Nis 02

piano

Org ya da organ denilen müzik aleti hariç, piyanonun en karmaşık müzik aleti olduÄŸunu acaba biliyor musunuz? Gerçekte,piyano adı “yumuÅŸak-kuvvetli “anlamına “pianoforte” deyiminden gelmektedir. Bu da,piyanonun ne kadar deÄŸiÅŸik tonlarda ses verebilen bir müzik aleti olduÄŸunu belirtmek için düşünülmüştür.

Piyano böylesine karmaşık bir müzik aleti olmasına raÄŸmen, ilk ÅŸekli “monokord tek kiriÅŸ” diye adlandırılan son derece ilkel bir kutu yapısındaydı. Bu kutuda sadece bir tel geriliydi ve skala’nın aralıkları kutunun üzerinde iÅŸaretlenmiÅŸ bulunuyordu. Eski kudsal kitaplarda da böyle bir müzik aletinin bahsi geçmektedir.

M. S. 1000 yıllarında,Guido d’Arezzo adında bir İtalyan bu müzik kutusunun üzerine uygulanmak için sürgülü bir köprü icat etti. Köprünün varlığından yararlanarak baÅŸka teller ve anahtarlar ekledi. 16. yüzyılda.sözkonusu müzik aleti yaygın ölçüde kullanılmaktaydı.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , ,

Mar 30

yogurt

Sütten ürettiğimiz besinlerden biri de yoğurttur. Yoğurt, süt proteinlerinin fermentasyonla çökelmesi sonucu oluşan pıhtıdan ibarettir.

Genelilikle kaynatılıp ılık hale getirilen süte az miktarda eski yoğurdun eklenmesiyle yapılır. Ilık olan sütün ortasına, daha önceden ayrılmış ve suyla karıştırılarak inceltiimiş bir miktar yoğurt yavaş yavaş eklenir. Üzeri kapatılır ve soğumaya alınır.

Burada en önemli girdi, sütün yoğurt haline dönüşmesini sağlayan mayadır. Ve yoğurt yapımında bu görevi eski yoğurt üstlenir. Peki elimizde yoğurt mayalamak için eski yoğurt bulunmuyorsa ne yapmalıyız? Ya da ilk yoğurdun mayası nedir?

Bu soruların yanıtları araştırıldığında, göçebe olarak yaşayan atalarımızın karınca yumurtasından yoğurt yaptığına dair bilgiler edinildi. Bunun üzerine ilk yoğurdun karınca yumurtasından mı, karınca toprağından mı, ya da normal topraktan mı mayalandığını kanıtlamak için araştırmalar yapıldı.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Mar 12

ekmek2

Her ülkenin, dünyanın her çevresinin kendine has yemekleri vardır. Fakat dünyanın neresinde olursa olsun insanların hiç deÄŸiÅŸmeyen, ortaklaÅŸa yedikleri,hemen hemen tek tip sayılabilecek bir yiyecekleri vardır ki,o da “ekmek”tir.

Söz konusu ülkeye,şartlarına,olanaklarına göre bu yiyecek maddesinin,yani ekmeğin yapılışında kullanılan bazı maddeler,biçimi,kalitesi farklılıklar gösterebilir. Ancak, temelde bunların hepsi gene ekmektir. Mısır ekmeği, çavdar ekmeği olması, buğdaydan yapılması,tavada veya saçta pişirilmesi,tuz katılıp katılmaması, esasta bir değişiklik sayılmaz.

Ekmeğin vazgeçilmez, temel besin olması, insanın çok eski zamanlardan beri bunun değerini, besleyici tarafını fark etmiş,hiç değilse sezinlemiş bulunmasına dayanmaktadır.Gerçekten de,buğday tanelerini ilk çiğneyen insan, bunun doyuruculuğunu anlamıştır.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Åžub 10

ilk-banka1

Bugün size çeşitli hizmetleri olan bankanız, aslında iki temel amaçla çalışır. Bu amaçlardan biri tasarruf sahiplerinin paralarını almak ve aynı kişiler geri isteyinceye kadar muhafaza etmektir. İkinci amaç da belirli bir faiz ödemeyi kabul eden kimselere borç (kredi, istikraz ) vermektir.

Bir banka para üzerinde faiz esasıyla iş yaptığından,bankacılığın bazı toplumlarda hoş karşılanmadığı, uygun görülmediği bir devir vardı. Faiz almak bu toplumların insanları tarafından ahlak kurallarına uygunsuz bir davranış sayılırdı. Nitekim bazı ülkeler,vatandaşlarının bankalarla iş yapmalarını yasaklamıştı.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , ,

Åžub 09

ilk-okul

Hepimiz biliriz. Okul,insanların, özellikle çocukların ve gençlerin eğitimi için açılmış, onların öğrenim yapmak amacıyla bir araya geldiği bir yerdir.

Bu tanımlamadan iki gerçek ortaya çıkmaktadır: Okul belirli bir yerdir. Bir defada birden fazla çocuğun(veya gencin) eğitim gördüğü,öğrenim yaptığı bir kurumdur.

Modern okulların geçmiÅŸi eski Yunanistan ve Roma’ya kadar uzanmaktadır. Fakat eski Yunanistan’da bile,öğretim üyelerinin çocuklara tek tek ders verdikleri bir dönem vardı. Söz konusu okullarda, çocukların,gençlerin topluca ders aldıkları “sınıf diye bir yer yoktu.
Devamını Oku »

Etiketler: , , ,

Oca 27

england-palace

21 Temmuz 1896 günü, İngiltere sarayının 40 konuÄŸu önünde gösterildi. Konuklar,Prenses Maud’un ertesi gün yapılacak olan dügünü için Malborough Åžatosu’nda toplanmışlardı. Bu arada sinemacı Birt Acres kendilerine bir film gösterisi için izin istedi.

Göstermeyi düşündüğü ve bir ay önce çektiÄŸi filmde, Galler Prensi İle Prensesi’nin Cardiff Panayın’na yaptıkları ziyaret sergileniyordu. Gerekli izni vermeden önce Galler Prensi, Acres’ten filmi incelemek üzere istedi. Sonra da bir sakınca görmediÄŸini belirterek Acres’e gerekli izni verdi.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , ,