AÄŸu 17

abuzeri-ibrahim.png

Asıl ismi Abuzeri İbrahim’dir, 14. yüzyılın en büyük divan ÅŸairidir,

Hayatının ilk yıllarını ve ilk öğretimini Anadoluda tamamladıktan sonra öğrenim için Mısır’a gitmiÅŸtir.
Öğrenimini bitirdiÄŸinde, Kütahya’ya geldi. Önce Süleyman Åžah’ın (Germiyan beyi), daha sonra ise Timur’un koruması altına girdi. Amasya’da 1414 yılında vefaat etti.
Devamını Okuyun.. »

AÄŸu 10

 

semsettin-sami.jpg

1850′de bugünkü Yunanistan sınırları içinde kalan Yanya’da (İoannina) doÄŸdu. 18 Haziran 1904′te İstanbul’da yaÅŸamını yitirdi. İlk Türk romanı olan TaaÅŸÅŸuk-ı Talat ve Fitnat ile ilk Türkçe sözlük Kamus-ı Türki’nin yazarı, önemli dil bilgini.

Tımar sahibi FraÅŸerî ailesinden Halil Bey’in oÄŸlu. Ortaöğrenimini Yanya’daki bir Rum lisesinde tamamladı. eski Yunanca, Fransızca ve İtalyanca öğrendi. Bir süre Yanya’da Mektubi Kalemi’nde çalıştı. 1871′da İstanbul’a geldi. Matbuat Kalemi’nde memur olarak göreve baÅŸladı. Memurluk yaparken bir yandan da Sirac ve Hadika gazetelerinde çalıştı.

1974′te Trablusgarp’a gitti. Vilayet gazetesini yönetti. Ardından İstanbul’a döndü. 1876′da yayınlanmaya baÅŸlanan Sabah gazetesinin baÅŸyazarı oldu. Tercüman-ı Åžark gazetesinde de çalıştı. Bu gazetenin kapanmasından sonra Aile (1880) ve Hafta (1981-1982) dergilerinde yazılar yazdı.
Devamını Okuyun.. »

AÄŸu 07

yusuf-sinanuddin.jpg

Şeyhî (?-1431) Türk Divan edebiyatı şairi.

Asıl ismi Yusuf Sinanüddin veya Yusuf Sinan’dır. Germiyanlı Åžeyhi olarak da bilinir. Orhan Gazi ve I. Murat’a vezirlik yapmış olan Sinanüddin Fakıh Yusuf PaÅŸa ile karıştırılmamalıdır.

Åžeyhi’nin doÄŸum tarihi bilinmese de, Kütahya’da doÄŸduÄŸu ve çocukluÄŸunu burada geçirdiÄŸi bilinmektedir.
Bazı kaynaklarda 1371 yılında doÄŸduÄŸu belirtilse de bu tarihin doÄŸruluÄŸu ispatlanmamıştır. Bilime olan merakı ile İran’a gitmiÅŸ, burada baÅŸta tıp ve tasavvuf olmak üzere yoÄŸun bir eÄŸitim görmüştür.
Öğrenimini tamamlayarak Anadolu’ya geri döner. Bu sıralarda Hekim Sinan olarak anılmaktadır.
Devamını Okuyun.. »

Haz 26

meliksah.jpg

Babası Sultan Alp Arslan Annesi ? Doğumu 6 Ağustos 1055 Vefatı 16 Kasım 1092 Saltanatı 1072-1092 Büyük Selçuklu Sultanı.

6 AÄŸustos 1055 pazar günü doÄŸan MelikÅŸah, küçük yaÅŸlardan itibaren babası Sultan Alp Arslan taraından itina ile yetiÅŸtirildi. Heniz 9 yaşındayken vezir Nizamülmülk’ ün yanında savaÅŸa katıldı. 1066′ da Radgan’ da veliaht ilan edildi. Babasının seferleri sırasında Rey’ de kalarak vekalet etti ve devlet iÅŸlerinde mükemmel yetiÅŸti.

MelikÅŸah 24 kasım 1072′ de babasının ÅŸehid edilmesin üzerine henüz 18 yaşında iken Selçuklu tahtına çıktı. Hükümdarlıüını kabul etmeyen amcası Kirman meliki Kavurd’ u 1073′ de Hemedan yakınlarında yenerek esir etti. Kirman ve çervesini Kavurd’ un çocuklarına bırakan MelikÅŸah, Semerkant hanı ikinci Nasr’ ın ele geçirdiÄŸi Tirmiz üzerine yürüdü. Ancak Nasr’ ın gelerek özür dilemesi ve baÄŸlılığını arz etmesi üzerine onu affetti. Devamını Okuyun.. »

Haz 03

cerkez-ethem.jpg

KurtuluÅŸ Savaşı’nda Kuvayı Milliye döneminin çetecilerinden.1885 yılında Bandırma’da doÄŸdu. Bandırma’nın Emre köyüne yerleÅŸmiÅŸ Sapşığ Çerkez oymağından, Ali Bey’in beÅŸ oÄŸlunun en küçüğüydü. AÄŸabeyleri, İlyas ve Nuri beyler, Rum eÅŸkiyalarıyla çarpışırken ölmüşler, ReÅŸet ve Tevfik beyler de 1901 ve 1902 yıllarında Harbiye’yi bitirerek subay çıkmışlardı. ReÅŸit Bey çeÅŸitli cephelerde çarpıştı. 1919′da Meclisi Mebusan’a Saruhan Milletvekili olarak katıldı. Oradan Birinci TBMM’ye geçti.

Çerkez Ethem, evinden kaçarak Bakırköy Süvari Küçük Zabit Mektebi’ne girdi. Balkan Savaşı’nda Bulgar cephesinde yaralandı. Kıdem zammı ve madalya aldı. I. Dünya Savaşı’nda EÅŸref Kuşçubaşı’nın yönettiÄŸi Pan Turanist TeÅŸkilatı Mahsusa ile birlikte İran, Afganistan ve Irak’a yapılan akınlara katıldı.
Devamını Okuyun.. »

May 10

yavuz-sultan-selim.jpg

Kaynaklarin, ortaboylu, toparlak ve kirmiziya çalan beyaz yüzlü, çatik kasli, beyaz disli, omuzlari ile gögüs arasi açik, sakalsiz, pala biyikli, sert bakisli, cesur, gayretli, çok mahir bir avci, harp sanatinda emsalsiz bir komutan olarak bildirdikleri Yavuz Sultan Selim, âlim ve edipleri seven, Sark dillerinden Arapça ve bilhassa Farsça’ya tam manasi ile vâkif bir hükümdar idi. Kendi el yazisi ile olan Farsça manzumeleri, Topkapi Sarayi Müzesi Arsivi’nde bulunmaktadirlar.

Yavuz Sultan Selim, hem Farsça hem de Türkçe siir söyleyebiliyordu. Farsça olan Divân’i l306 yilinda Istanbul’da basilmis olup, l904 tarihinde de Alman Imparatoru Wilhelm II.’nin emri ile Paul Horn tarafindan Berlin’de yeniden nesredilmistir. Trabzon’daki valiliginden itibaren meclisinde sairleri bulundurmayi aliskanlik haline getirmisti.

Câfer Çelebi, Ahi ve Revânî, onun meclisinin müdavimleri idiler. Siyer ve Tarih ilminde epey mütalaasi oldugundan bu konuda mahir bir sahsiyet olarak kendisinden söz edilmektedir. Bos zamanlarini âlim ve ediplerin meclislerinde geçirmekten hoslanirdi. Ilmi sever ve ülemaya hürmet ederdi. Tarih, felsefe ve tasavvuf sahalarinda genis bir bilgisi vardi.
Devamını Okuyun.. »

Nis 10

ilk-dikis-makinasi.jpg

1819 yılında Amerika’nın Massachusetts eyaletinde 9 Temmuz günü bir çiftlikte dünyaya geldi. ÇocukluÄŸu çiftlikte çalışmakla geçti. 1830 yılında komÅŸu bir çiftliÄŸe çalışmaya gitti. Daha sonraları babasının yanında deÄŸirmenlerde çalışmaya baÅŸladı. 1835 yılında Lowell’da pamuk ipliÄŸi ile ilgili makinalar üreten bir firmada çalışmaya baÅŸladı. 2 yıl sonra bilimsel cihazlarla ilgili araÅŸtırma ve imalat yapan bir firmaya girdi. Firma Ari Dawis’e aitti. 1830 yılında komÅŸu bir çiftliÄŸe çalışmaya gitti. Daha sonraları babasının yanında deÄŸirmenlerde çalışmaya baÅŸladı. 1835 yılında Lowell’da pamuk ipliÄŸi ile ilgili makinalar üreten bir firmada çalışmaya baÅŸladı. 2 yıl sonra bilimsel cihazlarla ilgili araÅŸtırma ve imalat yapan bir firmaya girdi. Firma Ari Dawis’e aitti.
Devamını Okuyun.. »

Nis 10

zubeyr-gunduzalp.jpeg

Zübeyir Gündüzalp 1920 senesinde Konya’nın Ermenek kazasında dünyaya geldi. Babasının adı Mehmed, annesi ise Seyyide Hanım. Anne ve baba tarafından her iki dedesi de, 93 Harbin’den sonra Kafkasya’dan Anadolu’ya hicret etmiÅŸler.
Bu hicretten sonra Ermenek’e yerleÅŸmiÅŸler. Baba tarafından dedesinin lâkabı Zeyvergil, ana tarafından dedesinin lâkabı ise HurÅŸit ÇavuÅŸlar. HurÅŸit ÇavuÅŸlar yedi kardeÅŸmiÅŸler, Rus istilâ ve belâsından sonra, bu kardeÅŸler bir daha birbirlerini görmeden ebediyete göçmüşler.

Zübeyir Gündüzalp’in ailesi Ermenek’te Zeyvergil diye tanınmaktadır. Zübeyir Gündüzalp, İstiklâl Harbi’nin en buhranlı günlerinde, Ermenek’in Zaviye Mahallesinede -yeni ismi TaÅŸbaşı- hayata gözlerini açmıştı. Ezan sesiyle kulağına ismini Zeyver diye koymuÅŸlar. Sonradan Üstadı bu ismi Zübeyir diye deÄŸiÅŸtirmiÅŸ. Mehmed Efendi ile Seyyide Hanım’ın dört evlâdı vardır.
Devamını Okuyun.. »

Nis 05

ahmet-vefik-pasa.jpg

3 AÄŸustos 1823′te İstanbul’da doÄŸdu. 3 Nisan 1891′de İstanbul’da yaÅŸamını yitirdi. Paris maslahatgüzarı Ruheddin Efendi’nin oÄŸlu. Mühendishane-i Berr-i Hümayun’da okudu. 1834′te Paris’e giderek bir süre Saint Louis Lisesi’nde öğrenim gördü.

1837′de Babıali Tercüme Odası’nda göreve baÅŸladı. 1840′ta Londra elçiliÄŸine katip olarak atandı. 1847′de yurda döndü, Tercüme Odası baÅŸmütercimi oldu. 1851′de yeni kurulan Encümen-i DaniÅŸ’e (Bilim akademesi) üye seçildi. Aynı Yıl Tahran BüyükelçiliÄŸi’ne atandı.
1854′te Meclis-i Vâla üyesi, 1857′de Deavi Nazırı (Adalet Bakanı), 1860′ta Paris Elçisi, 1861′de Evkaf Nazırı, 1862′de Divan-ı Muhasebat (sayıştay) Reisi, 1863′te Anadolu SaÄŸ Kol MüfettiÅŸi görevlerinde bulundu.

1871′e kadar kendisine görev verilmedi. Bu yıllarda Voltaire, Victor Hugo ve Lesage’den çeviriler yaptı, okullar için ders kitapları hazırladı. 1871′den sonra Sadaret MüsteÅŸarlığı, Åžuray-ı Devlet (danıştay) üyeliÄŸi gibi önemli görevlerde bulundu.
1877′de vezirlik verilerek ilk Meclis-i Mebusan’ın BaÅŸkanlığı’na getirildi. Edirne ValiliÄŸi, Maarif Nazırlığı yaptı. 1878′de Sadrazam oldu. 3 Mart 1878′de Ayestefanos (YeÅŸilköy) AnlaÅŸmasını imzaladı. İki buçuk ay sonra görevinden alındı.
Devamını Okuyun.. »

Nis 03

mahmut-abdulbaki.jpg

Asıl adı Mahmut Abdülbaki olan divan ÅŸairi Baki, 1526 yılında İstanbul’da doÄŸdu. Babası Fatih Camii müezzinlerindendi. ÇocukluÄŸunda saraç çıraklığına devam ettiyse de okumak istediÄŸi için medreselere devam etmiÅŸ, eÄŸitimini tamamladığında müderris olmuÅŸtu.

Kanuni Sultan Süleyman zamanında zekasıyla fark edilmiÅŸ ve saraya girmiÅŸtir. Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden sonra da, İkinci Selim ve Sultan Üçüncü Murat zamanlarında, Mekke ve İstanbul kadılığı görevlerini yürütmüştür. Kazaskerlik de yapan Baki, Sultan Üçüncü Murad zamanında sürgüne gönderildiyse de bir süre sonra affedilerek yine İstanbul’da önemli makamlara getirilmiÅŸtir.
Devamını Okuyun.. »


Şu an 1. sayfadasınız12345>>
Untitled Document MtN ürünleri: Dersler I Web tasarım teknik destek I Hediyelik eşyalar I Genel sağlık I Şiir I Resim-Fotoğraf I Ödev Arşivi I Turizm-Tatil
eXTReMe Tracker