Oca 05

Antikçağlardan beri Ege kıyılarında yaşayanlar, bu bölgede çok bulunan sakız (mastika) ağacının reçinesini çiğniyor, bunun dişlerin temizlenmesine ve nefes kokularının güzelleşmesine yaradığını biliyorlardı.

Günümüzde çiklet diye bilinen bir tür sakızı ilk çiÄŸneyenler ise Meksika yerlileriydiler. Yerel bir aÄŸacın özünü çıkartıyorlar, bir kapta kaynatıyorlar ve güneÅŸte kurumaya bırakıyorlardı. SertleÅŸen bu ‘chickle’ (çikıl) adını verdikleri beyaz özü ise çiÄŸniyorlardı. Kokusu ve lezzeti olmayan bu ilk sakızın günümüz sakızları ile çok bir benzerliÄŸi yoktu.

Sakızın hammaddesi ABD’ye ilk olarak Lopez de Sanna adlı bir Meksikalı general tarafından getirildi. Thomas Adam isimli bir müteÅŸebbis bu sakız hammaddesini önce kimyasal yolla ucuz sentetik lastik elde etmek için kullandı.

Bunda baÅŸarılı olamayınca sakızı sert ÅŸekerleme ile kapladı. Bu ÅŸekilde güzel lezzet ve koku da kazandırdığı ilk ticari sakızları minik toplar halinde piyasaya sundu. Daha sonra da ince düzgün plakalar ÅŸeklinde satışa çıkardığı sakızlar için yaptığı yoÄŸun tanıtım kampanyası sonunda iÅŸler ummadığı kadar iyi gitti. Bu, bilimsel bir baÅŸarısızlığın bir baÅŸka baÅŸarıyı yaratabileceÄŸinin güzel bir örneÄŸiydi. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , ,

Kas 11

Mary Celeste (ya da Sir Arthur Conan Doyle’un kurgusal bir karakter olarak verdiÄŸi isim olan Marie Celeste) 4 Aralık 1872 tarihinde Atlantik Okyanusu’nda terk edilmiÅŸ olarak bulunduÄŸundan beri gizemini koruyan bir ticari gemidir.

Gemi bulunduÄŸunda bir filikası kayıptı ve iyi bir durumdaydı, rüzgarın da etkisiyle Cebelitarık boÄŸazı’na doÄŸru ilerliyordu. BulunduÄŸu zaman yaklaşık bir ay önce yola çıkmıştı ve halihazırda güvertesinde altı aylık su ve erzak mevcut idi. Kargosuna dokunulmamıştı ve yolcu ve tayfaların da ÅŸahsi eÅŸyaları yerlerinde duruyordu.

Gemi mürettabatı ise bir daha hiç bulunamadı ve kendilerinden hiç haber alınamadı. Bu terkedilmiş ve başıboş gemi denizcilik tarihinin en gizemli hikayelerinden biri olarak hala çözümlenememiş sebepsel teoriler içermektedir.

Geçmişi

Mary Celeste 282 gross ton ağırlığında bir gemiydi. 1861 yılında Nova Scotia’da Joshua Davis adlı bir gemici tarafından yapılmış ve Amazon adı verilmiÅŸti. Yapım sonrası bölgesel ticari nakliyat yapılan bir firmaya verildi. Gemiyle ilgili bundan sonra olanlar zaman zaman “uÄŸursuz” olarak nitelendirilmesine neden olmuÅŸtur.

Amazon’un ilk kaptanı Robert Mc Lellan geminin sahiplerinden birinin oÄŸluydu ancak gemi kaptanlığını aldıktan dokuz gün sonra seferdeyken öldü. Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi. John Nutting Parker sonraki kaptanı olarak görev aldı ancak bir balıkçı teknesinin çarpması nedeniyle gemiyi tamir için tersaneye geri götürmek zorunda kaldı.

Tersanedeyken gemide çıkan bir yangın ise bir baÅŸka talihsizlikdi. Atlantik aşırı ilk seferi ise geminin sonraki kaptanı için tam bir felaket ile sonuçlandı. ManÅŸ denizinde bir baÅŸka gemiyle çarpıştı ve bu olay Kaptan’ın iÅŸine son verilmesi ile sonuçlandı.

Bu talihsiz baÅŸlangıç sonrası birkaç yılı olaysız geçti. Batı Hindistan, Orta Amerika ve Güney Amerika’ya büyük kargolar taşımak üzere seferlere çıktı. 1867 yılında gemi Nova Scotia açıklarında bir fırtına sebebi ile karaya oturdu.

Kurtarılması sonrası 1750 dolar karşılığında New York’dan Richard Haines’e satıldı. Tamir edildi ve 1868 yılında Amerikan kayıtlarına geçti ve izleyen yılda ismi Mary Celeste olarak deÄŸiÅŸtirildi. Yeni sahibinin hedefi ise Amerika ve Adriyatik sahilleri arasında ticari amaçlı seferler yapmaktı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eki 28

Voynich elyazması, bilinmeyen bir yazıyla yazılmış, anlamı çözülemeyen gizemli bir kitap.

1450 ila 1520 yıllarında yazıldığı tahmin edilmektedir.Kitap 15 cm.’ye 22,5 cm. ölçülerinde ve 240 sayfadır ancak tamamının 270 sayfa olduÄŸu düşünülmektedir. Kitaba ismini veren, 1912 yılında varlığını ortaya çıkaran Wilfrid M. Voynich adındaki sahaftır. Yapılan bilimsel incelemeler, kitabın Voynich tarafından yapılmış bir sahtekârlık olmadığını kanıtlamıştır.

Kitap çok sayıda ilginç resim içerir. Bunlardan bir kısmı yıldızları, bitkileri ve tuhaf bir tesisatla birbirine bağlı küvetlerde yıkanan çıplak kadınları gösterir. Resimlere bakılarak kitabın belli konularda (astroloji, bitkibilim, vs.) bölümlerden oluştuğu tahmin edilmektdir.

Kitabı Roger Bacon, John Dee ve Edward Kelly dahil çeÅŸitli kiÅŸilerin yazdığı öne sürülse de bu iddiaların hiçbiri kanıtlanamamıştır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Eki 23

1964 Brinks Oteli bombalı saldırısı; Güney Vietnam’ın baÅŸkenti Saygon’daki Brinks Oteli’ne, Vietnam Savaşı sırasında , 24 Aralık 1964 akÅŸamında Vietkong tarafından gerçekleÅŸtirilen bombalı saldırıdır. İki Vietkong casusunun, ABD Ordusu’na ev sahipliÄŸi yapan otelin altındaki bir arabaya koydukları bombanın patlaması sonucunda biri subay, biri ise astsubay olmak üzere iki Amerikalı hayatını kaybetti. Askeri personel ile Vietnamlı sivillerden oluÅŸan yaklaşık altmış kiÅŸi ise saldırıyı yaralı olarak atlattı.

Vietnam komutanları saldırıyı iki amaçla planlamışlardı. Bunlardan ilki; iyi korunan baÅŸkentteki bir Amerikan kurumuna saldırarak, ABD’nin Kuzey Vietnam’a hava saldırısı baÅŸlatması durumunda Güney Vietnam’daki saldırı kabiliyetlerini göstermekti. İkincisi ise; Güney Vietnamlılara, Amerikalıların zayıf olduÄŸunu ve korunma amaçlı olarak onlara güvenemeyeceklerini göstermekti.

Saldırı, ABD BaÅŸkanı Lyndon B. Johnson’ın yönetimi içinde tartışmalara neden oldu. Pek çok danışmanı Kuzey Vietnam’ın misilleme olarak bombalanmasını ve ABD Ordusu’nun savaÅŸa sokulmasını savunurken Johnson, yürürlükte olan Vietnam Cumhuriyeti Ordusu’nun Vietkong’a karşı Güney Vietnam’ı koruması için eÄŸitilmesi stratejisini tercih etti. Tartışmadan Johnson galip çıktı ve herhangi bir harekette bulunulmadı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eki 18

Bahçede Izdırap, İsa’nın Son Yemek ile tutuklanması arasındaki zamanda yaÅŸadığı olaylara verilen isimdir.

Dört İncil’e göre de, Son AkÅŸam YemeÄŸi’nden sonra, İsa Getsemani Bahçesi’nde dua etmek için yürüyüşe çıktı. Bu yürüyüşte İsa’ya, Aziz Petrus, Aziz John ve Zebedi’nin oÄŸlu Aziz Büyük Yakup eÅŸlik etti. İsa diÄŸerlerinden “bir taÅŸ uzaklığı” mesafede durdu. Kendini çok üzgün ve ızdıraplı hissederken şöyle dedi: “Baba, mümkünse bu kâse benden uzaklaÅŸtırılsın.

Yine de benim deÄŸil, senin istediÄŸin olsun.”.(Matta 26:39) Kısa bir süre sonra ise ekledi: “Baba, eÄŸer ben içmeden bu kâsenin uzaklaÅŸtırılması mümkün deÄŸilse, senin istediÄŸin olsun.”.(Matta 26:42) Bu duayı üç kez ettikten sonra diÄŸer duacıları kontrol ettiÄŸinde onları uykuya dalmış buldu.

Bunun üzerine ise “Ruh gönüllüdür fakat et güçsüzdür” dedi. Cennetten bir melek ona doÄŸru indi. Izdırabı boyunca sürekli Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, topraÄŸa düşen kan damlalarına benziyordu.(Luka 22:44) Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Eki 16

Flying Dutchman ya da Uçan Hollandalı, eski bir denizci efsanesidir.

DoÄŸunun zenginliÄŸini sömüren Hollanda gemilerinden bir geminin efsanesidir. Van Der Decken’ın kaptanlığını yaptığı ‘Uçan Hollandalı’ mola vermek için Ümit Burnu’na yönelir fakat gelen fırtına bulutlarını fark etmezler ve limana doÄŸru ilerlerler .

Bölge kayalıktır. Fırtına çıkınca gemi kayalara çarpıp alabora olurken Van Der DeckenNe pahasına olursa olsun Ümit Burnu’nu geçeceÄŸim der, ancak gemi batar ve tabii ki bu sözü gerçekleÅŸmez.

Fakat bölgedeki insanların bazıları birkaç fırtınada bu gemiyi gördüklerini söylemiÅŸlerdir ve bu efsane dilden dile yayılmıştır. Ardından Uçan Holandalı bir efsane olarak tarihteki yerini almıştır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,