
Uzun bir zaman ağırlığı içinde belirli bir bölgede egemen olan atmosfer koşulları.Kısa bir zaman aralığında egemen olan hava durumunun(*) başlıca etmenleri ve değişkenleri uzun bir zaman aralığına yayılmış durumda bir araya geldiğinde iklimi oluştururlar.Bu etmenler güneş ışınımı, sıcaklık,nemlilik,yağış(türü,sıklığı ve miktarı),atmosfer basıncı ve rüzgardır(hızı ve yönü).
Güneşten gelen enerji Yeri ısıttığı gibi rüzgarların esmesine ve okyanus akıntılarının oluşmasına da neden olur.Bir gök birimi(yer ile güneş arasındaki ortalama uzaklık)uzaklıkta ve güneş ışınlarına dik bir kuramsal yüzeyin santimetre karesine düşen güneş enerjisi miktarı dakikada yaklaşık 2 kaloriye eş değerdir.Bu değere güneş sabiti denir.Ölçümler,güneş sabitinin her 11 yılda bir oluşan güneş lekesi çevrimi sırasında iki kez yaklaşık yüzde 0,5 oranında ve düzensiz biçimde değiştiğini göstermiştir.Güneş sabitinin gelecekteki bin yıl içinde yüzde 1-2 oranında bir değişim gösterebileceği ve bunun da iklim değişikliklerine yol açacağı üzerine tartışmalar yapılmaktadır.
Yatay bir yüzeye yıl boyunca her gün düşen güneş ışınımı,Ekvator’da çoğunlukla sabit,kutuplarda ise aşırı derecede değişkendir.Bu nedenle,eğer yer atmosferle çevrili olmasaydı mevsimler sırasında ekvator ile kutuplar arsında çok büyük iklim farklılıkları bulunacaktı.Atmosfer ve onun bileşenlerinden biri olan su buharı,aşırı farklılıkların ortaya çıkmasını engeller.
Güneş’ten gelen ışınımın bir bölümü atmosferdeki moleküllerce ya da parçacıklarca saçılıma uğratılarak yada bulut örtüsünden ve öteki yüzeylerden yansıyarak uzaya geri döner.Yansıma sonucu kaybolan enerji miktarı,Yer’e gelen güneş enerjisinin yaklaşık yarısı kadardır.Geriye kalan enerji soğurulur ve kinetik enerji gibi öteki enerji biçimlerine dönüştürülür.Atmosferdeki büyük enerji dönüşümleri,eşitlenme ve dağılma süreci biçiminde gelişen bir genel dolaşıma yol açar.Soğuk hava kutuplarından Ekvator’a doğru,sıcak hava ise ekvatordan kutuplara doğru taşınır.
Genel dolaşım büyük rüzgar sistemlerine,rüzgar sistemleri de okyanus akıntılarına yol açar.Hava ve su akıntıları,Yer’in bir bölgesinden ötekine sürekli olarak ısı enerjisi taşır.Bu akıntılar düzgün değil çalkantılı(burgaçlı) akış biçimindedir.Karmaşık yollar izleyen geniş hava akımlarının içinde,alçak basınç sitemlerinden oluşan ve siklon denilen burgaçlar(girdap) yer alır.
Bu siklonlar akıntının içindeki daha uzun dalgaların etkisi ile sürekli yer değiştirerek Yer’in çeşitli bölgelerine sürüklenir ve bulara bir biri ardına soğuk yada sıcak,kuru yada nemli hava kütleleri taşır.Bu değişikliklerin sıklığı bölgenin iklim özelliklerini belirler.Hava akımlarının akış yatağı kesin sınırlarla belirlenmiş değildir,ama gene de ısı kaynakları kara ve deniz dağılımları ve dağlar hava akımlarına belirli bir yönelim kazandırır ve böylece kaba hatlarıyla da olsa bir akış yatağı ortaya çıkar.Bu yüzden,belirli bir bölgenin içindeki değişik alanlarda hava durumu günden güne yada mevsime bağlı olarak değişse bile,bölgenin bir bütün olarak kendine özgü bir iklim türü vardır.
Bu atmosfer akımlarının merkezleri,kısmen geçici(yarı sürekli) yüksek basınç alanlarından(antisiklonlar)oluşur;bazı yerlerde ise,mutlak basınç değerleri mevsimlere göre değişse bile bu merkezler daha kalıcıdır.Bu antisiklonlar dinamik kuvvetlerin ve sıcaklık koşullarının bileşimi sonucunda ortaya çıkar.Tümüyle mevsimlere bağlı olarak gelişen öteki antisiklonlar ise kış aylarında kıtaların kutuplara yakın kesimlerinde oluşur.Bu kaynaklardan gelen hava,alçak basınç alanlarını besler.
Güney Yarıkürede kışın en şiddetli zamanında(temmuz),hemen hemen sürekli bir kuşak olarak ortaya çıkan antisiklonlar,Kuzey Yarıkürede ise kışın Sibirya,yazında Büyük Okyanus üzerinde egemen olur.Dolaşımın Ekvator’a doğru olan bölümü oldukça yalındır.Buralarda yüzeye yakın bölümlerdeki hava,yerin her iki yarı küresindeki astropik yüksek basınç kuşaklarından Ekvator’a doğru akar.Güney Yarıkürede buna kuzey doğu rüzgarları eşlik eder.Okyanusların üzerindeki benzer rüzgarlar oldukça düzenlidir.Bu alize rüzgarları Ekvator yakınlarında şiddetlerini kaybederler ve birbirlerine yakınsayarak zayıf bir doğu rüzgarı oluştururlar.Rüzgarların dışarı doğru yayıldığı kaynak bölümünde hava kütleleri genel olarak alçalır.Alçalan hava kütleleri içinde bulut oluşumuna fazlaca rastlanmaz;ender olarak yağmur yağar ve güneş günlerce,hatta aylarca dik düşen ışınlarıyla oralığı yakıp kavurur.
Alize rüzgarlarının yakınsama bölgelerinde,alçalan,kimi zamanda birbirleriyle çarpışan hava akımları ortaya çıkar;buralarda gök yüzü sık sık bulutlarla kaplanır ve şiddetli sağanak yağışlar oluşur.Yakınsama kuşağının konumu yıl boyunca,yaklaşık 10 derece kuzey ile 10 derece güney enlemleri arsında değişir.Kıtalar,bu kuşakların enlem konumlarında çeşitli düzensizliklere yol açar;ama kıtaların üzerinde bile,yağışlı mevsimlerin başlamasında bu kuşağın etkisi açık biçimde görülür.
Yarı sürekli yüksek basınç sistemlerinin kutuplara yakın bölümleri batı rüzgarlarının etkisi altındadır.Güney yarıkürede bazı rüzgarları,yaklaşık 40 derece ve 60 derece enlemleri arsında belirgin bir kuşak oluştururlar.Burada,dolaşımın düzenini bozacak hemen hemen hiçbir kara parçası yoktur.Astropiklerin sıcak havası ve Antarktika’nın soğuk havası batıdan doğuya doğru hareket eden geniş hava akımlarının içindeki alçak basınç sistemlerine doğru akar.
Bu süreç sırasında soğuk hava kütleleri ısınmaya,sıcak hava kütleleri de soğumaya başladığından,birincil ışınım süreçlerinin oluşturduğu farklılıklar dengelenir ve böylece Güneş’ten gelen enerji çevreye eşit biçimde dağılır.
Kuzey Yarıkürede birbirini izleyen kara parçalarının ve denizlerin buluşunu,kendi çevresinde dönen düzgün yüzeyli bir gezegenin atmosferinde bulunması gereken basit gezegen dolaşımında önemli değişikliklere yol açar.
Ocak’ta kara parçalarının ışıma yoluyla soğuması ve buralarda denizlerdeki gibi ısı sıcağı konveksiyon ve akıntı yoluyla ısı sağlayacak ek ısı kaynaklarının bulunması sonucunda karaların üzerinde yüksek basınç bölgeleri oluşur. Bu yüzeyden denizlerin üzerinde genel olarak alçak basınç koşulları egemen olur.Yazın bunun tam tersi bir durum ortaya çıkar;karaların orta ve yüksek enlemlerdeki bölümlerinde,denizlere oranla daha alçak basınç koşulları egemen olur,çünkü denizlerdeki su kütlelerin yavaş ısınmasına karşılık karalar çok daha hızlı ısınır.Bu aynı zamanda astropik yüksek basınç kuşağının kuzeyinin,yani Kuzey Yarıküredeki egemen batı rüzgarları kuşağının kuzeyinde kalan bölgelerin, hava kütleleri için bir çarpışma alanı haline gelmesine neden olur.Kışın ise kuzey batıdan gelen akımlar egemen durumu geçer.
Rüzgarlar kıtaların üzerinde oluşan soğuk yüksek basınç merkezlerinden gelir.Bu durum,kışın karadan denize esen mevsim rüzgarlarının oluşumuna neden olabilir:Asya’nın doğu kesimlerinde sıkça görülen kara musonları bunun belirgin örneğidir
Bu rüzgarlarca taşınan soğuk ve kuru hava deninlerin üzerinden gelen sıcak ve nemli hava kütleleriyle çarpışır.Bu iki hava kütlelerinin ara yüzeyi yani cephe kuşağı boyunca kar,daha düşük enlemlerle ise yağmur oluşur.Kutuplara yakın bölgelerde gelişen cephe kuşaklarında sık sık burgaçlar ortaya çıkar ve bu burgaçlar göç halindeki alçak basınç sistemleri gibi orta enlemler çevresinde dolanırlar.
Yazın Kuzey Yarıküredeki karanların üzerinde sıcak ve kuru hava kütleleri oluşur. Buna karşılık denizlerin üzerinde soğuk hava kütleleri oluşarak karalara doru ilerler.Bazı bölgelerde,nemli deniz havası oldukça düzenli bir biçimde ilerler ve bol yağışlı yaz musonlarına yol açar.Bu musonlara özellikle Asya’nın Güney doğu kıyılarında sık rastlanır;bunun kadar düzenli ve sık olmasa da,başka bölgelerde de benzer gelişmelere tanık olunur.
Yaz sonlarında iklim açısından önemli başka hava oluşumları da ortaya çıkar.Denizlerin üzerinde kutuplara doru kaymış olan astropik yüksek basınç merkezlerinden dışarı doğru yayılan doğu rüzgarlarının içinde dalgalar oluşur.Kutup havasının alt enlemlere inmesi ile de hız kazanan bu dalgalar büklümleşerek tropik siklonları oluştururlar.Bu siklonlar,Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarını,Karayipleri ,Asya’nın doğusunu Bengal körfezini,Madagaskar’ı ve Büyük Okyanusun güneydeki adaları etkisi altında tutar.Son derece sert esen siklonlar,tropik bölgelerde denizlerin üzerinde oluşan karasız ve nemli hava kütlelerinden bol yağış getirir.
One Yorum var “İklim”
Sizde Yorumunuzu Yazın
Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.


Kasım 11th, 2007 at 18:39
ya bu ne kadar uzun şey nasıl yazcam şimdi elimle üffff sinirler kısaltıpta yazamamışlar dimi