Bakteriyofaj Nedir? Adenozin trifosfat ATP
Eki 06

molla-husrev.jpg

Molla Hüsrev Fıkıh Alimi , Üçüncü Osmanlı Şeyhülislamı.(Ö.1480)

Gerçek adı Muhammed bin Feramuz (Feramerz)’dir. Hanefi mezhebi fıkıh alimidir. Sivas ile Tokat arasındaki Kargın köyünde doÄŸmuÅŸtur. DoÄŸum tarihi bilinmemektedir. Babası, bir Fransız subayıdır ancak daha sonra müslüman olmuÅŸtur. Molla Hüsrev kızını Osmanlı emirlerinden Hüsrev adında bir kiÅŸiye verdiÄŸi de bilinmektedir. Babasının genç yaÅŸta ölmesi üzerine, eniÅŸtesi Hüsrev Beyin yanında kalıp, burada büyümüştür. Bu sebeple Hüsrev kayını diye çağırılmıştır. Daha sonra kayını kelimesi kaldırılarak, Molla Hüsrev adıyla meÅŸhur olmuÅŸtur.

Molla Hüsrev; orta boylu, gür sakallı, kıymetli elbise giyen, başında küçük bir sarığı olan, heybetli, tevazu sahibi bir kişilik olarak bilinmektedir. Kendisinin güzel ahlak sahibi, vakur, yüksek ilmiyle İslam dinine uymakta gayretli ve titiz olduğu da bilinmektedir. Molla Hüsrev bu sebeplerden dolayı zamanında, halkın ve devlet adamlarının sevgisini ve hayranlığını kazanmıştır.


Burhaneddin Haydar Hirevi ve zamanının diÄŸer alimlerinden dersler almıştır. Tahsilini tamamladıktan sonra Edirne’de Åžah Melik Medresesinde ve sonra da kardeÅŸinin ölümüyle boÅŸalan Çelebi Medresesinde öğretmenlik yapmıştır. Sultan İkinci Murad devrinde Varna Savaşından önce, 1429 (Hicri 832) senesinde KadıaskerliÄŸe tayin edilmiÅŸtir. Molla Hüsrev, Fatih Sultan Mehmed tahta geçince de bu göreve devam etmiÅŸtir. Sultan İkinci Murad tahttan indiÄŸinde , yerine oÄŸlu Fatih Sultan Mehmed geçmiÅŸtir. Ancak düşmanları,yeni sultanı çocuk yaÅŸta görüp, bir takım huzursuzluklar çıkarmak istemiÅŸlerdir. Bunun üzerine İkinci Murad tekrar tahta geçmiÅŸ ve Sultan Mehmed’i Manisa’ya göndermiÅŸtir. ilim adamlarından çoÄŸu, birer bahane ileri sürerek, Manisa’ya gitmek istememiÅŸlerdir. Molla Hüsrev ise kadıaskerlikten istifa ederek, Åžehzade ile birlikte Manisa’ya gitmeye karar vermiÅŸtir. Åžehzade olan Mehmed ise onun bu kararını duyunca; Vazifenize devâm edin, zîra memleketin size ihtiyacı var. dediyse de, Molla Hüsrev kendisine Manisa’ya giderken sizi yalnız bırakmam uygun olmaz, müsaade buyurun geleyim. diyerek samimiyetini bildirmiÅŸ ve birlikte Manisa’ya gitmiÅŸlerdir. Åžehzade Fatih Sultan Mehmed burada Molla Hüsrev’den dersler almıştır.

Fatih Sultan Mehmed tekrar tahta geçince, Molla Hüsrev’de İstanbul’a gelmiÅŸtir. İstanbul’da Galata ve Üsküdar kadılıklarına tayin edilmiÅŸtir. Bu arada Ayasofya öğretmenliÄŸini de yürütmüştür. Bir ara Bursa’ya gidip bir medrese kurarak ilim öğretmekle meÅŸgul olduÄŸu sırada, Fatih Sultan Mehmedtarafından İstanbul’a davet edilerek, 1460 (Hicri 865) yılında ÅŸeyhülislamlığa tayin edilmiÅŸtir. Molla Hüsrev, yirmi sene boyuncu bu görevi yürütmüştür.

Fatih Sultan Mehmed , Molla Hüsrev için Zamanımızın Ebu Hanife’sidir diyerek sevgisini belirtmiÅŸtir.

Molla Hüsrev, birçok öğrenci yetiÅŸtirmiÅŸ fıkıh alimi olduÄŸu gibi, bir ÅŸair olarak da tanınmıştır. Molla Hüsrev, önceki alimlerin kitaplarından da her gün iki yaprak yazmayı adet haline getirmiÅŸtir. Öldüğü zaman zaman geriye bıraktığı eserlerinde kendi el yazılarıyla yazılmış pekçok eserler bulunmuÅŸtur. Molla Hüsrev 1480 (Hicri 885) senesinde İstanbul’da vefat etmiÅŸtir. Cenaze namazı Fatih Camiinde kılındıktan sonra Bursa’ya götürülüp, Emir Sultan’ın kabrinin doÄŸusunda kendi yaptırdığı medresenin bahçesine defnedilmiÅŸtir. Mezar taşında; (Menbâ-ı İlmühüner, Vâris-i ulûmü Hayr-il-beÅŸer, Fazlı mürşîdi eser, Sâhib-üd-Dürer vel-Gurer Mevlânâ Muhammed Hüsrev) kitabesi bulunmaktadır.

Hayatını ilim öğretmek ve yazmakla geçiren Molla Hüsrev’in, birçok kıymetli eseri vardır. Bu eserlerinin önemlileri ÅŸunlardır:

Dürer-ül-Hükkâm fî Åžerh-i Gurer-il-Ahkâm (Fıkıh ile ilgili olan, sık sık baÅŸvurulan bu en önemli eseri, bütün Türk Osmanlı medreselerinde yorumlalamarı ile birlikte ders kitabı gibi takib edilmiÅŸtir. MollaHüsrev, bu eserini 1472 (Hicri 877) senesinde yazmaÄŸa baÅŸlamış, 1478 (Hicri 883) senesinde bitirerek Fatih Sultan Mehmed’e sunmuÅŸtur. Kendi el yazısıyla Fatih Sultan Mehmed’e hediye ettiÄŸi Dürer nüshası, İstanbul’da Köprülü Kütüphanesindedir.
Şerh-ul-Miftâh
Şerhut-Telvîh
Şerhu Usûl-ül-Pezdevî
Hâşiyetü Evâili Tefsîri KâdıBeydâvî
Hâşiyet-ül-Mutavvel lit-Teftâzânî
Mir’ât-ül-Usûl fî Åžerh-ı Mirkât-ül-Vüsûl
Mirkât-ül-Vüsûl fî İlm-il-Usûl
Nakîd-ül-Efkâr fî Redd-il-Enzâr
En’âm sûresi tefsîriyle ilgili risâle
Şerhu Telhîs-il-Miftâh lil-Kazvînî.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.