
Numeroloji (sayıbilim), astroloji (yıldızbilim) gibi tamamlayıcı unsurları olan, gerektiğinde bir arada, gerektiğinde ayrı ayrı ele alınabilen, kişiyi ve kişinin geleceğini açıklamayı hedefleyen bir sanattır. Astroloji gibi numeroloji’nin temelleri de antik uygarlıklara, antik düşünceye dayanır ve Ortadoğu’dan Batı’ya uzanıp benzer bir süreçten geçer.
En eski çağlardan beri, sayılar, sadece hesap için kullanılmadılar. Örneğin, Keldanlılar, harflere birer sayı yakıştırıp kişinin adını kullanarak tahminlerde bulunurlardı, fal bakarlardı.
Yunanlı felsefeci ve matematikçi Pitagor, herşeyi sayıların ahengi ile açıklardı. Çinliler sayılara simgesel değerler verirler, gerek geleneksel, gerekse çağdaş kabala sayıların özelliklerini incelemektedir. Devamını Oku »
Etiketler: astroloji, Bertrand Russe, Bilim, felsefec, matematikçi, mitoloji, Numeroloji, Pitagor, rakamlar, sayıbilim, sayılar, yıldızbilim

Adli tıp, adli soruşturma sırasında ortaya çıkan tıp sorularıyla uğraşan bilim dalıdır. Bazen ölümler doğal olmayan nedenlere bağlı olarak gerçekleşir. Şiddet, kaza, ameliyat ya da zehirlenme bir ölüme yol açmış olabilir. Kuşkulu durumlarda savcının ya da mahkemenin, ölümün nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmaları gerekir. Bunun için yürütülen adli soruşturmalarda uzman doktorlara gereksinim duyulur. Bütün bu soruların yanıtlarını da ancak adli tıp uzmanı doktorlar verebilir.
Adli tıbbın geçmişi çok eskiye uzanır. Eski Mısırlılar günümüzden 5.000 yıl önce cinayet ve benzeri olaylarda doktorlara danışıyorlardı. Adil tıp konusu, Hammurabi Kanunları ile Tevrat’ta da yer alır. İÖ 40′ta öldürülen Jül Sezar’ın vücudundaki 23 yaranın yerini ve etkilerini gösteren rapor ilk adli tıp raporu sayılır. Devamını Oku »
Etiketler: Adli tıp, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, adliye, avukat, ölüm sebebi, delil, hakim, ilk adli rapor, mahkeme, nedeni, savcı, soruşturma, suç

Tarih milletlerin dolayısıyla insanlığın hafızasıdır. İnsanoğlunun bütün faaliyetleri tarihin konusu içerisine girer. “ Tarih ilmi insanların zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri tekâmül hâdiselerini bunların şuursuz iptidaî hallerinde tabiat eserleri yahut mâşeri bir vücudun fertleri ve toplulukları sıfatıyla yaptıkları fiillerinde tecelli eylemeleri itibariyle ; ve mâşeri hayatında mevzuu bahis ayrı hallerde rol ve ehemmiyetleri tayin ve tesbit edilen psikofizik âmillerin teşkil ettiği illî bağlılıklar çerçevesinde tetkik tasvir eder.”
Tarih bize geçmişteki olayların nasıl cereyan ettiğini öğreterek hali dolayısıyla kendimizi ve insanlığı tanıtır böylece geleceğin nasıl olabileceğine dair ipuçları verir. Tarih öğretimi “yurt sevgisinin beslenmesine yarayan en mühim amildir.” Tarih ilmi kişiye içinde yaşadığı toplum ile canlı irtibatı olmazsa bir hiç olduğu gerçeğini telkin eder. Devamını Oku »
Etiketler: anılar, Atatürk, önemi, cumhuriyet, eserleri, kişiliği, tarihi, türk tarihi, verdiği, yaptıkları

Aile içi şiddet, bir aile üyesinin; diğer üyesi veya eski üyesine karşı fiziksel ya da psikolojik olarak hükmetme ya da zarar vermesidir.
Fiziksel istismar ve çocuk istismarı; aile içi şiddetinin de bir parçası olabilir. Ancak çocuklara karşı yapılan şiddet eylemleri, çocuk istismarı altında incelenir. Her ne kadar göz ardı edilse de; fiziksel ve cinsel şiddet istismarlarının %90′ı aile bireyleri tarafından yapılmaktadır.
Yurt dışında; ve Türkiye’de Aile içi şiddet’e bakış açısı oldukça değişiktir. Birçok toplum ve dini inanışlar arasında da farklılıklar bulunmaktadır.
Dünyada
Amerika Birleşik Devletleri’nde aile içi şiddette mağdur %35 oranında erkektir; ancak büyük bir çoğunluğu şikayette bulunmazlar. İngiltere’de ise bu rakam %16.6 civarındadır.Amerika’da mahkemeye intikal etmiş şiddet eylemlerinin %95′i kadınlara karşıdır.
Birçok çağdaş toplumda; aile içi şiddet fiziksel seviyede ise kriminal bir suç olarak değerlendirilir. Ekonomik, duygusal, zihinsel, sosyal ve ruhsal baskıların karşılğı olarak da yüksek tazminat bedelleri ödemeye mahkum edilirler. Devamını Oku »
Etiketler: aile boşanma, Aile içi şiddet, geçimsizlik, kadın dövme, kadına şiddet, karı koca kavgası, koca, nereye sığınabilirim, sığınma, türkiye

Kitap yakımı, törenle bir veyâ birkaç kitabın ya da başka yazılı belgenin yakılmasıdır. Yakın târihte başka medyalar da alenen tahrîbedilmiştir.
Alenen yapılması hâlinde tahrîb edilen içeriğe karşı töresel, dînî veyâ politik sakınca görüldüğüne işârettir. Kitap yakımı, Komünist Doğu Bloku’nda yapılageldiği gibi gizlice kitap veyâ medya tahrîbi olarak da yapılabilir. Devamını Oku »
Etiketler: Kitap yakımı, kitap yakımı nedir, Komünist Doğu Bloku, Maya Kodeksleri, medya tahrîbi, neden kitaplar yakılırdı, Qin Hânedanlığı, sebepleri, tahrîb, İskenderiye Kütüphânesi

Dünyanın (bilinen) ilk aşk şiiri, İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenen,1889′da Bağdat’ın 150 km uzağındaki Sümer kenti Nippur’da bulunmuş 4 bin yıllık bir tablet üzerindeki şiirdir. ABD’li Sümerolog Samuel Noah Kramer’in çevirdiği tableti, Türkiyenin ilk Sümeroloğu Muazzez İlmiye Çığ Türkçeye çevirmiştir.
Sümer inancına göre, toprağın bereketini ve verimli olmasını sağlamak amacıyla, Kral’ın yılda bir kez Bereket ve Aşk Tanrıçası Ellil yerine bir rahibe ile evlenmesi kutsal bir görevdi. Bu şiir büyük bir olasılıkla Kral Şusin için seçilmiş bir gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştı ve ziyafetlerde, şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu. Devamını Oku »
Etiketler: aşk şiir, aşk şiirleri, dünyanın ilk aşk şiiri, en güzel aşk şiirleri, güzel aşk şiirleri, ilk aşk şiiri, tarihte ilk aşk şiiri, yazılmış ilk şiir
|
Son Yorumlayanlar