ElementLerin Kullanım AlanLarı Arsenik Elementi
May 04

İnsanın öğrenme sürecinin ve çocuklara özgü, sevimli ancak mantığa aykırıymış gibi görünen kavramların ardındaki giz perdesini araladı. Felsefe ve ruhbilimin öncülerinden sayılan İsviçreli bilim damı.

Jean Piaget, meslek yaşamının büyük bir bölümünü çocukları dinleyip, gözleyerek ve dünyanın her köşesinden bilim adamlarının aynı konuda hazırladıkları raporları inceleyerek geçirdi. Piaget sonuçta, çocukların yetişkinlerden çok farklı düşündüklerini ortaya koydu.

Kendilerini ancak dile getirebilen binlerce yeniyetmeyle yaptığı görüşmelerden sonra, Piaget söz konusu yaÅŸ grubunun dışa vurdukları o ÅŸirin, ancak mantığa aykırıymış gibi gelen görüşlerinin ardında kendilerine özgü bir düzen ve mantığı olan düşünce süreçlerinin yatabileceÄŸi sonucuna vardı. Einstein bunu, “yalnızca bir dahinin akıl erdirebileceÄŸi basitlikte bir buluÅŸ” olarak nitelendirdi. Piaget’nin ortaya attığı görüş, zekânın özünde yatan iÅŸlevlere yeni bir pencere açtı.

10 yaşında yayımladığı ilk bilimsel raporundan 84 yaşında ölümüne dek uzanan, yaklaşık 75 yıllık yoğun bir araştırma süreci sonunda Piaget gelişimsel ruhbilim, bilişsel kuram ve genetik bilgi kuramı (epistemoloji) adı verilen birçok yeni bilim dalının gelişmesine katkıda bulundu.

EÄŸitim konusunda düzeltimci biri sayılmasa da, Piaget, günümüzde eÄŸitime yeni bir çehre getirilmesini hedefleyen eylemlerin temelini oluÅŸturan çocuk düşünce biçimini su yüzüne çıkarttı. ÇaÄŸdaÅŸ insanbilimcilerinin ortaya attıkları “soylu yabanıllar” ve “yamyamlar” türü öykülere kıyasla, Piaget, çok farklı bir görüş ortaya attı. Bu açıdan ele alındığında, Piaget’nin çocukların düşünce biçimini ilk kez ciddiye alan bir bilim adamı olduÄŸu söylenebilir.

Çocuklara aynı ilgiyle yaklaÅŸan Amerikalı John Dewey, İtalyan Maria Montessorive Brezilyalı Paulo Freire gibi bilim adamları okullarda hemen bir deÄŸiÅŸime gidilmesi yönünde çok daha yoÄŸun bir çaba harcamalarına karşın Piaget’nin eÄŸitime katkısı çok daha etkili oldu.

Jean Piaget’nin çocukların bilgiyle doldurulacak boÅŸ çuvallar olmayıp bilginin etkin yapıcıları oldukları, sürekli olarak kendilerine özgü kuramlar yaratıp bunları sınadıkları yönündeki görüşü kuÅŸaklar boyunca eÄŸitimciler tarafından saygıyla karşılandı.

Freud ya da B. F. Skinner kadar ünlü olmasa da, ruhbilimine katkısı çok daha uzun ömürlü oldu. Bilgisayarlar ve internet çocuklara giderek çok daha geniÅŸ kapsamlı sayısal dünyalara ulaÅŸma olanağı tanırken, Piaget’in öne sürdüğü görüşler çok daha belirgin bir önem kazandı.

Piaget, İsviçre’nin Fransız kesimindeki, ÅŸarap ve saatleriyle tanınan Neuchatel Bölgesi’nde yetiÅŸti. Babası OrtaçaÄŸ bilimleri profesörü, annesi ise katı bir Kalvinist idi.

Küçük yaşta doğa bilimleriyle yakından ilgilenen dahi bir çocuktu. 10 yaşındayken gerçekleştirdiği gözlemler yalnızca üniversite kitaplarında açıklamaları bulunabilecek türde çalışmalardı. Kitaplık görevlisinin kendisine bir çocukmuş gibi davranmasına son vermek amacıyla albinoz serçelerin görüş gücü üzerine kısa bir not yayımladı ve amacına ulaştı.

Doktorasını hayvanbilim konusunda yapan Piaget, herhangi birşeyi kavramanın tek yolunun o şeyin nasıl evrildiğinin anlaşılması olduğunu savunan görüşünü ortaya attı.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Piaget, ruhbilimle ilgilenmeye baÅŸladı. Zürih’e giderek Carl Jung’un derslerine katıldı, ardından Paris’e giderek mantık ve ruhsal bozukluklar konusunda eÄŸitim görmeye baÅŸladı. Alfred Binet’nin çocuk ruhbilimi laboratuvarında Theodore Simonile birlikte çalışan Piaget, aynı yaÅŸtaki Parisli çocukların doÄŸru-yanlış seçenekli zekâ testlerinde benzer yanlışlar yaptıklarının ayırdına vardı.

Onların uslama sürecinden son derece etkilenen bilim adamı çocuğun kafa yapısının özüne inilerek insanın öğrenme sürecinin su yüzüne çıkartılabileceğini öne sürdü. Bu arada İsviçreli bilim adamları, çocukları oynarken inceden inceye gözleyip kullandıkları sözcükleri ve sergiledikleri davranış biçemlerim kaydetmeye başladılar.

Rüzgâr Nasıl Oluşur?

En tanınmış deneylerinden birinde Piaget, çocuklara “Rüzgâr nasıl oluÅŸur” diye soruyor ve karşılıklı konuÅŸma şöyle sürüyordu:

Piaget: Rüzgâr nasıl oluşur?

Julia: Ağaçlar.

P: Nereden biliyorsun?

J: Onları kollarını sallarken gördüm,

P: Bu nasıl rüzgâr oluşturuyor?

J: (Elini yüzünün önünde sallayarak) İşte böyle. Ama onların kolları daha uzun. Hem daha çok ağaç var.

P: Okyanuslardaki rüzgâr nasıl oluşuyor?

J: Karadan oraya esiyor. Yok, yok. Dalgalardan…

Piaget, eriÅŸkin ölçütlerine aykırı olmakla birlikte, Julia’nın görüşlerinin “yanlış da sayılamayacağını”, bunların oldukça mantıklı ve çocuÄŸun bilgi edinme sürecine uygun olduÄŸunu gördü. ÇocuÄŸun bilgisini sınarken “doÄŸru” ya da “yanlış” biçiminde bir ayrıma gidilmesi olayın tam olarak kavranamaması ve çocuÄŸa yeterince saygı gösterilmemesi demekti.

Piaget’nin amacı, rüzgarla ilgili sohbetten yola çıkarak, çocukların sözel bir açıklama getirmede eriÅŸkinler denli becerikli olamadıklarında baÅŸvurdukları yöntemlerle ilgili bir kuram oluÅŸturmaktı.

Çocuğa Nasıl Davranmalı?

Kendisi bir eğitimci değildi ve böylesi durumlarda nasıl bir tavır takınılması gerektiği yönünde asla kurallar koyma yoluna gitmedi. Gelgelelim, çalışmaları büyüklerin çocuğun davranışlarını hemen düzeltme yoluna gitmelerinin son derece yanlış olabileceğini, onlara kendi kuramlarını oluşturma olanağını tanımanın çok daha yararlı olduğunu ortaya koyuyor.

Piaget bu görüşünü belirtirken, “Çocuklar yalnızca kendi keÅŸfettikleri ÅŸeyleri gerçek anlamda kavrayabilirler. Onlara bir ÅŸeyleri ÅŸipÅŸak öğretmeye kalkıştığımızda, bu ÅŸeyleri kendilerinin yeniden keÅŸfetmelerini engellemiÅŸ oluruz.” diyor.

Piaget’in izinden gidenler çocukların, nesnelerin gözden yittiklerinde yok oldukları, ayla güneÅŸin insanı sürekli izlediÄŸi, büyük ÅŸeylerin yüzdüğü ve küçüklerin dibe çöktüğü türünde ilkel fizik yasalarına sonsuz bir hoÅŸgörüyle yaklaşırlar. Einstein, kendi geliÅŸtirdiÄŸi görecelik kuramının mantığa aykm gelmesinden olsa gerek, özellikle de Piaget’nin yedi yaşındakilerin daha hızlı gitmenin daha çok zaman aldığı konusunda diretmeleri yönündeki görüşünden çok etkilendi.

Hemen hemen her eÄŸitimci Piaget’nin çocuÄŸun geliÅŸimiyle ilgili olarak öne sürdüğü dört aÅŸamayı (duyumsal devinim, ön-edimsel, somut edimsel ve biçimsel edimsel) ezbere bilse de, onun çok daha önemli görüşleri, belki de eÄŸitimciler tarafından “çok aÄŸdalı” bulunduÄŸu için, pek iyi bilinmez.

Bilgi Kuramı

Piaget asla kendisini bir çocuk ruhbilimcisi olarak görmedi. Onun asıl ilgi alanı, Piaget bu konuya el atıp onu bir bilime dönüştürünceye dek, tıpkı fizik gibi felsefenin bir dalı olarak ele alınan bilgi kuramı idi. Piaget, bilgiye ulaşmanın birden çok yolu olduğunu ve bunların yargılama yoluna gidilmeden bir düşün adamının titizliğiyle incelendiğini öne süren, bir tür göreli bilgi kuramını oluşturdu.

Piaget’den bu yana söz konusu alanın sınırları kadınlara özgü düşünce biçemleri, Afromerkezli düşünce biçemleri, dahası bilgisayara özgü düşünce biçemleri gibi konularla daha da geniÅŸledi. Gerçekten de, yapay zekâ ve zekânın bilgi iÅŸlem modeli Piaget’e sanıldığından çok daha fazla ÅŸey borçludur.

Piaget’nin geliÅŸtirdiÄŸi kuramın özünde, çocukların bilgiye ulaÅŸma yöntemlerinin derinliklerine inilmesinin genelde bilginin nasıl oluÅŸup geliÅŸtiÄŸine ışık tutacağı görüşü yatmaktadır. Bu görüşün gerçekten de bilginin daha iyi kavranmasına neden olup olmadığı ise, Piaget ile ilgili her ÅŸey gibi, tartışmalı bir konudur.

Son on yıldır Piaget’nin görüşlerine bilginin beynin içsel bir öğesi olduÄŸu yönünde bir görüşle karşı çıkılıyor. İncelikli deneyler yeni doÄŸan bebeklerin Piaget’nin çocukların oluÅŸturduklarına inandığı bilgilerin bir bölümüne doÄŸuÅŸtan sahip olduklarını ortaya koyuyor. Ne var ki, biliÅŸsel kuram alanında Piaget’nin günümüzde de dev konumunu koruduÄŸuna inananlar için, bebeÄŸin doÄŸuÅŸta sahip olduÄŸu bilgi ile eriÅŸkinlerin sahip olduÄŸu bilgi arasındaki fark öylesine büyüktür ki, yeni buluÅŸlar bu açığı kapatmak şöyle dursun, olaya daha da gizemli bir boyut kazandırmaktadır.

6 Yorum var “Jean Piaget”

  1. merve Yazmış:

    Güzel işte ne bileyim?

  2. özge Yazmış:

    gerçekten katılıyorum

  3. özge Yazmış:

    jean piaget in yrnde olmk isterdim süper bi bilim adamı

  4. eda karadeniz Yazmış:

    piaget gerçekten eli öpülecek bi adammış dogrusu…

  5. ramazan Yazmış:

    bişey anlamadım hiçte güzel değilmiş

  6. ramazan Yazmış:

    bi şeye yaramaz ödev olmasa okumam bile

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.