Mar 17

Akşam yemeği için sofrayı son defa gözden geçiren saray teşrifatçısı kapıda görünmüş ve tam:

“HaÅŸmetmeab!..” diye söze baÅŸladığı sırada, birden korkunç bir patlama duyulmuÅŸtu. Sarayın yemek salonu bu patlama sonunda çökmüş, 11 askerin ölümüne 40 askerin de yaralanmasına yol açmıştı.

Bomba yemek salonuna gizlice yerleştirilmişti. Fakat, istenilen zamanda patlatılmamış, daha doğrusu, Rus Çarı II. Aleksandr bir yakınıyla konuşmaya daldığından biraz gecikmiş ve bu gecikme de onun hayatını kurtarmıştı.

BaÅŸsavcı’nın sıkı kovuÅŸturması sonucu, suikastı Stefan Kalturin adındaki marangozun düzenlediÄŸi anlaşıldı. Marangoz, Çar’ın yemek masasının altına yirmi kilo patlayıcı madde yerleÅŸtirmiÅŸ ve II. Aleksandr’ın yemek salonuna geleceÄŸi sırada fitili ateÅŸleyip kaçmıştı. Bu Çar’a yapılan ne ilk ne de son suikasttı.

Zincirleme suikastları doÄŸuran olay, 1876 yılında Petersburg’daki kışlık sarayın tam karşısındaki Piyer ve Pol kalesinde geçti. Bu tarihte kale siyasi mahkûmlarla ağız ağıza dolmuÅŸtu. Bagolyubov adlı genç öğrenci de bu mahkûmlardan biriydi. Genç, bir gün hücresine götürülürken, Petersburg Polis Åžefi General Trepov’la karşılaÅŸmıştı. Trepov, Bagolyubov’a ÅŸapkasını çıkartmasını söyledi. Fakat Bagolyubov bu emre uyacağı yerde, ÅŸapkasını başına daha da sıkı olarak geçirdi. Onun bu davranışına kızan Petersburg Polis Åžefi, dayak cezasının kaldırılmış olmasına raÄŸmen, öğrenciye yüz kamçı attırdı. Bu hem öteki suçluların, hem de serbest bulunan Çar aleyhtarlarının arasında büyük bir kızgınlık yarattı.

Bu kızgınlığı en çok duyanlardan biri de, Vera İvanovna Zasuliç adında bir kadındı. Bagolyubov’un öcünü almaya karar veren Zasuliç, bir gün Polis Åžefi Trepov’un odasına bir iÅŸ bahanesiyle girmiÅŸ ve cebinden çıkardığı tabancayla onu kanlar içinde yere sermiÅŸti. Trepov’u ağır yaralayan Zasuliç, elinden tabancayı yere atarak polislerin gelip kendisini tutuklamalarını büyük bir soÄŸukkanlılık içinde beklemiÅŸti.

Suikast, Çar aleyhtarı çevrelerde büyük ÅŸaÅŸkınlık yarattı ama, asıl ÅŸaÅŸkınlık Vera Zasuliç’in yargılanması sonucu mahkemeden beraat etmesiyle meydana geldi. Bu, beraat, Çarlık Hükümeti çevrelerini öfkeden çılgına döndürmüştü. Polisler, Vera Zasuliç’i mahkeme salonundan çıkarken yeniden tutuklamak istediler. Fakat kapıda bekleyen atlı bir araba kadını onların bulamayacağı güvenlikli bir yere kaçırdı. Vera bir anda Rusya’da acı çeken halkın kahramanı haline gelmiÅŸti, ülkede serbestçe dolaÅŸması artık imkânsız hale geldiÄŸinden İsviçre’ye kaçtı.

Vera’nın yargılandığı günlerde, Piyer ve Pol kalesinde bulunan 193 ihtilâlcinin de duruÅŸması vardı. Mahkûmların arasında pek çok da kadın bulunmaktaydı. Bunlardan biri de beÅŸ yıldır yargılanmasını bekleyen ve daha sonraları “Devrim’in Büyükannesi” adı verilecek olan Kievli Katerin BreÅŸkovskaya’ydı. Her zaman BreÅŸkovskaya’nın yanında bulunan ve davranışlarından iyi bir aileden geldiÄŸi anlaşılan kızıl saçlı bir genç kız dikkatleri üzerine çekiyordu. Sofia Prevskaya adındaki bu kız, Petersburg Valisinin öz kızı ve EÄŸitim Bakanı’nın yeÄŸeniydi. Babasının zalimliÄŸi genç kızı halkın yanına itmiÅŸti. Sofia Prevskaya birkaç yıl sonra serbest bırakılacak ve Çar II. Aleksandr’a sayısız ve baÅŸarısız suikastlardan birini düzenleyecekti.

Vera’nın beraat etmesinden sonra suikast olayları daha da artmış, bütün Rusya’ya yayılmıştı. 21 ÅŸubat 1879′da Prens Kropotkin öldürüldü. Yine aynı günlerde Petersburg’da General Mezentçev bir tedhişçi tarafından vuruldu. Suikastçı bir atla kaçmayı baÅŸardı. 23 mart 1879′da General Deretlen de baÅŸka bir tedhişçinin saldırısına uÄŸradı.

Tedhişçiler hükümet ileri gelenlerinden sonra, kendilerine hedef olarak Çar II. Aleksandr’ı seçmiÅŸlerdi. 14 Nisan 1879 tarihinde Car’a ilk suikast yapıldı. Bir gezinti sırasında, Soloviev adındaki suikastçı, Çar’a beÅŸ el ateÅŸ ettiyse de tutturamadı ve yakalanarak idam edildi, ikinci suikast 1 Aralık 1879′da, o sıralarda serbest bırakılmış olan Sofia Prevskaya’nın baÅŸkanı bulunduÄŸu bir grup tarafından Kırım’da Çar’ın geçeceÄŸi tren yoluna bomba konularak yapıldı. Bomba patlayınca birçok vagon devrilmiÅŸ fakat II. Aleksandr bir önceki trenle geçtiÄŸinden bu suikast da sonuçsuz kalmıştı.

Suikastçıların inatla kendisini öldürmeye, çalıştıklarını en sonunda anlayabilen Çar, canını kurtarmak için bir Millet Meclisinin kurulmasını kabul etmek zorunda kaldı., Halkın devlet iÅŸlerine karışmasını saÄŸlayacak olan bu kararı Çar II. Aleksandr 1 Mart 1881′de imzalamıştı. Ertesi gün yayınlanarak halka yeni bir düzenin kurulduÄŸu bildirilecekti. Fakat Çar çok geç kalmıştı. Bu kararı grandüklerine ve bakanlarına haber verdikten sonra askeri bir törene gitti.

Dönüşte, Katerina kanalının yanından geçerken. Çar’ın kapalı arabasına, onun aldığı karardan haberleri olmayan suikastçılar tarafından havluya sarılmış bir bomba atıldı. Patlayan bomba birkaç muhafızını öldürdü, kendisine bir ÅŸey olmadı. II. Aleksandr arabadan çıkarak, kanlar içinde yatan, muhafızlarının yanına gitmiÅŸti. Arabacısının:

“Durmayalım Çar Hazretleri! Tehlike henüz geçmedi, hemen saraya gidelim!..” demesine aldırmıyordu bile.

Birkaç saniye sonra, II. Aleksandr’ın ayakları dibinde patlayan ikinci bomba, arabacının ne kadar haklı olduÄŸunu göstermiÅŸti!..

Åžimdiye kadar birçok suikasttan kurtulan II. Aleksandr, bu sefer ölüm derecesinde yaralanmıştı. Aceleyle saraya götürülüp çalışma odasındaki divana yatırıldığında gözleri kapanmıştı. Bir ayağı kopmuÅŸ, öteki de parçalanmıştı. Üç doktor baÅŸucunda ellerinden geleni yaptılar ama II. Aleksandr’ı ölümden döndüremediler. Bir saat kadar sonra doktorlar, yandaki odada bekleyen çember sakallı ve son derece iriyarı Veliaht III. Aleksandr’a babasının artık hayatta olmadığını bildiriyorlardı.


Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz


Sende Yorumunu Yaz

Bu yazıya yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız .