Süngü, XVII. yüzyılda Fransa’nın kırsal kesimlerinde devam eden gayri nizami savaÅŸlarda ortaya çıktı. Güney Fransa’da küçük bir kasaba olan Bayonne’da köylüler barutları bittiÄŸi için, av bıçaklarını tüfeklerinin ucuna takmışlardı. İşte XX. yüzyıl baÅŸlarına kadar savaÅŸ meydanlarında askerlerin deÄŸiÅŸmez silahı olan ve ismini bu küçük kasabanın isminden alan (bayonet) süngü böyle ortaya çıktı.
XVIII. yüzyılda Avrupa ordularına tanıtılan süngü, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda kullanılmakla birlikte özellikle Napolyon SavaÅŸları’nda çok yaygın olarak kullanıldı. 2 metrelik tüfeklerin ucuna monte edilmiÅŸ 43 santimetrelik süngüler standart tehcizat haline geldi.
Dönemin piyade taktiklerinde çok önemli bir yere sahip olmasının sebebi, o dönemin ilkel tüfeklerinin dolumunun çok uzun sürmesiydi. Açık arazide ilk yaylım ateÅŸi açıldıktan sonra, düşmanın yaylım ateÅŸi beklenir, sonra da süngü hücumuna kalkılırdı. Napolyon SavaÅŸları’nda süngüyü en iyi kullanan ordu İngiliz ordusuydu. Dönemin Rus ordusu da bir silah olarak süngüye sıkı sıkıya sarılmıştı.
Ruslar’ın süngü hakkında “Mermi aptalcadır. Süngü zekicedir.” dedikleri bilinir. Süngü, o dönemde süvariye karşı da eski dönemlerdeki mızrak gibi etkili bir silah olarak kullanılıyordu. Napolyon bu etkiyi özellikle Mısır seferinde kare düzeniyle savaÅŸtırdığı birliklerinin süvari akınlarına karşı koymasıyla görmüştü. MeÅŸhur Piramitler Savaşı’nda Memlüklüler’in Çerkez süvarisine ağır kayıplar verdirmekle beraber, kendi birlikleri çok az zarar görmüşlerdi.
Türk ordusu ise süngüyle XVIII. yüzyıl sonlarında tanıştı. Ancak dönemin Osmanlı piyadesi süngüye bir türlü alışamadı. Çünkü süngü kollektif ve belli bir formasyonda savaÅŸan ordularda iÅŸe yarayan bir silahtı. Ama Osmanlı piyadesi zaten tüfeÄŸini bile topluca deÄŸil, bireysel kullanıyordu. Süngünün Osmanlı ordusunda standart bir hal alması ve askerin bu silaha alışması XIX. yüzyıl baÅŸlarında batılı ordu tarzına geçilmesiyle oldu. Fransız eÄŸitmenler Osmanlı askerine süngü kullanmayı öğrettiler. Bu silah Türk ordusu tarafından Kore Savaşı’nın sonuna kadar kullanılacaktı.
XIX. yüzyılın ikinci yarısında yaÅŸanan ve ilk endüstriyel savaÅŸ olma özelliÄŸi taşıyan Amerikan İç Savaşı’nda da süngü yaygın bir ÅŸekilde kullanıldı. Bu savaÅŸta iki tarafın orduları da daha hızlı doldurulabilen tüfeklere sahip olduklarından süngü, eskiden olduÄŸu gibi düşmana darbe vuran bir silah olmaktan çok psikolojik bir silaha dönüşmeye baÅŸladı. Tabi bu psikolojik etkinin tesir etmediÄŸi inatçı düşmanlar çoÄŸu kez “soÄŸuk çeliÄŸi” tatmışlardı.
I. Dünya Savaşı’na gelindiÄŸinde süngü artık tamamen psikolojik bir silah haline gelmiÅŸti. Çünkü savaÅŸ usülü çok deÄŸiÅŸmiÅŸti. Artık kuyruktan veya ağızdan dolmalı tüfekler gitmiÅŸ, yerine 5 mermilik kartuÅŸu olan kurma kollu tüfekler ve makineli tüfekler gelmiÅŸti. Bu eskiye göre seri atışa sahip silahların karşısında süngünün pek ÅŸansı yoktu. Ama yine de savaşın tüm cepheleri birçok süngü hücumuna tanık olmuÅŸtu. Süngü hücumları bu savaÅŸta genelde yakın mevzi savaÅŸlarında düşmanı mevzisinden atmak için kullanılmıştı. Ancak bu hücumlar eskiye nazaran çok daha ağır kayıplara sebep oluyordu. Bu tip süngü hücumlarında silahlar boÅŸaltılır ve askerler sadece süngüyle hücum ederlerdi.
II. Dünya Savaşı’na gelindiÄŸinde süngü yine standart tehcizattı. Ancak savaşın baÅŸlarında Alman ordusunun uyguladığı Yıldırım Harbi (Blitzkrieg), dünyayı ÅŸoka uÄŸratmış ve bu savaşın diÄŸer savaÅŸlara benzemeyeceÄŸinin ilk sinyallerini vermiÅŸti. Zırhlı birlik manevralarına, yoÄŸun hava saldırılarına dayanan bu yeni savaÅŸ usülünde süngüye pek yer yoktu. Piyade silahları artık yarı otomatikti ve çoÄŸu asker makineli tabancalar ile silahlandırılmıştı. Ancak yer yer süngü kullanımı görülmekteydi. Bunlar da artık cephanesiz kalmış veya tüm umutları tükenmiÅŸ birliklerin yaptığı tek tük istisnalardı. Bunlar batı cephesi için geçerliydi. Pasifikte ise yoÄŸun ormanlık arazilerin oluÅŸturduÄŸu tropikal savaÅŸ alanlarında süngü hayati bir silahtı. Ormanlık arazide yaÅŸanan yakın çatışmalarda süngüler devamlı surette takılı bulunuyordu. Japon Ordusu birliklerini tropikal ÅŸartlara çok iyi hazırlamıştı ve askerler devamlı surette tüfeklerini süngülerini takarak kullanıyorlardı. Ayrıca Japon askerleri çoÄŸu kez iÅŸlerini süngü hücumuyla hallediyordu. Japonlar’ın banzai hücumları eski çaÄŸlarda yapılan süngü hücumlarını aratmayacak nitelikdeydi. Müttefikler de düşmanlarının bu uygulamasını bildiklerinden süngüyü yaygın bir ÅŸekilde kullanıyordu. Çünkü her an ormanın bir yerinden üzerilerine süngüyle saldıran bir Japon müfrezesiyle karşılaÅŸma tehdidi vardı. Bu gibi bir durumda süngüleri takılıysa düşmanla göğüs göğüse çarpışıyorlar, eÄŸer süngüleri takılı deÄŸilse düşmana silahlarıyla ateÅŸ açtıktan sonra düşmanla teması kesmemeye gayret ederek geri çekiliyorlardı.
Kore Savaşı’na gelindiÄŸinde süngü yine savaÅŸ meydanlarında görülmeye baÅŸladı. Özellikle Kuzey Koreli ve Çinli birlikler süngüyü yaygın bir ÅŸekilde kullanıyordu. Tabi Güney Kore ordusu ve BM güçleri de yeri geldiÄŸinde süngülerini kullanmakta tereddüt etmiyorlardı. Bunu ise genelde umutsuz vakalarda yapıyorlardı. Bu umutsuz vakaların en meÅŸhuru Türk Tugayı’nın Kunuri Savaşı’nda yaptığı süngü hücumuydu.
Vietnam Savaşı’nda savaÅŸan iki tarafta da tam otomatik piyade tüfekleri olmasına raÄŸmen süngü hücumlarına rastlanmıştır. Ancak süngü kullanan taraf genelde Vietnamlı birliklerdi. Tropikal savaÅŸ usülüne uygun hareket eden Vietnamlılar, AK47′lerinin üzerinden süngülerini eksik etmiyorlardı. ABD ordusu’nun da süngü kullandığı vakalar sayılı da olsa mevcuttur.
XX. yüzyılda yaÅŸanan en teknolojik savaÅŸlar olan Falkland Savaşı’nda ve Irak’ta yapılan operasyonlarda süngü nadiren de olsa kullanılmıştır. Irak’ta görev yapan Amerikan askerlerinin büyük bir kısmı süngüyü güvenilir bir silah olarak gördüklerini belirtmektedirler.
Tarih boyunca ÅŸiddetli taaruzlarda ve umutsuz son duruÅŸlarda kullanılmış olan süngü, askeri bir sembol haline gelmiÅŸtir. “Süngü tak!” emri, askerlerde hep kötü bir his uyandırmıştır. Günümüzde her ordu süngüyü piyadelerine standart teçhizat olarak vermektedir. Zafer, eskiden olduÄŸu gibi süngünün ucunda olmasa da süngünün devri geçmemiÅŸtir. Yakın dövüşte avantajlı bir silah olan süngü günümüz savaÅŸ usülleri uygulandığı müddetçe XXI. yüzyılda da piyadelerin standart teçhizatı olarak kalabilecek gibi gözüküyor…
Sizde Yorumunuzu Yazın
Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.


