, ona yardımcı olmaya karar vermiş. Hemen gelip hükümdarın yattığı odanın penceresine konmuş ve güzel sesiyle tekrar tekrar şarkılar söylemeye başlamış.<br />
Hasta yatağında bülbülün sesini duyan hükümdar, kendine gelmeye başlamış.</p>
<p>Nihayet sabaha yakın, hükümdar iyileşip ayağa kalkmış. Kendisini iyileştirenin bülbülün sesini duymak olduğunu biliyormuş. Hükümdar bundan sonra onu hep seveceğine; bülbül de ona, arada bir gelip şarkı söyleyeceğine söz vermiş.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Sabah saraydaki herkes hükümdarı ayakta görünce hem çok şaşırmış, hem de sevinmiş.<br />
Hükümdar sonraki hayatını sarayın bahçesindeki güzellikleri doya doya yaşayarak ve bülbülün tatlı nağmelerini dinleyerek geçirmiş.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fbulbul-ile-hukumdar-masali%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/&amp;text=Bülbül ile Hükümdar masalı&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/&amp;t=Bülbül ile Hükümdar masalı">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/&amp;title=Bülbül ile Hükümdar masalı&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fbulbul-ile-hukumdar-masali%2F&name=buzlu.org&description=B%C3%BClb%C3%BCl+ile+H%C3%BCk%C3%BCmdar+masal%C4%B1" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/bulbul-ile-hukumdar-masali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tommiks Çizgi romanının tarihi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 14:26:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi roman]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tommiks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2754</guid>
		<description><![CDATA[Tommiks (Capitan Miki) 1955 yılından beri Türkiye&#8217;de yayınlanan ve kardeş yayın olan Teksas (Il Grande Blek) ile birlikte çocuklar ve gençler arasında çok büyük ilgi görmüş İtalyan yapımı bir çizgi romandır. Bu romana olan ilgi o dereceye varmıştır ki Türkiye&#8217;de bütün çizgi romanlar Teksas-Tommiks adıyla anılmaya başlanmıştır. Tommiks çizgi romanı 1951 yılında İtalya&#8217;nın EsseGesse çizim-stüdyosu [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2755" title="tommiks" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/tommiks.jpg" alt="tommiks" width="249" height="306" /></p>
<p>Tommiks (Capitan Miki) 1955 yılından beri Türkiye&#8217;de yayınlanan ve kardeş yayın olan Teksas (Il Grande Blek) ile birlikte çocuklar ve gençler arasında çok büyük ilgi görmüş İtalyan yapımı bir çizgi romandır. Bu romana olan ilgi o dereceye varmıştır ki Türkiye&#8217;de bütün çizgi romanlar Teksas-Tommiks adıyla anılmaya başlanmıştır.</p>
<p>Tommiks çizgi romanı 1951 yılında İtalya&#8217;nın EsseGesse çizim-stüdyosu tarafından geliştirilmiştir ve Capitan Miki adı altında 16 yıl süreyle çizilmeye devam etmiştir.</p>
<p>EsseGesse stüdyoları, ismini kurucuları olan üç çizerin soyadlarından almıştır: Giovanni Sinchetto, Dario Guzzon ve Pietro Sartoris (S.G.S. yani İtalyanca okunuşuyla EsseGesse).<br />
<span id="more-2754"></span><br />
1951-1967 yılları arasında EsseGesse Tommiks çizgi romanını 825 fasikül halinde yayınlamıştır. Türkiye&#8217;de ise Tommiks ilk olarak 1955 yılında Erdoğan Egeli&#8217;nin (1925-1983) sahipliği altındaki Ceylan Yayınları tarafından yayınlanmaya başlamıştır. Kapaklarını Samim Utkun&#8217;un çizdiği bu çizgi romana Türkiye&#8217;deki Tommiks adını da gene Samim Utkun vermiştir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Daha sonraki yıllarda Tommiks, Tay yayınları, Ecem ve Aksoy Yayıncılık tarafından siyah-beyaz haliyle 2002 yılına kadar basılmağa devam etmiştir. 2004 yılından beri de Hoz Comics tarafından renkli ve kuşe kâğıtta yayınlamağa başlamıştır.</p>
<p>Yüzbaşı Tommiks (Capitan Miki) 1835 ve 1840 yılları arasında Amerika&#8217;da yaşayan 15 yaşında bir korucudur (rancer). Bu dönem Amerikan tarihinde &#8220;Altına Hücum&#8221; veya &#8220;Batıya Göç&#8221; dönemi olarak bilinir ve Hollywood&#8217;un kovboy (Western) filmlerinin konu aldığı dönemdir.</p>
<p>O dönemde Kuzey Amerika&#8217;nın batısı henüz yeni yerleşime açıldığı için bazı bölgelerde ciddi bir yasadışılık dönemi yaşanmıştır. İşte bu dönemde Tommiks Nevada&#8217;nın göbeğindeki Kulver (Coluver) Kalesi civarında düzeni sağlamakla görevlendirilmiştir. İki alkolik karakter, Konyakçı (Doppio) ve Doktor (Salasso), her macerasında ona eşlik ederler.</p>
<p>Bu ikili, bir yandan kendilerini sürekli komik olayların göbeğinde bulurken; diger yandan da arkadaşları Miki&#8217;nin yardımına koşmaktan geri kalmazlar. Hepsinin ortak düşmanı da koruculardan intikam alma hevesiyle her seferinde yeniden karşılarına çıkan kılık değiştirme şampiyonu Binbir Surat&#8217;tır (Magic Face).<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
İtalyan EsseGesse ekibinin 1951 yılında yarattığı,Türkiye&#8217;de Tommiks olarak tanınan ünlü çizgi roman Capitan Miki de de o devirde İtalyan çizgi romancıların sıklıkla başvurdukları sinemadan tanıdık simaların çizgi romana taşınması yöntemi uygulanmıştı. Söz konusu çizgi romanda Tommiks karakteri Anthony Perkins&#8217;ten, Konyakçı karakteri Walter Brennan &#8216;dan, Doktor Salasso ise &#8220;Stagecoach&#8221; filmindeki Thomas Mitchel &#8216;in oynadığı alkolik doktordan esinlenilerek yaratılmışlardır.Konyakçı (Doppio) karakterine esin kaynağı olabilecek sinema adamlarından biri de 1940&#8242;lı yılların western karakter oyuncusu George &#8216;Gabby&#8217; Hayes&#8217;dir. 1948 yapımı Albuquerque filminden alınan sahnede de görüldüğü gibi Konyakçı karakterinin bire bir kopyası gibi durmaktadır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Ftommiks-cizgi-romaninin-tarihi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/&amp;text=Tommiks Çizgi romanının tarihi&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/&amp;t=Tommiks Çizgi romanının tarihi">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/&amp;title=Tommiks Çizgi romanının tarihi&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Ftommiks-cizgi-romaninin-tarihi%2F&name=buzlu.org&description=Tommiks+%C3%87izgi+roman%C4%B1n%C4%B1n+tarihi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/tommiks-cizgi-romaninin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatma Aliye Hanım</title>
		<link>http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2008 15:52:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Aliye Hanım]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2032</guid>
		<description><![CDATA[Fatma Aliye Hanım Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınır. 9 Ekim 1862&#8242;de İstanbul&#8217;da doğdu. Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa&#8217;nın kızıdır. Fransızca ve Arapça dersleri aldı; matematik, hukuk, Arap tarihi ve felsefesi okudu. 1879&#8242;da Faik Paşa ile evlendi. Edebi yaşantısına 1889&#8242;da George Ohnet&#8217;in Volonte adlı romanını Meram adıyla çevirerek başladı. Bu romanı &#8220;Bir Hanım&#8221; imzasıyla çevirmiştir. [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/10/fatma-aliye-hanim.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2033" title="fatma-aliye-hanim" src="http://www.buzlu.org/images/2008/10/fatma-aliye-hanim.jpg" alt="" width="167" height="250" /></a></p>
<p>Fatma Aliye Hanım Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınır.<br />
9 Ekim 1862&#8242;de İstanbul&#8217;da doğdu. Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa&#8217;nın kızıdır. Fransızca ve Arapça dersleri aldı; matematik, hukuk, Arap tarihi ve felsefesi okudu. 1879&#8242;da Faik Paşa ile evlendi.</p>
<p>Edebi yaşantısına 1889&#8242;da George Ohnet&#8217;in Volonte adlı romanını Meram adıyla çevirerek başladı. Bu romanı &#8220;Bir Hanım&#8221; imzasıyla çevirmiştir. Fatma Aliye&#8217;nin bu çabası Ahmed Midhat tarafından Tercüman-ı Hakikat gazetesinde övüldü.</p>
<p>Daha sonra yapıtlarında &#8220;Mütercime-i Meram&#8221; takma adını kullandı. 1892 yılında ilk romanı olan Muhadarat&#8217;ı yazdı. Bu romanında bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmeye çalışır. Romanlarında çoğunlukla duygusal aşk temalarını işler.<br />
<span id="more-2032"></span></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--><br />
1914 yılında yazdığı Ahmed Cevdet Paşa ve Zamanı son yapıtıdır. bu romanında Meşrutiyet sonrası siyasal yaşamı ortaya koymayı amaçlamıştır.</p>
<p>İlk Türk kadın romancı olma özelliği ile Avrupa ve Amerika basınında kendisinden söz edilen Fatma Aliye Hanım&#8217;ın “Nisvan-ı İslâm” adlı eseri Fransızca ve Arapça&#8217;ya, “Ûdî” adlı romanı Fransızca&#8217;ya çevrilmiştir. Emile Julyar adlı bir Fransız yazarının &#8220;Doğu ve Batı Kadınları&#8221; adlı kitabını Fransız gazetelerine yazdığı bir mektupla eleştirmesi Paris&#8217;te büyük yankı uyandırmıştı.</p>
<p>Eserleri 1893 yılında Şikago&#8217;da Dünya Kadın Kütüphanesi Kataloğu&#8217;nda sergilenmiştir. II. Meşrutiyet yıllarına kadar yaygın bir ünü olmasına rağmen zamanla unutulmuştur.<br />
Fatma Aliye Hanım, soyadı kanunundan sonra Topuz soyadını aldı.</p>
<p>Fatma Aliye 13 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul&#8217;da vefat etti.Cenazesi Feriköy Mezarlığı&#8217;na defnedilmiştir.</p>
<p>Fatma Aliye Hanım&#8217;ın adı, İstanbul Beyoğlu&#8217;nda ve Çankaya Ankara&#8217;da birer sokağa verilmiştir. İlk Osmanlı kadın feministerden Emine Semiyye&#8217;nin ablası, tiyatro ve sinema oyuncusu Suna Selen&#8217;in anneannesidir.</p>
<p>2009 yılından itibaren 50 Türk Liralık banknotların arka yüzünde resmi bulunacaktır.</p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p>Diğer Önemli Yapıtları<br />
Roman: Ref&#8217;et (1898), Udi (1899), Enin (1910).<br />
Yaşamöyküsü ve tarih alınındaki yapıtları: Namdaran-ı Zenan-ı İslamıyan (Ünlü İslam Kadınları) (1892), Teracüm-i Ahval-ı Felasife (Felsefecilerin Yaşamları) (1900).<br />
Ayrıca Fatma Aliye üzerine Ahmed Midhat&#8217;ın Fatma Aliye Hanım yahud Bir Muharrire-i Osmaniye&#8217;nin Neşeti (1893) adlı bir incelemesi vardır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Ffatma-aliye-hanim%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/&amp;text=Fatma Aliye Hanım&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/&amp;t=Fatma Aliye Hanım">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/&amp;title=Fatma Aliye Hanım&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Ffatma-aliye-hanim%2F&name=buzlu.org&description=Fatma+Aliye+Han%C4%B1m" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/fatma-aliye-hanim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamiyet öncesinde Türk edebiyatı</title>
		<link>http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 16:12:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/</guid>
		<description><![CDATA[A) İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI Türkler, yerleşik hayata geçmeden önce atlı-göçebe medeniyeti denilen bir medeniyet tarzı içinde yaşamaktaydı. Adından da anlaşılacağı gibi, bu medeniyet tarzında atın önemli bir yeri vardır. At, ehil hayvanlar içinde en hızlısıdır. Türkler, ehlîleştirdikleri atlarla akıncılık yapmışlar, çiftçilikle uğraşan kavimler üzerinde üstünlük sağlamışlardır. Divânü Lûgati&#8217;t-Türk&#8217;te yer alan &#8220;Kuş kanadı ile Türk [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/08/edebiyat.png" title="edebiyat.png"></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.buzlu.org/images/2008/08/edebiyat.png" alt="edebiyat.png" width="222" height="217" /></p>
<p></a></p>
<p>A) İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI<br />
Türkler, yerleşik hayata geçmeden önce atlı-göçebe medeniyeti denilen bir medeniyet tarzı içinde yaşamaktaydı. Adından da anlaşılacağı gibi, bu medeniyet tarzında atın önemli bir yeri vardır. At, ehil hayvanlar içinde en hızlısıdır. Türkler, ehlîleştirdikleri atlarla akıncılık yapmışlar, çiftçilikle uğraşan kavimler üzerinde üstünlük sağlamışlardır.</p>
<p>Divânü Lûgati&#8217;t-Türk&#8217;te yer alan &#8220;Kuş kanadı ile Türk atı ile.&#8221; ata sözü, atın Türklerin hayatında oynadığı rolü çok güzel anlatır.<br />
At, eski Türklerde binek hayvanı olması yanında aynı zamanda yiyecek, içecek ve giyecek kaynağı olmuştur. Bu ihtiyaçlarını karşılamak için at sürüleri besleyen Türkler, yaylak ve kışlak hayatı yaşamak zorunda kalmışlardır.</p>
<p>Türkler, geçimlerini sağlamak için akıncılığı bir meslek hâline getirmişlerdir. Akıncılığın en önemli iki silâhı ok ve yaydır. Bunları kullanmakta çok usta olan Türkler, akıncılık dışında avcılık ile bu maharetlerini geliştiriyorlardı. Sonuç olarak atçılık, avcılık ve akıncılık, atlı-göçebe medeniyetinin temelini oluşturuyordu. Bu hayat tarzı, kuvvetli, cesaretli avcı ve akıncı tipini gerekli kılıyordu.<br />
<span id="more-1719"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Türk destanlarındaki kahramanlar, bu medeniyetin hayat anlayışını ve ideal insan tipini temsil ederler. Destan kahramanlarının hayatlarına hâkim olan ve şahsiyetlerini şekillendiren, bu medeniyet tarzının temel değerleridir. İslâmiyet öncesindeki edebî eserleri değerlendirirken, toplumun bu özelliklerini göz önünde bulundurmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>Genel Özellikleri</strong><br />
a) İslâmiyet öncesindeki Türk edebiyatı yabancı etkilerden uzak bir edebiyattır.<br />
b) Dil, saf Türkçe olup, yabancı kelime yok denecek kadar azdır.<br />
c) Edebiyat, atlı göçebe hayatının özelliklerini yansıtır.<br />
d) Eserler, genellikle anonimdir; pek azının sahipleri bilinmektedir.<br />
e) Eserlerin tamamında milletin ortak duygu ve düşünceleri hâkimdir.<br />
f) Nazım birimi genellikle dörtlüktür. Dörtlüklerin kafiye şeması aaab şeklindedir.<br />
g) Şiirde hece vezni ve daha çok yarım kafiye kullanılmıştır.<br />
h) En eski eserlerde bile işlenmiş bir dil ve edebî üslûp görülür. Bu durum, bilinenlerden daha eski metinlerin olduğunu düşündürmektedir.<br />
i) Yiğitlik, yurt ve tabiat sevgisi, büyüklere saygı, işlenen başlıca temalardır.</p>
<p><strong>B) GEÇİŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ</strong><br />
Türkler X. yüzyılda İslâmiyeti kabul ettikten sonra Türk dili ve edebiyatında değişiklikler görülür.<br />
İslâmî devir Türk edebiyatının ilk ürünleri XI ve XII. yüzyıllarda ortaya çıkar. Bunlardan ilki, Karahanlı Devleti zamanında Hakaniye Türkçesi ile yazılmış olan Yusuf Has Hâcib&#8217;in Kutadgu Bilig&#8217;idir. Aynı yüzyılda yazılmış bulunan Kâşgarlı Mahmut&#8217;un Divânü Lûgati&#8217;t-Türk&#8217;ü de İslâmî devir Türk edebiyatının ilk ürünlerindendir. Bu eserler arasına XIII. yüzyılın başında Yüknekli Edip Ahmet&#8217;in kaleme aldığı Atabetü&#8217;l-Hakâyık&#8217;ı da katmak gerekir.<br />
XII. yüzyılda Orta Asya&#8217;da Ahmet Yesevî ve Hakim Süleyman Ata, dinî-tasavvufî halk şiirinin ilk güzel örneklerini vermişlerdir.<br />
İlk İslâmî eserlerin meydana getirildiği bu yüzyıllarda edebiyatın her alanında bir ikilik bulunmaktadır. Bu da, geçiş döneminin bir özelliğidir.<br />
Genel Özellikleri<br />
a) Türk edebiyatı bu yüzyıllarda bir geçiş dönemi yaşar. Bir yandan, eski edebiyat anlayışı sürdürülürken, öbür yandan yeni medeniyetin edebiyat anlayışına uygun eserler verilir.<br />
b) Dilde Arapça ve Farsça kelimeler görülür.<br />
c) Uygur alfabesi yanında, Arap alfabesi de kullanılır.<br />
d) Şiirlerde, hem millî nazım birimi olan dörtlük, hem de yeni şiirin nazım birimi olan beyit kullanılmıştır.<br />
e) Hece vezni ile birlikte aruz veznine yer verilmiştir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>C) HALK EDEBİYATI</strong><br />
a) Âşık edebiyatı şiir ağırlıklı bir edebiyattır.<br />
b) Âşık veya saz şairi denilen sanatçılar tarafından daima müzik eşliğinde söylenir.<br />
c) Âşıklar, bu edebiyatın mensur kısmını oluşturan halk hikâyelerinin oluşumu, gelişimi ve aktarılmasında da önemli rol oynarlar.<br />
d) Şiirde nazım birimi dörtlüktür.<br />
e) Koşma, semâî gibi nazım şekilleri ile güzelleme, koçaklama, ağıt ve taşlama türlerinde şiirler yazılmıştır.<br />
f) Yaygın olarak hece ölçüsü kullanılmıştır.<br />
g) Klâsik edebiyatın etkisiyle, aruz ölçüsü ve beyitlerden oluşan divan, kalenderî gibi nazım şekilleri de kullanılmıştır.<br />
h) Âşık edebiyatı doğaçlamaya (irtical) dayanır. Âşıklar, eserlerini bir ön hazırlık olmaksızın, doğrudan sözlü olarak meydana getirirler.<br />
ı) Söylendikleri, yaşatıldıkları devir ve çevrenin yaygın Türkçesi kullanılmıştır.<br />
j) Dinî-tasavvufî edebiyatın etkisinde kalmıştır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fislamiyet-oncesinde-turk-edebiyati%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/&amp;text=İslamiyet öncesinde Türk edebiyatı&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/&amp;t=İslamiyet öncesinde Türk edebiyatı">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/&amp;title=İslamiyet öncesinde Türk edebiyatı&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fislamiyet-oncesinde-turk-edebiyati%2F&name=buzlu.org&description=%C4%B0slamiyet+%C3%B6ncesinde+T%C3%BCrk+edebiyat%C4%B1" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/islamiyet-oncesinde-turk-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmedi (Abuzeri İbrahim) kimdir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 08:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/</guid>
		<description><![CDATA[Asıl ismi Abuzeri İbrahim&#8217;dir, 14. yüzyılın en büyük divan şairidir, Hayatının ilk yıllarını ve ilk öğretimini Anadoluda tamamladıktan sonra öğrenim için Mısır&#8217;a gitmiştir. Öğrenimini bitirdiğinde, Kütahya&#8217;ya geldi. Önce Süleyman Şah&#8217;ın (Germiyan beyi), daha sonra ise Timur&#8217;un koruması altına girdi. Amasya&#8217;da 1414 yılında vefaat etti. Ahmedî, dönemindeki şairleri büyük ölçüde etkilemiştir. Eserleri dini konular veya temalar [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/08/abuzeri-ibrahim.png" title="abuzeri-ibrahim.png"></a></p>
<p style="text-align: center"><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/08/abuzeri-ibrahim.png" title="abuzeri-ibrahim.png"><img src="http://www.buzlu.org/images/2008/08/abuzeri-ibrahim.png" alt="abuzeri-ibrahim.png" /></a></p>
<p>Asıl ismi Abuzeri İbrahim&#8217;dir, 14. yüzyılın en büyük divan şairidir,</p>
<p>Hayatının ilk yıllarını ve ilk öğretimini Anadoluda tamamladıktan sonra öğrenim için Mısır&#8217;a gitmiştir.<br />
Öğrenimini bitirdiğinde, Kütahya&#8217;ya geldi. Önce Süleyman Şah&#8217;ın (Germiyan beyi), daha sonra ise Timur&#8217;un koruması altına girdi. Amasya&#8217;da 1414 yılında vefaat etti.<br />
<span id="more-1701"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Ahmedî, dönemindeki şairleri büyük ölçüde etkilemiştir. Eserleri dini konular veya temalar içermez. Fars şiir formunu Türkçe&#8217;ye uygulamaya çalışmıştır, fakat Farsça mecazlar Türkçe&#8217;ye tam olarak aktarılamadığı için şiirlerinde düzenli ve güçlü mısra yapıları bulunmamaktadır.Genellikle yüksek zümreye (padişahlara) hitap etmiştir.</p>
<p>Başlıca Eserleri Divan<br />
Cemşîd ü Hurşid (mesnevi)<br />
İskendername</p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik-->
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/&amp;text=Ahmedi (Abuzeri İbrahim) kimdir?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/&amp;t=Ahmedi (Abuzeri İbrahim) kimdir?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/&amp;title=Ahmedi (Abuzeri İbrahim) kimdir?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir%2F&name=buzlu.org&description=Ahmedi+%28Abuzeri+%C4%B0brahim%29+kimdir%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/ahmedi-abuzeri-ibrahim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orta oyunu</title>
		<link>http://www.buzlu.org/orta-oyunu/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/orta-oyunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2008 07:47:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk dili ve Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/orta-oyunu/</guid>
		<description><![CDATA[Orta oyunun kökeni ve isminin nereden geldiği konusunda çeşitli görüşler vardır. Bunlardan birincisi Ortaoyunun ortada oynanan bir oyun olması nedeni ile bu ismi aldığı iddiasıdır. Bir başka görüşe göre Ortaoyunu, 2.Beyazıd zamanında Osmanlıya göç eden Seferad Yahudilerinin İspanyadan getirdikleri &#8216;Auto Oyunları&#8217; nın Osmanlıya uyarlaması sonucu ortaya çıkmıştır. Ortaoyununun temel tipleri Kavuklu ve Pişekardır. Kavuklu, Karagöz [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/08/orta-oyunu.JPG" title="orta-oyunu.JPG"></a></p>
<p style="text-align: center"><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/08/orta-oyunu.JPG" title="orta-oyunu.JPG"><img src="http://www.buzlu.org/images/2008/08/orta-oyunu.JPG" alt="orta-oyunu.JPG" /></a></p>
<p>Orta oyunun kökeni ve isminin nereden geldiği konusunda çeşitli görüşler vardır. Bunlardan birincisi Ortaoyunun ortada oynanan bir oyun olması nedeni ile bu ismi aldığı iddiasıdır.</p>
<p>Bir başka görüşe göre Ortaoyunu, 2.Beyazıd zamanında Osmanlıya göç eden Seferad Yahudilerinin İspanyadan getirdikleri &#8216;Auto Oyunları&#8217; nın Osmanlıya uyarlaması sonucu ortaya çıkmıştır. Ortaoyununun temel tipleri Kavuklu ve Pişekardır.</p>
<p>Kavuklu, Karagöz oyunlarındaki Hacivatın ; Pişekar ise Karagözün karşılığıdır. Kavuklu da Karagözdeki Hacivat gibi kentli insanı simgeler. Pişekar ise; Pişe-pişmek ve kar sözcüklerinden de anlaşılacağı üzere, pişirerek kar-kazanç sağlayan, fırıncı cinsinden, kenar mahalle esnafı türünden, kentli orta sınıfın temsilcisidir. Ortaoyununun diğer tipleri de Karagöze çok benzer.</p>
<p>Tuzsuz Deli Bekir in yerini burada Efe almıştır. Matizin(esrarkeş) yerini Kambur ya da Cüce almıştır. Bölgesel tipler: Karadenizli, Rumelili, Çerkez, Kürt, Arap yerlerini korumuştur. Azınlık tipleri olan Rum, Ermeni, Yahudi de Karagözden aynen alınmıştır.<br />
<span id="more-1703"></span></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Ortaoyununun ilginç yönü, Osmanlı zamanında bu oyunlarda kadın rollerini zenne adı verilen erkek oyuncuların oynamasıdır. Tıpkı Shakespeare zamanında Shakespeare in oyunlardaki kadın rollerini sesi ince oyuncuların oynaması gibi&#8230; Ortaoyunu denilebilir ki Batı Tarzı Tiyatroya seçenek olabilecek tek özgün tiyatro türümüzdür. Öz ve biçim açısından tamamen bizim ülkemize özgü, bizim topraklarımıza aittir. Yerli yazarlarımız için, özellikle Ulusal Türk Tiyatrosu ülküsündeki yazarlarımız için ortaoyunu eşsiz bir kaynaktır.</p>
<p>Ortaoyunu günümüzde otantik olarak yaşama şansını yitirmiştir. Günümüzde yazarlarımız bu kaynaktan yararlanarak yeni eserler üretmekte, ortaoyununu dolaylı olarak yaşatmaktadırlar. Oysa bazı tiyatro bilim adamlarına göre Ortaoyunu günümüze kadar kesintisiz olarak gelebilse, kesintisiz olarak gelişim sürecini yaşamış olsaydı, bugün ne Batı ne doğu tiyatrosu olmayan ama ikisinden de yararlanan, bize özgü, özgün, sentez bir Türk tiyatrosu yaratılabilecek idi.</p>
<p>Ortaoyununun kesintiye uğramasına, bir başka deyişle ölmesine ise trajik bir paradoksla Osmanlı aydınlarının neden olması büyük bir şanssızlıktır. Hızla batılılaşma özlemi içindeki Osmanlı yazar, aydın, edebiyatçı ve çevirmenleri batı tarzı tiyatroyu Osmanlıda tesis etmek için olanca güçleri ile çalışmışlar, avam eğlencesi olarak küçümsedikleri karagöz ve ortaoyununa hak ettiği ilgiyi göstermeyerek onu unutulmaya terk etmişlerdir.</p>
<p>Ortaoyunu, otantik alanda,ortada, genellikle kahvelerin bahçelerinde, yenidünya adı verilen bir paravan dekor, incesaz çalan bir müzik ekibi ve çeşitli tipleri canlandıran oyuncularla oynanırdı.</p>
<p>Ortaoyunun batı tarzı tiyatroya göre tek dezavantajı oyuncuların karakter niteliğinden yoksun &#8220;tip&#8221; ler olmasıdır. Doğu tiyatrosuna benzerliği ise onun teatral &#8211; göstermeci doğasından ve oyunun sık sık yabancılaştırma benzeri etmenlerle kesintiye uğratılarak &#8220;oyun&#8221; yönünün anımsatılmasıdır.</p>
<p>Batı tarzı tiyatroda, dram oyunlarında, ortaoyunundaki göstermeci tarzın aksine, benzetmeci üslup hakimdir. Benzetmeci üslupta, sahnedeki oyun bütün ayrıntıları ile hayata benzetilmeye, doğal hayat olanca naturalliği ile sahneye aktarılmaya çalışılır. Göstermeci üslupta ise hayatı benzetmek değil, göstermektir amaç.</p>
<p>Bu nedenle göstermeci üslup, teatral olana, çeşitli mecazlara, simge ve sembollere, çarpıtmalara, kaba ve grotesk figürlere, abartılara, karikatürleştirmeye baş vurur.<br />
Ortaoyunun çeşitli bölümleri vardır. Giriş bölümünde pişekar, oyunun açılışını yaparak seyircileri selamlar. Giriş bölümünü takip eden muhavere (çatışma) bölümünde sahneye kavuklu girer ve pişekar ile kavuklu oyunun konusundan bağımsız bir söz oyununa, söz çatışmasına girerler. Nüktenin, yanlış anlamanın, abartının, sürrealist hikayelerin gırla gittiği bu bölümün ardından oyunun asıl hikayesine geçilir.</p>
<p>Oyunun en uzun bölümü olan bu bölümün sonunda, oyunun kıssadan hissesinin anlatıldığı ve yeni oyunun ne zaman, nerede oynanacağının duyurusunun yapıldığı final bölümü yer alır. Ortaoyunu oyunlarının birbirine çok benzer, yalın bir çatısı vardır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Genellikle kavuklunun kiraya verdiği bir konak, bir ev, bir işyeri vb. vardır ve burayı kiralama işini Pişekar üstlenir. Kiralanan mekanın yeni sahibi ve Pişekar çoğu sahnede yer alırken azınlık ve bölgesel tipler teker teker sahneye girerek adeta bir resmi geçit şeklinde ve genellikle kiracı adayı ya da kiracının aşığı ya da akrabası olarak oyundaki yerlerini alırlar
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Forta-oyunu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/orta-oyunu/&amp;text=Orta oyunu&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/orta-oyunu/&amp;t=Orta oyunu">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/orta-oyunu/&amp;title=Orta oyunu&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Forta-oyunu%2F&name=buzlu.org&description=Orta+oyunu" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/orta-oyunu/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/orta-oyunu/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/orta-oyunu/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/orta-oyunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

