Tem 29

Dünya, GüneÅŸ Sistemi’nin 9 gezegeninden biridir ve GüneÅŸ’e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. CoÄŸrafya’nın asıl konusunu oluÅŸturan Dünya’yı incelemek için bazı kavramların bilinmesi gerekir:
Eksen
Kutup Noktası
Ekvator
Paralel
Meridyen
Dünya’nın Åžekli :
Dünyanın Şekli ve Boyutları :
Dünya, Kutup Noktaları’nda basık, Ekvator’da ÅŸiÅŸkindir. Dünya’nın kendisine özgü bu ÅŸekline geoid denir. Geoide en yakın geometrik ÅŸekil elipsoiddir. Verilen boyutlar “Hayford Elipsoidi” ne aittir.
Dünya’nın Boyutları
Ekvator yarıçapı = 6.378,4 km
Kutuplar yarıçapı = 6.356,9 km
Ekvator çevresi = 40.076,6 km
Kutuplar çevresi = 40.009,1 km
Pratikte bu uzunluklar yaklaşık olarak alınmaktadır.
Devamını Okuyun.. »
May 08

Simetri, insan zihni için âdeta büyüleyicidir. Tabiattaki simetrik nesnelere, Güneş ve gezegenler gibi neredeyse kusursuz simetrik kürelere, kar tanecikleri gibi simetrik kristallere -ki hiçbir kar tanesi birbirinin aynısı değildir-, hemen hemen simetrik olan çiçeklere bakmaktan hepimiz zevk alırız. Ancak, burada ele alınacak olan mevzu, tabiattaki nesnelerin simetrisi değil, tabiat kanunlarının simetrisidir.
Bir cismin simetrik olup olmadığı kolayca anlaşılabilir; ama bir fizik kanunu nasıl simetrik olabilir? Fizikçiler, nesnelerdeki simetrinin uyandırdığı hisse benzer bir ÅŸeyi fizik kanunları için de hissederek ona, “Fizik Kanunlarında Simetri” ya da “Kanunların Simetrisi” adını vermiÅŸlerdir. Öyleyse simetri nedir? Meselâ kare hususî bir simetriye sahiptir. Onu 90 derece döndürürsek -saÄŸ ya da sol fark etmez- yine aynı görünür.
Alman matematikçi Hermann Weyl simetri için çok güzel bir tanım vermiÅŸtir: “EÄŸer bir nesne üzerinde bir ÅŸey yaptıktan sonra da nesne ilk hâlinde görünüyorsa, eÄŸer nesnede bunu yapmaya imkân veren bir ÅŸey varsa, o nesneye simetrik denir.” İşte fizik kanunları da bu anlamda simetriktir.
Devamını Okuyun.. »
Nis 17

İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor.
Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor. Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi. Bilimadamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor.
Bilimadamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkileri olduğu görüşünde.
Devamını Okuyun.. »
Nis 06

Kaşif olarak nitelendirilen insanların çoğu, aslında keşfettikleri topraklar daha önceden orada bulunan insanlar tarafından zaten biliniyordu.
Orada binlerce yıldır yaÅŸayan yerli insanlar vardı. Bu gezginlerin kaÅŸif diye adlandırılmalarının temel nedeni dünya görüşleri üzerinde köklü deÄŸiÅŸiklikler gerçekleÅŸtirmiÅŸ olmalarıdır. Avrupalı’ların UzakdoÄŸu’dan ve Amerika’dan çok önemli coÄŸrafi bilgilerle dönmeleri buna örnek olarak gösterilebilir.
Galapagos Adaları’nda Darvin’in elde ettiÄŸi bulgular gezegenimizin evrimi konusunda temel görüşlere zıt kuramlar geliÅŸtirmesini saÄŸladı.
Devamını Okuyun.. »
Åžub 29

Kutuplardaki buzların hepsi erirse dünya yüzeyindeki deniz seviyesinin ne kadar yükseleceğini hesap etmek geometri ve matematik yardımıyla oldukça kolaydır ama yükselen suların karalar üzerinde ne kadar yer kaplayacaklarını hesaplamak pek kolay değildir. Karaların kıyı şekilleri ve kıyıdan itibaren yükseklikleri ve eğimleri o kadar farklıdırlar ki ancak yaklaşık değerler elde edilebilir.
Yeryüzünde toplam 37,5 milyon kilometreküp hacminde buz tabakası vardır. Su buzdan biraz daha yoğun olduğundan, buzun tamamen erimesi sonucu ortaya 33 milyon kilometreküp su çıkar.
Okyanusların yüzölçümü 363 milyon kilometrekaredir. Eğer bu yüzey alanını sabit yani yükselen deniz seviyesinin karalara doğru yayılmadığını kabul edersek, buzların önemli bir kısımlarının da zaten su altında olduklarını hesaba kattığımızda, bu ilave su kütlesi sonucu deniz seviyesinin 90 metre civarında yükseleceği ortaya çıkıyor.
Devamını Okuyun.. »
Eki 04

Sputnik 1, (Rusça: Спутник-1) dünyanın ilk yapay uydusu. Sputnik serisinden ilk uzay aracı. SSCB tarafından 4 Ekim 1957′de yörüngeye oturtuldu. Sputnik 1′in uzaya gönderilmesi soÄŸuk savaÅŸ yıllarında gerçekleÅŸti ve süper güçler arasında yeni bir rekabet olan Uzay Yarışı’nı baÅŸlattı.
Uydunun ağırlığı 80 kg olup, çapı 58 cm, yörünge yüksekliği 250 km idi. Küre şeklinde bir gövdesi ve bundan ayrılan 2,4 ila 2,9 m uzunluğunda dört uzun anteni vardı. 20 ve 40 MHz gücünde iki radyo vericisi bulunmaktaydı. Bu radyo sinyalleri iyonosferdeki elektron yoğunluğunu ölçmede kullanıldı. Ayrıca, uydunun iç basıncı ve sıcaklığı da sinyallerle iletiliyordu. Böylece uydu çeperinin bir göktaşı tarafından delinip delinmediği takip edilebiliyordu. Uydunun basınçlı iç bölgesi azot gazıyla doldurulmuştu. Ancak yörünge sırasında uydu çeperinin hiç delinmediği tespit edildi. Bu durum, gelecekteki uzay uçuşları için Dünya yörüngesinin güvenli olduğunu gösteriyordu.
Devamını Okuyun.. »
AÄŸu 21

DNA’nın kimlik kartı, ana hatlarıyla çıkartıldı. Bu iÅŸin kolay yanı. Åžimdi sıra genlerin ürettiÄŸi proteinlerin gizini çözmeye geldi. Esas zor kısım ÅŸimdi baÅŸlıyor. İnsanın genetik yapısını deÅŸifre etmeye çalışan bilim adamları konularında ne kadar uzman olursa olsunlar, daha iÅŸin başında olduklarını kabul ediyorlar.
Son birkaç yıldır bir düzineden fazla genomu çözümleyen uzman ekipler, bulgularının tahminleriyle örtüşmemesi üzerine gelecek hakkında daha temkinli konuşma kararı aldılar.
Devamını Okuyun.. »
May 05

Depremleri kaydeden, ÅŸiddetini, uzaklığını gösteren alete “sismograf” (depremyazar) denir. Sismograf, sarkaç esasına dayanır. Yer sarsıldığı sırada, sarkacın ucundaki yuvarlak ağır topuz, süredurum kanununa uyarak, hareketsiz kalır. Yeryüzünde duran bir kimse, yerle birlikte gidip geldiÄŸi için, sarkacı hareket eder gibi görür. Topuzun ucunda bir kalem vardır. Kalemin ucu bîr makara üzerinde sanlı duran kâğıda deÄŸer. Yer sarsılınca kâğıt da saÄŸa, sola, yukarı aÅŸağı gidip geleceÄŸi, topuz ise hareketsiz duracağı için, kalem kâğıda bu hareketleri çizer.
Devamını Okuyun.. »
Nis 24

OrtaçaÄŸ İslâm Dünyası’ndaki biyoloji araÅŸtırmalarını, bitkibilim ve hayvanbilim çerçevesinde deÄŸerlendirilecek olunursa, bu alanların daha çok Aristoteles ve Dioscorides gibi Yunan bilginleri tarafından derlenmiÅŸ olan bilgi birikimine dayandırılmış olduÄŸunu söylenebilir. Ancak, bu birikime Müslüman araÅŸtırmacıların yaÅŸamış oldukları çevreden edindikleri bilgilerle kiÅŸisel gözlemleri de eklemek gerekir.
Devamını Okuyun.. »
Nis 20

Dünya küre ÅŸeklinde bir mıknatıs gibidir. Bu yüzden etrafında bir manyetik alan vardır. Dünya’nın manyetik alanı, Dünya’nın merkezine konmuÅŸ çubuk bir mıknatısın (dipol) oluÅŸturduÄŸu manyetik alana benzer. Bu dipolün ekseni, Dünyanın dönme ekseniyle 11 derecelik bir açı yapar. Bu da coÄŸrafik kuzey ve güney kutuplarının, manyetik kuzey ve güney kutuplarından farklı yerlerde olduÄŸunu gösterir. Dünya’nın manyetik alanı vektörel bir büyüklüktür. Dünya üzerinde herhangi bir yerdeki manyetik alan bu vektörün yönü ve ÅŸiddetiyle tanımlanır. Genellikle bu vektörün bileÅŸenleri olan manyetik deklinasyon, D, yatay bileÅŸen, H ve düşey bileÅŸen, Z, ölçülür ve bu üç bileÅŸenden manyetik alanın diÄŸer bütün bileÅŸenleri hesaplanabilir.
Devamını Okuyun.. »