
Rüzgâr enerjisinin başlıca etki, fosil yakıtlı santrallerin elektrik üretiminde neden olduğu kirliliği göstermemesidir. Değişik enerji kaynakları, klasik enerji kaynaklarıyla yer değiştirebilirken, rüzgâr enerjisinin çevresel maliyeti çok daha düşük olabilir.
Rüzgâr gücünden türetilen enerji yakıt tüketmez ve fosil yakıtlı güç kaynakları gibi hava kirliliğine neden olmaz.
Vahşi yaşam ölümlerini engelleme ve azaltma rüzgâr türbinlerini yerleştirirken ve kurarken dikkat edilmesi gereken etkidir.
Karbondioksit salımı ve kirlilik
Rüzgâr gücü üretimi sağlamak için yakıt tüketmez ve elektrik üretimi için doğrudan emisyonu yoktur. Rüzgâr türbinlerinde, karbondioksit (CO2), kükürt dioksit, cıva, partikül veya fosil yakıtlardaki gibi hava kirliliğine neden olan diğer türler yoktur. Rüzgâr güç santralleri, yapım ve kurulumda kaynakları kullanır.
Rüzgâr türbinlerinin inÅŸası esnasında çelik, beton, alüminyum ve yapım için gerekli diÄŸer materyalları kullanır ve genellikle fosil enerji kaynakları kullanılarak elde edilen enerji yoÄŸunlaÅŸtırma iÅŸlemine dönüştürülür. Rüzgâr türbin imalatçısı olan Vestas ilk karbon dioksit emisyonunun, yerleÅŸim yeri dışındaki türbinlerde çalışmanın yaklaşık olarak 9 ay içinde “geri ödeneceÄŸini” iddia ediyor. Devamını Oku »
Etiketler: çevre, doğal, elektirik, enerjisi, etkileri, faydaları, kaynak, maliyeti, Neden,Niçin,Nasıl, power, Rüzgar, rüzgar gücü, türbin, zararları

Güneş sistemimiz oluşurken koşullar çok az farklı olsaydı, bizler için her şey değişik olabilirdi. Dünyanın madde dağılımı, büyüklüğü, enerjisi, dönme ekseni açısı, atmosfer ve mevsimler çok farklı olabilirdi. Dünyamızda hayat belki yine gerçekleşebilirdi ama farklı şekilde. Bu hali ile sanki her şey, en ince detayına kadar insan için özel olarak hazırlanmış gibidir.
Peki bu oluÅŸum içinde ayın görevi nedir? Nasıl oluÅŸtuÄŸu ve dünyanın yörüngesine nasıl girdiÄŸi hala büyük bir sır olan Ay’ın bu mükemmel düzen içindeki yeri nedir? YaÅŸamın oluÅŸmasına ne katkısı vardır? Ay olmasaydı ne olurdu?
Dünyadaki yaÅŸam koÅŸulları bakımından Ay’dan kaynaklanan hiçbir olumsuz etken yoktur. Yani Ay’ın varlığının hiç bir zararı yoktur. Ya yararı? Devamını Oku »
Etiketler: ay, dünya, gezegen, ilginç teoriler, nasıl olurdu, ne, Neden,Niçin,Nasıl, olmasaydı, olurdu, teori, uydu, Uzay
Avrupa Yaz Saati (İngilizce: European Summer Time, EST), enerji tasarrufu sağlamak amacıyla, Mart ayının son pazar günü başlayıp, Ekim ayının son pazar günü biten bir uygulamadır.
Uygulanışı
Mart ayının son pazar günü eÅŸgüdümlü evrensel zamana (UTC) göre 01:00′te saatlerin bir saat ileri alınmasıyla baÅŸlatılır ve ekim ayının son pazar günü 02:00′te saatlerin bir saat geri alınmasıyla sona erer. Saat deÄŸiÅŸiklikleri eÅŸgüdümlü evrensel zamana göre yapıldığından, uygulamanın baÅŸlangıcı ve bitiÅŸi bulunulan saat dilimine göre farklı yerel saatlere denk gelmektedir. Devamını Oku »
Etiketler: Avrupa yaz saati uygulaması, Coğrafya, en uzun gün, günlerin uzaması, kısa gün, nasıl hesaplanır, neye göre, türkiye yaz saati, yaz saatine geçiş

1. Sürekli (Yıllık) Rüzgârlar
Dünya üzerindeki, sürekli alçak ve yüksek basınç alanları arasında esen rüzgârlardır.
a. Alize Rüzgârları: 30° Kuzey ve 30° Güney enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, Ekvator’daki termik alçak basınç alanına doğru esen rüzgârlardır.
Özellikleri
* Başlangıçta sıcak ve kurudurlar. Ancak, denizler üzerinden geçerken nem kazanırlar.
* Tropikal kuşaktaki karaların doğu kıyılarına bol yağış bırakırlar. Bu nedenle Doğu rüzgârları da denir.
* Sürekli olmaları ve yönlerinin belli olması nedeniyle, yelkenli gemiler döneminde bu rüzgârlardan faydanılmıştır. Bu nedenle bu rüzgârlara ticaret rüzgârları (trade winds) da denilmiştir.
* Ekvatoral bölgede karşılaÅŸan Alizeler, 3 – 4 km kadar yükselerek kutuplara doÄŸru hareket ederler. Bunlara da ters alize (üst alize) adı verilir. Ters alizeler, dönenceler üzerinde alçalarak tropikal çöllerin oluÅŸmasına neden olurlar.
* Sıcak okyanus akıntılarının oluşumuna neden olurlar.
b. Batı Rüzgârları: 30° enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgârlardır.
Özellikleri
* Başlangıçta sıcak ve kurudurlar. Ancak, denizler üzerinden geçerken nem kazanırlar.
* Orta kuşaktaki karaların batı kıyılarına bol yağış bırakırlar.
* 60° enlemleri civarında Kutup rüzgârları ile karşılaÅŸarak cephe yağışlarına yol açarlar. Devamını Oku »
Etiketler: özellikleri, Coğrafya, karayel, lodos, nerede görülür, poyraz, rüzgar çeşitleri, rüzgar yönleri

Babilliler, Sümerler gibi eski Mezapotamya halkları ve daha sonra Eski Yunanlılar, yıldızların oluşturduğu şekillere adlar koyarak takım yıldızları oluşturmuşlardır. Bugün 88 takımyıldız bilinmektedir.
Bazı takım yıldızların içinde elliden fazla parlak yıldız, yüzyıllar öncesinden verilmiş adlar taşırlar, bunların çoğu Arap kökenlidir; Vega, Rigel, Aldebaran, Algol, gibi. Sirius ve Capella Yunan ve Latin kökenlidir [Kimi tek isimler, kimi açıklamaların kısaltılmışıdır, örneğin; Betelgeuse (ortadakinin omuz altı), Deneb (kuşun kuyruğu) gibi ].
Uranometria (1603) adlı yıldız atlasında Bayer, takım yıldızlarında en parlak yıldızları Yunan alfabesinin küçük harfleri ile gösterdi. Bu sistem bugün de kullanılmaktadır. Genel olarak harfler parlaklık sırasına göre verilmiÅŸtir; Yunan harfleri yetmediÄŸinde Roma harfleri kullanılmıştır. Devamını Oku »
Etiketler: adalndırılması, Babilliler, Coğrafya, isimleri, keşif, kim koydu, nasıl, nereden geliyor, Sümerler, Uzay, yıldızlar

COĞRAFİ VERİLERİ
Konum: Güney Asya, Arap Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Burma ile Pakistan arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 20 00 Kuzey derecesi, 77 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Asya
Yüzölçümü: 3,287,590 km²
Sınırları: toplam: 14,103 km
sınır komşuları: Bangladeş 4,053 km, Butan 605 km, Burma 1,463 km, Çin 3,380 km, Nepal 1,690 km, Pakistan 2,912 km
Sahil ÅŸeridi: 7,000 km
İklimi: Güneyde tropikal musondan kuzeydeki ılıman iklime kadar çeşitlilik görülmektedir.
Arazi yapısı: Güneyde yüksek ovalar (Deccan Yaylası), Gang arazisinde düzlükler, batıda çöller, kuzeyde Himalayalar yer alır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Kanchenjunga 8,598 m
Doğal kaynakları: Kömür, demir, manganez, mika, boksit, titanyum, krom, doğal gaz, elmas, petrol, kireçtaşı, işlenebilir arazi
Arazi kullanımı: İslenebilir topraklar: %56
daimi ekinler: %1
daimi otlaklar: %4
ormanlar ve ormanlık arazi: %23
diÄŸer: %16 (1993 verileri)
Sulanan arazi: 535,100 km² (1995/96 verileri)
Doğal afetler: Kuraklık, su baskını, yıldırımlı fırtına, deprem, tsunami
NÜFUS BİLGİLERİ
Nüfus: 1.029.991.145 (Temmuz 2001 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.55 (2001 verileri)
Mülteci oranı: -0.08 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 63.19 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 62.86 yıl
erkeklerde: 62.22 yıl
kadınlarda: 63.53 yıl (2001 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 3.04 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
HIV/AIDS – hastalıklarına yakalanan yetiÅŸkin sayısı: %0.7 (1999 verileri)
HIV/AIDS – hastalığı olan insan sayısı: 3.7 milyon (1999 verileri)
HIV/AIDS – hastalıklarından ölenlerin sayısı: 310,000 (1999 verileri)
Ulus: Hintli
Nüfusun etnik dağılımı: Hint-Aryan %72, Dravidian %25, Moğol ve diğer %3 (2000)
Din: Hindu %81.3, Müslüman %12, Hıristiyan %2.3, diğer %4.4 (2000)
Dil: İngilizce, Hintçe, Bengali (resmi), Telugu (resmi), Marathi (resmi), Tamil (resmi), Urdu (resmi), Gujarati (resmi), Malayalam (resmi), Kanaada (resmi), Oriya (resmi), Punjabi (resmi), Assamese (resmi), Kashmiri (resmi), Sindhi (resmi), Sanskrit (resmi), Hindustani
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %52
erkekler: %65.5
kadınlar: %37.7 (1995 verileri) Devamını Oku »
Etiketler: asya kıtası, önemi, ülkeler, başkenti, Coğrafya, devletler, ekonomi, Hindistan, hindistanın, kültürü, kıtalar, nüfus, tarım ve hayvancılık, ticaret, ulaşım, yönetim şekli, yüzölçümü
|
Son Yorumlayanlar