<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>buzlu.org &#187; Kimya</title>
	<atom:link href="http://www.buzlu.org/kategori/kimya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buzlu.org</link>
	<description>bilgi mi aradın, doğru yerdesin...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 14:51:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Sabun kiri nasıl temizler?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/sabun-kiri-nasil-temizler/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/sabun-kiri-nasil-temizler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 14:51:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[Keşfi]]></category>
		<category><![CDATA[kim buldu]]></category>
		<category><![CDATA[kimler]]></category>
		<category><![CDATA[kir çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl temizler]]></category>
		<category><![CDATA[nezaman]]></category>
		<category><![CDATA[romalılar]]></category>
		<category><![CDATA[sabun]]></category>
		<category><![CDATA[sabun tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sabunun özellikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4829</guid>
		<description><![CDATA[Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2010/09/sabun.jpg"><img class="size-full wp-image-4830 aligncenter" title="sabun" src="http://www.buzlu.org/images/2010/09/sabun.jpg" alt="" width="318" height="255" /></a></p>
<p>Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır.</p>
<p>Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.</p>
<p>Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu&#8217;da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. <span id="more-4829"></span></p>
<p>Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlar-dır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.<br />

<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5730539218345014";
/* 336x280 */
google_ad_slot = "1548689103";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>

<br />
İşte sabun budur. Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.</p>
<p>Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.<br />

<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5730539218345014";
/* 336x280 */
google_ad_slot = "1548689103";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>

<br />
Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodoranlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/sabun-kiri-nasil-temizler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asitler ve Bazlar</title>
		<link>http://www.buzlu.org/asitler-ve-bazlar/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/asitler-ve-bazlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 19:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Amonyum hidroksit]]></category>
		<category><![CDATA[asetik asit]]></category>
		<category><![CDATA[asitler]]></category>
		<category><![CDATA[bazlar]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[formüller]]></category>
		<category><![CDATA[iyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[ph]]></category>
		<category><![CDATA[Sodyum hidroksit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4570</guid>
		<description><![CDATA[ASİTLER Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde; 1- Ekşi bir tada sahiptirler. 2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler). 3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg"><img class="size-full wp-image-3261 aligncenter" title="kimya" src="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg" alt="" width="310" height="248" /></a></p>
<p><strong>ASİTLER </strong></p>
<p>Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;</p>
<p>1- Ekşi bir tada sahiptirler.<br />
2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).<br />
3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.</p>
<p>Hidroklorik asit (güçlü asit)<br />
HCI   H +  CI –</p>
<p>Asetik asit (zayıf asit)<br />
C2 H4 O2  (CH3COOH)<br />
Asetik asit; (sirke) zayıf iyonize olur ve serbest oksijenden az miktarda çözeltiye bırakır. Güçlü asit ve bazlar iyonlarına ayrılır ve ayrılmış halde bulunur. Bu asit olarak tek yönlü ok ile ifade edilir. Zayıf asit ve bazlar sürekli olarak iyonizasyon prosesi altındadırlar. Serbest iyonlar sürekli olarak tekrar kombine olurlar. Bu durum çift yönlü ok ile belirtilir. <span id="more-4570"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Asidik olan bir su asit nötralizerleri ile arıtılır. Su asidik ise geçtiği yerlerde zamanla mavi-yeşil lekeler ortaya çıkar. pH testleri ile suyun asidik olup olmadığı anlaşılabilir.<br />
Asit nötralizer olarak kalsit kullanıldığı zaman suya karışan çözünmüş kireç taşları su sertliğinin artmasına neden olur.<br />
Soda veya sodyumhidroksit ile de pHyükseltilebilir.</p>
<p><strong>BAZLAR </strong></p>
<p>Bazlar, hidroksit iyonu bırakan maddelerdir. Örnek olarak Sodyum hidroksit (NaOH) ve amonyum hidroksit (NH4OH) verilebilir.</p>
<p>Sodyum hidroksit,<br />
Na OH   Na + + OH –<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Amonyum hidroksit,<br />
NH4OH   NH4+ + OH –</p>
<p>Genelde;<br />
1- Acı tada sahiptirler.<br />
2- Kaygan hissiyatı verirler.<br />
3- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Litmus kağıdını mavi yaparlar).<br />
Amonyum hidroksit, zayıf bir bazdır ve çökeltiye az miktarda hidroksit iyonu bırakırlar. Güçlü baz ve zayıf  baz durumu da asitlerde olduğu gibidir.</p>
<p>pH</p>
<p>pH suyun asitlik veya bazlık durumunun bir ölçüsüdür ve logaritmik bir ölçüdür. Saf su H ve OH iyonları açısından dengelidir ve PH değeri 7’dir.</p>
<p>PH&lt;7 ise  asidik  ,   PH&gt;7 ise  baziktir.</p>
<p>PH  H+ iyonlarının elektrik potansiyellerine bağlı olarak veya renk indikatörleri ile ölçülebilir.Düşük PH’lı sular çoğunlukla, hız kısıtlayıcı reaksiyon olan katot reaksiyonunu kolaylaştırıp, korozyonu artırır. Bu parametre içme suyunun güvenliği hakkında direk bilgi vermez. Düşük pH ve aynı zamanda düşük TDS ‘li sular korozif olduğu için borulardaki birtakım zehirli metalleri çözebilir. Yüksek pH ‘a sahip sularda da pH’ı yükselten kimyasalların zararlı olup olmadığı belirlenmelidir.<br />
pH: hidrojen iyon konsantrasyonu veya sudaki hidrojen potansiyeli.<br />
<strong><br />
pH’ın asitlik ve alkalilikle ilişkisi </strong></p>
<p>Asidite,alkalinite ve pH derecesi ayrı ayrı şeylerdir. Mesela hidroklorik asidin, sülfirik asidin ve hidroklorik asidin 0.1 normal eriyiklerinin (1 litre suda 1 litre eşdeğer gram ağırlıkta asit bulunan eriyik normal eriyiktir.) asiditesi birbirinin aynıdır. Halbuki bu eriyiklerin pH değerleri farklı ve sırasıyla 1.08, 1.20,2.889’dur. Asitlik bir yetenek faktörü olup bazları nötürleştirmek kapasitesi olarak belirlenir; aynı şekilde alkalilikte bir yetenek faktörüdür ve asitleri nötrleştirme kapasitesidir. Halboki pH değeri aksine bir şiddet, yoğunluk faktörü olup hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu gösterir.</p>
<p>PH değeri asitlik ve alkalilik aktivitesinin (faaliyet derecesinin) bir ölçüsüdür.<br />
Alkalilik bir sudaki HCO3, CO3  ve OH köklerinin toplamının me/lt veya mg/lt cinsinden eşdeğeri kalsiyum karbonat olarak verilmektedir. Asitlik de aynı şekilde sudaki  SO4,CI,NO3 ve diğer asit köklerinin toplamına karşı gelen eşdeğer CaCO3 miktarını me/lt veya mg/lt cinsinden göstermektedir.</p>
<p>Yani alkalilik ve asitlik terimleri eriyikte mevcut HCO3 ve SO4 gibi birçok köklerin ağırlığını göstermekte fakat bunların hiçbiri eriyiğin kimyasal aktivitesi hakkında fikir vermemektedir. Halbuki pH , eriyiğin kimyasal aktivitesinin bir ifadesidir; zira eriyik ne kadar aktif ise o kadar çok iyonize olacak ve içindeki H+ iyonu miktarıda ona göre artacaktır.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/asitler-ve-bazlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektroforez nedir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/elektroforez-nedir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/elektroforez-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 10:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[amid]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[disk]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[elektroforez]]></category>
		<category><![CDATA[jel]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıt elektroforezi]]></category>
		<category><![CDATA[nişasta]]></category>
		<category><![CDATA[poliakril]]></category>
		<category><![CDATA[Selüloz]]></category>
		<category><![CDATA[slab]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4488</guid>
		<description><![CDATA[Belirli bir pH’da ve belirli bir elektrik alanında yüklü taneciklerin farklı hızlarda yürüyerek ayrılmaları tekniğine elektroforez denir. -Elektrik akımı -Ayrılacak moleküllerin yüklü olmasıdır. Elektroforez yönteminde ortamın pH’ı; tampon çözelti ile, elektrik alanı ise doğru akım veren bir güç kaynağından sağlanır. Her bir taneciğin elektriksel hareketi farklı olduğundan birbirinden ayrılabilirler. İlgili dökümanı yazının devamında bilgisayarınıza indirebilirsiniz. [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2010/02/Elektroforez.jpg"><img class="size-full wp-image-4489 aligncenter" title="Elektroforez" src="http://www.buzlu.org/images/2010/02/Elektroforez.jpg" alt="" width="234" height="254" /></a></p>
<p>Belirli bir pH’da ve belirli bir elektrik alanında yüklü taneciklerin farklı hızlarda yürüyerek ayrılmaları tekniğine elektroforez denir.</p>
<p>-Elektrik akımı<br />
-Ayrılacak moleküllerin yüklü olmasıdır.</p>
<p>Elektroforez yönteminde ortamın pH’ı; tampon çözelti ile, elektrik alanı ise doğru akım veren bir güç kaynağından sağlanır.<br />
Her bir taneciğin elektriksel hareketi farklı olduğundan birbirinden ayrılabilirler.</p>
<p>İlgili dökümanı yazının devamında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.</p>
<p><span id="more-4488"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><table style="border: 1px solid #CCC;" cellpadding="3" width="100%">
  <tr>
    <td width="35">
      <img src="http://www.buzlu.org/wp-content/plugins/downloads-manager/img/icons/doc.gif" alt="http://www.buzlu.org/wp-content/plugins/downloads-manager/img/icons/doc.gif">
    </td>
    <td>
      <b>download:</b> <a href="http://www.buzlu.org/?file_id=13">elektroforez </a> <small>(108.5KB)</small><br />
      <b>added:</b> 14/02/2010 <br />
      <b>clicks:</b> 509 <br />
      <b>description:</b> elektroforez  <br />
    </td>
  </tr>
</table></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/elektroforez-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hidrojen bağı</title>
		<link>http://www.buzlu.org/hidrojen-bagi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/hidrojen-bagi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 14:40:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[azot]]></category>
		<category><![CDATA[Elektron]]></category>
		<category><![CDATA[Hidrojen bağı]]></category>
		<category><![CDATA[karışım]]></category>
		<category><![CDATA[makromoleküller]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[niçin]]></category>
		<category><![CDATA[nitrojen]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen]]></category>
		<category><![CDATA[Proteinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4287</guid>
		<description><![CDATA[Hidrojen bağı, kimyada tek bir hidrojen atomu, oksijen ve azot gibi iki elektron negatif atom arasında ortaklaşa kullanılması durumunda oluşan bağdır. Van der waals kuvvetinden güçlü olmasına karşın, tipik hidrojen bağı iyonik bağ ve kovalent bağdan daha güçsüzdür. Proteinler ve nükleik asitler gibi makromoleküller içinde, aynı molekülün iki parçası arasında var olabilir. Hidrojen bağı ismi, [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/10/Hidrojen-bağı.gif"><img class="size-full wp-image-4288 aligncenter" title="Hidrojen bağı" src="http://www.buzlu.org/images/2009/10/Hidrojen-bağı.gif" alt="Hidrojen bağı" width="162" height="196" /></a></p>
<p>Hidrojen bağı, kimyada tek bir hidrojen atomu, oksijen ve azot gibi iki elektron negatif atom arasında ortaklaşa kullanılması durumunda oluşan bağdır.</p>
<p>Van der waals kuvvetinden güçlü olmasına karşın, tipik hidrojen bağı iyonik bağ ve kovalent bağdan daha güçsüzdür. Proteinler ve nükleik asitler gibi makromoleküller içinde, aynı molekülün iki parçası arasında var olabilir.</p>
<p>Hidrojen bağı ismi, bağın bir hidrojen atomunu kapsamasından gelir. Genelde bağ, hidrojenin flor, oksijen ve nitrojen gibi elektronegatifliği yüksek atomlarla yapmış olduğu kuvvetli bir etkileşim türüdür. Eğer hidrojen bağı atomu iki atom arasında ortak kullanılıyor ise meydana gelen iki molekül arasındaki zayıf bir bağdır. <span id="more-4287"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p>Hidrojen bağları genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan bağlardır. Dipol dipol etkileşmesinin kimyadaki en bariz örneğini teşkil eder.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/hidrojen-bagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimyasal ayar</title>
		<link>http://www.buzlu.org/kimyasal-ayar/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/kimyasal-ayar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 16:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ACS]]></category>
		<category><![CDATA[Analitik]]></category>
		<category><![CDATA[karışımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyasal ayar]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal tepkime]]></category>
		<category><![CDATA[Laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[NF]]></category>
		<category><![CDATA[reaktif]]></category>
		<category><![CDATA[Saflaştırılmış ayar]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[USP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4285</guid>
		<description><![CDATA[Kimyasal ayar bir kimyasal bileşiğin kimyasal analiz, kimyasal tepkime veya fiziksel test yapmakta kullanılmaya uygunluğunu belirten bir teknik standarttır. Bir kimyasal bileşik hazırlanırken veya satın alınırken kullanılır. Tepkenler (reaktantlar) için saflık standartları ASTM International gibi kurumlar tarafından belirlenir. Örneğin, reaktif ayar sudaki katışkıların (sodyum ve klorür iyonları, silika ve bakteri gibi) oranı çok düşük olmalı, [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3261" title="kimya" src="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg" alt="kimya" width="400" height="320" /></a></p>
<p>Kimyasal ayar bir kimyasal bileşiğin kimyasal analiz, kimyasal tepkime veya fiziksel test yapmakta kullanılmaya uygunluğunu belirten bir teknik standarttır. Bir kimyasal bileşik hazırlanırken veya satın alınırken kullanılır. Tepkenler (reaktantlar) için saflık standartları ASTM International gibi kurumlar tarafından belirlenir. Örneğin, reaktif ayar sudaki katışkıların (sodyum ve klorür iyonları, silika ve bakteri gibi) oranı çok düşük olmalı, elektrik özdirenci yüksek olmalıdır.</p>
<p>Analitik reaktif ayar (Analytical Reagent Grade), ACS reaktif ayar (ACS Reagent Grade) ve reaktif ayar (Reagent Grade), Amerikan Kimya Derneği (American Chemical Society; ACS)&#8217;in Analitik Reaktifler Komitesinin spesifikasyonlarına uygun reaktifler için kullandığı eş anlamlı terimlerdir.<span id="more-4285"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Tanımlar</strong></p>
<p>Aşağıdaki kimyasal ayarlar mevcuttur:</p>
<p>ACS ayar<br />
Amerikan Kimya Derneği saflık spesifikasyonlarını karşılayan ve aşan en üst kimyasal saflık ayarı<br />
Reaktif ayar<br />
ACS ayarına genelde eşdeğer sayılan ve laboratuvar ve analitik uygulamalar için uygun, yüksek saflık ayarı.<br />
U.S.P. ayar<br />
ABD kodeksi (US Pharmacopeia) şartlarını karşılayan veya aşan bir kimyasal saflık derecesi: Gıda, ilaç ve tıbbî kullanımlara uygun, çoğu laboratuvar amaçları için de kullanılabilir.<br />
N.F. ayar<br />
Britanya Kodeksi (National formulary) şartlarını karşılayan veya aşan saflık ayarı.<br />
Laboratuvar ayar<br />
Nispeten iyi kaliteli kimyasal maddeler için kullanılır. safsızlıkları tam olaarak bilinmemkle beraber, eğitim amaçları için yeterince saftır. Gıda, ilaç veya tıbbî uygulamalarda kullanılabilecek derecede saf değildir.<br />
Saflaştırılmış ayar<br />
Saf veya pratik ayarlı da denir. İyi kalite olup resmi bir standartı karşılamayan kimyasallar için kullanılır. Genelde eğitsel maaşlı olarak kullanılabilir. Gıda, ilaç veya tıbbî amaçlar için kullanılamaz.<br />
Teknik ayar<br />
Ticari ve endüstriyel amaşla kullanılabilecek iyi kaliteli kimyasal maddeler için kullanılır. Gıda, ilaç ve herhangi bir tıbbî amaç için kullanılamaz.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/kimyasal-ayar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trityum nedir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/trityum-nedir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/trityum-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 07:07:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[3H]]></category>
		<category><![CDATA[Atom ağırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[atomlar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[döteryum çekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[elementler]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen]]></category>
		<category><![CDATA[izotop]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer reaktörler]]></category>
		<category><![CDATA[radyoaktif]]></category>
		<category><![CDATA[T]]></category>
		<category><![CDATA[Trityum]]></category>
		<category><![CDATA[Trityumun sembolü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4112</guid>
		<description><![CDATA[Trityum, hidrojenin radyoaktif izotopudur. 1934 yılında, çok hızlı döteryum çekirdeği ile döteryum bileşiklerinin bombardıman edilmesi sırasında nükleer transmutasyon ürünü olarak keşfedildi. Trityumun sembolü 3H veya T&#8217;dir. Atom ağırlığı, 3,0170&#8242;dir. -252,5 °C&#8217;de erir, -248,12 °C&#8217;de kaynar, buharlaşma ısısı 333 cal/mol ve sublimasyon ısısı 393 cal/mol&#8217;dür. Kimyevi özellik bakımından hidrojene benzer. Fakat fiziki özellikleri hidrojeninkinden farklıdır. Trityum [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/09/trityum.jpg"><img class="size-full wp-image-4115 aligncenter" title="trityum" src="http://www.buzlu.org/images/2009/09/trityum.jpg" alt="trityum" width="311" height="292" /></a></p>
<p>Trityum, hidrojenin radyoaktif izotopudur. 1934 yılında, çok hızlı döteryum çekirdeği ile döteryum bileşiklerinin bombardıman edilmesi sırasında nükleer transmutasyon ürünü olarak keşfedildi. Trityumun sembolü 3H veya T&#8217;dir.</p>
<p>Atom ağırlığı, 3,0170&#8242;dir. -252,5 °C&#8217;de erir, -248,12 °C&#8217;de kaynar, buharlaşma ısısı 333 cal/mol ve sublimasyon ısısı 393 cal/mol&#8217;dür. Kimyevi özellik bakımından hidrojene benzer. Fakat fiziki özellikleri hidrojeninkinden farklıdır.</p>
<p>Trityum atmosferde, hidrojenin 1018 de biri kadar bulunur. Atmosferdeki trityum, kosmik ışınların meydana getirdiği hızlı nötronların, protonların veya mesonların azot ile reaksiyonundan meydana gelir. Yeryüzünün mevcut trityum miktarı yaklaşık 1 kg tahmin edilmektedir.<span id="more-4112"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Trityum nükleer reaktörlerde Lityum-6 izotopunun nötronla bombardımanında elde edilir.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/09/trityum-1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4113" title="trityum 1" src="http://www.buzlu.org/images/2009/09/trityum-1.jpg" alt="trityum 1" width="149" height="27" /></a></p>
<p>Yine berilyumun siklotronlarla hızlandırılmış döteryum ile bombardımanından da trityum elde edilir.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/09/trityum-2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4114" title="trityum 2" src="http://www.buzlu.org/images/2009/09/trityum-2.jpg" alt="trityum 2" width="164" height="24" /></a></p>
<p>Trityum radyoaktif olup, yarılanma süresi 12,46 yıldır. Trityum beta (ß) ışıması yaparak 32He&#8217;e (helyum izotopuna) dönüşür. Yaydığı beta ışının enerjisi 186.000 elektron volttur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Trityumdan faydalanarak hidrojenlendirme reaksiyonları ve reaksiyon değişimleri gözlenebilir. Trityum ve bileşikleri etiketleme ve izleme deneylerinde kullanılır. Mesela biyokimya çalışmalarında, trityumla etiketlenmiş (damgalanmış, yani bünyesinde trityum bulunan bileşik) hormonlar, gıdalar, ilaçlar kullanılır ve bu maddelerin vücuttaki davranışı takip edilir.</p>
<p>Yine suyun hidrokarbonlardaki çözünmesinin tayininde, suyun difüzyonunda, polimerlerin analizinde, kimya reaksiyonlarının takip ettiği yolu bulmakta trityumla damgalama metodu kullanılır. Stilbene trityum girdirilirse kendi kendine ışıma yapan madde elde edilir. Bir suyun buharlaşma ve yağmur olup yağma zamanını ölçmek için, içinde trityum bulunan su kullanılır.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/trityum-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hidrometalurji nedir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/hidrometalurji-nedir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/hidrometalurji-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 13:49:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Gaz ile İndirgeme]]></category>
		<category><![CDATA[Hidrometalurji]]></category>
		<category><![CDATA[liç işlemi]]></category>
		<category><![CDATA[Metal ile Çöktürme]]></category>
		<category><![CDATA[Sementasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Solvent ekstraksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı kimyasallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3818</guid>
		<description><![CDATA[Hidrometalurji temel olarak, sıvı kimyasalların kullanılmasıyla uygulanan ekstraktif metalurji yöntemlerden biridir. Temel amaç, kıymetli metalleri cevherden ayırmak, zenginleştirmek veya geri dönüştürmektir. Hidrometalurji üç başlık altında incelenebilir: 1. Liç 2. Safsızlaştırma 3. Metal Kazanımı Liç Liç işlemi, çözücü özellik gösteren sıvı kimyasalları kullanarak kıymetli metalleri kazanma işlemidir. Zenginleştirilmek istenilen metal, kimyasallarla (genelde asit veya baz) çözündürülerek [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg"><img class="size-full wp-image-3261 aligncenter" title="kimya" src="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg" alt="kimya" width="315" height="252" /></a></p>
<p>Hidrometalurji temel olarak, sıvı kimyasalların kullanılmasıyla uygulanan ekstraktif metalurji yöntemlerden biridir. Temel amaç, kıymetli metalleri cevherden ayırmak, zenginleştirmek veya geri dönüştürmektir.</p>
<p><strong>Hidrometalurji üç başlık altında incelenebilir:</strong></p>
<p>1. Liç<br />
2. Safsızlaştırma<br />
3. Metal Kazanımı</p>
<p><strong>Liç </strong></p>
<p>Liç işlemi, çözücü özellik gösteren sıvı kimyasalları kullanarak kıymetli metalleri kazanma işlemidir. Zenginleştirilmek istenilen metal, kimyasallarla (genelde asit veya baz) çözündürülerek çözeltiye alınır. Seçilen kimyasaların türü ve konsantresi, çözündürülmek istenilen metalin özelliklerine göre değişim gösterebilir. Liç verimi pH değişimi, sıcaklık, oksidasyon potansiyeli gibi değişkenlerden etkilenebilir.<br />
<span id="more-3818"></span><br />
<strong>Temel türleri:</strong> Yerinde liç, yığın liçi ve kolon liçidir.</p>
<p><strong>Safsızlaştırma </strong></p>
<p>Liç sonucunda metal ile birlikte, cevherde varolan diğer metaller de çözeltiye alınmış olabilir. Bu aşamada, istenmeyen metallerin çözeltiden uzaklaştırılması amaçlanır. Safsızlaştırma için uygulanabilecek belli yöntemler vardır. Bunlardan bazıları:</p>
<p>Solvent ekstraksiyon (SX)<br />
Sementasyon<br />
İyon değiştirme<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Solvent ekstraksiyon</strong></p>
<p>Solvent ekstraksiyonda esas amaç, istenilen metali, farklı faza geçirerek ayırmaktır. Solvent ekstraksiyonda bu amaçla kullanılan karışıma genelde organik çözücü adı verilir.</p>
<p>Organik çözücü, yüklü çözelti üzerinde kullanıldığında, kıymetli metaller organiğe geçerler. Sonuçta yüklenmiş organik ve yüksüz çözelti elde edilmiş olur. Bu şekilde elde edilen yüksüz çözelti, proseste tekrar kullanılabilir. Bu aşamada elde edilen yüklü organik ise elektrokazanım ile metalden ayrılabilir.</p>
<p><strong>İyon değiştirme </strong></p>
<p>Doğal zeolit, reçine, aktif karbon gibi maddeler kullanılarak anyon-katyon değişimi sayesinde metaller kazanılabilir.</p>
<p><strong>Metal Kazanımı</strong></p>
<p>Hidrometalurjide son adım metal kazanımıdır. Sıvı faza geçirildikten sonra safsızlaştırılan metal, bu adımda tekrar katı faza geçirilerek kazanılır. Bu adım sonrasında elde edilen metal, hammadde olarak kullanılabileceği gibi, daha ileri rafinasyon işlemlerinde de kullanılabilir. Bu amaçla kullanılabilecek yöntemlerden bazıları:</p>
<p>Elektrokazanım<br />
Gaz ile İndirgeme<br />
Metal ile Çöktürme<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Elektrokazanım</strong></p>
<p>Temel olarak, metal içeren çözelti içinden elektrik akımı geçirilmesi sonucu metalin indirgenmesi ve katot plakalar üzerinde birikmesi şeklinde uygulanır.</p>
<p><strong>Metal ile Çöktürme </strong></p>
<p>Çözelti içerisine, daha aktif bir metal (Genelde Zn) talaşı karıştırılmasıyla uygulanır. Çözeltiye eklenen talaş içindeki metal çözeltiye geçerken, kıymetli metal indirgenerek katı faza geçer ve tabada çökerek birikmeye başlar.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/hidrometalurji-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyon Degistirici Recineler</title>
		<link>http://www.buzlu.org/iyon-degistirici-recineler/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/iyon-degistirici-recineler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 08:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[asitler]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[çözeltiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[deneyler]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[iyon]]></category>
		<category><![CDATA[kimyagerler]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[recine]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[İyon Degistirici Recineler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3390</guid>
		<description><![CDATA[İyon değiştiriciler , çözünür olmayan katı maddenin yüzeyindeki anyon veya katyonun, çözeltideki benzer yüklü iyon ile yer değiştirmesi ilkesine dayanır. Bu sentetik reçineler yapı olarak iki kısımdan oluşur. Bunlardan birincisi üç boyutlu hidrokarbon ağı (polimer), diğer kısmı ise hidrokarbona kimyasal bağlarla bağlanmış asidik ya da bazik, iyonlaşabilen gruplardan oluşturur. Bu hidrokarbon ağ genel olarak laboratuvarda [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/reci.jpg"></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/06/reci.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3391" title="reci" src="http://www.buzlu.org/images/2009/06/reci.jpg" alt="reci" width="436" height="332" /></a></p>
<p>İyon değiştiriciler , çözünür olmayan katı maddenin yüzeyindeki anyon veya katyonun, çözeltideki benzer yüklü iyon ile yer değiştirmesi ilkesine dayanır.</p>
<p>Bu sentetik reçineler yapı olarak iki kısımdan oluşur. Bunlardan birincisi üç boyutlu hidrokarbon ağı (polimer), diğer kısmı ise hidrokarbona kimyasal bağlarla bağlanmış asidik ya da bazik, iyonlaşabilen gruplardan oluşturur. Bu hidrokarbon ağ genel olarak laboratuvarda kullanılan çözücülerde çözünmezler. Polimerizasyon sonucunda.<br />
<span id="more-3390"></span><br />
Fakat matrixe bağlı iyonlaşabilen ya da tepkimeye girebilen aktif iyonlara sahiptir. Bu nedenle eğer bir değiştirici parçası, iyon içeren sulu eriyik ile temasa sokulursa, reçine ya da baştan bağlı olan iyonlarla değiştirilebilir. Bir iyon değiştirici reçinenin kimyasal tepkileri , hidrokarbon iskeletine bağlı olan fonksiyonel grupların özellikleri ile  belirlenir.</p>
<p>Belli başlı iki iyon değiştirici grup vardır. Bunlar fonksiyonel grupları, sulu ortamdaki katyonlarla reaksiyona girebilen katyon değiştiriciler ve fonkiyonel grupları, sulu ortamdaki anyonlar ile reaksiyona girebilen anyon değiştiricilerdir. Bazı maddeler de hem anyon hem katyon değişimi yeteneğine sahip olup amfotrik iyon değiştiriciler adını alır.</p>
<p><em><strong>Ayrıntılı bilgi ve dökümanı aşağıdan indirebilirsiniz..</strong></em></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<table style="border: 1px solid #CCC;" cellpadding="3" width="100%">
  <tr>
    <td width="35">
      <img src="http://www.buzlu.org/wp-content/plugins/downloads-manager/img/icons/winzip.gif" alt="http://www.buzlu.org/wp-content/plugins/downloads-manager/img/icons/winzip.gif">
    </td>
    <td>
      <b>download:</b> <a href="http://www.buzlu.org/?file_id=10">Iyon Degistirici Recineler</a> <small>(38.91KB)</small><br />
      <b>added:</b> 05/06/2009 <br />
      <b>clicks:</b> 464 <br />
      <b>description:</b> Iyon Degistirici Recineler <br />
    </td>
  </tr>
</table></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/iyon-degistirici-recineler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anyon ve Katyon Analizleri</title>
		<link>http://www.buzlu.org/anyon-ve-katyon-analizleri/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/anyon-ve-katyon-analizleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 09:38:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Anyon ve Katyon Analizleri]]></category>
		<category><![CDATA[asitler]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[çözeltiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[deneyler]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[kimyagerler]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3384</guid>
		<description><![CDATA[Herbir katyonun kendine özgü karakteristik reaksiyonu vardır. Öncelikle katyonlar oluşturdukları katyon tuzlarının çözünürlüklerine göre gruplara ayrılırlar. Daha sonra bu grupdaki katyonlar ayrı ayrı ele alınır. Katyonların bu şekilde gruplara ayrılarak analiz edilmelerine katyonların sistematik nitel (kalitatif) analizi denir. Bu gruplandırma yapılırken katyonların klorür, sülfür, hidroksit, karbonat ve fosfatlar ile yapmış olduğu bileşiklerin çözünürlüklerinin farklı olmasından [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3261" title="kimya" src="http://www.buzlu.org/images/2009/05/kimya.jpg" alt="kimya" width="400" height="320" /></a></p>
<p>Herbir katyonun kendine özgü karakteristik reaksiyonu vardır. Öncelikle katyonlar oluşturdukları katyon tuzlarının çözünürlüklerine göre gruplara ayrılırlar. Daha sonra bu grupdaki katyonlar ayrı ayrı ele alınır. Katyonların bu şekilde gruplara ayrılarak analiz edilmelerine katyonların sistematik nitel (kalitatif) analizi denir.<br />
<span id="more-3384"></span><br />
Bu gruplandırma yapılırken katyonların klorür, sülfür, hidroksit, karbonat ve fosfatlar ile yapmış olduğu bileşiklerin çözünürlüklerinin farklı olmasından yararlanılır. Örneğin çeşitli katyonları içeren bir çözeltiye seyreltik HCl asit çözeltisi eklendiğinde oluşan beyaz çökelek; gümüş, kurşun ve civa(I) klorürlerinin karışımından oluşur. Bu nedenle, bu katyonlar aralarından bir grup oluştururlar ve buna sistematik analizde birinci grup denir. Çeşitli katyonları içeren başlangıç çözeltisinden birinci grup çöktürülerek ayrıldıktan sonra, kalan çözeltiye asidik ortamda H2S ikinci grup çöktürülür.</p>
<p><em><strong>Ayrıntılı bilgi ve dökümanı aşağıdan indirebilirsiniz..</strong></em><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<table style="border: 1px solid #CCC;" cellpadding="3" width="100%">
  <tr>
    <td width="35">
      <img src="http://www.buzlu.org/wp-content/plugins/downloads-manager/img/icons/winzip.gif" alt="http://www.buzlu.org/wp-content/plugins/downloads-manager/img/icons/winzip.gif">
    </td>
    <td>
      <b>download:</b> <a href="http://www.buzlu.org/?file_id=9">Anyon ve Katyon Analizleri </a> <small>(33.88KB)</small><br />
      <b>added:</b> 03/06/2009 <br />
      <b>clicks:</b> 1809 <br />
      <b>description:</b> Anyon ve Katyon Analizleri  <br />
    </td>
  </tr>
</table></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/anyon-ve-katyon-analizleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karışımları ayırma teknikleri</title>
		<link>http://www.buzlu.org/karisimlari-ayirma-teknikleri/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/karisimlari-ayirma-teknikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 13:42:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[asitler]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[çözeltiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Adamları]]></category>
		<category><![CDATA[buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[deneyler]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Karışımları ayırma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kimyagerler]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3350</guid>
		<description><![CDATA[Karışım halinde bulunan maddelerin bazılarının kullanılabilmesi için karışımların ayrılması gerekir. Örneğin; canlılar solunum için gerekli oksijeni havadan gaz halinde alırlar. Özel amaçlar için saf oksijene ihtiyaç duyulduğunda ise havadaki oksijenin hava karışımını oluşturan azot gibi diğer gazlardan ayrılması gerekir. Saf oksijen, hastanelerde suni solunumda, oksijen kaynakçılığında, çelik endüstrisinde kullanılır. Yine içme suyu sıkıntısı çeken yerlerde, [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/05/karisimlari-ayirma-teknikleri.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-3351" title="karisimlari-ayirma-teknikleri" src="http://www.buzlu.org/images/2009/05/karisimlari-ayirma-teknikleri.gif" alt="karisimlari-ayirma-teknikleri" width="346" height="278" /></a></p>
<p>Karışım halinde bulunan maddelerin bazılarının kullanılabilmesi için karışımların ayrılması gerekir. Örneğin; canlılar solunum için gerekli oksijeni havadan gaz halinde alırlar.</p>
<p>Özel amaçlar için saf oksijene ihtiyaç duyulduğunda ise havadaki oksijenin hava karışımını oluşturan azot gibi diğer gazlardan ayrılması gerekir. Saf oksijen, hastanelerde suni solunumda, oksijen kaynakçılığında, çelik endüstrisinde kullanılır.</p>
<p>Yine içme suyu sıkıntısı çeken yerlerde, deniz suyundan içme suyu elde edilir. Bu durumda deniz suyunu, içerdiği diğer maddelerden ayrılması gerekir.Ham petrolden çeşitli petrol ürünleri elde etmek içinde uygun ayırma yöntemlerine başvurulur. Bu karışımlardan, saf maddelerin ayrılması için bu maddelerin çeşitli ayırt edici özelliklerinin farklığından yararlanılır.<br />
<span id="more-3350"></span></p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Maddeler özelliklerine göre de değişik amaçlar içinde kullanılır.</p>
<p><strong>Örneğin ;</strong> su, kimyasal deneylerde yada akümükülatörler de kullanılacaksa , tamamen saf olması arz edilir. Ancak içme suyu olarak kullanılacak suyun bazı mineralleri içinde belirli oranda bulundurması gerekir. Bunun yanında su, bir otomobil motorunu soğutma sisteminde kullanılacaksa, antifriz adıyla anılan ve suyun donma noktasını düşüren etilen glikolle belirli bir karışım halinde bulunması istenir.</p>
<p><strong>Karışımların bazı özellikleri şunlardır : </strong><br />
1.Karışımı oluşturan maddelerin miktarı isteğe bağlıdır.<br />
2.Karışımı oluşturan maddeler karışım içinde kendi özeliklerini yitirmezler.<br />
3.Karışım, kendini oluşturan maddelerin özelliklerini taşır.<br />
4.Karışımların  erime ve kaynama noktaları gibi özellikleri, karışımı oluşturan madde miktarına bağlı olarak değişkenlik gösterir.<br />
5.Karışımlar fiziksel yollarla oluşur ve fiziksel yollarla karışımı oluşturan maddelere ayrılır.<br />
6.karışımlar belirli kimyasal formüllerle ifade edilmez.</p>
<p>Sanırız pek çoğunuz bir çiftçinin buğday ile samanı birbirinden ayırmak için buğday-saman karışımını havaya savurarak ayırmaya çalıştığını görmüşsünüzdür. Size göre çiftçi acaba hangi ayırt edici özeliği kullanmaktadır? Kumlu topraktan kumu ayırtmak için bu karışımı yıkayan bir inşaat işçisi acaba hangi özelliği kullanmaktadır.</p>
<p>Bir petrol rafinerisinde ham petrolden benzin, gaz yağı, motorin, nafta gibi ürünleri ayırmak için hangi ayırt edici özellikleri kullanmaktadır. Karışım halinde bulunan maddeler özelliklerine göre farklılık gösterir. Karışımları oluşturan maddelerin özellikleri aynen korur.</p>
<p>Karışımları bileşenlere ayırma işlemi, karışımı oluşturan maddelerin özellikleri bilmemizi gerektirir. Bu özellikler elektriklenme, mıknatısla etkilenip elektriklenme, erime ve kaynama noktası, çeşitli çeşitli çözenlerde çözünebilme, öz kütle vb. fiziksel olup karışımların birbirine ayrılması da fiziksel olaydır..</p>
<p><strong>1-ELEKTRİKLENME İLE AYIRMA</strong><br />
Hepimiz bazı maddelerin sürtünme ile elektriklendiğini biliriz. Yün kazağımıza sürttüğümüz. Ya da saçımızı taradığımız tarağın, küçük kağıt parçalarını kendisine çektiğini görmüşüzdür. Yün kazağımızı üzerimizden çıkardığımız zaman saçımız ve üzerimize giydiğimiz veya üzerimizde bulunan kazağımız arasında bazı elektriklenmelerin olduğunu fark etmişizdir. Bütün bu olayların nedeni, sürtünmeyle oluşan bazı elektrik yükleridir. Acaba bu tür elektrik yüklerinin yardımıyla bazı maddeleri bileşenlerine ayırmak mümkün olabilir mi? Olabilirse nasıl mümkün olabilir.</p>
<p>Örneğin; okullarda bu elektriklenme ile ayırma yöntemi ile bir çok deney yapılamaktadır ve elektriklenme ile ayırmayı kanıtlanmaktadır. Bu okullarda yapılan deneylerin en basit örneğini bir plastik tarağın küçük kağıt parçalarını çektiği görülmektedir. Ve bu yapılan deneyler sonucu Elektriklenme ile ayırma tekniği kabullenmiş oluruz.</p>
<p><strong>2-MIKNATIS İLE AYIRMA</strong><br />
Mıknatısla ile ilgili açıklanabilir ve ayrıntılı bir bilgimiz olmamıza rağmen mıknatısın, demir, kobalt, demir gibi cisimleri ve maddeleri çektiğini bilmekteyiz ve görmekteyiz. Aynı mıknatısın demin saydığımız demir, kobalt, nikel gibi ve bu tür maddelerin özelliğine yakın maddelerin dışında mıknatısın bu tip maddeleri çekmediğini görürüz. Bunun nedeni olarakta, çeşitli maddelerin mıknatısa olan davranışların farklı olmasıdır.</p>
<p>Eğer durum böyleyse mıknatısın çektiği ve çekmediği maddeleri bir karışım halinde düşünebilirsek bu karışımı mıknatıs yardımıyla bileşenlerine ayırabiliriz. Bunun kanıtı olarak şu örneği verirsek bu gerçeği anlayabiliriz. Örneğin; Demir tozu, kükürt ve demir tozu karışımından mıknatıs yardımı ile bu karışımdan demir tozunu rahatlıkla ayırabiliriz. Bu örnekten anlaya biliriz ki bu yöntemle 3 çeşit maddenin en az bir maddesini bu yöntemle ayırabiliriz.</p>
<p>Mıknatıs ile ayırma yönteminden yararlanarak, geri kazanılmak üzere toplanılan kağıt hurdaları arasına karışmış demir parçalarını ve hurdalıklardan demir parçalarının ayrılmasından yararlanabiliriz.</p>
<p>Ayrıca imha edilecek çöplerden mıknatıs tarafından çekilebilecek metallerin ayrılması işlemi mıknatıs ile ayırma işlemini gerçekleştirmiş oluruz. İşte bu açıklamış olduğumuz Mıknatıs ile ayırma işlemi bu anlattığımız örnekler doğrultusunda Mıknatısla ayırma yöntemini kanıtlamış olduk.</p>
<p><strong>3-ÖZ KÜTLE FARKI İLE AYIRMA</strong><br />
Yazdığımız konunun başında belirtmiş olduğumuz gibi bir çiftçinin buğday ile samanı birbirinden ayırmak için savurduğunu yazmış ve hangi ayırt edici özellikten yararlandığını da sormuştuk.</p>
<p>Her halde savurma ile öz kütleleri farklı olan buğday ve samanın ayrı yerlere düşerek ayrılacağını düşünmüşüzdür. Eğer katı madde karışımındaki bileşenlerin öz kütleleri farkı ise bu farktan yararlanarak ayırma işlemini yapabiliriz.</p>
<p>Öz kütle farkı ile ayırma yöntemi endüstride geniş ölçüde kullanılabilir. Farklı iki kütleye sahip iki katının ayrılması istenildiğinde, bu maddelerin karışımı ilk önce toz haline gerilir. Toz halindeki karışım; öz kütlesi, karışımı oluşturan maddelerin öz kütleleri arasında bir değerde olan ve bu maddelerle etkileşmeyen sıvı içine atılır.</p>
<p>Öz kütlesi, içine atıldığı sıvıdan büyük olan madde çöker, diğeri sıvı içinde toplanır. Böylece karışımı oluşturan bileşenler birbirinden ayrılır. <strong>Örneğin;</strong> mermer tozu ve naftalin karışımı su içine atıldığında öz kütlesi suyun öz kütlesinden suyun öz kütlesinden küçük olduğundan su üstünde toplanır.</p>
<p>Kremadan tereyağı elde edilmesinde, tereyağı ile ayranın öz kütlelerinin farklılığından yararlanılır.  Krema, makine ya da yayıkta çalkalanır. Tereyağının öz kütlesi ayranın öz kütlesinden küçük olduğundan kremadan ayrılarak ayranın üzerinde toplanır.</p>
<p>Öz kütleleri birbirinden farklı birbiri içinde çözünmeyen iki sıvının oluşturduğu karışımlar(su-zeytinyağı gibi), ayırma hunisi yardımıyla ayrılır. Ayırma hunisine boşaltılan karışımda öz kütlesi büyük olan altta toplanır. Diğeri ise üstte toplanır. Ayırma musluğu yardımıyla altta toplanan sıvı karışımdan ayrılır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>4-SÜZME İLE AYIRMA</strong><br />
Demlikteki çay karışımını bardağa doldururken çay tanelerini ayırmak için süzgeç kullanırız.  Haşladığınız makarnayı sudan ayırmak için kevgirden yaralanırız. Ancak demlikten bardağa aktardığımız çayı süzmek için kevgirden yararlanmayı aklımızın ucundan bile geçirmeyiz. Çünkü süzmek istediğimiz maddenin tane büyüklüğünün kullandığımız süzme aracının deliklerinin büyük olması gerekir. Bu nedenle suda çözünmeyen maddeler uygun süzgeç kullanılarak sudan ayrılabilir.</p>
<p>Kaynak suları yeryüzüne çıkarken süzgeç ödevi gören ince kum tabakaları tarafından süzülür., berrak olarak yer yüzüne çıkar. İçme sularının tortulardan temizlenmesi işlemi de benzer yöntemi içerir.</p>
<p>Süzme ile ayırma yöntemine örnek olarak portakal suyunun posadan ayrılması, bu yöntem meyve  sularının elde edilmesinde, çözelti içinde asılı duran taneciklerin süzülmesinde, ilaç ve süt ürünleri endüstrisinde büyük ve geniş olarak kullanıldığını bilmekteyiz.</p>
<p>Bu yöntemden anlaşılıyor ki bir çok karışımın birbirinden ayrılmasında çok miktarda kullanılması bu yöntemin önemini bir çok kere açılamıştır. Özellikle günlük hayatımızda bu yöntemle bir çok işimizin kolaylaştığı da bir gerçektir.</p>
<p><strong>5- ÇÖZÜNÜRLÜK FARKI İLE AYIRMA</strong></p>
<p>Hayvancılıkta uğraşılan yörelerde, peynir ve tereyağını uzun süre saklayabilmek için peynir ve tereyağı tuzlanır. Peynir kullanılmadan önce suda yıkanır, suda bekletilir. Tuz suda çözünerek peynirden ayrılır. Böylece peynirin tuzu giderilmiş olur ki bu yöntem, çözünürlük farkı ile ayırtmaya örnek teşkil etmiş olur.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/karisimlari-ayirma-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
