Tem 01

endülüs emevi

Endülüs 711-1492 yılları arasında İber Yarımadası’nda Müslümanlığın etkisi altında bulunan bölgelere verilen isimdir.Endülüs kelime anlamı olarak “Vandallar’ın Ülkesi” anlamına gelmektedir. Müslümanların İber Yarımadasındaki varlığı en son Morisko’ların 1609 yılında İspanya’dan sınır dışı edilmesiyle son bulmuÅŸtur.

Tarihçe ,

Valiler Dönemi (714-756) ,

BaÅŸkenti Åžam’da bulunan Emevi Devleti daha İslamiyetin ilk yüzyılı olan 7. yüzyılda Kuzey Afrika’nın tümünü eline geçirmiÅŸti. 8. yüzyılın başında Emevi Devleti’nin Kuzey Afrika’daki valisi olan Musa Bin Nusayr, Emevi Halifesi Velid Bin Abdülmelik’in desteÄŸiyle bir Berberi kumandan olan Tarık bin Ziyad’ı Cebelitarık BoÄŸazı’nı geçerek İber Yarımadası’na gönderdi.

O zamanlar İber Yarımadası Germen asıllı bir ulus olan Vizigotların elindeydi ve baÅŸkentleri Toledo kentinde bulunuyordu. Tarık bin Ziyad’ın savaÅŸta ricat olmaması için geri dönüş olasılığını kaldırmak üzere kendi gemilerini yaktırdığı belirtilir. Tarık Bin Ziyad Vizigot kralı Rodrigo’yu ağır bir yenilgiye uÄŸrattı. Vizigot krallığı parçalandı ve bütün İber yarımadası kısa bir süre içinde Müslümanların eline geçti.

750 yılına kadar Endülüs Emevilerin gönderdiÄŸi valiler tarafından yönetildi. 750 yılında Abbasiler BaÄŸdat’ta halifeliklerini ilan ettiler ve Emevi hanedanından Abdurrahman bin Muaviye, Endülüs’e kaçarak kendisini Emevi emiri ilan etti ve Kurtuba (Córdoba) kentini kendine baÅŸkent yaptı.

Emeviler Dönemi (756-1031) ,

Endülüs Emevileri

Bu dönem Endülüs’ün en parlak dönemi olarak bilinir. Kurtuba ÅŸehri, BaÄŸdat ve Kahire’den sonra dünyanın üçüncü önemli bilim merkezi haline geldi. Bu dönemde günümüz Avrupa bilim ve sanatının bazı temelleri Endülüs’te atıldı. Yine o dönemde Avrupa’nın genelinde sadece Papazlar ve liderler okuma yazma bilirken Endülüs’te ise halkın neredeyse tamamı okuma yazma biliyordu. Åžehircilik ve ÅŸehir kültürü döneminin çok önüne geçmiÅŸtir. Kültürel farklılıkların zenginlik olarak algılandığı bir çaÄŸdır. Endülüs’lerin egemenliÄŸi altındaki topraklarda Sefarad Yahudileri bugün Golden age of Jews (eng. wikipedia) olarak adlandırılan altın çaÄŸlarını yaÅŸamışlardır.

Derken 10. yüzyıl baÅŸlarında Abbasilerin gücü azalmaya baÅŸladı. Mısır’daki Fatımiler de kendilerini halife ilan ettiler. Böylece İslam dininin önderliÄŸi bölünmüş oldu. Bu ortamda Endülüs Emiri III. Abdurrahman 16 Ocak 929 tarihinde kendisini halife ilan etti. Endülüs Emevilerinin baÅŸarıları 11. yüzyıl baÅŸlarına kadar devam etti. 1031 yılında halifelik parçalanarak Tavaif-ül Mülk denilen küçük beyliklere bölündü.

Tavaif-ül Mülk (Beylikler) Dönemi (1031-1090) ,

Endülüs Emevi Devletinin son halifesi olan III. HiÅŸam 1031 yılında öldüğünde Endülüs toprakları çok sayıda bağımsız devletçiklere bölündü. Bu devletçikler hem kendi aralarında çarpışmaya baÅŸladılar, hem de İspanya’nın Hristiyan devletçiklerinin de saldırılarıyla karşı karşıya kaldılar. Bazı tavfa devletleri para karşılığı Hristiyan şövalyeleri de ordularında kullandılar. ÖrneÄŸin El Cid (Arapça’daki El-Seyid adından gelir) adıyla tanınan Rodrigo Díaz de Vivar bunların en ünlüleri arasında yer alır. Bu karmaşık durum Reconquista’yı hızlandırdı ve İspanya’da İslam’ın varlığını zayıflattı.
Murabıtlar Dönemi (1090-1147) ,

Murabıtlar

Aslen Kuzey Afrika kökenli bir hanedan olan Murabıtlar, Endülüs Emevilerinin parçalanmasını izleyen karışıklık döneminde, düzenli bir askeri güce sahip olmalarının da verdiÄŸi avantajla kısa sürede İber Yarımadasının Müslüman bölgelerinin neredeyse tamamını ele geçirdiler. 1090 ve 1147 yılları arasında bugünkü İspanya’nın büyük bölümü ve Kuzey Afrika’daki bazı toprakları denetimleri altında tutarak güçlü bir devlet düzeni teÅŸkil ettiler. İlk baÅŸlarda güçlerini korusalar da sonraları Hristiyan İber halklarının saldırıları ve Kuzey Afrikalı diÄŸer toplulukların çıkarttığı ayaklanmalar yüzünden güçleri gün geçtikçe tükenen Murabıtlar, kendileri gibi Kuzey Afrika kökenli bir halk olan Muvahhidlerin saldırıları sonucu onların egemenliÄŸi altına girerek siyasi egemenliklerini kaybettiler.

Muvahhidler Dönemi (1146-1248) ,

Muvahhidler

Muvahhidler gene Kuzey Afrika kökenli bir Müslüman hanedan olup Murabıtlar Devletini yıkarak onların yerine geçtiler. 1146 ve 1248 yılları arasında bugünkü İspanya topraklarının büyük bölümünün yanısıra Kuzey Afrikadaki bazı toprakları da denetimi altında tuttular. Hristiyan saldırıları ve bazı iç karışıklıklar sonucu 1248′de yıkıldılar. İber Yarımadası üzerinde hüküm sürmüş son büyük devlettir. Bu devletin yıkılışının ardından egemenliÄŸindeki topraklarda bağımsız emirliklerden baÅŸka bir ÅŸey kalmamıştır.

Gırnata (Granada) Sultanlığı (1232-1492) ,

1492′de Beni Ahmer Devletinin yıkılışı ile İspanyadaki 781 senelik İslam egemenliÄŸi sona erdi.

Müdeccenler ve Moriskolar (1492 – 1610) ,

İspanya kralı III. Felipe 22 Eylül 1609 tarihli bir fermanla 1610-1614 yılları arasında Müdeccenleri İspanya’dan kovdu. 300.000 kadar Müdeccen vatanlarını terkettiler. Böylece Müslümaların İspanya’daki izi büyük oranda silinmiÅŸ oldu.

Endülüs’ün Tarihi Temel Özellikleri ,

1. Coğrafî ve kültürel konum itibarıyla Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ile doğrudan ilişkili.
2. İslamiyet’in siyasi-askerî güç ve medeniyet bakımından Orta ÇaÄŸ’da ulaÅŸtığı zirve ve Batı Aydınlanması’nın ya da insanlığın deÄŸer kaynağı ve aracısı.
3. Avrupalı İslam.
4. İçerisinde 7 civarında ırk ve 3 büyük semavi din mensuplarını barındıran multikültürel yapısıyla bir hoşgörü medeniyeti. Bu sebeple, 8 + 1 asırlık (711-1492+1609) Endülüs tarihinin mükemmel bir şekilde araştırılması ve anlaşılması için şunların iyi bilinmesi şarttır:
1. Orta Çağ-Yeniçağ Orta Doğu-Kuzey Afrika ve Avrupa Tarihi,
2. Arapça, Berberice, Latince, İspanyolca, Katalanca, Portekizce ve Fransızca gibi 7 lisan.
5. İslam Dünyasına karşı Avrupa’da Haçlı düşüncesinin doÄŸuÅŸu ve seferlerinin baÅŸlamasına sebep olmuÅŸ bir Müslüman devleti. Bu açıdan, DoÄŸu-Batı veya İslam-Hıristiyanlık Mücadelesi Tarihinin Orta ÇaÄŸ dilimindeki en önemli safhası.
6. Müslümanların geleneksel, siyasi, dinî ve ekonomik zaaflarını ortaya koyan bir ibret sahnesi.
7. Coğrafya-iklimsel özellikleriyle bir tabiat harikası.
8. Endülüs Müziği
9. Günümüzün en büyük “dayatması” sayabileceÄŸimiz medeniyetler çatışması iddiasının anti-tezi.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz


Sende Yorumunu Yaz

Bu yazıya yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız .