AÄŸu 03

Aristoteles döneminde politik yapı değişmiş ve Yunan Dünyası yavaş yavaş Makedonyalıların hakimiyetine girmeye başlamıştır. Makedonya bölgesinin kuzeyi Teselya, doğusu İllirya ve batısı ise Trakya ile çevrilidir ama bu sınırlar sabit değildir; zaman zaman daralmış veya genişlemiştir. Belirli bir Makedonyalı tipi de yoktur; bunlar İlliryalılarla Trakların karışımından oluşmuşlardır. Yunanca konuşmazlar; kendilerine özgü bir dilleri vardır ve bu dil Hint-Avrupa dilleri içinde yer alır.
Makedonya Kralı II. Philip döneminde Makedonya deÄŸiÅŸik bir görünüm kazanmaya baÅŸlamıştı. Makedonya kralları Yunanlı olmalarına karşın, yerli kadınlarla evlenmiÅŸler ve bu uygulama giderek yaygınlaÅŸtığı için, kısa bir süre içinde Yunanlılar baÅŸka kavimlerle kaynaÅŸmışlardı. Hatta söylendiÄŸine göre, tam bir Yunanlı olarak yetiÅŸtirilmiÅŸ olan II.Filip’in annesi Yunanca’yı oldukça ileri yaÅŸlarında öğrenmiÅŸti.
II. Philip baÅŸa geçtiÄŸinde toplum tam bir kargaÅŸa içindeydi ve güçlü bir yöneticiye gereksinme duyuluyordu. II. Philip, Thebes’te kaldığı süre içerisinde, yeni askerî yöntemleri gözlemlemiÅŸ ve bunları uygulamakla kalmayarak daha da mükemmel bir duruma getirmiÅŸtir. Bir süre sonra, piyade ve süvarilerden oluÅŸan mızraklı bir birlik kurmayı baÅŸarmıştır. Makedonyalıların bu düzenlemesi, yüzyıllar boyunca en iyi savaÅŸ tekniÄŸi olarak benimsenmiÅŸtir.
Devamını Okuyun.. »
Tem 23

Çok soğuk bir kıs günü padişah, tebdili kıyafet gezmeye karar vermiş.Yanina bas vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler..
Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuÅŸ. PadiÅŸah, ihtiyari selamlamış. ” Selamünaleyküm ey pir’i fani…”
” Aleykümselam ey serdar’i cihan…
“PadiÅŸah sormuÅŸ.” Altılarda ne yaptın ?”
” Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…”
PadiÅŸah gene sormuÅŸ. ” Geceleri kalkmadın mi ?”
” Kalktık…Lakin, ellere yaradı…
“PadiÅŸah gülmüş. ” Bir kaz göndersem yolar misin ?”
” Hem de cıyaklatmadan..
” PadiÅŸahla bas vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuÅŸlar. PadiÅŸah bas vezire dönmüş.
” Ne konuÅŸtuÄŸumuzu anladın mi ?”
Devamını Okuyun.. »
May 16

Fransız fizikçisi Henri Becquerel 1852 yılında Paris’te doÄŸdu ve 1908 yılında öldü. 1877 yılında mühendis, 1892′de Museum d’historie naturelle’e, 1895′te Politeknik okuluna fizik profesörü oldu. 1889′da Institut üyesi oldu.
X ışınlarının bulunmasından sonra bu ışınlara fosforışı olayının arasında bir iliÅŸki bulunup bulunmadığını araÅŸtırdı. Böylece 1896′da uranyum tuzlarında radyoaktivite olayını buldu. Bir elektromıknatısça saÄŸlanan manyetik alanda uranyumun saçtığı ışınları tahlil etti ve bu ışınların uranyum atomuna has bir olgu olduÄŸunu ortaya çıkardı.
Devamını Okuyun.. »
May 12

DoÄŸum ve ölüm tarihleri belli olmamakla birlikte, Zenon’dan 30 yıl sonra doÄŸduÄŸu sanılmaktadır. Çok gezmiÅŸ, Babil’e ve matematik öğrenmek üzere Mısır’a gitmiÅŸ ve orada 5 yıl kalmıştır. Hatta bu seyahatleri sırasında Hindistan’a kadar uzanmış olduÄŸu sanılmaktadır. Ancak Demokritos bir gezgin deÄŸil, bir bilgi arayıcısıdır.
Demokritos’a göre evren, doluluk ve boÅŸluktan oluÅŸmuÅŸtur. Dolu kısım, bölünemez küçük parçacıklar, yani atomlar tarafından doldurulmuÅŸtur; bunlar ölümsüz ve yalındırlar. Nitelikleri aynı ama biçimleri ayrıdır. Varlıklar, bu atomların bir araya gelmelerinden oluÅŸmuÅŸlardır ve bir arada bulundukları sürece vardırlar; ÅŸayet bunları oluÅŸturan atomlar bir nedenle dağılırsa yok olur giderler.
Evrende gözlemlenen değişim, atomların birleşmesi ve dağılmasından ibarettir. Atomcu kuram, özünde mekanist ve deterministtir, ama bu dönemde atomların nasıl hareket ettiklerine ilişkin güçlü bir yaklaşımın eksikliği duyulmaktadır.
Devamını Okuyun.. »
May 07

Abdurrahman es-Sûfi (903-986), Batlamyus’un Almagest’inden yararlanarak hazırlamış olduÄŸu yıldız kataloÄŸu ile tanınmıştır. Bu katalogda, 48 yıldız takımında bulunan yıldızlar tanıtılmış, bunların gökyüzündeki konumları, parlaklıkları ve renkleri bildirildikten sonra, Almagest’te geçen yıldız isimlerinin Arapça karşılıkları verilerek, bu konuda Arapça’daki önemli bir boÅŸluk doldurulmuÅŸtur.
Abdurrahman es-Sûfi’nin önerdiÄŸi terimler, daha sonra DoÄŸulu ve Batılı astronomlar tarafından kullanıldığı gibi, bunlardan 94′ü modern astronomi literatürüne de girmiÅŸtir. 13. yüzyılda Castilla-Leon Kralı X. Alfonso’nun hazırlattığı “Astronomi Bilgisi Kitabı” adlı 4 bölümden oluÅŸan İspanyolca ansiklopedide, Abdurrahman es-Sûfi’nin bu eseriyle diÄŸer Müslüman astronomlarından bazılarının eserlerinden yararlanılmıştır.
Devamını Okuyun.. »
Nis 06

Kaşif olarak nitelendirilen insanların çoğu, aslında keşfettikleri topraklar daha önceden orada bulunan insanlar tarafından zaten biliniyordu.
Orada binlerce yıldır yaÅŸayan yerli insanlar vardı. Bu gezginlerin kaÅŸif diye adlandırılmalarının temel nedeni dünya görüşleri üzerinde köklü deÄŸiÅŸiklikler gerçekleÅŸtirmiÅŸ olmalarıdır. Avrupalı’ların UzakdoÄŸu’dan ve Amerika’dan çok önemli coÄŸrafi bilgilerle dönmeleri buna örnek olarak gösterilebilir.
Galapagos Adaları’nda Darvin’in elde ettiÄŸi bulgular gezegenimizin evrimi konusunda temel görüşlere zıt kuramlar geliÅŸtirmesini saÄŸladı.
Devamını Okuyun.. »
Nis 01

Charles Lyell,1797 tarihinde İskoçya’da doğdu.Ancak çocukluğu İngiltere’nin en güneyinde olan New Forest bölgesinde geçti.Ailenin ekonomik durumu çok iyi olduğu için herhangi bir zorluk görmeden büyüdü.Babası şair Dante konusunda olduğu gibi karayosunları konusunda da otorite idi.Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda tatil zamanlarında açık alan çalışmaları ve jeoloji incelemeleri yapıyordu.Bu çalışmalarını İngiltere ve Fransa’da sürdürdü.1825 yılında baroya girdi.
Babasının mali desteği sayesinde avukatlık yapmaktan vazgeçip jeoloji ile ilgilenmeye devam etti.Bütün jeolojik olayların temelinde doğal süreçlerin yattığını kabul etmişti.Günümüzdeki doğal süreçlerin ve bunların sonuçlarının da geçmiş olaylardan farkı bulunmadığını ileri sürüyordu.
Devamını Okuyun.. »
Mar 12

M.Ö. 469-399 yillari arasinda yasamis olan ünlü Yunanli düsünür. Platon’un hocasi olan Sokrates, yazili hiçbir sey birakmamis, tüm zamanini özellikle gençlerle felsefe tartisarak geçirmistir.
Görüsleri, tartismalari yeni iktidarin temsilcileri tarafindan begenilmeyen Sokrates, ‘yeni tanrilar icad ettigi, görüs ve tartismalariyla, gençleri bastan çikardigi’ gerekçesiyle ölüme mahkum edilmistir.
Sokrates’in felsefedeki ve felsefe tarihindeki önemi, onun bilinçli ve ahlaki kisiligin bulundugu yer olarak ruh kavramini bulmus olmasindan kaynaklanir; felsefenin merkezine insani geçiren, insanin kendisiyle, evrenle ve toplumla olan iliskisinin ne oldugunu ve ne olmasi gerektigini arastiran, insan yasaminin kisisel, toplumsal ve ahlaki boyutunu ön plana çikaran Sokrates, insanlara özsel bilesenlerinin ruh oldugunu, onlarin ruhlarina özen göstermeleri gerektigini anlatmaya çalismis, bu düsüncesini ifade etmek, onu eylemleriyle somutlastirmak için de, yaz kis çiplak ayakla ve ince bir entariyle dolasmistir.
Devamını Okuyun.. »
Åžub 18

Lise yıllarında fizik ve kimya okumuÅŸ olan herkes Amedeo Avogadro’nun adını bilir. Zira o, “aynı basınç ve sıcaklıkta, eÅŸit hacimdeki gazlar eÅŸit sayıda molekül içerir” ÅŸeklinde özetlenebilecek olan “Avogadro Yasası”nı keÅŸfeden ve bir gramda bulunan molekül sayısını ifade eden 6.0248 X10^23 rakamını yani “Avogadro Sayısı”nı bulan kiÅŸidir.
1776 yılında, İtalya’nın Torino Kenti’nde doÄŸan ünlü fizik ve kimya bilim adamı Amedeo Avogadro, aile geleneÄŸini sürdürerek önce hukuk ve felsefe öğrenimi yaptı; 1789’da felsefe, 1792’de hukuk felsefesi diplomasını, birkaç yıl sonra da din hukukundan doktarasını aldı. Fakat çok geçmeden doÄŸa bilimlerine ve fen bilimlerine duyduÄŸu ilgi onu yoÄŸun bir kendi kendine eÄŸitim faaliyeti yapmaya yöneltti.
Devamını Okuyun.. »
Åžub 10

Andrei Sakharov 21 mayıs 1921 de Moskova’da doÄŸdu. 1942 de Moskova Universite’sinden mezun oldu.Ve 26 yaşında Fizik doktorası için P.N. Lebedev Enstütüsüne gitti. Bir yıl sonra araÅŸtırma çalışmalarına sovyet fizikci Igor Tamm’la birlikte fission enerjisini kontrol altında tutmak için devam etti.Bu çalışmalar Hidrojen bombasının doÄŸuÅŸuna neden oldu.
1961 ‘de hidrojen bombasının atmosfer testlerini protesto etmesi, politik bir olaya dönüştü. 1968′de nükleer silahların indirimi için eylem baÅŸlattı.Ve 1970′de insan hakları için bir komite kurdu. 1975 yılında Nobel ödülü aldı. Fakat Sovyetler BirliÄŸi ödülü alması için Norveç’e gitmesine izin vermedi.
Devamını Okuyun.. »