<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>buzlu.org &#187; iller ve ilçeler</title>
	<atom:link href="http://www.buzlu.org/kategori/iller-ve-ilceler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buzlu.org</link>
	<description>bilgi mi aradın, doğru yerdesin...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 12:51:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Bafa gölü</title>
		<link>http://www.buzlu.org/bafa-golu/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/bafa-golu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 13:36:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[iller ve ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[adalar]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bafa gölü]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[gölet]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yerler]]></category>
		<category><![CDATA[metrekare]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<category><![CDATA[nerede]]></category>
		<category><![CDATA[pelikan kuşu]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[sulak]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tepeli]]></category>
		<category><![CDATA[yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4687</guid>
		<description><![CDATA[Aydın &#8211; Muğla il sınırında yer alan ve 7000 hektarlık bir alanı kapsayan gölün maksimum derinliği 25 metreye ulaşıyor. İlkçağlarda deniz kenarında Latmos isimli bir körfez iken Büyük Menderes Nehri&#8217;nin taşıdığı alüvyonlarla denizle bağlantısı kesilen gölün üzerinde en önemlileri İkizada, Menet ve Kahve Asar isimlerini taşıyan irili ufaklı adalar bulunuyor. Adaların üzerinde kilise ve manastır [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2010/06/bafa-gölü.jpg"><img class="size-full wp-image-4688 aligncenter" title="bafa gölü" src="http://www.buzlu.org/images/2010/06/bafa-gölü.jpg" alt="" width="409" height="279" /></a></p>
<p>Aydın &#8211; Muğla il sınırında yer alan ve 7000 hektarlık bir alanı kapsayan gölün maksimum derinliği 25 metreye ulaşıyor. İlkçağlarda deniz kenarında Latmos isimli bir körfez iken Büyük Menderes Nehri&#8217;nin taşıdığı alüvyonlarla denizle bağlantısı kesilen gölün üzerinde en önemlileri İkizada, Menet ve Kahve Asar isimlerini taşıyan irili ufaklı adalar bulunuyor.</p>
<p>Adaların üzerinde kilise ve manastır kalıntıları görülebilmektedir.<br />
Göl, Büyük Menderes&#8217;in taşkınları sırasında gelen suların yanı sıra çevresindeki yer altı ve yer üstü kaynaklarından besleniyor. 8 Temmuz 1994 tarihinde alınan kararla &#8220;Menderes Deltası&#8217;nın sahip olduğu ekosistem özelliklerini bünyesinde barındırması ve nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması&#8221; nedeniyle Tabiat parkı ilan edildi.<span id="more-4687"></span><br />

<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5730539218345014";
/* 336x280 */
google_ad_slot = "1548689103";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>

<br />

<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-5730539218345014";
/* 336x280 */
google_ad_slot = "1548689103";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>

<br />
Büyük Menderes Deltası&#8217;nda bulunan 208 kuş türünün 68&#8242;i burada kuluçkaya yatıyor. Uluslararası önemli kuş alanları listesinde yer alan Bafa Gölü, nesli tehlikede olan Cüce Karabatak, Deniz Kartalı ve Tepeli Pelikan kuş türleri burada ürüyor. Dünyada toplam 2000 civarında bulunan Tepeli Pelikanların 3. büyük kolonisinin burada bulunduğu da ilginç notlar arasında.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/bafa-golu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gaziantep ilimiz</title>
		<link>http://www.buzlu.org/gaziantep-ilimiz/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/gaziantep-ilimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 08:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Gezilesi yerler]]></category>
		<category><![CDATA[iller ve ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[antep]]></category>
		<category><![CDATA[dülük]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[illerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[rumkale]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tilmen höyük]]></category>
		<category><![CDATA[yesemek]]></category>
		<category><![CDATA[şehirlerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4240</guid>
		<description><![CDATA[Paleolotik çağdan bu yana çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan     Gaziantep, Anadolu’nun ve Dünyanın en eski yerleşim yeridir. 6000 yıllık tarihi geçmişi ile ilimiz, Tarihi ve kültürel zenginlikleri Antik Kentleri,Mozaikleri,camileri, Kiliseleri, Hanları,Hamamları, Bedestenleri ve pek çok yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile bir metropol kenttir. Gaziantepliler bitmez tükenmez enerjisi, azmi ve girişimciliği ile kendi sanayisini [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/10/gaziantep.jpg"><img class="size-full wp-image-4241 aligncenter" title="gaziantep" src="http://www.buzlu.org/images/2009/10/gaziantep.jpg" alt="gaziantep" width="354" height="212" /></a></p>
<p>Paleolotik çağdan bu yana çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan     Gaziantep, Anadolu’nun ve Dünyanın en eski yerleşim yeridir.<br />
6000 yıllık tarihi geçmişi ile ilimiz, Tarihi ve kültürel zenginlikleri Antik Kentleri,Mozaikleri,camileri, Kiliseleri, Hanları,Hamamları, Bedestenleri ve pek çok yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile bir metropol kenttir. Gaziantepliler bitmez tükenmez enerjisi, azmi ve girişimciliği ile kendi sanayisini kendisi kurmuş örnek bir sanayi ve ticaret kenti meydana getirmişlerdir.Gaziantep Güneydoğu nun en büyük Türkiye&#8217;nin ise 6. Büyük kentidir.Güneydoğu Anadoluyu batıya bağlayan kara ve demiryollarının merkezi olması,Uluslarası havaalanı ile tam bir metropol kenttir.</p>
<p>Gaziantep&#8217;in şu an 9 ilçesi 17 beldesi ve 616 köyü vardır.İlin nüfusu 1.450.000 civarındadır.Gaziantep&#8217;in rakımı ise 850 metredir. Gaziantep&#8217;in adı: Eskiden Ayıntap olarak adlandırılan Gaziantep adını tarihin derinliklerinden,sıfatını Milli Mücadeledeki kahramanlıklarla dolu müdafasından almıştır. Ayıntap olan ismi daha sonra Antep olarak geçmeye başladı.1921 yılında ise Gazi ünvanını alarak GAZİANTEP oldu.<span id="more-4240"></span></p>
<p><strong>ENDÜSTRİ VE EKONOMİ</strong></p>
<p>Gaziantep, sanayi ve ticaret yapısıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Coğrafi konumu bakımından bölgeler arasında bir köprü gibi duran Gaziantep her şeyden önce bir ticaret merkezidir. Gaziantep&#8217;in kurulu büyük sanayi işyerleri sayısı Türkiye genelinin %4&#8242;ünü, küçük sanayi işyerleri sayısı ise %6&#8242;sını oluşturmaktadır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Bu yapısıyla küçük ve orta ölçekli işyerleri başta olmak üzere sanayi sektörü, geniş istihdam olanakları sunmaktadır. İktisaden faal nüfusun %28.72&#8242;si imalat sanayi kollarında çalışmaktadır. Gaziantep&#8217;in imalat sanayiindeki mevcut tesislerin büyük çoğunluğu organize sanayi bölgeleri, Örnek Sanayi, Küçük Sanayi Bölgesi, Nizip Caddesi ile 1. ve 2. Ünaldı-Şehreküstü bölgelerinde yerleşmişlerdir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir ekonomik merkez konumunda olan Gaziantep&#8217;te imalat sanayi de gelişmiş durumdadır. İmalat sanayinde küçük imalathane ve atölyelerin yanı sıra, büyük tesislerin de sayıca çokluğu dikkat çekmektedir.</p>
<p>Gaziantep sanayisi birçok sektörde Türkiye&#8217;nin önemli üretim merkezi konumundadır. Organize sanayi bölgesi; birbiri ile işbirliği halinde üretim yapan orta ve küçük ölçekli işletmelere planlı bir alanda ortak altyapı hizmetlerinden yararlanarak daha kolay ve ucuz üretim yapma olanağı sağlayan bir sistemdir. Gaziantep&#8217;te halen 12 milyon m2&#8242;lik alanıyla üç organize sanayi bölgesi bulunmaktadır.</p>
<p>Örnek Sanayi Sitesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Sınai ve Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) tarafından müştereken gerçekleştirilen 350.000 m2&#8242;lik bir alanda her biri 800 m2 kapalı sahası bulunan 50 örnek sanayi işyerinin yer aldığı bir bölgedir. Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinin yapılmasından önce şehir içinde sanayi faaliyeti gösterilen ilk bölge Nizip Caddesi&#8217;dir. Bölgede 150 firma faaliyet göstermektedir.</p>
<p><strong>Gümüş İşlemeciliği</strong><br />
Gümüş insanların eskiden beri takı olarak kullandığı kıymetli bir madendir. Yöremizdeki Karkamış, Dülük, Belkıs antik şehirleri ve höyüklerden çıkartılan gümüşlerin bolluğu bu yörede gümüş işçiliğinin ve kullanımının eski devirlere dayandığını göstermektedir. Özellikle İslam’ın Anadolu’da yayılmasıyla gümüş işlemeciliği de yayılmıştır. Yüzük, kolye, küpe, tabanca kabzası, Kur’an-ı Kerim kabı vb. bir çok yerde gümüşlerden yararlanılmıştı.</p>
<p><strong>Bakır İşlemeciliği</strong><br />
Bakır ve bakır işlemeciliği insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. Bakır eşya, bakır ve çinkonun karışımından elde edilen maddeden işlenir. Gaziantep bakır işlemesinin özelliği tek parça olmasıdır. Diğer yörelerde üretilen bakır eşyalar parçalar halinde işlenir. Ev, mutfak ve süs eşyası olarak kullanımı yaygındır.</p>
<p><strong>TİLMEN HÖYÜK</strong><br />
İslahiye civarında sayıları 50 yi bulan iskan yerlerinden biridir.İlk olarak 1958 yılında tespit edilmiştir.Höyüğün boyu yaklaşık 24 metredir.Yapılan çalışmalarla M.Ö. 3000 yılının son dönemlerinde burada büyük bir şehrin olduğu ortaya çıkmıştır.</p>
<p><strong>YESEMEK</strong><br />
İslahiye ilçesine 24 km. uzaklıktadır ve dünyanın ilk Açıkhava Heykel atölyesi olarak bilinir.İlk defa 1890 yılında ortaya çıkarılan yesemekte şu an yaklaşık 300 tane yontu ve heykel taslağı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>RUMKALE (HORMGLA)</strong><br />
Rumkale (Hormgla), Yavuzeli ilçesine bağlı Kasaba köyünde, Fırat nehri ve Merzina çayının birleştiği Fırat’ın batı sahilinde yüksek ve sarp kayalarla örtülü müstahkem bir tepe üzerindedir. Rumkale’nin kesin tarihi bilinmemekle beraber çok eski tarihlerden beri Fırat boyuna hakim olmasıyla stratejik bir kale özelliğine sahiptir.</p>
<p><strong>DÜLÜK (DOLICHE)</strong><br />
Gaziantep kent merkezinin 10 Km. kadar kuzeyinde yer alan<br />
Dülük en eski çağlardan beri kullanılan bir yol şebekesinin düğüm noktasında yer almaktadır.  Coğrafi konumu nedeniyle yol güzergahları üzerindeki önemi Osmanlı döneminde de devam etmiş, Antep Maraş kervan yolu yine buradan geçmiştir.Günümüzden yaklaşık 600.000 yıl önce, buradaki kaliteli çakmaktaşı yataklarının da etkisiyle bazı insan grupları Fırat vadisinden buraya göçerek büyük mağarada barınmışlar çakmak taşını işleyip o günün modern aletlerini imal ederek ve muhtemelen Fırat vadisindeki diğer insan topluluklarına ihraç etmişlerdir. Dülükteki şarklı Mağara bu durumuyla Anadolu’da ki bilinen en eski insan yerleşim birimidir.</p>
<p><strong>Gezi Turlar</strong>ı<br />
1-Dülükbaba turu: İl merkezine 4 km. uzaklıkta bulunan Orman İşletme Müdürlüğüne ait Dülükbaba orman içi dinlenme yeri, doğa yürüyüşü yapmaya, kamp yapmaya, pikniğe elverişli ve günübirlik gidilip dinlenilebilen bir yerdir.</p>
<p>2-Yesemek turu: İslahiye ilçesine 24 km. uzaklıkta bulunan ve dünyanın ilk Açıkhava Heykel atölyesi olarak bilinen Yesemek&#8217;e günübirlik gezi yapılabilir. Yesemek Açık Hava Müzesi&#8217;nin karşısında bulunan Tahta Köprü Barajının kıyısında piknik yapılabilir.</p>
<p>3-Birecik turu: Fırat nehrinin kıyısında bulunan Şanlıurfa&#8217;nın Birecik ilçesine nesilleri tükenmekte olan ve çoğalmak için koruma altına alınan kelaynak kuşlarını görmek için gidilebilir. Efsaneye göre Nuh&#8217;un gemisi Ağrı dağına oturunca üç çift kuş salıvermiştir. Bu kuşlardan bir çifti de Kelaynak kuşlarıdır. ayrıca Fırat kenarında piknik yapmak, yüzmek ve Birecik&#8217;te bulunan restaurantlarda yemek yemek,yüzmek ve dinlenmek için tura çıkılabilir. Birecik&#8217;in Gaziantep&#8217;e uzaklığı 67 km.dir.</p>
<p>4-Rumkale turu: Gaziantep&#8217;in Yavuzeli ilçesinin Kasaba köyünde bulunan ve Fırat nehri ile Merziman çayının birleştiği yerde görkemli duruşu ile insanları büyüleyen Rumkale&#8217;yi gezmek, Fırat ve Merziman çayı kıyısında doğayla iç içe su çağıltıları arasında dinlenmek, piknik yapmak için günübirlik tura gidilebilir.</p>
<p>5-GAP turu: Öncelikle dünyanın en büyük, sulama ve elektirik üretimine yönelik projelerinden biri olan GAP&#8217;a gezme, görme, teknik bilgi alma ve dinlenme amaçlı günübirlik veya konaklamalı olarak tura çıkılabilir.</p>
<p>6-Belkıs turu: Gaziantep&#8217;e 60 km. uzaklıktaki, Nizip sınırları içerisinde bulunan, tarihte kendi adına para bastıran Zeugma(Belkıs) şehri harabereleri günübirlik gezilebilir. Fırat kenarında yeşillikler arasında piknik yapma imkanı mevcuttur.</p>
<p>7-Şanlıurfa turu: Şanlıurfa turu dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olarak bilinmektedir. Hz. Eyüp ve Hz. İbrahim peygamberlerin yaşamış oldukları yer olarak bilinen Harran&#8217;da ilk İslam Üniversitesinin oluşu tarih ve ilmin derinliklerini ispatlamaktadır. Şanlıurfa&#8217;nın Peygamberler şehri olması, Hz. İbrahim&#8217;in dergah denilen kutsal yerde dünyaya gelmesi, Nemrut&#8217;un tahtına payima etmesi, tek tanrı fikrinin ilk kez burada ortaya atılması, ayrıca şehrin ortasında bulunan Balıklıgöl&#8217;ün açıkhava akvaryumu görünümü vermesi, sabır timsali olan Eyüp Peygamberin 7 yıl çile çektiği mağaranın burada olması, Harran evleri ve daha birçok özelliğiyle Şanlıurfa&#8217;ya günübirlik veya 1-2 günlük konaklamalı tur düzenlenebilir. ayrıca münferiden de gezilip görülebilir.</p>
<p>8-Hatay-Harbiye turu: İlin merkezi olan Antakya, Akdeniz&#8217;e 30 km. uzaklıkta si nehri üzerinde kurulmuş bir şehirdir. Eşsiz bir güzelliği olan harbiye, çağlayanlar bölgesi olup, piknik yapılabilen, yeme-içme tesisleri olan ve yemekleri ile ünlü olan şirin bir yerdir. St. Pierre Kilisesi Habib-i Neccar dağı üzerinde doğal bir mağaradır. Hıristiyanlar &#8220;Hıristiyan&#8221; ismini ilk defa burada almişlardır. ayrıca burası Hıristiyanlar tarafından Hac yeri ilan edilmiştir. Hatay Arkeoloji müzesi mozaik üzerine dünyanın ilkinci büyük müzesidir. Hatay!a 1-2 günlük tura gidilebilir.</p>
<p>9-Sofdağı Yaylası turu: Güneydoğu Torosların uzantısı olan Sofdağlarının üzerinde bulunan Sofdağı yaylası Gaziantep&#8217;e 32 km. uzaklıktadır. Yaylada hava çok temiz olup Sofdağı&#8217;ndan şehre uzaktan ve tepeden bakmanın zevki bambaşkadır. Yaylada buz gibi tatlı su kaynakları ve pınarlar bulunmaktadır. İnsanların doğayla başbaşa, gürültüsüz, kuş sesleri ve su cağıltıları arasında doğa yürüyüşü, kamp ve piknik yapılabileceği ideal bir yerdir. Sofdağı yaylasına günübirlik veya hafta sonu tura gidilebilir.</p>
<p>10-Hızır Yaylası turu: İklimin verdiği özellikleher mevsim yeşillikler içinde bulunan hızır yaylası, İslahiye ilçesi Altınüzüm beldesinin 20 km. batısında Amanos dağlarının tepesinde bulunmaktadır. Rengarenk kır çiçekler ilkbahar dağ laleleri, büyüleyici güzellikte manzaraları yanında buz gibi suları, pırıl pırıl güneşi ve bol oksijenli tertemiz havası ile insanların doğayla baş başa gürültüsüz, kuş sesleri ve su cağıltıları arasında doğa yürüyüşü, kamp ve piknik yapabileceği ideal bir yerdir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>MÜZELER</strong><br />
Gaziantep Arkeoloji Müzesi<br />
1944yılında Nuri Mehmet Paşa camiinde faaliyete geçen müzede, Neolotik dönemden kramik parçalar, Kalkolitik ve bronz çağa ilişkin çeşitli eşyalar figürler, mühürler, Urartu, Hitit, pers, Helenistik Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli eserler sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi </strong><br />
Asrın başında inşa edilen müze binası ana kaya içine oyulmuş üç kattan oluşmuştur. İkisi anayola diğeri ara sokağa açılan üç girişi vardır. Bina içerisinde ayrı bir bölümde Antep savunmasında kullanılan silahlar, savaş araçları, belgeler, kahraman ve şehitlerin fotoğrafları<br />
Sergilenmektedir</p>
<p><strong>Yesemek Açık Hava Müzesi </strong><br />
Gaziantep Müze müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Yesemek Açık Hava Müzesi, İslahiye ilçesinin güneydoğusunda yer alır. Bu yamaç Kartepe sırtı adıyla da tanınmakta olup;Kurt Dağının güney uzantısını teşkil etmektedir Yapılan araştırmalar bölgede Hititler zamanında işletmeye açıldığı ve yörenin yerli halkı Hurların çalıştırıldığını göstermektedir.</p>
<p><strong>ULAŞIM</strong><br />
Gaziantep Demiryolu, Adana Malatya demiryolunun Narlı istasyonunun Halep-Bağdat demiryolu, Karkamış, Cerablus istasyonuna bağlar, Ayrıca Fevzipaşadan geçen Halep expresi de Gaziantep&#8217;in Islahiye ilçesi sınır kapısından Suriye topraklarına girer.<br />
Gaziantep, Karayolu baglantisi ile, Osmaniye üzerinden Adana ya ve Mersin&#8217;e, Birecik köprüsü üzerinden Şanlıurfaya, Narlı üzerinden Kahramanmaraşa, Fevzipaşa üzerinden Antakyaya, Kilis üzerinden Halep&#8217;e (Suriye), Kilis&#8217;ten ayrılan bir yolla Hassa üzerinden yine Antakya&#8217;ya ve Besni üzerinden Adıyaman&#8217;a bağIanmaktadir. Bu yollarla önemli bir kavşak oluşturan Gaziantep, karayolu ulaşımı yönünden bir düğüm noktası gibidir.<br />
Uluslararası Gaziantep Havaalanından ise günlük olarak tarifeli uçak seferleri yapılmaktadır. Hergün Gaziantep’ten Ankara ve Istanbul&#8217;a direkt olarak tarifeli seferlerle havayolu ulaşımı sağlanmaktadır. Ayrıca diğer illere de Ankara bağlantılı uçak seferleri yapılmakta olup, tarifesiz uçuşlarda alandan yararlanılmaktadır.</p>
<p>Yeni açılan Gaziantep Otogarı 85.000 m2 alan üzerine yapılmış olup şehrin karayolu ulaşımı buradan yapılmaktadır.<br />
Otogarda aynı anda 68 otobüs kalkabilmektedir.30.000 m2 otopark,25.000 m2 yeşil alan vardır.<br />
Otogarda 30 adet bilet satış ofisi,26 adet işyeri (Lokanta,Fast Food,Büfe,Tatlıcı v.b.),Banka,PTT, Zabıta,Sağlık ocağı,Mescit,Çocuk Bakım odası,Emanet,Danışma mevcuttur.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/gaziantep-ilimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu yapı mimarisi ve geleneği</title>
		<link>http://www.buzlu.org/anadolu-yapi-mimarisi-ve-gelenegi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/anadolu-yapi-mimarisi-ve-gelenegi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 08:24:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezilesi yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[iller ve ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[aski yapıtlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[ev şekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[Harran]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kula Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Safranbolu Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi evler]]></category>
		<category><![CDATA[taş konut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=4102</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu&#8217;daki yerleşmeler, gelenekler, bölgesel veriler, uygulama ilkeleri ve koşullara bağlı olarak biçimlenirler. Bu oluşum ve biçimlenmede Anadolu insanının yaşamının ve toplum yapısının etkisi açıkça görülür. Anadolu&#8217;daki geleneksel konut yerleşmeleri, planlama ilkeleri ve mekânsal örgütlenmeler açısından benzerlikler gösterir. Bölgesel özellikler yerleşmelerin dağınık ya da toplu dokuda oluşmasında etkendir. Yerleşmelerde yalın ve doğal biçimler etkilidir. Geleneksel Anadolu [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/09/Safranbolu-evleri.jpg"><img class="size-full wp-image-4103 aligncenter" title="Safranbolu evleri" src="http://www.buzlu.org/images/2009/09/Safranbolu-evleri.jpg" alt="Safranbolu evleri" width="381" height="253" /></a></p>
<p>Anadolu&#8217;daki yerleşmeler, gelenekler, bölgesel veriler, uygulama ilkeleri ve koşullara bağlı olarak biçimlenirler. Bu oluşum ve biçimlenmede Anadolu insanının yaşamının ve toplum yapısının etkisi açıkça görülür.</p>
<p>Anadolu&#8217;daki geleneksel konut yerleşmeleri, planlama ilkeleri ve mekânsal örgütlenmeler açısından benzerlikler gösterir. Bölgesel özellikler yerleşmelerin dağınık ya da toplu dokuda oluşmasında etkendir. Yerleşmelerde yalın ve doğal biçimler etkilidir. Geleneksel Anadolu evi dış çevre ve iç çevre olarak ele alınabilir.</p>
<p><strong>Dış Çevre </strong></p>
<p>Bazen bir çeşme ya da bir dinsel merkezin bulunduğu meydanı çevreleyen sokaklarla oluşan mahalleler yerleşmenin özelliğini yansıtırlar. Sokaklar topografik özelliklere uyar ve genellikle insanla beraber yüklü bir hayvanın geçebileceği ölçektedir. Bazı yerleşmelerde sokak üzerine taşan saçaklar kapalı, samimi ve değişken perspektifli mekân etkileri oluştururlar. Bu organik sokakları bölgesel özelliklere göre bazen ahşap payandalı ya da taş konsollu çıkmaları ile yapı kütleleri, bazen de yüksek bahçe ya da avlu duvarları sınırlar.<span id="more-4102"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>İç Çevre </strong></p>
<p>Bahçe, avlu ve avluyu çevreleyen mekânlardan oluşur. Her şey kullanıcının yaşama biçimi ve günlük eylemlerine göre tasarlanmıştır. Genel özellikler şöyle özetlenebilir: Pratiklik ;işlevsellik ; çevre koşullarına uyum ; çözüme iç mekânla başlayıp dışa doğru geliştirmek ve bütünleştirmek ; malzeme ve gereçleri en yakından seçmek ;çözümde, strüktürde, görünüşte yalınlık ;işlevsel çözümlerin planlamadaki önceliği. İç ve dış çevre arasında plan düzeninden doğan sıkı bir ilişki vardır. Zemin kat genelde sokak cephesinde kapalı tutulmuştur. Üst katlarda çıkmalarla sokağa açılır. Evler yaşamın yoğun olarak geçtiği bahçe ya da avluya yönelirler.</p>
<p>Evlerin plan şemaları ve kullanılan malzemeler Anadolu&#8217;nun değişik bölgelerinde değişik koşul ve bileşenlerde ortaya çıkmaktadır. Bunda iklim, çevresel koşullar, yöresel topografik durum gibi pek çok etken söz konusudur.</p>
<p><strong>Yerleşmelerle ilgili bölgesel veriler şu yapım gruplarını karşımıza çıkarmaktadır:</strong></p>
<p><strong>Güneydoğu Anadolu&#8217;nun taş konut mimarisi</strong></p>
<p>Doğu Anadolu&#8217;nun ahşap hatıllı taş mimarisi ;Doğu Karadeniz Bölgesi&#8217;nin tipik ahşap iskeletli ev mimarisi ;Marmara Bölgesi&#8217;nin ahşap konut mimarisi ;Ege ve Akdeniz Bölgesi&#8217;nin kübik düz damlı, taş konut mimarisi ; Orta Anadolu&#8217;nun özellikle Kapadokya yöresine özgü taş ve kerpiç konut mimarisi ;İç Batı Anadolu ve Orta Anadolu küçük yerleşmelerindeki kerpiç dolgulu kagir ahşap konut mimarisi.</p>
<p><strong>Safranbolu Evleri </strong></p>
<p>Yaşam biçimi ve geleneklerin, yöresel doğa koşullarıyla birlikte oluşturduğu bir mimari. Safranbolu bir vadi yerleşmesidir. Yamaca yerleşen evler birbirlerini kapamazlar. Evler, sokaklar ve bahçe duvarları birbirini tamamlar. Zemin kat ile bütünleşen bahçe duvarı sokağın devamıdır. Üst katlarda çıkmalar ve geniş saçaklar cepheyi oluşturur. Safranbolu geleneksel nitelikleri koruyan bir yerleşimdir.</p>
<p><strong>Doğu Akdeniz Evleri </strong></p>
<p>Düz arazinin azlığı dağınık yerleşimi ortaya çıkarır. Yöresel malzeme mimarinin oluşmasındaki en önemli etkendir. Ahşap çatkı yapı ve arasındaki dolgu tipik mimeri öğelerdir</p>
<p><strong>Bursa Evleri </strong></p>
<p>Taş kaplı sokakları, evlerin üst katlarından taşan çıkmaları, küçük pencereleri ve kafesleri, çıkmaları taşıyan payandaları ile geleneksel bir yerleşimdir. Sokak evin bir parçasıdır, evler üretim ve yaşamın sürdürüldüğü iç avluya açılırlar.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Kula Evleri </strong></p>
<p>Sokağa taşan çıkmalarıyla, geniş saçaklarıyla, yüksek duvarlarla çevrili iç avlularıyla, değişken sokak perspektifleriyle geleneksel Türk evi özelliklerini taşıyan bir yerleşim.osmanlı mimarisinin 18. ve 19. yy. örneklerini en iyi şekilde yansıtmaya çalışır yorgun yapısıyla kula.</p>
<p><strong>Bodrum Evleri </strong></p>
<p>Beyaz badanalı dış duvarları, küçük pencereleri, yüksek bahçe duvarlarından sarkan çiçekleri, dar, gölgeli taş kaplı sokakları ile tipik bir Akdeniz mimarisi süper bir yaşam tarzı.</p>
<p><strong>Kaş Evleri </strong></p>
<p>Dar sokakları, karakteristik evleri ve tarihi eserleri iç içe olan, Akdeniz kıyısında küçük bir yerleşim. Beyaz badanalı dış duvarlar, ahşap çıkmalar, küçük pencereler, cephedeki arşitrav tipik mimari öğelerdir.</p>
<p><strong>Harran Evleri </strong></p>
<p>Taş, toprak gibi yöresel malzemeyle üretilmiş birim konutlardan oluşan bir yerleşim. Birkaç konut birimi bir ailenin yaşadığı bütünü oluşturur.Piramit şeklindedirler.Tepede göz deliği dedikleri pencereleri vardır.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/anadolu-yapi-mimarisi-ve-gelenegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuşadası ve tarihi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/kusadasi-ve-tarihi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/kusadasi-ve-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 13:37:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Turistik yerler]]></category>
		<category><![CDATA[iller ve ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[aydın ili]]></category>
		<category><![CDATA[erken rezarvasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gezilesi yerler]]></category>
		<category><![CDATA[ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[ilçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuşadası gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kuşadası harita]]></category>
		<category><![CDATA[kuşadası otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuşadası tatil]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[trustik yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3768</guid>
		<description><![CDATA[Kuşadası Türkiye&#8217;nin Aydın iline bağlı bir ilçe. İlin kuzey batısında bulunan ilçe, Aydın il merkezine 71 km., İzmir il merkezine 95 km. uzaklıktadır. Ege Denizi kıyısında kurulu ilçe, Türkiye&#8217;nin önemli turizm merkezlerindendir. Tarihçe Kuşadası&#8217;nın ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemekte ise de, Kuşadası yakınında Yılancı Burnu denilen yerde, Efes&#8217;e bağlı Neopolis ismi [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/08/Kuşadası3.jpg"><img class="size-full wp-image-3771 aligncenter" title="Kuşadası3" src="http://www.buzlu.org/images/2009/08/Kuşadası3.jpg" alt="Kuşadası3" width="400" height="296" /></a></p>
<p>Kuşadası Türkiye&#8217;nin Aydın iline bağlı bir ilçe. İlin kuzey batısında bulunan ilçe, Aydın il merkezine 71 km., İzmir il merkezine 95 km. uzaklıktadır. Ege Denizi kıyısında kurulu ilçe, Türkiye&#8217;nin önemli turizm merkezlerindendir.</p>
<p><strong>Tarihçe </strong></p>
<p>Kuşadası&#8217;nın ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemekte ise de, Kuşadası yakınında Yılancı Burnu denilen yerde, Efes&#8217;e bağlı Neopolis ismi ile İonlar tarafından kurulduğu sanılmaktadır.</p>
<p>Şehir daha önce, Pilavtepe eteklerinde, Andızkulesi denilen yerde kurulmuştur. Bir müddet sonra Bizanslılara ait olan bu kıyılara Venedik ve Cenevizliler, ekonomik bakımdan egemen olmuşlardır. Ulaşım güçlükleri nedeni ile Kuşadası; Andızkulesi mevkiinden alınarak bugünkü yerinde Yeni İskele (Scala Nuova) adı ile kurulmuştur.</p>
<p>Kuşadası&#8217;nın adını verdiği Kuşadası Körfezi ve yakın çevresi, sanat ve kültür merkezleri olarak bilinmektedir ve ilk çağlardan beri birçok farklı medeniyeti barındırmışrır.<span id="more-3768"></span></p>
<p>M.Ö. 3000 yıllarında Lelegler, M.Ö. 11.yy&#8217;da Aioller, M.Ö. 9.yy&#8217;da İonlar bölgede hakim olmuşlardır. Büyük Menderes ve Gediz Irmakları arasında kalan alan, antik çağlarda İonia adını alır. Tüccar ve denizci olan İonlar denizaşırı ticaret sayesinde kısa zamanda zengişleşmişler ve üstün bir politik güce sahip olmuşlardır. Tarihte &#8220;İon Kolonileri&#8221; adını alan 12 şehir kurmuşlardır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Kuşadası, antik çağlarda Anadolu&#8217;nun Akdeniz&#8217;e açılan başlıca limanlarından biri idi. O devirde Neopolis adı ile anılıyordu. M.Ö. 7.yy.da başkentleri Sardes olan Lydialılar yöreye hakim olmuşlardır.</p>
<p>M.Ö. 546&#8242;da başlayan Pers hakimiyeti, M.Ö. 334&#8242;de Büyük İskender&#8217;in tüm Anadolu&#8217;yu ele geçirmesine kadar devam eder. Bundan sonra Anadolu&#8217;da Yunan medeniyeti ile yerli Anadolu medeniyetinin sentezi olarak yepyeni bir çağ, yepyenibir sanat ve kültür anlayışı hakim olur ve bu çağ &#8220;Helenistik Çağ&#8221; adı ile anılır. Efes, Milet, Priene ve Didim bu devrin en ünlü şehirleridir.</p>
<p>M.Ö. 2. yy.da Romalılar yöreye egemen oldular. Hristiyanlığın ilk yıllarında, Meryem Ana&#8217;nın ve havarilerinden St.Jean&#8217;ın Efes&#8217;e gelip yerleşmesiyle burası bir dini merkez haline gelir. Miletus da Hristyanlık çağında Piskoposluk merkezidir. Bizans Çağında &#8220;Ania&#8221; adı ile anılır. Kuşadası, ortaçağda korsanlar tarafından kullanılan bir liman olmuştur. 15.yy.da, Venedikliler ve Cenevizliler zamanında şehir &#8220;Scala Nuova&#8221; adını alır.</p>
<p>1086&#8242;da I. Süleymanşah&#8217;ın bölgeyi Selçuk Devleti&#8217;ne katmasıyla Türk egemenliği başlar. Bölge, bu devirde kervan yollarının Ege&#8217;ye açılan bir ihraç kapısı olmuştur. Ancak Selçuk Devleti&#8217;nin egemenliği 1. Haçlı Seferleri nedeniyle kısa sürdü ve yeniden Bizans&#8217;ın eline geçti. 1280&#8242;lerin sonunda Menteşeoğulları,1397-1402 arasında Osmanlıların egemenliğine girdi. 1402-1425 arası yeniden Aydınoğulları&#8217;nın eline geçtiyse de 1425&#8242;te Osmanlılar bölgeyi kesinlikle ele geçirir.</p>
<p>Kuşadası, 1413 yılında 1.Mehmet (Çelebi) tarafından Osmanlı egemenliğine katılmıştır. Bu tarihten sonra, şehir tamamen Türklerin elinde kalmış ve Türklerin yaptığı eserlerle dolmaya başlamıştır. Bunlardan bugünkü Kervansaray ve Kuşadası&#8217;nı çeviren surar, Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Surlarla çevrili şehre o zaman ancak üç kapıdan girilebilmekteydi. Bu kapılardan bir tanesi, Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi ile Kahramanlar Caddesini birbirinden ayırmakta ve üst kısmı bugün Şehiriçi Trafik Bölge Amirliği olarak kullanılmaktadır. Diğer kapılar bugün mevcut değildir.</p>
<p>Küçükada, Bizanslılar için önemli bir askeri üs görevini yapan Güvercinada, 1834 yılında büyük bir yenilenme görmüş ve ünlü kalesi yapılmıştır. &#8220;Kuşadası&#8221; adı bu kaleden gelmektedir.</p>
<p>Kuşadası, Kurtuluş Savaşı&#8217;nda 1919-1921 yılları arasında İtalya&#8217;nın, onların çekilmesiyle Yunanistan&#8217;ın işgaline girdi ve 7 Eylül 1922&#8242;de düşman işgalinden kurtuldu.</p>
<p><strong>Çevresi </strong></p>
<p><strong>NEOPOLİS (Yılancı burnu):</strong> Güvercinada’nın biraz ilerisinde, denize uzanan ikinci bir yarımada halindedir. Antik Neopolis’in Kuşadası’nda ilk yerleşme yeri olduğu ve İonlar tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Görünürde birkaç duvar kalıntısı mevcuttur.</p>
<p><strong>PANİONİON:</strong> Kuşadası’na bağlı Güzelçamlı sınırları içinde, Davutlar-Güzelçamlı yolu kenarında, yoldan birkaç yüz metre içeridedir. Tarihte İon Konfederasyonuna bağlı 12 İon şehrinin merkezidir. Ayinlerin ve törenlerin yapıldığı yer burasıdır.</p>
<p><strong>PYGALE:</strong> Kuşadası’nın 3km. kadar kuzeyinde küçük bir yerleşim yeridir. Kuştur Tatil Köyünün yanındaki burun üzerinde bulunmaktadır. Agamemnon tarafından inşa edilmiştir. Dikkate değer bir kalıntıya rastlanmamaktadır.</p>
<p><strong>KALEİÇİ CAMİİ:</strong> Çarşı içindedir. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa (ölümü 1619) tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle “Öküz Mehmet Paşa Camii” adı ile de anılmaktadır. 1830 yılında onarılmıştır. Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır. Tek şerefeli minaresi sağdadır. Caminin giriş kapısının kanatları geometrik geçmeler ve sedef kakmalarla süslenmiştir. Camiyi 12 kenarlı ve 16 pencereli kasnak üzerine bir kubbe örtmektedir.</p>
<p><strong>ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAYI:</strong> Kuşadası İskelesi yakınındadır. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1966 yılında restore edilmiştir. Deniz ticareti için yaptırılan bir Osmanlı Kalesi olup, yaklaşık 18,50*21,60m. ölçülerindeki avlunun etrafını, iki katlı revaklı bir kapalı mekan çevrelemektedir. Kuzeybatı ve Güneydoğudaki köşelerde, arka taraftan üst kata çıkılan iki merdiven vardır.</p>
<p>Kervansarayın girişi kuzeydedir. 2.96m. enindeki mermer kapı boşluğu, basık bir kemerle örülmüştür. Kapının sadece bir görünümü vardır. Girişin sağ ve sol tarafında birer kemerle orta mekana bağlanan iki bölüm mevcuttur.</p>
<p>Soldakinin, arkaya küçük bir kapı ile bağlandığına bakılarak, eşyaların içeri alındığı emanet bölümü olduğu saptanmıştır. Sağdaki girintinin ise Han’ın giriş ve çıkışını sağlayan görevlilerin yeri olduğu düşünülmüştür. Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.</p>

<a href='http://www.buzlu.org/kusadasi-ve-tarihi/kusadasi/' title='Kuşadası'><img width="150" height="150" src="http://www.buzlu.org/images/2009/08/Kuşadası-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kuşadası" title="Kuşadası" /></a>
<a href='http://www.buzlu.org/kusadasi-ve-tarihi/kusadasi2/' title='Kuşadası2'><img width="150" height="150" src="http://www.buzlu.org/images/2009/08/Kuşadası2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kuşadası2" title="Kuşadası2" /></a>
<a href='http://www.buzlu.org/kusadasi-ve-tarihi/kusadasi3/' title='Kuşadası3'><img width="150" height="150" src="http://www.buzlu.org/images/2009/08/Kuşadası3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kuşadası3" title="Kuşadası3" /></a>

<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/kusadasi-ve-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bursa&#8217;nın Kestel ilçesi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/bursanin-kestel-ilcesi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/bursanin-kestel-ilcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 13:49:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[iller ve ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[belediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[dağ ilçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[köyler]]></category>
		<category><![CDATA[Kestel ilçesi Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[ormanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3233</guid>
		<description><![CDATA[Doğu Roma İmparatorluğu’nın sınır kalesi olması nedeniyle Latin dilinde Kalecik anlamına gelen Kastel (Castel) ismini almış, ilçenin 1306 yılında Dimboz Muharebesi&#8221;nin ardından Osmanlılar’ın eline geçmesi ile ismi Kestel olmuştur. 1938’de Bursa’nın bir bucağı, 1960’da ilçe haline gelmiştir. IV. Mehmet zamanında Vani Mehmet Efendi tarafından sınır kalesi olmaktan çıkartılıp yerleşim merkezi olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1877-78 Osmanlı- [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-3234 aligncenter" title="kestel" src="http://www.buzlu.org/images/2009/04/kestel.jpg" alt="kestel" width="415" height="269" /></p>
<p>Doğu Roma İmparatorluğu’nın sınır kalesi olması nedeniyle Latin dilinde Kalecik anlamına gelen Kastel (Castel) ismini almış, ilçenin 1306 yılında Dimboz Muharebesi&#8221;nin ardından Osmanlılar’ın eline geçmesi ile ismi Kestel olmuştur.</p>
<p>1938’de Bursa’nın bir bucağı, 1960’da ilçe haline gelmiştir. IV. Mehmet zamanında Vani Mehmet Efendi tarafından sınır kalesi olmaktan çıkartılıp yerleşim merkezi olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1877-78 Osmanlı- Rus Savaşı’ndan sonra Bulgaristan’dan gelen bir grup göçmenin yerleştirildiği bölgeye daha sonra da göçler devam etmiş; göçlerle büyüyen Kestel, 1938’de merkez bucak, 1960’da belde, 1990’da ilçe olmuştur.<br />
<span id="more-3233"></span></p>
<p><strong>Kestel&#8217;in Sosyal Yapısı</strong></p>
<p>İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 44 102&#8221;dir. Bunun 27 496&#8221;si ilçe merkezinde, 16 606&#8221;i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.</p>
<p>İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 1 belde, 29 köy&#8221;den oluşmaktadır.<br />
<strong>Yıllara göre ilçe nüfus verileri</strong></p>
<p><strong>Yıllar     Merkez     Köyler     Toplam</strong><br />
2007     32525     11931     44456<br />
2000     27 496     16 606     44 102<br />
1997<br />
1990     15 239     16 471     31 710<br />
1985<br />
1980<br />
1975<br />
1970<br />
1965</p>
<p><strong>Köyleri</strong></p>
<p>Ağlaşan • Aksu • Alaçam • Babasultan • Burhaniye • Çataltepe • Derekızık • Dudaklı • Erdoğan • Gölbaşı • Gölcük • Gözede • Kayacık • Kozluören • Lütfiye • Narlıdere • Nüzhetiye • Orhaniye • Osmaniye • Saitabat • Sayfiye • Serme • Seymen • Soğuksu • Şevketiye • Şükraniye • Turanköy • Ümitalan • Yağmurlu</p>
<p><strong>Coğrafi Konumu</strong></p>
<p>Kestel, Marmara Bölgesi’nde bulunan ve Bursa iline bağlı olan bir ilçedir. Bursa’nın 12 km doğusunda yer alır. Denizden yüksekliği 124m., nüfusu 44.000’dir.</p>
<p>Bölgede ılıman Marmara iklimi görülür.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/bursanin-kestel-ilcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemalpaşa ilçesi Bursa</title>
		<link>http://www.buzlu.org/mustafa-kemalpasa-ilcesi-bursa/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/mustafa-kemalpasa-ilcesi-bursa/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 10:54:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[iller ve ilçeler]]></category>
		<category><![CDATA[belediye adresleri]]></category>
		<category><![CDATA[belediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[bursa ilçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[dağ ilçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[köyler]]></category>
		<category><![CDATA[ormanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3220</guid>
		<description><![CDATA[Miletos kolonisi olarak doğrudan Miletoslular tarafındanmı yoksa Kyzikoslular veya Atinalılar tarafındanmı kurulduğu kesinlik kazanmayan Miletopolis&#8217; in bölgenin ilk yerleşim birimi olduğu sanılmaktadır. Kaynakçalarda Miletopolis için göl kenarında bir yerleşim birimi olarak geçmektedir. Tahminlere göre zamanla göl suları bugünkü mecrasına çekilip Kirmasti Deresi, Debboy veTepebağlık bölgesini bugün regülatörün bulnduğu yerden yararak göle doğru akmaya başlayınca Kirmasti [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-3221 aligncenter" title="mustafakemalpasa-bursa" src="http://www.buzlu.org/images/2009/04/mustafakemalpasa-bursa.jpg" alt="mustafakemalpasa-bursa" width="400" height="240" /></p>
<p>Miletos kolonisi olarak doğrudan Miletoslular tarafındanmı yoksa Kyzikoslular veya Atinalılar tarafındanmı kurulduğu kesinlik kazanmayan Miletopolis&#8217; in bölgenin ilk yerleşim birimi olduğu sanılmaktadır. Kaynakçalarda Miletopolis için göl kenarında bir yerleşim birimi olarak geçmektedir. Tahminlere göre zamanla göl suları bugünkü mecrasına çekilip Kirmasti Deresi, Debboy veTepebağlık bölgesini bugün regülatörün bulnduğu yerden yararak göle doğru akmaya başlayınca Kirmasti şehri, Melde Bayırından bugün Lalaşahin Mahallesi olarak geçen bölgeye nakledilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.</p>
<p>Lalaşahin Bölgesine, Kirmasti (Kirmastorya) kasabası olarak yerleşmesi İS. 301-331 yılları arasında olduğu sanılmaktadır. Adının da Bizans döneminde kasabanın hakimisi (kadın yöneticisi) olan Kirmastorya dan geldiği sanılmaktadır. Aynı zamanda Kirmastoryanın erkek kardeşi olan Mihaliç de bugün Karacabey olan Mihaliç bölgesinin hakimi idi.<br />
<span id="more-3220"></span><br />
Bölgenin Osmanlılara katılması değişik kaynaklarda, değişik şekillerde anlatılmaktadır. Tacüttevarihin birinci cildinin 48. sayfasında Orhan Bey Karesi Hükümetini yıkmak üzere harekete geçtiği ve Kanolyas ve Vanolyas kalelerinin düşman elinden alınarak Kirmasti vilayetine girildiği; Kirmasti ve Mihaliç&#8217; in Hakim ve Hakimesinin itaatlerini bildirmesi ile Osmanlı ya geçtiği yazmaktadır. Solakzade tarihinin 31. sayfasında da olay benzer şekilde anlatılmış olup tarih olarak 737 (1336) verilmiştir.</p>
<p>Lalaşahin Paşa bu savaşta yer almamış olup Orhan Bey&#8217; in küçük oğlu Murat&#8217; la beraber Bursa&#8217; da olduğu sanılmaktadır. Bölgenin Lalaşahin Paşa&#8217; ya verilişiyle ilgili net bir kaynak yoktur. Fakat Orhan Bey tarafından savaş öncesi verilmiş bir söz üzerine Tımar olarak Lalaşahin Paşa&#8217; ya verilmiş olması kuvvetli bir ihtimaldir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
İlçe 1875 yılından önceye kadar Mihaliçe bağlı Sincan Nahiyesi olarak geçer. 14 Mayıs 1881 de Osmanlı Hükümeti bir kararname ile Sincan bucağı merkezi olan Kirmasti&#8217; nin ilçe olduğunu ilan eder. İlk kaymakam Hacı Salih Hayri Efendi atanır. 1 Ağustos 1881 &#8216;de de Belediye Teşkilatı kurulur.</p>
<p>1881 yılına Kadar Mihaliçe bağlı Sincan Nahiyesi olarak idare edildiğinden nüfus net olarak bilinmemekle beraber 1831 tarihinde vergi yüklümleri Mihaliçte 5425 olarak gözükmektedir. İyimser bir tahminle Kirmasti deki nüfus 2.250 olduğu sanılmaktadır. 1875 de henüz Rumeli ve Kafkas göçmenleri gelmeden önceki vergi yükümlüsü sayımına göre 3367 vergi veren müslümana karşılık 660 işsiz tespit edilmiştir. 1893 sayımında ilçe merkezinde 3.367 Müslüman, 683 Rum, Ermeni ve yahdi olmak üzere 4.050 nüfus yaşamaktadır. 139 köyde ise 37.153 kişi bulunmaktadır. İlçenin toplam nüfusu 42.420 dir.</p>
<p>1908 Salnamesine göre 2.000 Km2 olan 139 köylü ilçede nüfus, 93 Harbi göçmenlerleriyle artarak 56.116 kişiye ulaşmıştır. Göçmenler;</p>
<p>Kadirçeşme, Karaorman, Soğucak, Güvem, Koşuboğazı, Karapınar, Kömürcükadı, Döllük, Eskimezarlık gibi Kafkas Köylerini kururken; Rumeli&#8217; den gelen göçmenler de Hamidiye, Selimiye, Çırpan ve Vıraca Mahalleleri ile Tırnova, Fındıcak, Kosova, Yenice, Demirdere, Kazanpınar, Sarımustafalar gibi yeni yerleşim birimleri oluşturmuşlardır.</p>
<p>1909 da Şemsettin Sami Bey&#8217; in Kamus&#8217;ul A&#8217;lam adlı eserinde Kirmasti de:<br />
3 Cami, 5 Mescit, 1 Medrese, 1 Rüştiye, 8 İlkokul, 2 Kilise, 2 Hamam, 7 Han, 183 Dükkan, 4 Tabakhane, 2 Boyahane, 3 Dokuma El Tezgahı, 2 Buharlı 1 Atlı 6 değirmeni bulunmaktadır.</p>
<p>1910 da, ilçede akrabaları bulunan İngiliz asıllı bir Ermeni, ilçeye ilk otomobili getirdi. 3 ay konuk olan İngiliz, ilçelilerin şeytan arabası dediği otomobiliyle ilçe sokaklarında gezmiş, özellikle de çocukların büyük ilgisini çekmişti. 1923 &#8216;de de Fuat Bey, Benli Ahmet ve Demirci Hafız Mehmet otomobil aldılar.</p>
<p>Savaş yılları ilçemizde de çok çetin geçmiştir. Çerkez Davut gibi birçok savaş kaçkını ilçemizde çeteler kurmuş halka eziyet edip silah zoru ile halktan para sızdırmışlardır. Kirmasti ve Mihaliç te bulunan 172. Yaya Alayı Komutanı Yarbay Osman Bey, ilçemizde Kuvayi Milliye teşkilatının kurulmasında büyük etken olmuştur. 1919 da Yunanlılar İzmir&#8217; e çıkana kadar 10 ay boyunca bu çetelerin özellikle de Çerkez Davut ve yandaşlarının korkulu rüyası olmuştur. Hem 172. Alayın Bursa&#8217; ya çekilmesine kadar, hem de Yunanlıların İlçemize yerleşmesiyle Milli Ruha sahip çeteler de kurulmuş, vatan için canlarını feda etmişlerdir. Bunların başlıcaları; Nazif Ağanın Ahmet, Gürcü Ahmet Efendi, Laz İsmail, Hacı Bekir, Karapınarlı Mehmet, Cinci Mehmet in oluşturduğu çeterdir. Ayrıca İlçe Kaymakamı Saffet Bey, Şube Başkanı Ömer Lütfü ve Yüzbaşı Halil Bey önderliğinde Başkanlığını Gürcü Mehmet Efendinin yaptığı Kuvayi Milliye Teşkilatı kurulmuştur. Başhafız Ahmet Efendi, Hafız Mustafa Efendi, Benli Ahmet Ağa, Kürt Mevlüt, Ahmet Hulusi Koçak, İsmail Uzel, Kıyıcı Halit Efendi bu teşkilatta canla başla çalışmışlardır.</p>
<p>14 Eylül 1922 tarihine kadar 26 ay ilçemizi işgali altında tutan, vatan haini çetelerle işbirliği yaparak, her türlü zulmü, adam öldürmeyi, yağmalamayı yapan Yunanlılar, kaçarken Karapınar, Kosova, Adaköy, Taşköprü, Eskimezarlık, Demirdere ve Paşalar&#8217; da yangınlar çıkarmışlardır. Dallımezarlık, Tepecik ve Çırpan en fazla zarar gören yerlerdir. 33. Süvari Alayının 7. Bölük Komutanı Sabri Bey&#8217; in komutasındaki Türk Askerlerinin ilçeye girişi ile ilçe hürriyetine kavuşmuştur.</p>
<p>3 yıl 6 ay süren Kurtuluş Savaşı&#8217; nda değişik cephelerden 100 şehidimizin künyesi gelmiştir. 100 lerceside ilçe sınırlarında çeteler ve Yunan askerlerince şehit edilen ilçe halkı, Birinci Dünya Savaşı&#8217; nda bir çok cephede 5.000 den fazla şehit vermiştir.</p>
<p>Ekim 1922 de Çolak Kemalettin Paşa, alayı ile birlikte ilçemize gelerek Demireli ve civarı köylerde konaklar. Bir Harp Divanı kurarak işbirlikçi ve vatan hainlerinin yargıları yapılır. 72 kişi idama Mahkum edilir. Bir günde dört posta halinde Debboy Bayırındaki Ağabağında kurşuna dizilerek idam edilirler. Savaş sonrası Yunanlıların kaçarken yakarak zarar verdiği yerler arasında en büyük hasar Karacabey&#8217; dedir. Evleri yanan Karacabey&#8217; lilerin bir kısmı Kirmasti&#8217; ya getrilerek kaçan Rumlardan boşalan evlere yerleştirilir.</p>
<p>Birçok işbirlikçi eşkiya Kurtuluş Savaşı yıllarında kaçmıştır. Çerkez Davut, kardeşi Zekeriya, Çördüklü Hüseyin bunların başında gelir. Lozan Konferansı arifesinde, konferans geregince çıkarılacak olan Af Yasası kapsamı dışında kalacak olan kişilerin belirlenmesi için 16 Nisan 1924 tarihli, 487 sayılı Genel Af Yasası çıkarılması için yapılan görüşmelerde, Hükümet Meclise 600 kişilik liste vermiş ve bu sayının 150 ye düşürülmesi önerilmiştir. 150 kişilik listede Kirmastili vatan hainlerinin de adı geçmektedir. 600 kişilik listede adı bulunan ve 150 kişilik listede adı geçmemiş olan Çerkez Davut, Çördüklü Kara Ali oğlu İsmail, Kopuk İbrahim ve Peder İbrahim daha sonra vatandaşlıktan çıkarılmıştır.</p>
<p>24 Aralık 1922 tarihinde İlçenin adı Belediye Meclisi&#8217; nin aldığı kararla Lalaşahin oldu. Aynı kararla Karakilise Köyü&#8217; nün adı Işıklar olarak değişitirildi. Fakat Edirne&#8217; de Lalaşahin adında başka bir ilçenin bulunması nedeniye 24 Aralık 1922&#8242; de Belediye aldığı yeni bir kararla ilçenin adını Mustafakemalpaşa olarak değiştiriken, Ermeni Mahallesi&#8217; ni Lalaşahin Mahallesi&#8217; ne bağladı. Aynı kararla Rum Mahallesi&#8217; nin adı Yüzbaşı Sabribey Mahllesi olarak değiştirdi.</p>
<p>1924 yılında Hükümet Yakasında Esnaf Kulübü, Belediye Yakasında da İdman Yurdu futbol kulüpleri kuruldu. 1926 yılında bu iki kulüp birleşerek Gençlik Kulübü adını alır.</p>
<p>İlk sağlıklı sayım 1927 yılında yapılmış ve bu sayımda merkezde 13.022 kişi bulunurken 26 köyün başka ilçelere bağlanmasıyla 113 e düşen köy sayımızla beraber toplam nüfus 53.272 dir. Bu sayımda nüfusun azalmasında 26 köyün ilçemizden ayrılmış olmasıyla beraber 19 yıl içinde Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşlarında yaklaşık 6 bin evladımızı şehit vermemiz büyük bir etkendir. Bu yıllardan sonra lçe nüfusu giderek artmaya başlamıştır.</p>
<p>Yapımına 1926 da başlanan köprü 1927 yılında bitirilmiştir. Şartnamede olmadığı gerekçesiyle demir korkuluklar yükümlüsü tarafından yaptırılmamış fakat açılan dava belediye lehine sonuçlanınça yükümlü korkuluklarıda tamamlamıştır. Böylece 1906 yılında sel sularıyla yıkılan köprü yerine Dönemin kaymakamı Ali Haydar Yücebaş tarafından yaptırılmış olan köprü ilçe tarihine son tahta körü olarak geçmiştir.</p>
<p>1935 yılında Mareşal üniforması içinde Gazi Mustafa Kemal&#8217; in tunçtan bir anıtı, Hükümet Konağı meydanına dikilir. 25 m2 alana, mermerden prizma şeklindeki kaide üzerine yerleştirilir. Kaide ile beraber yüksekliği 5 metredir. Bu tarihten itibaren daha önce Belediye binası önünde yapılan törenler, Ata&#8217; nın anıtı önünde yapılmaya başlanmıştır.</p>
<p>1937 yılında ilk Halkevi binası açıldı. Bugün Kız Meslek Lisesi ile Öğretmen Evi&#8217; nin bulunduğu yerde yıllarca ilçe gençlerine kitaplığıyla, kursları ve piyesleriyle hizmet vermiştir.</p>
<p>1938 yılında ilk Elektrik Santrali Binası yapılarak içine kömürle çalışan buharlı lokomobil konuldu. Bu ilçelilerin elektrikle ilk tanışması değildi. 1930&#8242; lu yıllarda Şeyhmüftü Camii karşısında sessiz sinema oynatanlar benzinli jenaratörle ürettikleri elektrikle hem sinema oynatıyor hem de yatsı namazlarında caminin aydınlatılmasını sağlıyorlardı.</p>
<p>1939 yılını 1940&#8242; a bağlayan yılbaşı gecesi ilçe en büyük sel baskınına uğradı. Bugün regülatörün bulunduğu yerde İtalyan firmaları sondaj çalışmalarını bitirmiş ve Nafia (Bayındırlık) Bakanlığı beton ayakları kakmaya başlamıştı. Çalışmalar nedeniyle Belediye yakası dere boyu yer yer su tünelleri için kazılarak oyulmuştu. Bu nedenle dere sularının yayılmasını önleyecek bir koruyucu kalmamıştı.</p>
<p>Tavşanlı ve Dursunbey&#8217; den gelen uyarıları Kaymakamlık tellallarla halka duyurmuş, ovada bulunan mahalleler Selimiye, Çırpan ve Hamidiyedeki evlere yerleştiriliyordu. Gece birden sular yükselmiş, bugünkü Balıkesir ve Yeniyol&#8217; dan 2 metre yüksekliğinde sular akmaya başlamıştı. Baskında 22 kişi boğularak ölmüş 120 ev yıkılmış, 2500 evinde alt katları oturulmaz hale gelmişti. Sular çekilince yerini soğla denilen balçığa bırakmış, binlerce hayvan ölüsü ovaya yayılmıştı. Sel suları köprünün her iki yakasınıda oyarak bir ada gibi ortada bırakmış fakat köprü sel sularına dayanmıştı.</p>
<p>1943 yılında Cumhurbaşkanı İnönü ilçemize gelerek göle kadar uzanan seddelerin yapımını izlemiştir. Bataklıklar ve çeltik ekimi yüzünden sıtma tüm ilçeyi pençesine almıştır. Toplanan buğdayları saklamak için 500 tonluk ofis binası yapılmıştır.</p>
<p>1948 yılında ilçe ilk matbaasına kavuşur. İstanbul&#8217; da Tan Gazetesinde çalışırken, gazetenin kapanmasıyla ilçeye yerleşen Ziya Tamburacı, aynı zamanda ilçenin ilk gazetesi olan DİRLİK GAZETESİ &#8216; ni de çıkartmaya başlar. 1950 yılına gelindiğinde ilçe nüfusu 65 552 olmuştu. Geçen yıllarda Karaoğlan Köyü ve civarında 10 bin dekar arazide bataklık kurutulmuş, sıtma hastalığının önüne geçilebilmişti. Cumhurbaşkanı İnönü ilçemizi iki defa daha ziyaret etti.</p>
<p>1952 yılı ilçeye birçok yenilik getirmiştir. Bunların en önemlilerinden iki tanesi; 50 abonelik ilk telefon santralinin kurulması ve ilk &#8220;Balolu&#8221; düğünün yapılışıdır. Diğer bir yenilik te ilçenin İstanbul ile olan bağlantısının değişmesidir. Bu yıla kadar Bandırma üzerinden vapur ile ulaşılan İstanbul&#8217; a, karayollarının onarılması ile Mudanya, Yalova üzerinden ulaşmak mümkündür. Bu tarihten sonra vapur ile İstanbul ulaşımı hafızalarda bir onu olarak kalacaktır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
1955 yılında Hara üzerinde iki jet uçağı çarpışır ve düşer. Pilotlar ölür. Aynı yıl 1932 dan bu yana belediyece işletilen tarihi hamam Kızılay&#8217; a satılır. Hamam yıktırılarak yerine yeni bir hamam, otel, lokanta ve düğün salonu yaptırılır. Modernleşme, kentleşme adına bir yaşayan günümüze ulaşabilmiş bir tarih daha yok olmuştur. 1956 yılında köprübaşında bulunan belediye binası yıktırılmış 1957 yılında da Şimdiki yeri olan Garaj üzerine taşınmıştır. Yine 1957 yılında stadyum arkasına yaptırılan Cezaevi hizmete açılmıştır. 1954 yılında temeli atılan Sağlık Merkezi 1958 yılında bitirilerek hizmete açıldı. Böylece ilçe halkının bir çilesi daha sonlanmış oldu.</p>
<p>1961 yılında Susurluk ve Kirmasti Çayları birkez daha taşmış ve Yahyaköy &#8211; Taşköprü arasındaki Balıkesir yolu 4 gün kapanmış, yolcular otobüslerin üzerinden askeri helikopterlerle kurtarılmıştı. 1964 yılında tüm yurtta olduğu gibi ilçemizdende grbete giden işçiler oldu. Nisan ayından itibaren yıl sonuna kadar Almanya ve Belçika&#8217; ya giden ilçeli sayısı 200. Yine bu yıl içerisinde Vurun Kahpeye filminin çekimleri ilçemizde gerçekleştirildi. 6 Ekim&#8217; de ilçede 6 şiddetinde 55 saniye süren bir deprem oldu. Merkez üssü Gönü Köyü ve Hara arasıdır. Deprem sonucunda 2000 civarında ev oturulmaz hale gelmiş, 20 minare yıkılmış, 2 çocuk ölmüş ve 20 vatandaş yaralanmıştı.</p>
<p>En fazla hasar Çeltikçi Durumbey, Boğaz, Kavaklı ve Güllüce Köylerinde idi. 1966 yılında Belediye ve Orman İşletmesi Danaçayırı Kavaklığındaki parkı hizmete açtılar. 1967 yılında da Endüstri Meslek Lisesinin temeli atıldı. 1968 yılında ilçenin ilk televizyonu izlenmeye başlandı. 27 Ağustos 1967 tarihinde Vehbi Koç, törenle Tat Konserve Fabrikasının açılışını yaptı.</p>
<p>1970 yılında Halk Eğitim Merkezi hizmete girdi. Aynı yıl yapılan sayımda ilçe nüfusu; merkezde 25.686, köylerde 58.680 toplam 84.366 bireydir. 12 Eylül 1974 yılında Şeyhmüftü Camii karşısında çıkan yangın sonucu Eski Sinema Hanı ile beraber Köseleciler ve Kunduracılar Çarşısında 87 iş yeri yandı. 1976 yılında 108 dekar alan üzerine 262 iş yerinden oluşacak Sanayi Sitesinin yapımına başlandı.1974 yılında hizmete giren Hallaçoğlu sineması yapımında 2 yıl sonra televizyonların artması sonucu kapanarak Tekel&#8217; e depo olarak kiralandı.</p>
<p>80 &#8216; li yılların başları tüm yurtta sancılı geçiyordu. Bunu ilçemizde de gerçekleşen eylemler takip ediyordu. 1980 yılında MHP ilçe binası sol militanlarca kurşunlanırken, öğretmen Nevzat Ceylan&#8217; ın evi de sağ militanlarca kurşunlandı. Ayrıca Atlas Kitapevi&#8217; nin camları kırıldı. Nisan ayında gerçekleşen bu eylemler havayı iyice gerginleştirmişti. 20 Temmuz tarihinde Ülkücü militanlar garaj kahvesini taradılar. Bu olayda 1 genç ölürken, 3 kişi tutuklandı. 1981 yılında dere bir kez daha taşma tehlikesiyle ilçeye korku saldı.</p>
<p>Uzguraltı mevkiinde seddenin patlamasıyla Ayas ve Doğancı köylerinde 17 ev sular yüzünden yıkıldı. İlçe merkezinde de sular, Demirciler Caddesinde seddeleri zorlamaya başlayınca Belediye halktan çuval yardımı istemiştir. Halkın ve DSİ görevlerinin çabalarıyla delikler kum çuvallarıyla kapatılmıştır. 1982 yılında Lalaşahin Mahallesinde bir evin inşaatı sırasında Yunan Tanrıçası Alene&#8217; nin som altınla kaplı mermerden bir heykeli bulundu. Heykel sergilenmek üzere Bursa Müzesine gönderildi. 6 yıl önce temelleri atılan Sanayii Sitesi hizmete girdi.</p>
<p>1986 yılı birçok yapının açılışına tanık olduk. 10 yıl önce yapımına başlanan kapalı spor salonu bu yıl açıldı. Meliköy Köprüsü bitirildi. 18 derslikli Züferbey Okulu ile 4 Katlı Kız Merkez Kuran Kursu hizmete açıldı.</p>
<p>1990 sayımında ilçe nüfusu merkezde 37.795, köylerde 63.009 olmak üzere toplam 100.804&#8242; e yükselmişti. 1991 yılında ilçenin ikinci köprüsü tören yapılmadan hizmete açıldı.</p>
<p>Belediyenin internet adresi:  http://www.mustafakemalpasa-bld.gov.tr</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/mustafa-kemalpasa-ilcesi-bursa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
