
Günümüzde düğüne, evlenen çift tarafından bir pastanın kesilmesiyle başlanılması vazgeçilmez bir adet haline gelmiştir. Pastanın kat kat yüksekliği biraz da sosyal statü olarak görüldüğünden gelin ile damat, boylarını aşan bu pastaları, kılıç gibi uzun bir bıçak kullanarak ancak kesebiliyorlar.
Buğday, tarih boyunca bereket, doğurganlık ve mutluluğun sembolü olduğundan başlangıçta, düğün törenlerinde, iyi temenniler gelinin başına buğday dökülerek sunuluyordu. Evlenmemiş veya evlenmeyi bekleyen genç kızlar, kısmetleri açılsın diye bu buğday duşunun kendilerinin de başlarına isabet etmesi için uğraşırlardı. Tıpkı günümüzde, gelinin elindeki buketten fırlattığı çiçekleri aynı inanışla yakalamaya çalışan genç kızlar gibi.
Romalılar devrinin baÅŸlangıcında aşçılar çok saygın bir meslek grubunu oluÅŸturuyorlardı ve bu aşçılar milattan yaklaşık 100 yıl önce adeti biraz deÄŸiÅŸtirdiler. Bu buÄŸdaylarla küçük, tatlı kekler yaptılar. Kekler şüphesiz gelinin başına atmak için deÄŸil, yemek içindi, ama bir ÅŸey atmayı alışkanlık haline getirenler bu tatlı kekleri de gelinin başına atmaya devam ettiler. Devamını Oku »
Etiketler: adeti, düğün pastası, görenek, geleneği, nasıl, nerenin adeti, pasta kesme

Bizde “nazar deÄŸmesi” adı verilen inanç, diÄŸer lisanlarda “ÅŸeytan göz” veya “ÅŸeytan bakışı” olarak adlandırılır. BebeÄŸine yeni elbiseler giydiren bir anne, çarşıya gidip alışveriÅŸ yapar. Bu arada bir baÅŸka kadın gelir ve bebeÄŸi sever. Eve gittiklerinde bebek ishal olur. İşte anneye göre bebeÄŸine o kadının nazarı deÄŸmiÅŸtir. Dikkat ederseniz burada bebeÄŸi seven kadının art niyeti yoktur. Zaten nazarı deÄŸen kiÅŸinin genellikle kötülüğü deÄŸil, kıskançlığı ve çekemezliÄŸidir söz konusu olan.
Noel Baba ve benzeri batıl inançlar çocuklukta kuvvetli olup yaÅŸ ilerledikçe azalırken, nazar deÄŸme inancı bunun tam tersidir. Nazar inancının ardındaki güç, bakışın ruhla bütünleÅŸmesidir. Bakış konuÅŸmaya göre daha etkilidir. İnsana tam odaklanır ve daha duygusaldır. BirçoÄŸumuz arkamız dönük olduÄŸumuz halde kalabalık içinden birinin bize baktığını hissetmiÅŸizdir. Devamını Oku »
Etiketler: anlamı, önlemleri, dualar, inançlar, nasıl olur, nazar boncuğu, Nazar değmesi, nereden çıktı, sebepleri

Biraz komik görünümlü, kuyruÄŸu tepesinden dolaÅŸan bu küçük ‘a’ harfi, internetle beraber günümüzde en çok kullanılan sembollerden biri olmuÅŸtur. Sembolün gerçek orijini tam olarak bilinmemektedir. Dünya üzerinde genel kabul görmüş ortak bir isminin olmaması da ÅŸaşırtıcıdır. En çok kabul gören ismi İngilizce’deki ‘at sign’dır. Bu sembole Almanlar ‘at zeichen’, İspanyollar ‘arroba’, Fransızlar ‘arobase’, Japonlar ise ‘atto maak’ adını vermiÅŸlerdir.
‘@’ sembolü birçok ülkede ÅŸekil olarak deÄŸiÅŸik hayvanlarla özdeÅŸleÅŸtirilir. Internet eriÅŸimi olan herkesin adres veya telefon numarasının bir çeÅŸit karşılığı olan e-posta (e-mail) adresi vardır. İki bölümden oluÅŸan bu elektronik posta adresini @ sembolü ikiye ayırır. Önceki kısım kiÅŸisel ad olan posta kutusunu, sonraki kısım ise internet servis saÄŸlayıcının adını belirler.
İkinci kısımdaki son birkaç karakter genellikle o kiÅŸinin baÄŸlı olduÄŸu kuruluÅŸu ve ülkeyi gösterir. ÖrneÄŸin, ‘com’ (ticari), ‘gov’ (hükümet), ‘net’ (aÄŸ organizasyonu), ‘edu’ (eÄŸitim), ‘mil’ (askeri) gibi. Bunların dışındakiler de ‘org’ (organizasyon) uzantısını taşırlar. Bunlardan sonra gelen karakterler ait olduÄŸu ülkeyi belirlerler, tr (Türkiye), uk (İngiltere), fr (Fransa) gibi. ‘us’ uzantısını kullanması gereken ABD genellikle bir ülke kodu uzantısı kullanmaz. Devamını Oku »
Etiketler: @ sembolü, anlamı, icadı, icat, ilk, işareti, kimler, kullananlar, nasıl, nereden çıktı, nerelerde, nereli

Mary Celeste (ya da Sir Arthur Conan Doyle’un kurgusal bir karakter olarak verdiÄŸi isim olan Marie Celeste) 4 Aralık 1872 tarihinde Atlantik Okyanusu’nda terk edilmiÅŸ olarak bulunduÄŸundan beri gizemini koruyan bir ticari gemidir.
Gemi bulunduÄŸunda bir filikası kayıptı ve iyi bir durumdaydı, rüzgarın da etkisiyle Cebelitarık boÄŸazı’na doÄŸru ilerliyordu. BulunduÄŸu zaman yaklaşık bir ay önce yola çıkmıştı ve halihazırda güvertesinde altı aylık su ve erzak mevcut idi. Kargosuna dokunulmamıştı ve yolcu ve tayfaların da ÅŸahsi eÅŸyaları yerlerinde duruyordu.
Gemi mürettabatı ise bir daha hiç bulunamadı ve kendilerinden hiç haber alınamadı. Bu terkedilmiş ve başıboş gemi denizcilik tarihinin en gizemli hikayelerinden biri olarak hala çözümlenememiş sebepsel teoriler içermektedir.
Geçmişi
Mary Celeste 282 gross ton ağırlığında bir gemiydi. 1861 yılında Nova Scotia’da Joshua Davis adlı bir gemici tarafından yapılmış ve Amazon adı verilmiÅŸti. Yapım sonrası bölgesel ticari nakliyat yapılan bir firmaya verildi. Gemiyle ilgili bundan sonra olanlar zaman zaman “uÄŸursuz” olarak nitelendirilmesine neden olmuÅŸtur.
Amazon’un ilk kaptanı Robert Mc Lellan geminin sahiplerinden birinin oÄŸluydu ancak gemi kaptanlığını aldıktan dokuz gün sonra seferdeyken öldü. Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi. John Nutting Parker sonraki kaptanı olarak görev aldı ancak bir balıkçı teknesinin çarpması nedeniyle gemiyi tamir için tersaneye geri götürmek zorunda kaldı.
Tersanedeyken gemide çıkan bir yangın ise bir baÅŸka talihsizlikdi. Atlantik aşırı ilk seferi ise geminin sonraki kaptanı için tam bir felaket ile sonuçlandı. ManÅŸ denizinde bir baÅŸka gemiyle çarpıştı ve bu olay Kaptan’ın iÅŸine son verilmesi ile sonuçlandı.
Bu talihsiz baÅŸlangıç sonrası birkaç yılı olaysız geçti. Batı Hindistan, Orta Amerika ve Güney Amerika’ya büyük kargolar taşımak üzere seferlere çıktı. 1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.
Kurtarılması sonrası 1750 dolar karşılığında New York’dan Richard Haines’e satıldı. Tamir edildi ve 1868 yılında Amerikan kayıtlarına geçti ve izleyen yılda ismi Mary Celeste olarak deÄŸiÅŸtirildi. Yeni sahibinin hedefi ise Amerika ve Adriyatik sahilleri arasında ticari amaçlı seferler yapmaktı. Devamını Oku »
Etiketler: amazon, ölüm, dünya, deniz, gizemli gemi, gizemli olaylar, hikayesi, kaptan, kimler, Mary Celeste, mürettebat, nasıl oldu, ne oldu, neredeler, sheep, suçlamalar, sırlar, tarih, tayfa, Teoriler, ticaret gemisi

1964 Brinks Oteli bombalı saldırısı; Güney Vietnam’ın baÅŸkenti Saygon’daki Brinks Oteli’ne, Vietnam Savaşı sırasında , 24 Aralık 1964 akÅŸamında Vietkong tarafından gerçekleÅŸtirilen bombalı saldırıdır. İki Vietkong casusunun, ABD Ordusu’na ev sahipliÄŸi yapan otelin altındaki bir arabaya koydukları bombanın patlaması sonucunda biri subay, biri ise astsubay olmak üzere iki Amerikalı hayatını kaybetti. Askeri personel ile Vietnamlı sivillerden oluÅŸan yaklaşık altmış kiÅŸi ise saldırıyı yaralı olarak atlattı.
Vietnam komutanları saldırıyı iki amaçla planlamışlardı. Bunlardan ilki; iyi korunan baÅŸkentteki bir Amerikan kurumuna saldırarak, ABD’nin Kuzey Vietnam’a hava saldırısı baÅŸlatması durumunda Güney Vietnam’daki saldırı kabiliyetlerini göstermekti. İkincisi ise; Güney Vietnamlılara, Amerikalıların zayıf olduÄŸunu ve korunma amaçlı olarak onlara güvenemeyeceklerini göstermekti.
Saldırı, ABD BaÅŸkanı Lyndon B. Johnson’ın yönetimi içinde tartışmalara neden oldu. Pek çok danışmanı Kuzey Vietnam’ın misilleme olarak bombalanmasını ve ABD Ordusu’nun savaÅŸa sokulmasını savunurken Johnson, yürürlükte olan Vietnam Cumhuriyeti Ordusu’nun Vietkong’a karşı Güney Vietnam’ı koruması için eÄŸitilmesi stratejisini tercih etti. Tartışmadan Johnson galip çıktı ve herhangi bir harekette bulunulmadı. Devamını Oku »
Etiketler: abd, ajanlar, amaçları, amerika, ölüm, bombalı saldırısı, Brinks Oteli, casuslar, Güney Vietnam, hotel, kaç kişi, kim yaptı, motel, nasıl, oldu, savaş, saygon, tarih, Vietkong

Flying Dutchman ya da Uçan Hollandalı, eski bir denizci efsanesidir.
DoÄŸunun zenginliÄŸini sömüren Hollanda gemilerinden bir geminin efsanesidir. Van Der Decken’ın kaptanlığını yaptığı ‘Uçan Hollandalı’ mola vermek için Ümit Burnu’na yönelir fakat gelen fırtına bulutlarını fark etmezler ve limana doÄŸru ilerlerler .
Bölge kayalıktır. Fırtına çıkınca gemi kayalara çarpıp alabora olurken Van Der DeckenNe pahasına olursa olsun Ümit Burnu’nu geçeceÄŸim der, ancak gemi batar ve tabii ki bu sözü gerçekleÅŸmez.
Fakat bölgedeki insanların bazıları birkaç fırtınada bu gemiyi gördüklerini söylemiÅŸlerdir ve bu efsane dilden dile yayılmıştır. Ardından Uçan Holandalı bir efsane olarak tarihteki yerini almıştır. Devamını Oku »
Etiketler: ölüm, dünya, deniz, denizci, Flying Dutchman, gizemli gemi, gizemli olaylar, hikayesi, kaptan, kimler, mürettebat, nasıl oldu, ne oldu, neredeler, sheep, suçlamalar, sırlar, tarih, tayfa, Teoriler, ticaret gemisi, Uçan Hollandalı
|
Son Yorumlayanlar