Marmara Bölgesindeki Sıcak Su Kaynakları 1-7 Nisan Kanserle savaş haftası
Mar 24

ebu-bekir-muhammed-ibn-zekeriya-el-razi.jpg

Tam adı Ebu Bekir Muhammed İbn Zekeriya El Râzî’dir. Râzî 864 yılında İran’ın Ray ÅŸehrinde doÄŸdu. YerleÅŸik inançları sorgulayan felsefî düşünceleriyle tanınmış olan Râzî (öl. 925), bilimle de ilgilenmiÅŸ ve kimya ve tıp gibi alanlarda yapmış olduÄŸu çalışmalarla bilim tarihinde seçkin bir yer edinmiÅŸtir.

Kimya biliminde Câbir’in açmış olduÄŸu yoldan giderek yapısal dönüşüm kuramını benimsemiÅŸtir; ancak Câbir gibi Aristotelesçi deÄŸildir; maddenin oluÅŸumunu dört unsurun birleÅŸmesiyle deÄŸil, atomların birleÅŸmesiyle açıklama eÄŸilimindedir. Câbir gibi, bir dizi deney yaparak saf elementi elde etmeye çalışmış ve bu iÅŸlemin, maddenin erimesi, çözülmesi, parçalanması, ortaya çıkan parçaların farklı parçalarla birleÅŸmesi ve oluÅŸan ürünün çökelmesi gibi 5 ayrı süreçten geçtiÄŸini belirtmiÅŸtir.

Çalışmaları sırasında yeni kimyevî maddeler, yeni yöntemler ve yeni aletler geliÅŸtiren Râzî’nin en önemli baÅŸarılarından birisi, farklı organik maddeleri damıtmak suretiyle çeÅŸitli yaÄŸlar, tuzlar ve boyalar elde etmiÅŸ olmasıdır; ayrıca, demir gibi zor eriyen aaaallerin ergitme iÅŸlemleri ile ilgili araÅŸtırmalar da yapmıştır.


Razi’nin kimya alanındaki çalışmalarının yanı sıra, tıp alanındaki çalışmaları da çok önemlidir. Rey’deki bir hastanede doktor olarak görev yapmıştır. Bilimsel bir tutum sergileyerek yerleÅŸik otoriteleri önemsememiÅŸ, daha çok kendi gözlem ve deneylerine öncelik tanımıştır. Kendisine daha çok Hippokrates’i örnek alan Râzî, Hippokrates gibi, iyi bir klinisyendir; hastalarını tedavi süresince dikkatle gözlemiÅŸ ve teÅŸhis ve tedavisini bu gözlemler sırasında elde etmiÅŸ olduÄŸu bilgiler ışığında yönlendirmiÅŸtir. TeÅŸhis sırasında özellikle nabız, idrar, yüz rengi ve terleme gibi gibi göstergeleri göz önünde bulundurmuÅŸtur.

Râzî ilk defa Ortadoğu ülkelerinin çoğunda yaygın olarak görülen çocuk hastalıklarından çiçek ve kızamığın tanılarını vermiş ve bunlar arasındaki farkları belirlemiştir.

Râzî’nin hastalıklara iliÅŸkin incelemelerini içeren küçük boyutlu yapıtlarının yanı sıra, Hâvî (Bütün Bilgiler) adlı kapsamlı bir yapıtı daha vardır. Burada, baÅŸtan ayaÄŸa doÄŸru bütün beden hastalıklarını sıralayarak, bunlara iliÅŸkin derleyebildiÄŸi bütün bilgileri sunmuÅŸtur. Yapıtın en önemli yönlerinden birisi, daha önce yaÅŸamış olan hekimlerin görüşlerini de içermesidir; bu nedenle, tıp bilgisinin geliÅŸim sürecini araÅŸtıran tarihçiler için bulunmaz bir kaynak niteliÄŸindedir.
Bu yapıttan edinmiş olduğumuz izlenime göre, Râzî hastalıkların tedavisinde, ilaçla tedavi yöntemini tercih etmiştir. Böbrek taşlarının ve mesane taşlarının çıkarılması gibi, genellikle cerrâhî müdâhalenin beklendiği durumlarda bile, ilaçla tedaviyi yeğlediği görülmektedir; hatta bu konu ile ilgili olarak kaleme almış olduğu müstakil bir eserde de aynı şekilde ilaçla tedavi öngörülmüştür.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.