
Bu sürede Boltzman’ın halefi Fritz Hasenöhrl’in derin etkisinde kaldı. FiziÄŸin o zaman en çok ilgi duyduÄŸu alanlardan biri olan Eigenvalue probleminin gizemini keÅŸfetti. Böylece gelecekteki üstün çalışmalarına zemin hazırlamış oldu.
Bundan sonra Franz Exner ‘ in asistanı olarak, o ve arkadaşı K. W. F. Kohlrausch ile birlikte, öğrenciler için uygulamalı fizik alanında rehberlik etti. Daha sonra I. dünya savaşında topcu subayı olarak görev yaptı.
Bu sürede Boltzman’ın halefi Fritz Hasenöhrl’in derin etkisinde kaldı. FiziÄŸin o zaman en çok ilgi duyduÄŸu alanlardan biri olan Eigenvalue probleminin gizemini keÅŸfetti. Böylece gelecekteki üstün çalışmalarına zemin hazırlamış oldu.
Bundan sonra Franz Exner ‘ in asistanı olarak, o ve arkadaşı K. W. F. Kohlrausch ile birlikte, öğrenciler için uygulamalı fizik alanında rehberlik etti. Daha sonra I. dünya savaşında topcu subayı olarak görev yaptı.
1920′de Max Wien’in asistanı olarak akademik görev aldı. Stuttgart (extraordinary professor), Breslau ( professor), ve altı yıl kalacağı Zurih Universite’sinde (von Laue yerine) görev yaptı. Sonraki yıllarda Schrödinger burada Hermann Weyl ve Peter Debye’un da aralarında bulunduÄŸu arkadaÅŸlarıyla olan çalışmalarını büyük bir keyifle anar.
Burada Schödinger teorik fiziÄŸin deÄŸiÅŸik alanlarında yaptığı çalışmalarla en verimli dönemini yaÅŸadı.Bu dönemde katıların özgül ısıları, thermodinamik problemleri(o bu konuda Boltzman’ın olasılık teorisi ile oldukça ilgilendi), atomik spectrum, renklerin fizyolojisi üzerine yoÄŸunlaÅŸtı. Onun en büyük keÅŸfi Schrödinger dalga denklemleridir.
Schrödinger dalga denklemi, onun Bohr’un Orbit Teorisi’ndeki quantum koÅŸulundan tatmin olmamasından ve atomik spectranın eigenvalue problemiyle belirlenmesi inancıyla ortaya çıktı. Bu çalışmasıyla Dirac’la birlikte 1933′te Nobel fizik ödülünü aldı.
1927′de Schrödinger Planck’ın halefi olarak, Berlin’e gitti. Bundan sonra Berlin büyük bir activite merkezi oldu. Ondan daha ünlü ve yaÅŸca daha fazla olan meslektaÅŸlarıyla haftalık sohbetlere büyük bir zevkle katılıyordu.Hitlerin 1933′te güç kazanmasıyla Schrödinger Almanya’da yapamayacağını anladı. Ingiltere’ye geldi. 1936′da Graz’dan gelen teklifi memleketine duyduÄŸu özlem dolayısıyla çok düşündükten sonra kabul etti. 1938′deki Avusturya’nın istilasıyla zor duruma düştü. Çünkü 1933′teki Almanya’dan ayrılışı iyi karşılanmamıştı. Hemen sonra, Princeton Universite’ sinde devam edeceÄŸi Italya’ ya kaçmayı baÅŸardı. Kısa bir süre sonra teorik fizik direktörü olacağı Dublin’deki Institute for Advanced Studies’ gitti. 1955′teki emekliliÄŸine kadar Dublin’de kaldı.
Bu süre zarfında Gravitation ve Elektromagnetism’in birleÅŸtirilmesi problemi de dahil birçok araÅŸtırma yaptı ve yazı yayımladı. O atomik fiziÄŸin temlleriyle derinden ilgilenmeyi sürdürdü. Schrödinger genel olarak, atomun, dalga ve parçacık olarak açıklanmasından hiç hoÅŸnut olmadı. Ve dalganın istatistiksel gösterimiyle yalnızca dalgalardan oluÅŸan bir teori oluÅŸturmaya çalıştı. Bu onu diÄŸer önde gelen fizikcilerle uzlaÅŸmazlığa düşürdü.
Schrödinger bilimsel ve özel yaşamı boyunca hiçbir zaman kişisel bir amaç veya bir proje için çalışmadı. O her zaman öğrencileri de dahil başkaları ile çalışmayı zor buldu. Onun bu uzlaşmaz tutumunu belki de en iyi Brüksel konferansına dahi eşyalarını istasyondan otele sadece bir sırt çantasıyla taşıması anlatabilir.
EmekliliÄŸnden sonra Viyana’ya geri döndü. 4 ocak 1961′de uzun bir hastalık döneminden sonra öldü.
Sizde Yorumunuzu Yazın
Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.

