
Bilgisayar tarihçesine bir göz atarsak, bilgisayar fikrinin çok eskilere dayanmadığını görürüz. Daha 1830′larda Charles Babbage (1792-1871) fark makinesini ve ardından analitik makineyi yapmasıyla hesaplama işlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde edilmesi görüşü doğmuştu. Charles Babbage yaptığı bu makineler ile başarılı sonuçlar elde edememesine rağmen, bilgisayarların temelinin onun tarafından atıldığı kabul edilmektedir.
1850 yılında George Boole kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişimi üzerinde önemli rol oynamıştır.
1890′da Herman Hollerith tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliştirdi. Bu hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında başarılı biçimde kullanıldı.
İlk analog bilgisayar 1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık, ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939′da New York’taki Bell Laboratuvarında üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik işlemler yapılmasını sağladı.
Bilgisayarlar konusunda en önemli ve hızlı gelişmelerin 2. Dünya Savaşından sonra başladığı görülüyor. Haward Aitken IBM ile işbirliği yapmak suretiyle 1944′de MARK I’i tamamladı. Bu bilgisayar küçük kapasiteli olmasına rağmen o günün koşullarında büyük bir başarı olarak kabul edildi. MARK I’e bilgiler delikli kartlarla veriliyor ve sonuçlar yine delikli kartlarla alınıyordu.
Bir grup bilim adamı tarafından 1945′de ENIAC isimli bir bilgisayar yapıldı. ENIAC askeri amaçlar için geliştirildi. Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I’e göre oranla oldukça hızlıydı. Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiş başlamış ve mekanik donanım yerini elektronik devrelere bırakmıştır.
Ticari amaçlarla kullanılabilen ve seri halde üretimi yapılan ilk bilgisayar UNIVAC I oldu. Bu bilgisayarın giriş-çıkış birimleri manyetik bant idi ve bir yazıcıya sahipti. Aynı yıllarda IBM 701 bilgisayarı piyasaya çıktı. Bu bilgisayarın vakum tüplü ve basit biçimde programlanabilen bir yapısı bulunuyordu. IBM firması 1958′den itibaren bilgisayarda vakum tüpleri yerine diot ve transistorları kullanmaya başladı. Buna bağlı olarak daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar pazarlandı. Ayrıca bilgi depolama ortamları olarak disk ve tamburlar kullanılmaya başlandı.
1964 yılından itibaren transistorların yerini bütünleşik devrelerin alması bilgisayar alanındaki gelişmelere ivme kazandırmış; daha hızlı, güvenilir ve maliyeti daha ucuz bilgisayarlar üretilmeye başlanmıştır. 1970 yılından itibaren geniş çapta bütünleşik devrelerin kullanılmaya başlanmasının bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüştür. Özellikle 1993 yılından itibaren geniş bellekli ve hızlı bilgisayarlar yanı sıra güçlü programlama dilleri ve işletim sistemlerinin ortaya çıktığı dikkatleri çekmektedir. Artık eski bilgisayarlarda kullanılan çekirdek bellek yerine daha ucuz manyetik iç bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri gün geçtikçe düşmektedir.
İLK BİLGİSAYARLAR
Bilgisayardan, PC, Kişisel Bilgisayar, IBM-uyumlu bilgisayar diye söz edildiğini, kimi zaman 386,486, Pentium adlarıyla adlandırıldığını duymuş olmalısınız. Biraz daha ileri giderek, ISA, EISA, PCI bilgisayarlardan da söz edildiğine rastlamışsınızdır. Biraz daha teknik konulara meraklı olanlar, AT, XT, Ps/2 gibi terimlere de aşina olmalılar.
1980′lerden bu yana kişisel bilgisayarları ya ana kartının genel mimarisi, ya da ana işlemcinin modeline göre türlere ayırmak gelenek oldu. Şimdi PC dünyasına biraz daha yakından bakabiliriz:
IBM-PC
Bilgisayar çılgınlığını başlatan bu cihaz, 1981 yılında piyasaya sürüldüğünde, hangi tür mağazalarda satılabileceği bile belli değildi. İki adet 5.25 inçlik floppy disket sürücüsü olan IBM PC’nin sabit diski yoktu. Ana işlemcisi Intel 8086 idi; beş adet kart yuvası vardı. Bir süre sonra IBM bu modele sabit disk koydu; ama RAM çipi denilen bilgisayarın hafızasını oluşturan çipi alakartla birleşik olduğu için arttırılması mümkün değildi. Elinizde böyle bir antika bilgisayar varsa, yenilemek güncelleştirmekten vazgeçin; olduğu gibi saklayın. Bir süre sonra antikacılara ya da bilgisayar-teknoloji müzelerine satabilirsiniz.
IBM XT
IBM firmasının 10 megabyte sabit disk koyduğu ilk kişisel bilgisayarı olan XT’nin CPU’su da ilk PC’ye göre daha hızlı Intel 8088′di. Kart yuvası sayısı 8′e çıkartılmıştı. 8-bit tabir edilen standartta kart kabul eden bu bilgisayarın da bugün layık olduğu tek yer müze!
IBM AT
1985′te piyasaya sürülen ve bugünkü şekliyle PC’nin gerçek büyükannesi olan AT, Intel 80286 CPU üzerine inşa edilmişti. Orijinal PC’ye göre beş kere daha hızlıydı ve 16-bit standardında kart kabul ediyordu. IBM firması, bu bilgisayarla, ISA denen ana kart mimarisini bütün endüstrinin yararlanabileceği şekilde kullanıma açtı. ISA bütün bilgisayar endüstrisi için standart mimari anlamına geliyordu; nitekim öyle de oldu. Bir anda yüzlerce şirket, AT ile uyumlu cihazlar imal etmeye başladı. Modemlerin, tarayıcı ve diğer harici cihazların bilgisayara bağlanmasında kullanılan ara-birim kartlarının bir anda mağazaları doldurması, bu standardın gerçekten bütün endüstri tarafından kabul edilmesiyle mümkün oldu. Ancak AT bilgisayarların ana kart hızı bugünkülere oranla son derece düşük olduğu için böyle bir bilgisayarın yeni kartlarla güncelleştirilmesi, yeni kartlara verilecek paranın çöpe atılması olur. IBM-AT bilgisayarın ana kart büyüklüğü, günümüzdeki modern kartlarla aynı olduğuna göre, kasasının boş kutu olarak değerlendirilip, içindeki herşeyi değiştirmek mümkündür. Ancak orijinal AT’nin güç birimine ayırdığı yer çok küçük olduğu için, yenilemek için göstereceğiniz zahmet, boş kutu masrafından sağlayacağınız tasarrufa değmeyecektir.
PCjr ve PS/2
ISA standardının kabulü ile IBM dışındaki firmaların IBM-uyumlu denilen bilgisayar imalatı da hızlandı. IBM’in ilk AT bilgisayarları oldukça pahalı idi. Diğer firmaların IBM-uyumlu bilgisayarları ise çok daha ucuzdu. IBM, 1986 ve 1987 yıllarında çıkarttığı PCjr modeli ile diğer firmalara kaptırmaya başladığı ev-bilgisayarı pazarını geri almaya çalıştı. PS/2 ise, IBM başka firmalar tarafından benzerinin yapılmasına izin vermediği bir mimari ile yapılıyordu. IBM bu mimariye MCA (Micro Channel mimarisi) adını veriyordu. ISA’dan farklı, günümüzdeki Tak-Çalıştır türü kartlar gibi, MCA bilgisayarları için yapılacak kartların ayarlarının kullanıcı tarafından değil, bilgisayar tarafından otomatik yapılacak olmasıydı. Ne var ki, bu strateji tutmadı. PCjr, çok az yetenekli oluşu; PS/2 ise herhangi bir mağazadan satın alınabilecek ISA kartları kabul etmediği ve MCA kartları diğerlerine oranla üç-dört kat daha pahalı olduğu için PS/2 bilgisayarları birkaç kişi ve firmanın antikaları arasında yer aldı. IBM, daha sonra fazla duyurmadan, PS/2 bilgisayarların ISA modellerini de çıkarttı. Eğer böyle bir bilgisayara sahipseniz, anakart yeri yeni anakartları alacağı ve güç birimine ayrılan köşe oldukça geniş olduğu için her şeyi yenilemek şartıyla, boş kutusu olarak kullanabilirsiniz. Ancak dökme-metal şasesi yüzünden yerinden kaldırması zor olan PS/2, kullanıcıya hayatı bayağı zorlaştırabilir.
386, 486 ve PENTIUM
Ve geldik günümüzün modern bilgisayarlarına. 1987′den itibaren Intel firması her iki yılda bir ana-işlem çipini daha hızlı ve daha çok işlem yapabilen modellerle geliştirmeye başladı. 486′yı 586 izledi. Bu sırada diğer firmalarda CPU üretmeye ve kendi çiplerine Intel-benzeri isimler vermeye başlamışlardı. Intel firması, rakamdan oluşan marka ve mamul adlarının telif hakkını korumanın güç, hatta imkansız olduğunu acı şekilde öğrenince, 586 çipine “beş kelimesinin Latincesinden (Penta) türetme Pentium adını verdi. (Pentium adı o kadar tuttu ki, Intel 686 ve 786 olması gereken çiplerine Pentium II ve Pentium III adını verdi.)İntel Ailesinin Gelişimi
Intel firmasının 386 çipi ile geliştirdiği bilgi işlem yöntemi, daha sonraki bütün çiplerinde aynen uygulanmıştır.Bir başka deyişle 486 ve Pentium çipleri sadece daha gelişmiş 386′dır. Bugün sadece “386-çipi” diye adlandırılan ISA mimarisinde inşa edilmiş bilgisayarlar, hafıza ve sabit disk alanına göre modern işletim sistemlerinin bir sürümü ile çalışırlar. Bu tür bilgisayarlarda CPU, RAM ve Sabit Disk imkanlarına göre Windows 3.1, Windows 3.11, Windows 95…2000,Windows NT işletim sistemini görebilirsiniz. “Açık sistem” veya GNU gurubu denilen işletim sistemleri (Linux gibi) 386-tipi bilgisayarlarda yeni Windows sürümlerine göre daha rahat çalışır.
Intel 386 veya Intel 486 (ve bunların dengi olan AMD ve Cyrix çipleri) bulunan bilgisayarlar, ISA ve bunun geliştirilmişi olan EISA mimariye sahiptir; yani çarşıdan alacağınız herhangi bir ara-birim kartını takabilirsiniz. Fakat Intel, ISA’nın ve EISA’nın en büyük zorluğu olan, takılan kartın ince ayarlarının kullanıcı tarafından yapılması zorunluluğunu ortadan kaldıran ve adına kısaca PCI dediği yeni bilgisayar mimarisi geliştirdi. PCI mimarisinin en büyük özelliği bu mimariye uygun kartlar katıldığında kartın bilgisayarla uyumlu hale getirilmesi için hiçbir ayarının yapılması zorunluluğu (ve çoğu zaman imkanı) olmamasıdır. Bu tür bir kartı ISA ve EISA bilgisayara takamazsınız, ama PCI mimarisindeki ana kartlarda genellikle birkaç ISA, hatta EISA kart yuvası bulunabilir.
Çeşitli ana kart firmaları, 386 çipinden CPU’yu takılıp çıkartılabilen tarzda yapıyorlar. Ayrıca 386-tipi ile bilgisayarın hafıza çiplerinin de değiştirilmesi ve artırılması mümkün hale geldi. Bu tür bir ana karta sahipseniz, büyük bir ihtimalle bilgisayarınızın CPU, RAM ve benzeri birçok unsurunu yenileyebilirsiniz.
Intel Firması 1968 yılında hafıza tüm devreleri yapmak üzere kuruldu. Üretecekleri bir hesap makinesi için CPU tüm devresi isteyen, hesap makinesi üreten bir firmanın talebi; ve yine üretecekleri bir terminal için yine özel bir tüm devre isteyen, diğer bir firmanın isteklerini karşılamak için, Intel firması 4004 (1971) ve 8008 (1972) CPU’larını yapmıştır.
Mikroişlemciler ve mikrobilgisayarların sınıflandırılmasında en temel bir ölçü, mikroişlemcinin tümdevre-üzerinde işlem yaptığı en uzun verinin bit sayısı, yani kelime uzunluğudur (word length). 4-bit işlemci olan 4004 ve 8-bit işlemci olan 8008′den başlayarak, mikroişlemciler ve mikrobilgisayarlar için, 4-bit, 8-bit, 16-bit, 32-bit, 64-bit gibi veri uzunluk standartları doğmuştur.
Intel, bu ilk müşterilerden başkasının, 4004 ve 8008 tüm devrelerine ilgi göstereceklerini tahmin etmediği için, üretim hattını düşük kapasitede tutmuştu. Fakat tahminlerinin aksine, bu tüm devrelere çok büyük bir ilgi oldu. Bunun sonucu ve aynı zamanda 8008′in 16K’lık hafıza limitini aşmak amacıyla, Intel firması 1974 yılında genel-amaçlı 8080 CPU’sunu üretti. Birden bu tüm devreye büyük bir talep oldu ve kısa bir süre içinde 8080, 8-bit mikroişlemci endüstri standardı oldu. Intel, iki yıl sonra 1976′da, gelişmiş bir 8080 işlemcisi olan 8085′i piyasaya sürdü.
Intel 1978 yılında ilk 16-bit mikroişlemci olan 8086′yı üretti. 8086 daha önceki 8080/8085 ürününe bazı yönlerle benzemesine karşın, iki işlemci ailesi birbiri ile uyumlu değildi. Bir yıl sonra 1979′da üretilen, 8086′nın 8-bit veri yoluna sahip sürümü olan 8088, 1981 yılında üretilen IBM PC mikrobilgisayarlarının ilk işlemcisi olmuştur. Kısa sürede endüstrinin 16-bit mikroişlemci standardı olan 8086/8088, günümüze kadar uzanan pek çok değişik ürünüyle , x86 ailesi diye adlandırılan mikroişlemci ailesinin çekirdeği (core) oldu.
İNTERNET İN HAYAT HİKAYESİ
İlk geniş alan ağı olan ARPANET 1960′lı yılların ortasında askeri amaçlarla ortaya çıktı. Nükleer bir savaş esnasında telefon hatlarının çoğunun tahrip olması durumunda bilgisayar iletişiminin sürdürülmesi amaçlanıyordu. Paul Baran, Rand Corp. adına paket-anahtarlamalı ağ fikrini gelişdi. Paket anahtarlamalı ağlarda, her mesaj küçük parçalara bölünür ve bu parçaların varış noktasına başarı ile ulaşıp orijinal mesajın oluşturulması sağlanır.
1969 yılında DARPA (Defense Advanced Projects Agency) Amerika’da örnek bir paket anahtarlamalı ağ oluşturulması için bir proje başlattı. Bu ağın adı ARPANET’ dir. ARPANET, veri haberleşmesindeki tekniklerin öğrenilmesi amacı ile oluşturulmuştur. 1972, ağların ağı ortaya çıkmaya başladı. 40 bilgisayardan oluşan bir ARPANET gösterisi yapıldı. 1975 yılında başarılı bir biçimde ARPANET işlevsel bir ağ konumunu aldı, birçok organizasyon bu ağa katıldı.
1983 yılında, Internetworking Working Group (INWG) TCP/IP’ye temel halini verdi. TCP/IP protokolleri de askeri standart olarak (MIL STD) uyarlanmıştır. Aynı yıllarda Internet terimi yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. TCP/IP protokolünün Unix işletim sistemine eklenmesinin ardından, 1984 yılında DNS (Domain Name System) tanıtılmıştır. DNS’ in tamamlanması 4 sene sürmüştür. 1985 yılında, NSFNET süper bilgisayarlar arası TCP/IP tabanlı ağın oluşturulup çalıştırılması için kuruldu.
eski ARPANET, MILNET ve daha küçük ARPANET (DDN: Defense Data Network) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 1990 yılında ARPANET varlığını yitirmiştir.
İnternet orijinal ARPANET’ den doğmuş, bağlantılı ağların dünya çapında bir koleksiyonudur. Bu ağlar değişik fiziksel ağlardan tek bir mantıksal ağa bağlantı için Internet protokolü (IP) kullanırlar.
İnternet’i başlangıçta yoğun olarak akademik dünya kullanmakla beraber, son yıllarda Internet bilgi çağı toplumlarının her kesimi için vazgeçilmez bir araç olmuştur.
İlk bilgisayarlardan bazılarının resimleri alttadır;







Şubat 14th, 2007 at 12:43
OZAMANLAR SÜPER İCATLAR YAPIYORLARMIŞ ŞİMDİ O İCATLARI YAPAN İNSANLARIN YERİNDE OLMAYI ÇOOK İSTERDİM HİÇ OLMAZSA TEKNOLOJİ DERSİNDE BİŞEYİ İCAT ETMEDEN ÖNCE BUKADAR DÜŞÜNMEK ZORUNDA KALAMAZDIM TABİ ONLARDA GÜNLERCE DÜŞÜNEREK İCAT EDİYOLARMIŞ AMA İŞE YARAYAN ŞEYLER ORTAYA ÇIKARIYORLARMIŞ BENİM GİBİ APTALCA İCATLAR DEĞİL…
Şubat 14th, 2007 at 17:43
Belki ozamalar onlarda aynı şeyi düşüyorlardı.Ama önemli buluşlar yaptılar
nitekim 20.yüzyıl başlarında Amerika Birleşik Devletleri patent enstitüsü başkanı her şeyin artık icat
edildiği ve artık icat edilecek bir şeyin kalmadığı iddiasında bulunmuştur.
Nekadarda yanılmıştır.
Şubat 19th, 2007 at 10:40
çoooook uzuuun
Şubat 27th, 2007 at 02:10
çoooooooooooooooooooooooook güüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüzelllllllllllllllll
Şubat 27th, 2007 at 02:14
insanların bu ürün den almalarını ister dim teknolaji gelisiyoooor
Mart 3rd, 2007 at 09:51
WAYY BEE SÜPER WALLAA
BUGUN PC WE INTERNET OLMASAYDI NE YAPARDIK ACABA
Mart 9th, 2007 at 11:57
ya inanmıyorum harika bişey bu keşke hep böle olsa
Mart 12th, 2007 at 14:36
valla pc olmasa hayat nasıl olur bilmem ama çok kötü olcağı kesin saygılarımla..
Mart 15th, 2007 at 11:28
ee yuh pardon ama bayağı büyükmüş
Mart 15th, 2007 at 11:29
am a bayağı küselmişşşş
Mart 15th, 2007 at 11:30
ya bizden de icat istiolar bildiğiniz 1 site war mı esinlenebileceğim lütfeennnnn
Mart 18th, 2007 at 13:33
çok küzel enfest üstü bişi by
Mart 28th, 2007 at 09:16
ilginççççççççççççç
Mart 29th, 2007 at 09:08
yaaaaaaaaaa ben ilk pcnin deve gibi olduğunu falann sanırdım kiiiiiiiiii öyleymiş. falanım yanıııııııııııı. ya çüş falan oldum. abicim o ne yaaaaaa. ttüüüüüüüüüüüü
Mart 31st, 2007 at 11:44
çok güzell olmuş
Nisan 1st, 2007 at 03:35
ben çookk beğendim ama çok uzun benim ellerim ağrıcak birdaha olamsın lütfen
Nisan 9th, 2007 at 12:54
çokkkkkk süpppper ollllmmmmmuuuuşşşş
Nisan 12th, 2007 at 15:18
bence resimde konulabilirdi ama bence doğru bilgiler.ama ben bir şeyi anlamadım yardımcı olur musunuz?şimdi bilgisayarı charles babbage mi bumuş?lütfen cevaplarınızı bekliyorum.ödewim çünkü
Nisan 20th, 2007 at 06:12
iyiki bilgisayarı bulmuşlar gerçekten de çok lazım oluyoo
Mayıs 9th, 2007 at 09:36
eskisi daha güzelmiş şimdi cebimze kadar girdi yeter her yerde karşımıza çıkyor.eskiden en azından yeri belliymiş
Mayıs 10th, 2007 at 06:43
önceden çok güzelmiş şimdiye bakılırsa dünyanın herbir yerinde var ama o zaman hiç kimsede yaktu
Mayıs 11th, 2007 at 11:32
bizler islamı yaşamımızdan çıkarıp batının kötü ahlakını aldığımızdan beri onlarda bizim olan çalışkan ve araştırmacı yönümüzü aldıklarından ve dinlerine ve gelişmelere ve gençlerin önünü açtıklarından ilerlediler…..biz ise sakala sarığa ve baş örtüsüne düşmanlığı marifet sayıp beyin göçünede sebep olduğumuzdan pırlanta gençlerimiz hep avrupaya sadece yaranıyor……ayrıca dinimiz ilim ve fenin karşısında deyil yanındadır….ilim çinde olsa bile ta..1400 yıl önceden ilmi gelişmelerdende hemde ilmin önemine binaen çinde bile olsa ilmi alın diyen allah resuludür….sav…din hiç bir zaman insanların gerilemesine sebep deyildir.ancak medenyet diye içki ,kumar ,uyuşturucu vs şeyler gerilemeye sebep olabilir
Mayıs 11th, 2007 at 11:35
insanların en hayırlısı insanlığa faydalı olandır….
Mayıs 13th, 2007 at 07:29
bence iiyki bulmuşlar bu arada icatlarla ilgili site bilen varsa sölesin
Mayıs 16th, 2007 at 04:50
çokkkk güzelll olmuşşş
Mayıs 16th, 2007 at 15:55
valla arkadaslar bunu yapandan allah razı olsun mekanı cennet olsun iyiki pc yi bulmu ş yoksa ne olurdu ………………………………………………………….
Mayıs 17th, 2007 at 07:07
bide bilgisayarları 2lira olsa
Mayıs 18th, 2007 at 18:14
acaba bundan sonra icat yapılabilirmi beim aklıma hiç bişe gelmio sadece war olan bişe geliştirilebilir gibi gelio sizin aklınıza bi icat geliomu?
Mayıs 22nd, 2007 at 08:07
rockerdi benim aklıma geliyor televizyonun yorunlarına bak bulursun
ve bunu yapan super zeka ne diyecegimi bilmiyorum rockerdi unutma televizyon icat yorunlarına bak 62.sıradayım ordan bulursunmsn lerinizi de verin
Haziran 30th, 2007 at 19:10
Haklısınız arkadaşlar ama unuttuğumuz birşey var o da teknoloji denen şeyin ne kadar da zararlı olduğu. Bu teknoloji dünyayı yavaş yavaş yok ediyor. Artık güçlü ve gururlu olmanın önemi yok. İcat edilen küçücük ve akılalmaz silahlar önünde hiçbirşey duramaz.Türkiye’yi korumak için daha güçlü olmamız gerekiyor teknolojik açıdan.metal fırtınayı okuyanlar anlar dediklerimi…
Temmuz 1st, 2007 at 11:05
eylül arkadasım iyidiyosun hos diyosunda bunun bu konuyla alakası yok sen neyi kasıt ettin anlayamadım ben de okudum metal fırtınayı ama orda bilgisayarla ilgili
birsey yokki??
hem teknolojiyi kötülemişşin hem daha iyiye götürmeliyiz demişşin anlamıyorum seni
Temmuz 2nd, 2007 at 13:03
bu dosyalar tam olmalı bence
Temmuz 2nd, 2007 at 13:14
tam anlamlı olsa yani nezaman nerde hangi tarihte olucak gibi bilgiler sarf etmek gerekiyo ama yinede bu siteyi yapandan allah razı olsun tşşkkrler diyorum ben bilgisayarın parçalarının resimleri de olsa daha iyi olur bence keşke koysalar Eskiden kasa denilince akla tek renk sıradan bir kutu gelirdi. Günümüzde kasalar teknolojik ve estetik görünüm anlamında fazlaca gelişmişlerdir. İçi neon lamba ile aydınlatılmış kasalara rastlamak bugünlerde mümkün. Kasanın dış görünümü göz zevkiniz açısından önemli olabilir ancak, kasanın görünümüne verilen önemin soğutma konusuna da verilmesi gerekir.Yeni bilgisayar sistemleri yüksek sunan bileşenler ısınma problemine neden olmaktadırlar. İşlemci, ekran kartı ya da sabit disk kasa içerisinde fanlar yardımıyla soğutulabilir. Ancak soğutma sırasında açığa çıkan ısının sağlıklı bir şekilde kasanın dışına atılabilmesi gerekir. En basit soğutma sisteminde bile 2 adet fana ihtiyaç vardır. Biri kasanın önünde, diğeri arkasında yer alır. Öndeki fan kasa içerisine hava alırken, arkadaki fan sıcak havayı dışarı atmakla görevlidir. Piyasada maalesef satılan kasaların çoğu tek fan içermektedir.Fan sayısı arttıkça soğutma işlemi daha başarılı olacaktır. Kimi kasalarda üstte de üçüncü bir fan görüldüğü gibi ön veya arka panelde de birden fazla fan bulunabilir.
Kasalarda önemli olan ikinci unsur güç kaynağıdır. Çoğu zaman güç kaynağına bakılmaksızın kasa alınır. PC lerde oluşan arızaların çoğunluğu voltaj hataları nedeniyle oluşmaktadır. Güç kaynağının görevi; 220 Volt’luk şehir gerilimini 3,3 Volt, 5 Volt ve 12 Volt olmak üzere 3 farklı voltaj değerine dönüştürmek ve bileşenlere dağıtmaktır.Bilgisayarı oluşturan tüm bileşenler aynı voltaj değerleri ile çalışmazlar. Farklı voltaj yani farklı watt değerleri ile çalışırlar. Güç kaynaklarının toplam çıkış gücü watt ile belirtilir. Güç kaynaklarının üzerindeki küçük etikette desteklenen maksimum amper değerleri görülebilir. Örneğin; 512 MB’lık DDR-SDRAM modülü 5 volt elektrik 8 amper akım yani 40 Watt ile çalışır. 7200 RPM sabit disk 28 watt elektrik gücüne ihtiyaç duyar. Pentium 4 ya da AThlon için en azından 300Watt’lık güç kaynağına ihtiyaç vardır. Sistemde birden fazla sabit disk ve optik sürücü bulunuyorsa, daha güçlü bir güç kaynağı kullanmakta fayda vardır. Güç kaynağının ısınma sorunu olmadan sağlıklı çalışmasını istiyorsanız, toplam kapasitesinin %80′ini aşmamalısınız. Eski bir işlemci kullanıyorsanız ve bu işlemcinizi örneğin; P4 bir işlemci ile değiştirecekseniz kasanızı da değiştirmeniz gerekir. Çünkü, Pentium 4 işlemcilerin elektrik ile beslenmeleri özel bir ATX konnektörü yardımıyla olur.
bu bilgiler hiç bulunmaz…
Temmuz 14th, 2007 at 21:17
çoooooooook güzel yazılmış ???????
acaba bilgisayar olmasayydı ne olurddddddduuuuuuuuuu?
Temmuz 14th, 2007 at 22:41
Aslında günümüzde yıllar önceki ilk mekanik bilgisayarları geliştirseler çok güzel bir teknolojik fantezi olurdu…Yapmamaları için bir neden yok. Mekanik bilgisayarlar daha ilginç..
Temmuz 24th, 2007 at 00:05
işte ilk bilgisayar böyle bişi oluyormuş
Temmuz 29th, 2007 at 21:26
evet ben de 386 donemlerinde bilgisayar kursunda calisiyordum benim ilk bilgisayarim 386 idi ve süperdi o dönemlerde dos komutlari vardi ögrencilere dos ogretiyorduk sonrada win 3.1 ogretmeye basladik sonrada kursun personel müdürü olmustum ve o dönemlerde bursada basari düzeyi en yüksek kurs bizim kurstu ama simdi o kurs kapandi o gundur bu gündür bilg. var bende tabii hep modifiye ede ede bu günkü normal bilgisayar oldu eski resimleri var bende ogrencilerimiz pc calisirken falan cok güzeldii hey gidi günler heyyyy….
Temmuz 31st, 2007 at 14:06
Siteniz mükemmel gerçekten.Ben çok beğeniyorum.Her konuda bilgi sahibi oluyoruz.Çok saolun..İyi günler… Başarılar…
Temmuz 31st, 2007 at 15:21
gercekten süppeerr bi icat ama düşünsenize bilgisayarlar hep öyle kocaman kalsaydı ne zorluklar olurdu artık cebimizde bile taşıyabiliyoruz YAŞASIN TEKNOLOJİ ayrıca bu siteyi açanlara çoooook TEŞEKKÜRLER
Ağustos 2nd, 2007 at 10:19
o zamanlarda çok güzelmiş ama şimdi bize göre daha güzel
Ağustos 8th, 2007 at 14:58
allah razı olsun bilgisayarı yapan kişiden tuttuğu altın olsun iyiki böle bir alet yapmış aklına sağlık bundan daha güzel bişey olamaz
Ağustos 22nd, 2007 at 16:12
güzel olmuşşşşşşşşşşşşşşşşş çok yararlı ve faydalı bişey kullanmayı bilene,,,,,,,,,,
Eylül 2nd, 2007 at 14:54
böyle akıllı bir insan bidaha dünyaya gelmez be yapanın ellerinden öpmek isterdim he number one bir numara dünyada
Eylül 6th, 2007 at 22:04
merhabalar arkadaşlar daha yolun başındayız ki bunu anlamak biraz zaman tabi şunu unutmayın hiçbir insab doğuştan yetenekli yaratılmamıştır önemli olan belli bir zaman sonra kendinizi keşfetmektir SAYGILARIMLA
Eylül 18th, 2007 at 13:31
bnce güzel olmuss…
Eylül 21st, 2007 at 17:44
valla çok güzel olmuş
Eylül 21st, 2007 at 21:24
güzel olmuş ama daha fazla resim olmalı
Eylül 22nd, 2007 at 17:41
ilk bilgisayarın icat edildiği yıllarda insanlar gerçekten düşünerek birşeyleri yapıyorlarmış günümüzde ise insanlar düşünerek birşeyleri bulmak akıl yürütmek yerine hazıra konmayı tercih ediyorlar insanlar gerçekten tembelleşti….
Eylül 26th, 2007 at 17:54
YA ALLAH RIZASI İÇİN BİRDE BİRİ İLK ÇİN B. DYARINI KOYSUN YAAAAWW:(
Eylül 26th, 2007 at 22:12
o zamanlar da millet her şeyi icat etmiş.bizden yeni işi icat etmemizi nasıl beklerler kardeşim ya.düşü düşün aklına bişi gelmiyor ya
Eylül 27th, 2007 at 09:50
Eylül 29th, 2007 at 16:39
yorum iyi ama birazcıkta resim konulsaydı iyiydi
Eylül 29th, 2007 at 19:50
resim olsaydı iyi olurdu
Eylül 29th, 2007 at 19:52
bazı şeyleri bulamıyorum biraz daha geniş olsun
Ekim 1st, 2007 at 21:19
YA BU İCAT COOOK SÜPER BİŞE:D
Ekim 1st, 2007 at 21:25
bnce süper bi icat eğerki oo blgisayar olmasaydı nerden konuşcaktık arkadaşlarımısı
Ekim 1st, 2007 at 23:46
çook uzunmuş yaaa
Ekim 2nd, 2007 at 14:11
valla ben çok beğendim süper
Ekim 2nd, 2007 at 16:34
çok uzunnn
Ekim 2nd, 2007 at 16:35
bilgisayar olmasaydı ben yaşamayazdımm
Ekim 2nd, 2007 at 17:04
bence çok güzel bişey işime çok yaradı
Ekim 2nd, 2007 at 17:10
güzel ama daha kısa olsaydı daha güzel olurdu bunu yazmak çok uzun sürer beee abii.Ama genede beğendim elimde ağrıdı herkes allaha EMANET BYYYYYYYY
Ekim 3rd, 2007 at 14:35
vay be 30 ton kadar bilgisayar oysa günmüzdeki en fazla 10k,lo
Ekim 3rd, 2007 at 20:25
bilgisayar günümüzde çok yararlı bir icat o olmassa hayatımız biraz daha zor olurdu
Ekim 4th, 2007 at 17:56
ya bence artık buluş yapılmıyor…bilgisayar bir kez üretilmiş ve günden güne geliştiriliyor…yeni bişey yok sadece gelişme var…ama adamlara helal olsun temelini 1830 da atmışlar biz 1830 da napıyoduk acaba:)
Ekim 5th, 2007 at 19:40
çooooooooooooooooooook güzellllllllllllllllllllllllllllllll olmuşşşşşşşşşşşşşşşşşş………………………………
Ekim 8th, 2007 at 13:57
vallabence bu insanoğlunun başaramıyacağı hiç birşey yoktur eğer varsada bana söylesin böle bir icat ı iyice de bir geliştirmeleri çok süper bir şey
Ekim 9th, 2007 at 16:31
şu teknolojinin gözünü seveyim
Ekim 9th, 2007 at 16:35
amannnnnnnnnnnnnn bunlar boş şeyler beni alakadır etmez……………….
Ekim 10th, 2007 at 00:08
bence çok uzun olsada çok güzel ben bilgisayarı anlatacak bir etkinlik yapıcam tam benim istediğim gibi ben en çok sevdiğim arkadaşım öyküyü çok seviyorum bu yazdıklarını biraz anlamsız ama yinede ben sevdim etkinliğime sizin yazdıgınızı koyucam süper star varya orda sarkı söyleyen bir kişinin kardeşiyim hadi good bye
Ekim 10th, 2007 at 18:03
benimde işime çok yaradı valla ii yapmışsınız koymakla:)
Ekim 11th, 2007 at 16:25
bence çoook uzun
Ekim 11th, 2007 at 16:39
benim ödeve lazımdı çook iyi olmuş doğrusu allah razı olsun
Ekim 11th, 2007 at 19:12
yaw bu yahudiler çok akıllıymış herşeyi onlar bulmuş aq türkler hala uyyor tek bi işe yarar icadımız yok…NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Ekim 12th, 2007 at 23:40
ya bunu yapanların şimdiki pc lerini görmelerini isterdim. emekelrinin karşılıklarını
Ekim 13th, 2007 at 08:36
süper olmuş
Ekim 15th, 2007 at 11:23
ilk bilgisayar muhteşem bir araçmış.günümüzdeki bilgisayara bakılırsa öncekinden çok küçük.muhteşem bir olay tebrikler.
Ekim 15th, 2007 at 15:58
valla yeni bulunan pcler laptop falan :D:D:D:D hiç güzel değil bence hem bilgiayarlar insanları kendine bağımlı yapıo benide yaptı meselaaaaaa yaaa
Ekim 15th, 2007 at 18:50
bilgiler çok güzel teşekkürler
Ekim 15th, 2007 at 19:54
bilgiler için teşekkürler
Ekim 15th, 2007 at 20:35
süper miş o zamanlar icatlar ya
Ekim 16th, 2007 at 18:54
o zamanların içatını insanlar düşünmezseydi bilgisayar vb .. olmazdı
Ekim 16th, 2007 at 18:57
Bilgisayar tarihçesine bir göz atarsak, bilgisayar fikrinin çok eskilere dayanmadığını görürüz. Daha 1830′larda Charles Babbage (1792-1871) fark makinesini ve ardından analitik makineyi yapmasıyla hesaplama işlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde edilmesi görüşü doğmuştu. Charles Babbage yaptığı bu makineler ile başarılı sonuçlar elde edememesine rağmen, bilgisayarların temelinin onun tarafından atıldığı kabul edilmektedir.
1850 yılında George Boole kendi adıyla anılan ve sadece 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişimi üzerinde önemli rol oynamıştır.
1890′da Herman Hollerith tarafından, delikli kartlarla bilgilerin yüklenebildiği ve bu bilgiler üzerinde toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro mekanik araç geliştirdi. Bu hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında başarılı biçimde kullanıldı.
İlk analog bilgisayar 1931 yılında Vannevar Bush tarafından gerçekleştirildi. Buna karşılık, ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939′da New York’taki Bell Laboratuvarında üretti. Stibiz ikili sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik işlemler yapılmasını sağladı.
Bilgisayarlar konusunda en önemli ve hızlı gelişmelerin 2. Dünya Savaşından sonra başladığı görülüyor. Haward Aitken IBM ile işbirliği yapmak suretiyle 1944′de MARK I’i tamamladı. Bu bilgisayar küçük kapasiteli olmasına rağmen o günün koşullarında büyük bir başarı olarak kabul edildi. MARK I’e bilgiler delikli kartlarla veriliyor ve sonuçlar yine delikli kartlarla alınıyordu.
Bir grup bilim adamı tarafından 1945′de ENIAC isimli bir bilgisayar yapıldı. ENIAC askeri amaçlar için geliştirildi. Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I’e göre oranla oldukça hızlıydı. Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiş başlamış ve mekanik donanım yerini elektronik devrelere bırakmıştır.
Ticari amaçlarla kullanılabilen ve seri halde üretimi yapılan ilk bilgisayar UNIVAC I oldu. Bu bilgisayarın giriş-çıkış birimleri manyetik bant idi ve bir yazıcıya sahipti. Aynı yıllarda IBM 701 bilgisayarı piyasaya çıktı. Bu bilgisayarın vakum tüplü ve basit biçimde programlanabilen bir yapısı bulunuyordu. IBM firması 1958′den itibaren bilgisayarda vakum tüpleri yerine diot ve transistorları kullanmaya başladı. Buna bağlı olarak daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar pazarlandı. Ayrıca bilgi depolama ortamları olarak disk ve tamburlar kullanılmaya başlandı.
1964 yılından itibaren transistorların yerini bütünleşik devrelerin alması bilgisayar alanındaki gelişmelere ivme kazandırmış; daha hızlı, güvenilir ve maliyeti daha ucuz bilgisayarlar üretilmeye başlanmıştır. 1970 yılından itibaren geniş çapta bütünleşik devrelerin kullanılmaya başlanmasının bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüştür. Özellikle 1993 yılından itibaren geniş bellekli ve hızlı bilgisayarlar yanı sıra güçlü programlama dilleri ve işletim sistemlerinin ortaya çıktığı dikkatleri çekmektedir. Artık eski bilgisayarlarda kullanılan çekirdek bellek yerine daha ucuz manyetik iç bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri gün geçtikçe düşmektedir.
İLK BİLGİSAYARLAR
Bilgisayardan, PC, Kişisel Bilgisayar, IBM-uyumlu bilgisayar diye söz edildiğini, kimi zaman 386,486, Pentium adlarıyla adlandırıldığını duymuş olmalısınız. Biraz daha ileri giderek, ISA, EISA, PCI bilgisayarlardan da söz edildiğine rastlamışsınızdır. Biraz daha teknik konulara meraklı olanlar, AT, XT, Ps/2 gibi terimlere de aşina olmalılar.
1980′lerden bu yana kişisel bilgisayarları ya ana kartının genel mimarisi, ya da ana işlemcinin modeline göre türlere ayırmak gelenek oldu. Şimdi PC dünyasına biraz daha yakından bakabiliriz:
IBM-PC
Bilgisayar çılgınlığını başlatan bu cihaz, 1981 yılında piyasaya sürüldüğünde, hangi tür mağazalarda satılabileceği bile belli değildi. İki adet 5.25 inçlik floppy disket sürücüsü olan IBM PC’nin sabit diski yoktu. Ana işlemcisi Intel 8086 idi; beş adet kart yuvası vardı. Bir süre sonra IBM bu modele sabit disk koydu; ama RAM çipi denilen bilgisayarın hafızasını oluşturan çipi alakartla birleşik olduğu için arttırılması mümkün değildi. Elinizde böyle bir antika bilgisayar varsa, yenilemek güncelleştirmekten vazgeçin; olduğu gibi saklayın. Bir süre sonra antikacılara ya da bilgisayar-teknoloji müzelerine satabilirsiniz.
IBM XT
IBM firmasının 10 megabyte sabit disk koyduğu ilk kişisel bilgisayarı olan XT’nin CPU’su da ilk PC’ye göre daha hızlı Intel 8088′di. Kart yuvası sayısı 8′e çıkartılmıştı. 8-bit tabir edilen standartta kart kabul eden bu bilgisayarın da bugün layık olduğu tek yer müze!
IBM AT
1985′te piyasaya sürülen ve bugünkü şekliyle PC’nin gerçek büyükannesi olan AT, Intel 80286 CPU üzerine inşa edilmişti. Orijinal PC’ye göre beş kere daha hızlıydı ve 16-bit standardında kart kabul ediyordu. IBM firması, bu bilgisayarla, ISA denen ana kart mimarisini bütün endüstrinin yararlanabileceği şekilde kullanıma açtı. ISA bütün bilgisayar endüstrisi için standart mimari anlamına geliyordu; nitekim öyle de oldu. Bir anda yüzlerce şirket, AT ile uyumlu cihazlar imal etmeye başladı. Modemlerin, tarayıcı ve diğer harici cihazların bilgisayara bağlanmasında kullanılan ara-birim kartlarının bir anda mağazaları doldurması, bu standardın gerçekten bütün endüstri tarafından kabul edilmesiyle mümkün oldu. Ancak AT bilgisayarların ana kart hızı bugünkülere oranla son derece düşük olduğu için böyle bir bilgisayarın yeni kartlarla güncelleştirilmesi, yeni kartlara verilecek paranın çöpe atılması olur. IBM-AT bilgisayarın ana kart büyüklüğü, günümüzdeki modern kartlarla aynı olduğuna göre, kasasının boş kutu olarak değerlendirilip, içindeki herşeyi değiştirmek mümkündür. Ancak orijinal AT’nin güç birimine ayırdığı yer çok küçük olduğu için, yenilemek için göstereceğiniz zahmet, boş kutu masrafından sağlayacağınız tasarrufa değmeyecektir.
PCjr ve PS/2
ISA standardının kabulü ile IBM dışındaki firmaların IBM-uyumlu denilen bilgisayar imalatı da hızlandı. IBM’in ilk AT bilgisayarları oldukça pahalı idi. Diğer firmaların IBM-uyumlu bilgisayarları ise çok daha ucuzdu. IBM, 1986 ve 1987 yıllarında çıkarttığı PCjr modeli ile diğer firmalara kaptırmaya başladığı ev-bilgisayarı pazarını geri almaya çalıştı. PS/2 ise, IBM başka firmalar tarafından benzerinin yapılmasına izin vermediği bir mimari ile yapılıyordu. IBM bu mimariye MCA (Micro Channel mimarisi) adını veriyordu. ISA’dan farklı, günümüzdeki Tak-Çalıştır türü kartlar gibi, MCA bilgisayarları için yapılacak kartların ayarlarının kullanıcı tarafından değil, bilgisayar tarafından otomatik yapılacak olmasıydı. Ne var ki, bu strateji tutmadı. PCjr, çok az yetenekli oluşu; PS/2 ise herhangi bir mağazadan satın alınabilecek ISA kartları kabul etmediği ve MCA kartları diğerlerine oranla üç-dört kat daha pahalı olduğu için PS/2 bilgisayarları birkaç kişi ve firmanın antikaları arasında yer aldı. IBM, daha sonra fazla duyurmadan, PS/2 bilgisayarların ISA modellerini de çıkarttı. Eğer böyle bir bilgisayara sahipseniz, anakart yeri yeni anakartları alacağı ve güç birimine ayrılan köşe oldukça geniş olduğu için her şeyi yenilemek şartıyla, boş kutusu olarak kullanabilirsiniz. Ancak dökme-metal şasesi yüzünden yerinden kaldırması zor olan PS/2, kullanıcıya hayatı bayağı zorlaştırabilir.
386, 486 ve PENTIUM
Ve geldik günümüzün modern bilgisayarlarına. 1987′den itibaren Intel firması her iki yılda bir ana-işlem çipini daha hızlı ve daha çok işlem yapabilen modellerle geliştirmeye başladı. 486′yı 586 izledi. Bu sırada diğer firmalarda CPU üretmeye ve kendi çiplerine Intel-benzeri isimler vermeye başlamışlardı. Intel firması, rakamdan oluşan marka ve mamul adlarının telif hakkını korumanın güç, hatta imkansız olduğunu acı şekilde öğrenince, 586 çipine “beş kelimesinin Latincesinden (Penta) türetme Pentium adını verdi. (Pentium adı o kadar tuttu ki, Intel 686 ve 786 olması gereken çiplerine Pentium II ve Pentium III adını verdi.)İntel Ailesinin Gelişimi
Intel firmasının 386 çipi ile geliştirdiği bilgi işlem yöntemi, daha sonraki bütün çiplerinde aynen uygulanmıştır.Bir başka deyişle 486 ve Pentium çipleri sadece daha gelişmiş 386′dır. Bugün sadece “386-çipi” diye adlandırılan ISA mimarisinde inşa edilmiş bilgisayarlar, hafıza ve sabit disk alanına göre modern işletim sistemlerinin bir sürümü ile çalışırlar. Bu tür bilgisayarlarda CPU, RAM ve Sabit Disk imkanlarına göre Windows 3.1, Windows 3.11, Windows 95…2000,Windows NT işletim sistemini görebilirsiniz. “Açık sistem” veya GNU gurubu denilen işletim sistemleri (Linux gibi) 386-tipi bilgisayarlarda yeni Windows sürümlerine göre daha rahat çalışır.
Intel 386 veya Intel 486 (ve bunların dengi olan AMD ve Cyrix çipleri) bulunan bilgisayarlar, ISA ve bunun geliştirilmişi olan EISA mimariye sahiptir; yani çarşıdan alacağınız herhangi bir ara-birim kartını takabilirsiniz. Fakat Intel, ISA’nın ve EISA’nın en büyük zorluğu olan, takılan kartın ince ayarlarının kullanıcı tarafından yapılması zorunluluğunu ortadan kaldıran ve adına kısaca PCI dediği yeni bilgisayar mimarisi geliştirdi. PCI mimarisinin en büyük özelliği bu mimariye uygun kartlar katıldığında kartın bilgisayarla uyumlu hale getirilmesi için hiçbir ayarının yapılması zorunluluğu (ve çoğu zaman imkanı) olmamasıdır. Bu tür bir kartı ISA ve EISA bilgisayara takamazsınız, ama PCI mimarisindeki ana kartlarda genellikle birkaç ISA, hatta EISA kart yuvası bulunabilir.
Çeşitli ana kart firmaları, 386 çipinden CPU’yu takılıp çıkartılabilen tarzda yapıyorlar. Ayrıca 386-tipi ile bilgisayarın hafıza çiplerinin de değiştirilmesi ve artırılması mümkün hale geldi. Bu tür bir ana karta sahipseniz, büyük bir ihtimalle bilgisayarınızın CPU, RAM ve benzeri birçok unsurunu yenileyebilirsiniz.
Intel Firması 1968 yılında hafıza tüm devreleri yapmak üzere kuruldu. Üretecekleri bir hesap makinesi için CPU tüm devresi isteyen, hesap makinesi üreten bir firmanın talebi; ve yine üretecekleri bir terminal için yine özel bir tüm devre isteyen, diğer bir firmanın isteklerini karşılamak için, Intel firması 4004 (1971) ve 8008 (1972) CPU’larını yapmıştır.
Mikroişlemciler ve mikrobilgisayarların sınıflandırılmasında en temel bir ölçü, mikroişlemcinin tümdevre-üzerinde işlem yaptığı en uzun verinin bit sayısı, yani kelime uzunluğudur (word length). 4-bit işlemci olan 4004 ve 8-bit işlemci olan 8008′den başlayarak, mikroişlemciler ve mikrobilgisayarlar için, 4-bit, 8-bit, 16-bit, 32-bit, 64-bit gibi veri uzunluk standartları doğmuştur.
Intel, bu ilk müşterilerden başkasının, 4004 ve 8008 tüm devrelerine ilgi göstereceklerini tahmin etmediği için, üretim hattını düşük kapasitede tutmuştu. Fakat tahminlerinin aksine, bu tüm devrelere çok büyük bir ilgi oldu. Bunun sonucu ve aynı zamanda 8008′in 16K’lık hafıza limitini aşmak amacıyla, Intel firması 1974 yılında genel-amaçlı 8080 CPU’sunu üretti. Birden bu tüm devreye büyük bir talep oldu ve kısa bir süre içinde 8080, 8-bit mikroişlemci endüstri standardı oldu. Intel, iki yıl sonra 1976′da, gelişmiş bir 8080 işlemcisi olan 8085′i piyasaya sürdü.
Intel 1978 yılında ilk 16-bit mikroişlemci olan 8086′yı üretti. 8086 daha önceki 8080/8085 ürününe bazı yönlerle benzemesine karşın, iki işlemci ailesi birbiri ile uyumlu değildi. Bir yıl sonra 1979′da üretilen, 8086′nın 8-bit veri yoluna sahip sürümü olan 8088, 1981 yılında üretilen IBM PC mikrobilgisayarlarının ilk işlemcisi olmuştur. Kısa sürede endüstrinin 16-bit mikroişlemci standardı olan 8086/8088, günümüze kadar uzanan pek çok değişik ürünüyle , x86 ailesi diye adlandırılan mikroişlemci ailesinin çekirdeği (core) oldu.
İNTERNET İN HAYAT HİKAYESİ
İlk geniş alan ağı olan ARPANET 1960′lı yılların ortasında askeri amaçlarla ortaya çıktı. Nükleer bir savaş esnasında telefon hatlarının çoğunun tahrip olması durumunda bilgisayar iletişiminin sürdürülmesi amaçlanıyordu. Paul Baran, Rand Corp. adına paket-anahtarlamalı ağ fikrini gelişdi. Paket anahtarlamalı ağlarda, her mesaj küçük parçalara bölünür ve bu parçaların varış noktasına başarı ile ulaşıp orijinal mesajın oluşturulması sağlanır.
1969 yılında DARPA (Defense Advanced Projects Agency) Amerika’da örnek bir paket anahtarlamalı ağ oluşturulması için bir proje başlattı. Bu ağın adı ARPANET’ dir. ARPANET, veri haberleşmesindeki tekniklerin öğrenilmesi amacı ile oluşturulmuştur. 1972, ağların ağı ortaya çıkmaya başladı. 40 bilgisayardan oluşan bir ARPANET gösterisi yapıldı. 1975 yılında başarılı bir biçimde ARPANET işlevsel bir ağ konumunu aldı, birçok organizasyon bu ağa katıldı.
1983 yılında, Internetworking Working Group (INWG) TCP/IP’ye temel halini verdi. TCP/IP protokolleri de askeri standart olarak (MIL STD) uyarlanmıştır. Aynı yıllarda Internet terimi yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. TCP/IP protokolünün Unix işletim sistemine eklenmesinin ardından, 1984 yılında DNS (Domain Name System) tanıtılmıştır. DNS’ in tamamlanması 4 sene sürmüştür. 1985 yılında, NSFNET süper bilgisayarlar arası TCP/IP tabanlı ağın oluşturulup çalıştırılması için kuruldu.
eski ARPANET, MILNET ve daha küçük ARPANET (DDN: Defense Data Network) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 1990 yılında ARPANET varlığını yitirmiştir.
İnternet orijinal ARPANET’ den doğmuş, bağlantılı ağların dünya çapında bir koleksiyonudur. Bu ağlar değişik fiziksel ağlardan tek bir mantıksal ağa bağlantı için Internet protokolü (IP) kullanırlar.
İnternet’i başlangıçta yoğun olarak akademik dünya kullanmakla beraber, son yıllarda Internet bilgi çağı toplumlarının her kesimi için vazgeçilmez bir araç olmuştur. kaynak: internet
Ekim 18th, 2007 at 10:21
cok inlgin birşey 20 tonhı cok ilngic ve şimdi 100 gıram enteresan
Ekim 18th, 2007 at 10:48
i=bence guzel bir site. bilgisayar hakkında birçok bilgi var. byeeeess.
ö=ben bu sitedeyi çok beğendim.birçok bilgi var.byeeees
s=bence o kadarda güzel değil ama anketleri beyendim.byeessssssss
Ekim 18th, 2007 at 15:54
manyak bi site yaw
Ekim 20th, 2007 at 18:24
çok güzel bir
Ekim 20th, 2007 at 18:26
çok güzel bir bilgi
çok teşekkürler
çok beğendim 
Ekim 21st, 2007 at 16:45
bence bilgisayar çok güzel bir icat cok bel ge saklamaya kullanmaya yarar yani hayatımızda iş amaçlı kullanılan icat a gunumuzde bilgisayar adı veriliyor msnm ise emmadeli_27@hotmail.com
Ekim 21st, 2007 at 19:29
daha yeni gönderdiğim den dolayı özr dilerim
Ekim 21st, 2007 at 22:40
herkese teşekkür ederim
Ekim 22nd, 2007 at 19:59
way bee nerden nereye bi o pCye bak bi şimdikine… ya ya arkadş yine gördk insan oğlu kuş misali:D:D
Ekim 22nd, 2007 at 20:58
daha yeni açtım bu siteyi onun için geç oldu herkeze iyi çalışmalar
Ekim 22nd, 2007 at 21:08
slm arkadaşlar çok uzun yazmışınız onun için ellerim koptu az daha kısa olsaydı iyi olurdu. bi kaç tanede resim olmalıydı diiimiiiii ama herkeze kolay gelsin şimdiden
byyyyyyyyyyyyyy
Ekim 24th, 2007 at 15:53
cok güzel olmus
Ekim 24th, 2007 at 23:41
yha cokk uzun ben bunu yasamamm yha ne bu yhaaa ufff nese bı kac satır yazımm yınede tskk herkese kolay gelsın kıp byby
Ekim 27th, 2007 at 09:50
teknoloji dedikleri kadar hayatımıza zarar katmıştır
Kasım 1st, 2007 at 20:52
Bu Yazıya Uzun Falan Demeyin Çüknü o Bilgisayar Ne Güçlülükle Yapılmış.
Evet Teklonojide Dünyamıza Zarar Vermektedir Bunların Hepsi Para Tuzagı..!
Ama Teklonijide Hayatımızı Kolaylaştırmaktadır.Özellikle Bilgisayar Dünyanın En Güzel İcadından Biri
Kasım 10th, 2007 at 17:57
keşke şimdide böle icatlar yapan olosa:D
Kasım 11th, 2007 at 17:31
arkadaslar benim sorum su, ilk halay nerde ve kimler tarafindan cekilmistir??
Kasım 11th, 2007 at 20:26
herşey bizim içi nbigilerinize katılıyorum sizi seviyorum…….
Kasım 11th, 2007 at 22:40
ya harikasınız bir ödevim vardı onu sizin sayenizde buldum çok teşşekkür ederim artık bilgisayar hakkındaki ödevlerimi burdsan araştıracagım…
Kasım 13th, 2007 at 18:01
cok uzun ya biraz ozet olsa süperr olucak
Kasım 14th, 2007 at 21:13
ewet çok güzel bu siteyi yapana sonsuz teşekkürlerimi sunarım:)
Kasım 14th, 2007 at 21:17
ardaya katılıyorum bazı şeyleri bulamadım genişlerse güzel olur
Kasım 16th, 2007 at 17:25
olum bu adamların zekası yokmu bi hesap yapmak için bi ev kadar bilgisayar yapıyolar
Kasım 20th, 2007 at 15:18
:d:d:d: HARİKASINIZ
Kasım 20th, 2007 at 17:11
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SİZİN SAYENİZDE 5 ALDIM
Kasım 21st, 2007 at 18:54
keşke şimdi işimizi kolaylaştıracak adamlar olsada bizde her işimizi çabuçaçık yapsak ne güzel olurdu degil mi zaten şimdi teknoloji ve tasarım dersleri görüyoruz ama olsun by by by by by by by by by by by by by by by by by kucak dolusu sevgilerle
Kasım 21st, 2007 at 18:55
sizin ayenizde çok iyi not alıcam çok teşekkür ederim
Kasım 25th, 2007 at 13:00
bilgisayarı güzel bir şekide bulmuşlar hayret ettim vallahi
Aralık 19th, 2007 at 13:51
aslında buna bakılarak şükredebiliriz.birde herkes benimle aynı fikirde sanırım bilgisayarı icat etmek gerçekten büyük sabır ve sadakat ister. tabii yine türkler bunu yapmamış.
bu durum üzücü bizim bulmamız daha iyi olurdu her yönden.
DEĞİL Mİ?
Aralık 22nd, 2007 at 16:26
iyi ki bulunmuş.Ama şu yandan bakmak lazım çok radyosyon yayıyor.Bu yüzden faydalıyönlerinden ziyade zararalı yönleride var.Bu yüzde bilgisayarla çok uğraşmamalıyız.:D
Aralık 22nd, 2007 at 22:33
valla ilk buluş güzelmiş şimdi onların yerinde olmak isterdim nerde ozamanlar şimdiki insanlar ne işe yarar size şu şarkıyı aramağan ediyorum:batsın bu dünya,eski dostlar hadi hoşçakalın bys…
Aralık 23rd, 2007 at 13:54
bencetebrik etmek lazım çok iyi iş çıkarmış
çünki bir çığır açtı
şidiki daha
kulanışlı heleolsun hadi
herkese bybbbyb
Aralık 23rd, 2007 at 15:20
çoooooook tebrikler,
Aralık 23rd, 2007 at 15:21
ben bütün mucitleri içtenlikle tebrik ediyorum
Aralık 23rd, 2007 at 15:29
bu siteyi çooook tebrik ediyorum çok güzel ve süper bilgiler veriyor
Aralık 23rd, 2007 at 19:25
çoooooook güzzzel olmuuuuşşş
Aralık 24th, 2007 at 17:03
bu site de bu ubilgide çook güzel işime yaradı
Aralık 24th, 2007 at 17:09
ne kadar güzelmş eski bilgisayar oda büyüklüğünde
Aralık 26th, 2007 at 15:10
:):) cok guzel olmus ama resım cok azz :):) süperdi;)
Aralık 26th, 2007 at 17:36
bu sıte guzel resım ve yazı şimdi hepsi işime yaradı teşekurler:):)
Aralık 27th, 2007 at 16:18
bu bilgisayar aygıtından anladıysam arap oliyim
Aralık 28th, 2007 at 20:48
cok güsel b i icat bulandan allah razı olsun bende bilgisayar okuyorum cok güsel bişe bilgisayar bence nerden nereye o zamanki bilgisayara bak bide şimdiki pc bak vay bea
Aralık 28th, 2007 at 20:49
msn adresim bilgisayar ile b isorununuz olursa tıklayın dj_jinjia_61@hotmail.com
Aralık 29th, 2007 at 14:06
Bu bilgisayarlarları şimdiye kadar getirenlere çok teşekkürler. bu bilgisayarları şimdiye kadar getirmeye calışan bilim adamlarına teşekkürler.bu siteye biraz daha resim eklense daha iyi olur.
Aralık 30th, 2007 at 13:11
bu bilgisayar harika bir buluş hayatımda bir ürü kolaylık sağladı bilgisayarı icat edene çok teşekkür ederim.vay beee
Ocak 3rd, 2008 at 21:25
ya bilgisayar 20 yıl sonra naasıl olacxak yazıyorum bu çıktı ben yazdığımı bulmak istiyorum ama ginede çok süper çok harika olmuş ginede siteyi yapana teşekkür ederim
Ocak 4th, 2008 at 18:16
işime yaramadı
Ocak 4th, 2008 at 18:18
işime yarıyo
Ocak 4th, 2008 at 18:19
ya bilgisayar 100 yıl sonra nasıl olcak abi
Ocak 4th, 2008 at 18:25
bu site manyak manyak biraz kısaltın çok değilmi nese yaw size kolay gelsin bakalım baayy
Ocak 5th, 2008 at 19:34
iyrençti hiç bişe anlamadım ii neyse byby
Ocak 5th, 2008 at 23:51
iyi şimdii
Ocak 6th, 2008 at 19:58
çok uzun ama olsun işime yaradı herkeze tavsiye ederim
Ocak 6th, 2008 at 20:04
çooook güzel
Ocak 6th, 2008 at 20:07
çok güzel olmuş
Ocak 6th, 2008 at 20:11
TEŞEKKÜRLER
Ocak 8th, 2008 at 21:05
gerçekten çok büyük. merak ediodum hazırlayanların emeğine sağlık:)
Ocak 10th, 2008 at 20:30
Ben bilgisayardan ii anlayan biriyim… bu bilgisayarı içat edenden allah razı olsun iiki içat edilmiş yoksa hapı yutmuştuk….
Ocak 10th, 2008 at 21:58
ehhhhhhhhhhh guzel olmus tatvanda vildan nurdan
Ocak 11th, 2008 at 03:00
allah sızden ve burada emeği gecen herkesden razı olsun bana cok yardımcı oldunuz tesekkur ederım
Ocak 18th, 2008 at 16:12
behiye selim pars ilköğretim okulunda 3/sınıfında beni bulabilirsiniz
Ocak 18th, 2008 at 23:38
iyikide bilgisayar bulunmuş. Çünkü; günümüzdede bilgisayaara çok ihtiyacımız oluyor…
Ocak 21st, 2008 at 16:39
gerçekten çok güzel olmuş ben bu ödevi geçen ay arıyodum bunu bulsaymışım kesin 100 alırdım gerçekten harika olmuş Tebrikler;)
Ocak 21st, 2008 at 18:32
bana göre bilgisayarın bulunması ilginç………
çünkü
30 tonluk bilgisayarı bulmak bile bana göre ilginç…………
bay bay
Ocak 24th, 2008 at 16:00
bu yazılanlar benim çok işime yaradı çünkü benim performans ödevime yardım etti.bence çok güzel
başarılarının devamını dilerim ay çok mutluyum.
Ocak 29th, 2008 at 21:11
SELAM,ARKADAŞLAR.BU KONUDA BENİMDE FİKİRLERİM VAR DİYORUMKİ İNSANLAR NEDEN HEP,BİRİSİ BİR ŞEYİ İCAT ETTİKLERİNDE KEŞKE BENDE YAPSAYDIM DER BUNU HİÇ ANLAMIYORUM? YANİ DÜNYADA HERŞEYİ SİZ YAPSANIZ BİLE DEĞİŞEN NE OLUR SİZİN HAYATINIZDA.EN FAZLA İSMİNİZ VE SİZ ÖN PLANDA OLUR SONRA ÖLDÜKTEN SONRA SADECE İSMİNİZ KALIR ODA 5 YADA 10000 YIL TARİHTE KALIR SONRA NE OLACAK PEKİ SİZİN İÇİN???
Şubat 12th, 2008 at 21:23
bunun özeti yokmuuuuuuuuuu?
Şubat 14th, 2008 at 10:19
ben bunları çok beğendim teşekkür……
Şubat 22nd, 2008 at 08:56
Gerçekten bilgisayarın böyle bi serüvenden geçtiğini bilmiyordumm.Ama yinede büyük uğraşlarla yapılmış
Şubat 24th, 2008 at 16:29
ya çok uzun bu benim işime yaramaz
Şubat 26th, 2008 at 20:15
valla çok uzun bu ne böle ama benim aradığım baska ilk bilgisayardan son bilgisayara kadar olan bilgisayarların resimleri lazım nerden bulcam yaaaaaaa
Şubat 27th, 2008 at 12:40
yaa varya bilgisayarı bulan adam yaşasaydı 1001 kere elini öperdim
Şubat 27th, 2008 at 17:45
eğer bende bu bilgisayardan anladıysam tekrar alman olayım
Mart 10th, 2008 at 21:53
bu ödevden100 aldım sizin sayenizde binlerce tesekür edrim harikasınız tenkyuu verimaç byee
Mart 11th, 2008 at 01:16
bilgileri için tşk ama çok uzun yazmışsın bilgilerin için saol
Mart 16th, 2008 at 12:16
güzel
Mart 18th, 2008 at 14:26
bu site bence çok harika bu icatlar mucize bir buluştur özellikle çok şey keşfedilmiş diye çok mutluyum bir gün sorarım sizlere eger bunlar keşfedilmeseydi iletişim ve dayanışma olur muydu ve allahın ve ve delliliginin bir ıspatır bizlere
Mart 18th, 2008 at 18:12
keşke bu buluşlar şimdi günümüzde de yapılsa.ama insanlar çevreye yaralı olmak yerine çevreye zarar veriyorlar.herkes böyle şeyler yapsa doğa çok güzel olabilirdi
Mart 18th, 2008 at 18:15
ben ilerde bir sağlık memuru olup insanlara yardım edeceğim.bunu herkese tavsiye ederim.umarım savaşlar biter barış olur.yurtta barış dünyada barışş
Nisan 6th, 2008 at 13:39
bence eskiden insanlar çok iyi buluşlar yapmış ama bunu biz sürdüremiyoruz hepsi çin malı olmaya başladı
Nisan 9th, 2008 at 15:11
iyi olmuş resim olsa iyi olurdu çok az
Nisan 16th, 2008 at 16:31
inanamıyorum ozaman ki bilgisayara bak şimdi kine bakkkkkkkkkkkk
Nisan 16th, 2008 at 16:33
aslında içinde bilim adamları var mış ve hesapları onlar yapıyorlarmış hayret:(
Nisan 20th, 2008 at 18:58
bilgisayarı ica5t eden kim ise ona teşekkür ederim. Ben 3/A sınıfına gidiyorum.Riyadda yaşıyorum
Nisan 20th, 2008 at 19:06
Ben Beeeeeeyzanur.Nasısınız?
bayyyyyyyyy
Nisan 20th, 2008 at 19:07
editör amca benim kisini yayınlandırsana
Nisan 20th, 2008 at 23:03
teşekkür ederim burdan bediaya alperene ve memet akife selam gönderiyorum.
Ama ooooooo anem ve babama da tabi
Haziran 4th, 2008 at 13:46
mallllllllllllll gibi bilgisayr yapmışlar len:d
Haziran 4th, 2008 at 13:47
bende bu bilgisayar
olsaydı ev çökerdi one lan tonluk blgisayer gibi
a.q
Haziran 13th, 2008 at 20:36
cok güzel ben daha büyük olcanı tahmin ediyodum
Haziran 16th, 2008 at 11:24
[…] denilen buluş ilk çıktığı zamanlarda bakın nasıldı nasıldı, şimdi bakın ne hale geldi. IBM tarafından abd enerji bakanlığı için üretilen […]