Oca 03

Gerek büyük gerek küçük güçlü olsun, bütün dirençlerin belirli bir dayanma gücü vardır.

Dirençler güç açısından kısaca iki’ye ayrılır:

1.Büyük güç dirençleri: (2 watt’ın üzerindeki dirençler)
2.Küçük güç dirençleri: (2 watt’ın altındaki dirençler)
• Sabit Dirençler
• Ayarlı Dirençler
• Termistör (Terminstans)
• Foto Direnç (Fotorezistans)

Sabit Dirençler

Sabit dirençler yapıldığı malzemenin cinsine göre üçe ayrılır:

1. Karbon dirençler
2. Telli dirençler
3. Film dirençler
1. İnce film dirençler
2. Kalın film [Cermet "Sörmit" Okunur] dirençler Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Ara 27

Kinematik, hareketi, sebep ve tesirlerini gözönüne almadan inceleyen mekaniğin bir bölümü. Kinematik, hareketin ve ondan doğan hız ve ivmenin anlaşılmasıyla kavranabilir. Hareket bir cismin sürekli, bir noktadan diğer bir noktaya olan yer değiştirmesidir. Hareketin en basiti, bir pompadaki pistonun hareketi gibi doğrusal harekettir. Diğer bir tür hareket de bir eğri boyunca olan yer değiştirme sonucu ortaya çıkar. Gezegenler ve uyduların yörüngelerinde bu tür bir harekete rastlanır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , ,

Kas 22

Sinus ve Kosinüs

Düzlemsel trigonometride, iki boyutlu düzlemde (ve üçü de aynı doğru özerinde yer almayan) üç noktayı doğru parçalarıyla ikişer ikişer birleştirerek oluşturulan düzlemsel üçgenler söz konusudur. Küresel trigonometride ise, üç boyutlu kürenin iki boyutlu olan yüzeyinde (ve üçü de aynı büyük çember üzerinde yer almayan) uç noktayı büyük çember yaylarıyla ikişer ikişer birleştirerek oluşturulan küresel üçgenler söz konusudur.

Küresel trigonometri Eski Yunanlılarda astronomiye ilişkin gereksinimleri karşılamak amacıyla ortaya çıktı ve gelişti. Küresel trigonometri aslında düzlemsel trigonometriyi de tümüyle içerir, ama düzlemsel trigonometri ancak 15. yüzyıl Avrupa’sında, topografya, ticaret ve denizciliğin gereksinimleri doğrultusunda kendi başına ve küresel trigonometriden bağımsız olarak gelişmiştir. Küresel trigonometri, düzlemsel geometriden daha önce ortaya çıkıp gelişmiş olmakla birlikte, ancak düzlemsel geometrinin temel ilkelerinin bilinmesiyle daha iyi anlaşılabilir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , ,

Kas 13

Hidroelektrik santralleri

Hidroelektrik santralı, barajda biriken su Yerçekimi Potansiyel Enerjisi içermektedir. Su, belli bir yükseklikten düşerken, enerjinin dönüşümü prensibine göre Yerçekimi Potansiyel Enerjisi önce kinetik enerji (mekanik enerji) ye daha sonra da Türbin çarkına bağlı jeneratör motorunun dönmesi vasıtasıyla Potansiyel elektrik Enerjisi ne dönüşür. Fizik ten hatırlıyalım, 1 kg lık bir kütle, 1 m yükseklikten düştüğünde ;

W (kg m²/sn²=N-m=joule)= m(kg)*g( m/sn²)*h(m)= 9.8 N-m lik iş yapılmış olur.

Net düşüsü 100 m olan bir barajda 1 ton suyun yaptığı iş;

W= 1000*9.8*100= 980 000 N-m=980 000 joule(j) dür.

Su düşüşü veya hidrolik düşüş

Birbiri ile irtibatı bulunan iki su seviyesi arasındaki kot farkına denir. Bir Hidroelektrik Santralda düşü ise üst su seviyesi ile çıkış su seviyesi arasındaki yükseklik farkıdır. Cebri borular ve diğer yerlerdeki kayıplar göz önüne alınmazsa bu mesafeye net hidrolik düşü diyebiliriz. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Kas 08

Dünyanın şekli

Dünya kütlesi (M⊕) kütlenin Dünya’nın toplam kütlesine eşitlenmesi. 1 M⊕ = 5.9742 × 1024 kg.

Güneş Sistemi’ndeki dört yerbenzeri gezegen, Merkür, Venüs, Dünya ve Mars kütleleri sırasıyla 0.055, 0.815, 1.000, ve 0.107 Dünya kütlesidir.

Bir Dünya kütlesi ilgili birimlere şu şekilde dönüştürülebilir:

* 81.3 Ay kütlesi (ML)
* 0.003 15 Jüpiter kütlesi (MJ)
* 0.000 003 003 Güneş kütlesi (M⊙)
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , ,

Eki 07

John Desmond Bernal

John Desmond Bernal (1901–1971) İrlanda asıllı fizikçi. X-ışını kristallografisindeki öncü çalışmalarıyla tanınır. Edebi bir portresi C.P.Snow’un ‘The Search’ adlı romanında verilmiştir

Akademik kariyer

Cambridge Üniversitesi’nde matematik ve bilim okudu. 1921′de lisans eğitimini tamamladıktan bir sonra bir yıl daha doğal bilimler derslerine devam etti. Daha sonraları çalışacağı kristal yapılarına matematik temel sağlayan ‘Uzay grupları’ ve ‘Quaternion’ yöntemini kendi çalışmasıyla öğrendi. Mezuniyetinden sonra Londra’da Davy-Faraday Laboratuvarı’nda Sir William Bragg’ın yanında çalıştı. 1924′de grafit’in yapısını belirledi.

Dorothy Hodgkin de bu araştırma grubunda çalışmaya başladı. Birlikte yapılan çalışmalarla 1934′de bir ilk olarak su ile bileşik protein moleküllerinin forografı elde edildi. Ekipte çalışan diğer önemli bilim kişileri arasında Rosalind Franklin, Aaron Klug ve Max Perutz da vardı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,