Ağu 31

Adları efsane gibi anılan Türk akıncıların 16. yüzyılın sonuna kadar girdiğimiz hemen bütün savaşların kazanılmasında büyük katkıları olmuştu. Bir ‘‘özel tim’’ gibi çalışan akıncı teşkilátı 1595′te zamanın veziriazamı Sinan Paşa’nın savaş sırasında askerden vergi toplamaya kalkması üzerine düşmanın saldırısına uğrayıp yokoldu ve bir daha da kurulamadı.

OSMANLI ordusunun en önemli vurucu gücü olan akıncılar, Namık Kemal’in ‘Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik’ mısrası ile başlayan şiirinin yayınlanmasından sonra tam bir efsane haline gelmişti. Gözünü budaktan esirgemeyen ve filmlere, romanlara, şiirlere kadar konu olan akıncılar, 1595′te Veziriazam Sinan Paşa’nın vergi hırsı yüzünden ortadan kalkmışlardı.

Osmanlı sınırlarında, süratle hareket edebilen hafif süvariler bulunur, ‘akıncı’ denilen bu birlikler savaşlardan önce düşman topraklarına girerek her tarafı tahrip ederlerdi. On bin kişilik bir akıncı ordusu beşer kişiden oluşan iki bin vurucu time ayrılarak sınırı geçer, bu kadar çok sayıda timle karşılaşan düşman komşular ise nereye ne kadar asker göndereceklerini şaşırır, akınlar karşısında bir şey yapamazlardı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Ağu 12

Güneş sistemimiz oluşurken koşullar çok az farklı olsaydı, bizler için her şey değişik olabilirdi. Dünyanın madde dağılımı, büyüklüğü, enerjisi, dönme ekseni açısı, atmosfer ve mevsimler çok farklı olabilirdi. Dünyamızda hayat belki yine gerçekleşebilirdi ama farklı şekilde. Bu hali ile sanki her şey, en ince detayına kadar insan için özel olarak hazırlanmış gibidir.
Peki bu oluşum içinde ayın görevi nedir? Nasıl oluştuğu ve dünyanın yörüngesine nasıl girdiği hala büyük bir sır olan Ay’ın bu mükemmel düzen içindeki yeri nedir? Yaşamın oluşmasına ne katkısı vardır? Ay olmasaydı ne olurdu?

Dünyadaki yaşam koşulları bakımından Ay’dan kaynaklanan hiçbir olumsuz etken yoktur. Yani Ay’ın varlığının hiç bir zararı yoktur. Ya yararı? Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Ağu 01

Terlememiz için sadece bulunduğumuz ortamın sıcak olması gerekmez. Çok fazla hareket ettiğimizde de terleriz.

Bunun sebebi de, kaslarımızın kasılması sırasında gerçekleşen tepkimelerin ısı açığa çıkarmasıdır. Kendi metabolik ısımız yüzünden vücut sıcaklığımız artabilir. Bunun sonucunda da vücudun gereken sıcaklıkta kalması için yine terleme gerçekleşir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , ,

Tem 12

Kuşun karnındaki tüylerle, kanat ve kuyruk tüyleri birbirinin aynı değildir.Kuyruk tüylerinin altında salgı bezleri bulunur.
Çoğunun salgı bezleri yağ içerir. Kuyruk tüylerinin altında gizli olan yağ sıradan bir madde değildir. Aksine bu salgı son derece gelişmiş bir dezenfektandır. Bu dezenfektan kuşun tüylerinde bakteri ve mantar üremesini engeller.

Ancak etkili olabilmesi için bu yağın tüm tüylere yayılması gerekir. İşte kuşlar da her fırsatta titiz bir çalışmayla tüm tüylerini yağlar. Yalnızca yağlamakla kalmazlar, tüylerinin bakımı için dikkatli bir temizlik ve düzenleme de yaparlar. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , ,

May 25

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , ,

May 24

Vejetaryenler, yani etyemezler lobisine göre, et yemek insan doğasında yoktur. Et yemenin insan sağlığı üzerine olumsuz etkisi olduğu gibi damakta tat alma hissini de bozmaktadır.

Ancak etoburların gözleri önde, ot oburların ise yanda olur teorisine göre, insanın ot obur olduğunu iddia etmek biraz haksızlık olur. İnsanlar et de yer, ot da. Ama niçin pişirerek? İnsandan başka yiyeceğini pişirerek yiyen, bilinen hiçbir hayvan türü yoktur.

Genel açıklamalara göre, pişirildikçe yiyecekler yumuşamakta, yemek ve hazım kolaylaşmaktadır. Bu şekilde onları küçük parçalara ayırarak yiyebildiğimiz için, zaman ve enerji kaybı en aza indirilmiş olur. Ayrıca pişirilen yiyeceklerde, bazı hoş olmayan kokular ve sağlığımıza zararlı toksik bakteriler de yok olmaktadır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , ,