Edward Teller Roket ve Tarihi
Mar 31

Erken dönem Hellen banyo yapılarında olsun, Roma İmparatorluk dönemi kompleks hamamlarında olsun, hypokaust sistemi uygulamaları prensipte aynı çalışma düzeneÄŸine sahip olduÄŸundan genel terminolojisinde farklılık görülmez. Buna karşın, özellikle Roma İmparatorluk döneminde ortaya çıkan geliÅŸkin planlar, mekan içindeki bölümlerde farklılıklar ortaya koymuÅŸ ve erken örneklerde olmayan bu kısımlar da terminolojideki tek farklılık olarak ortaya çıkmıştır. Burada ise terminoloji, özellikle üzerinde yoÄŸunlaşılan hypokaust sistemi nedeniyle iki farklı bölümde, ısıtmanın yapıldığı taban altı ‘alt yapı’, taban üzerindeki asıl yıkanma bölümleri ise ‘üst yapı’ ÅŸeklinde ayrılarak incelenmiÅŸtir.

A) Alt Yapı

Genel anlamda hypokaust uygulaması; ısınmış gazın döşeme altında oluşturulmuş bir alt yapıda dolaşımını sağlayarak, hamam içinde ısıtmayı sağlayan sistemdir(lev.I). Özele inildiğinde ise bu sistem; içinde bulundurduğu mimari elemanlar, çeşitli odalarda elde edilmek istenen farklı sıcaklık oranlarına bağlı olarak geliştirilen, suyun ısıtılmasının da aynı sistem içinde sağlanması ile bir mühendislik gelişmesi olarak görülmektedir. Bu sistemde kullanılan çalışma prensibi ise fazla karmaşık olmamasına rağmen, elemanlar arası çalışma uyumunun doğru kavranmasıyla kolaylıkla anlaşılabilmektedir.

Hypokaust sisteminin baÅŸlangıç noktası olarak, baca gazının odun yakılarak ısıtıldığı ‘külhan’ olarak kabul edilebilir. Külhan bir ocak olarak yapılmakta ve hamamın büyüklüğüne göre sayısı ve boyutları deÄŸiÅŸmekteydi. Külhanda ısınan baca gazının hamam altındaki bölümlere ulaÅŸmasını saÄŸlayan, genelde kemer mimarisi ile yapılmasına karşın farklı uygulamaları da görülen kanal sistemine ise ‘praefurnium’ denir.

Praefurniumdan gelen ısınmış baca gazı, tabanı destekleyen ve sıcak havanın dolaşımı için alt yapının ana taşıyıcıları olan, simetrik olarak dizilmiÅŸ ‘pilae’ adı verilen dikmeler arasında dolaşır. Pilaelar, genelde ısıya dayanıklı tuÄŸlaların arasına ‘argillacum capilo ‘ denen harç koyularak üst üste dizilmesiyle, bazı örneklerde ise tamamen kemer mimarisi ile oluÅŸturulmuÅŸ olabilir.

Pilaelerin oturduÄŸu ana zemin ’solum’ adını taşır ve solumu oluÅŸturmak için kullanılan büyük boyutlu zemin tuÄŸlalarının her birine ‘tegulis sesqui pedalibus’ denir. Taban altında dolaşımını sürdüren baca gazı daha sonra farklı bir mimari ile oluÅŸturulan duvar ısıtma sistemine doÄŸru ilerler. Burada baca gazının duvar içinde dolaşımını saÄŸlayan tuÄŸla dizileri yer alır ve bu tuÄŸlalardan her birine ‘tibuli’ denir.

Buhar banyolarının yapıldığı mekanlara genelde alt yapıdan direk sıcak hava giriÅŸi saÄŸlanarak, bu kısımların daha fazla ısıtılması saÄŸlanır. İşte bu geçiÅŸi saÄŸlayan taban üzerindeki deliklere ’suspensura’ adı verilir. Bunun dışında hamam içinde su ısıtılması için kullanılan, genelde bronzdan yapılmış ve direk külhan üzerine yerleÅŸtirilen büyük boyutlu kazanlara ise ‘ahena’ adı verilir.

B) Üst Yapı

Roma İmparatorluk dönemi hamamlarında ortaya çıkan geliÅŸmeler sonucu, hamam içinde genelde farklı derecede ısıtılmış ve farklı kullanım amaçlarına yönelik olarak yapılmış olan birtakım oda dizileri, hamamın üst yapısını oluÅŸturur. Bu mekenlardan kısmı olarak tabir edilebilecek bölüm ‘apodyterium’, hamama gelenlerin soyunma odası olarak kullandıkları mekandır. Apodyteriumdan sonra gelen oda veya birkaç oda dizisinden oluÅŸan bölüm ‘tepidarium’; çok fazla ısıtılmayan ve genelde ılıklık bölümü olarak adlandırılan mekandır.

Tepidariumdan sonra geçilen bölüm, genelde hamamın büyük salonu görüntüsüne sahip ve içinde sıcak su havuzlarının bulunduÄŸu ‘caldarium’; hamamın sıcak su banyosu yapılan bölümüdür. Bu bölümde ayrıca yaÄŸ masajı gibi Roma banyo geleneklerine baÄŸlı olan yıkanma gelenekleri uygulanmaktadır. Her Roma hamamında olmamakla birlikte, bir çoÄŸunun içinde yer alan ’sudatorium’ veya ‘cocanicum’ olarak adlandırılan bölüm ise; günümüz saunaları benzeri bir iÅŸlevi olan ve buharla ter banyosunun yapıldığı yer olarak ifade edilebilir.

Hamamın en son kısmı hiçbir ısıtma tertibatına sahip olmayan ve genelde içinde bir soÄŸuk su havuzunun bulunduÄŸu ‘frigidarium’, soÄŸukluktur. Bazı hamam yapılarında frigidarium içinde, soÄŸuk su havuzu dışında bahçelere yapılan açık havuzlarda bulunur ve bu havuzlara ‘natatio’ denirdi.

One Yorum var “Hamamın Tarihi”

  1. ali akın Yazmış:

    neden yapıldığı niçin yazmıyo

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.