M-Kuramı Kuduz
Eki 08

ilk-turk-parlamentosu.jpg

İlk Türk Parlamentosu, “Meclis-i Umumi” (Genel Meclis) adı altında ve iki meclisli olarak, 20 Mart 1877′de çalışmalarına baÅŸladı. İki dereceli seçimler sonucu oluÅŸan “Heyet-i Mebusan” veya bazen ifade edildiÄŸi gibi “Meclis-i Mebusan” (Milletvekilleri Heyeti), 69′u Müslüman ve 46’sı Müslüman olmayan 115 üyeden oluÅŸuyordu. DoÄŸrudan doÄŸruya padiÅŸahça atanan “Heyet-i Ayan” veya diÄŸer adıyla “Meclis-i Ayan” (Seçkinler Heyeti) ise, 26 üyeden kurulmuÅŸtu.

Genel Meclis’in çalışmaya baÅŸlamasından kısa süre sonra 23 Nisan 1877′de Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaÅŸ açtı. SavaÅŸ sırasında, millet temsilcilerinin hükümeti eleÅŸtirmeleri ve sert çıkışları karşısında, Heyet-i Mebusan 28 Haziran 1877′de padiÅŸahça dağıtıldı. Ardından yapılan seçimler sonucu 13 Aralık 1877′de, Türk tarihinin ikinci millet temsilcileri meclisi toplandı. Ancak, Rus savaşının kötü bir geliÅŸme göstermesi sonucunda, bu yeni Meclis de 14 Åžubat 1878′de padiÅŸah tarafından tekrar dağıtıldı.


Zamanın padiÅŸahı II. Abdülhamit 1878′den 1908 yılına kadar Meclis’i toplamadan ülkeyi idare etti. 1908 yılı baÅŸlarında giderek artan dış geliÅŸmeler ve son derece ÅŸiddetlenen aydınlar muhalefeti nedeniyle, Meclis’i Umumi yi 23 Temmuz 1908′de toplantıya çağırmak zorunda kaldı.

Böylece, II. MeÅŸrutiyet dönemi açılmış oluyordu. Aynı zamanda Anayasanın yeniden uygulamaya konduÄŸu bu dönem, Türk siyasî hayatında “özgürlük ilanı” olarak da anılır. Anayasa, 1909, 1912, 1914, 1916 yıllarında sekiz kez deÄŸiÅŸtirildi. Bu yolla, 1876 Anayasasının yapısı çoÄŸu kez önemli deÄŸiÅŸikliklere uÄŸradı.

Değişiklikler sonucunda, padişahın zararlı faaliyetleri iddiasıyla vatandaşları yurtdışına sürgün etme hakkı kaldırıldı. Basın özgürlüğü genişletildi ve sansür yasağı konuldu.

VatandaÅŸlara toplantı ve dernek kurma özgürlükleri tanındı. Artık siyasî partiler de kurulabilecekti. Ayrıca, hükümet Meclis’e karşı sorumlu tutulmuÅŸtu. PadiÅŸahın dilediÄŸi zaman Meclis’i dağıtması hükmü sıkı kayıtlar altına alındı. Gensoru kurumu yerleÅŸti. PadiÅŸahın yasama yetkisine belli sınırlar getirildi. Meclis üyelerine doÄŸrudan doÄŸruya kanun teklifi verme hakkı tanındı. Meclis BaÅŸkanını, padiÅŸah müdahelesi olmadan Meclisin seçmesi kabul edildi. Bir padiÅŸah tahta çıktığı zaman, Meclis-i Umumi önünde Anayasa hükümlerine uymaya ve millete sadakat yemini edecekti.

1909 yılında yapılan bu anayasal deÄŸiÅŸikliklerin getirdiÄŸi demokratik parlamenter sistem, iç ve dış olaylar nedeniyle uzun süre yaÅŸayamadı. Yıpratıcı bir siyasal mücadele ortamına, 1911′deki Trablusgarp Savaşı ve Ekim 1912′de baÅŸlayan Balkan SavaÅŸlarının acılı günleri de eklenince, 1914 ve 1916 yıllarında Anayasada yapılan deÄŸiÅŸikliklerle padiÅŸahın Meclis’i dağıtma yetkisi aÅŸama aÅŸama artırıldı. Ayrıca, en güçlü parti durumunda bulunan “İttihat ve Terakki’nin tek parti diktatörlüğü, demokratik geliÅŸmenin önünü tıkayan önemli nedenlerden birini oluÅŸturdu.

Balkan SavaÅŸlarının 1913 sonbaharında yapılan anlaÅŸmalarla sona ermesinden bir yıl sonra Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşına katılmak durumunda kaldı. Savaşın bitim yılında, 3 Temmuz 1918′de VI. Mehmet (Vahdettin) Osmanlı Devleti’nin son padiÅŸahı olarak tahta çıkmıştı. Birinci Dünya Savaşı yenilgiyle sonuçlandı: 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra da, padiÅŸah VI. Mehmet, 21 Aralık 1918′de Meclis-i Mebusan’ı dağıttı. Kamuoyunun bütün tepkisine raÄŸmen, Meclis-i Mebusan’ı Anayasanın açık hükmünü çiÄŸneyerek ancak 12 Ocak 1920′de yeniden toplattı.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.