
Paris Sorbon’da tarih eÄŸitimi aldı.18 yaşındayken fiziÄŸe baÅŸladı.Tarih ile ilgili bir konuda araÅŸtırma yapması istenmesine raÄŸmen fizikte karar kıldı.Daha çok,maddenin hem parçacık hemde dalga özelliÄŸi taşıdığını söylediÄŸi parçacık-dalga ikilemi teorisi ile tanınır.1924′teki doktora tezinde bu teorisini elektron dalgaları ile (Einstein ve Planck’ın çalışmalarına dayanarak) ortaya koydu.Elektronun dalga doÄŸası 1927 yılında Amerika’da C.J. Davisson , C.H. Kunsman ve L.H. Germer ile İskoçya’da G.P. Thomson tarafından deneysel olarak teyit edildi. 1963 yılında verdiÄŸi bir görüşmesinde keÅŸiflerini nasıl yaptığını ÅŸu sözlerle anlattı :
“KardeÅŸimle x-ışınları üzerine yaptığımız konuÅŸmalarda hep aynı noktaya geliyorduk hem dalga hem de partiküler sonuç. 1923 yazında birden bu ikilemi materyal parçacıklar üzerine geniÅŸletmek fikri aklıma geldi, özellikle elektronlar üzerine.Hamilton-Jacobi teorisinin zaten bu yönde birdereceye kadar anlamlı olduÄŸu (yani parçacıklar üzerine uygulanabilir olduÄŸu) ile aynı zamanda da geometrik optik özellik sergilediÄŸini düşündüm.DiÄŸer taraftan , dalga olayında çok sık ama mekanikte ender rastlanan kuantum sayıları ise zaten kuantum penomeninden elde edilebiliyordu.”
Doktorasından sonra Sorbon’da kaldı ve 1928 yılında Henri POINCARE Enstitüsünde teorik fizik profesörü oldu. Emekli olduÄŸu 1962 yılına kadar burada ders verdi.1945 yılında Fransız Atom Enerjisi KomiserliÄŸi danışmanı oldu. Schrödinger dalga mekaniÄŸini geliÅŸtirirken O’nun teorisini kullandı.Nobel fizik ödülünü 1929 yılında kazanan De BROGLIE kendisini şöyle anlatmıştı ;
“Deneyci yada mühendisinkinden çok daha fazla düzeyde bir safkan teorisyen düşünce ÅŸekline sahip ve özellikle de felsefi yaklaşımlara aşık biriyim.”
De BROGLIE’nin , modern fiziÄŸe felsefi açıdan olan bakışını sergilediÄŸi bir çok popüler yayını oldu ;
The New Physics -1939 , The Revolution in Physics - 1953 , Physics and Microphysics - 1960 ve
New Perspectives in Physics - 1962.
Hayatının sorusu şuydu ; Atom fiziğinin istatistik yapısı , birikmiş mevcut teorinin eksiklerini mi yansıtmaktadır yoksa istatistik , bilinebilecek olan herşeyin kendisi midir?
Hayatı boyunca istatistiğin , cehaleti (eksiklerimizi) gizlediğine inandı.Yaşamının sonlarına doğru şöyle söylemişti;
“İstatistiÄŸe dayanan teoriler , deneysel teknik ve yöntemlerimiz içinde gözden kaçırdıklarımızın arkasındaki araÅŸtırıldığında anlaşılabilir olan gerçekliÄŸi gizler.”

