
BOR madeni ilk bakışta beyaz bir kayayı andırıyor. Çok sert ve ısıya dayanıklı. DoÄŸada serbest bir element olarak deÄŸil, tuz ÅŸeklinde bulunuyor. Ülkemizde bulunan ‘bor’un kalitesi de diÄŸerlerine oranla daha yüksek. Toprağın 40 metre altında bulunan borun iÅŸlenmesi de, diÄŸer elementlerle az karıştığı için kolay. Bor, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer alan bir elementtir. Bu gurubun diÄŸer üyeleri metal olmasına karşın Bor ametal sayılmaktadır.
Ancak, diÄŸer elementlere olan yüksek kimyasal ilgisi nedeniyle doÄŸada serbest halde bulunmayan bor’un meydana getirdiÄŸi minerallerin, çok eski tarihlerden beri tanındığı ve kullanıldığı bilinmektedir. En yaygın bor bileÅŸikleri; borik asit ve bor’un sodyum, kalsiyum ve magnezyum ile meydana getirdiÄŸi bileÅŸiklerdir.
Kullanıldığı Yerler:
1)Metalürji sanayiinde
2)Nükleer reaktörlerde
3)Organik kimya sanayiinde
4)Cam, seramik, deterjan vb. sanayilerde
5)Fotoğrafçılıkta
Bor Cevherleri:
Bor, doğada çoğunlukla borat biçiminde bulunur.Önemli cevherler arasında boraks, kernit ve kolematit sayılabilir.
Ülkemizdeki Bor Yatakları:
1)Balıkesir-Bigadiç, Sındırgı, Susurluk
2)Bursa-M.KemalpaÅŸa
3)EskiÅŸehir-Seyitgazi
4)Kütahya-Emet
En Önemli Bor İşletme Tesislerimiz:
Emet kolemanit işletmesi, Kırka boraks ve asit fabrikası, Kestelek kolemanit işletmesi,
Bandırma boraks ve asit fabrikaları, Bigadiç kolemanit işletmesi
**Dünyadaki bilinen bor rezervlerinin %75′i Türkiye’de bulunmaktadır.Ayrıca Seyitgazi bölgesindeki yatakların dünyanın en büyük sodyumlu bor tuzu yatağı olduÄŸu saptanmıştır.
TÜRKİYE BOR MADENCİLİĞİ
Türkiye’de bilinen baÅŸlıca borat yatakları Batı Anadolu’da yer almakta ve bu yataklar dünya rezervinin % 60-70′ine sahip bulunmaktadır.
Türkiye rezervinin % 37’si Bigadiç, % 34 Emet, % 28′i Kırka ve % l Kestelek bölgesinde bunmaktadır.
Bigadiç iÅŸletmesinde baÅŸlıca bor mineralleri kolemanit ve üleksit’ tir. Boratlar 1-8 m. Kalınlıkta tabakalar halinde killer arasında yer alırlar. Kapalı ve açık ocaklardan üretilen tüvenan cevherler 600.000 ton/yıl tüvenan cevher yıkama kapasiteli konsantratörde zenginleÅŸtirilecek, 25-125 mm, 3-25 mm ve O, 2-3 mm kolemanit konsantreleri ile 3-125 mm ve O, 2-3 mm üleksit konsantreleri elde edilir.
SONUÇ
1-Bor ve ferrokrom tesislerinin kurulusunda Batı’lıların nasıl yaklaÅŸtığını belirtmiÅŸtik. Birçok oyalama ve zorluÄŸa raÄŸmen tesisler kurulmuÅŸtur. Ayni durum trona için de geçerlidir. Her zaman bor tuzları Batı’nın gündeminde olmuÅŸtur. Dünya bor rezervlerinin %70 ine sahip olan Türkiye, dünya pazarının da %35 ini kontrol etmektedir. Bor üretimini ve pazarlamasını tek elde tutan ülkemiz önemli avantajlar elde etmiÅŸtir. Ancak, Bati her yönüyle cazip olan bu kaynaÄŸa karsı isteklerini sürdürmektedir. “Bu nedenle 1986 yılında Morgan Bank’ın hazırladığı ÖzelleÅŸtirme Master Planında Etibank için holding modeli öngörülmüş, bor ve krom gibi yüksek karlı isletmelerin satış listesine alınması önerilmiÅŸtir”.
2-Doğal kaynaklarımızın iyi değerlendirilmesinin gerekliliğini tekrarlamak isteriz. Bir ülkenin doğal kaynaklara sahip olması çok önemlidir. Ancak bu kaynakları nasıl kullandığınız, nasıl değerlendirdiğiniz de en az o kadar önemlidir. Dünyada çok zengin kaynaklara sahip olan ülkeler, hala geri kalmışlık kategorisinde yer almaktadır.
3-Bor, Türkiye için çok önemli doğal kaynaktır. Bu kaynağı ülke menfaatleri doğrultusunda değerlendirmek, nihai bor türevlerinin üretimini gerçekleştirmek ve birilerine peşkeş çektirmemek hepimizin görevidir.
4-Etibank, madencilik sektörünün geçmiÅŸte lokomotifi olmuÅŸtur. Günümüzde de bu özelliÄŸini sürdürmelidir. Bor türevleri, SeydiÅŸehir Alüminyum ,Yüzüncü Yıl Gümüş Tesisleri’nin kapasite artırımı ve yenileme projeleri biran önce hayata geçirilmelidir.
5-Yıllardır savsaklanan Batili Tekellerin oyuncağı haline gelen Trona yatağının da zaman geçirilmeden isletmeye alınması ülke menfaatinedir. Birilerinin isteğine bırakılırsa bir yirmi yıl daha hiçbir şey yapılmadan geçirilecektir.
6-Türkiye sanayileÅŸmesini tamamlayamadığından, nihai ürünün eldesini saÄŸlayacak teknolojileri de gerçekleÅŸtirememiÅŸtir. Gelecekte ihtiyacımız olacak cevherleri, bugün, hammadde olarak ihraç ettiÄŸimiz bir gerçektir. Hammadde ihracı ile yeterli katma deÄŸer saÄŸlanamaz. Katma deÄŸerin yurt içinde kalması için Ar-Ge’ye ve teknolojik yatırımlara önem verilmelidir.
7- 21.yüzyıla girerken, maden isçisi asgari ücretle, mühendisler ise komik ücretlerle bu sektörde çalışmaktadır. Birçok alanda mühendisin önemini hala kavrayamamış sözde madenciler mevcuttur.
8-Hala ülkemizde teknik ve teknolojik gelişmelerden uzak üretim gerçekleştiriliyor. 1 m2 kesitli kuyudan, hem isçi, hem de cevher çıkarılmakta. Kova içinde çıkrık yardımıyla insan, malzeme ve cevher nakli yapılmaktadır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Hem düşündüren hem de utanılacak bir manzara.
9-Enerji üretiminde öncelikle öz kaynaklarımızın değerlendirilmesi gerekir. Bazı kolaylıklar nedeniyle ithalat cazip gelebilir, ancak bu durum ülkeye uzun vadede bir şey kazandırmaz.
10-Madencilik sektöründeki KİT’lerin bugün çeşitli nedenlerle içine düşürüldükleri durumdan biran önce çıkarılmaları gerekmektedir. Yapılmayan yatırımlar nedeniyle meydana gelen teknolojik sorunların çözümü ve politik baskılar sonucu bozulan çalışma barisin yeniden sağlanması zorunludur. Özerk bir yapının oluşturulması, çalışanların örgütleri aracılığı ile yönetimin erkinde temsil edilmeleri ve kamu kuruluşları, politik baskılardan uzak, verimlilik ilkesi çerçevesinde yeniden yapılandırılmalıdır.
11-Madencilik ve çevre dengesi ülkenin gerçeklerine göre ele alınmalı, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olarak” slogancı bir anlayışla her ÅŸeye karsı çıkmak hiç kimseye birsek kazandırmaz. Bilimsel verilerin ışığında, ekolojik dengeyi bozmadan gereken her türlü önlem alınarak üretim gerçekleÅŸtirilmelidir.
12-Maden armacılığı konusunda 1980′lerden beri izlenen politikalar iflas etmiÅŸtir. Bugün, Ülkemizin doÄŸal kaynaklarının yeterli düzeyde aranmadığını söyleyebiliriz. Maden aramacılığını bir altyapı hizmeti olarak görüyoruz. MTA yeniden yapılandırılmalı, her yönüyle ele alınmalı ve içine düşürüldüğü olumsuzluklardan kurtarılmalıdır.
13-Madencilik sektörü genellikle günlük politikalarla yönetilmiştir. Sağlıklı bir devlet politikası belirlendiği söylenemez. Gelişmiş ülkeler madenlerin temini konusunda uzun vadeli politikalar oluşturmuşlardır. Dünya hammadde kaynakları sinirlidir. Türkiye mevcut kaynaklarını çok iyi değerlendirmelidir. Gelecekle ilgili politikaları saptamalıdır. Sanayileşmiş bir Türkiye bugün tükettiği cevher miktarının 4-5 katini tüketecektir. Hammaddenin, ne kadarını öz kaynaklardan, ne kadarını ithal yoluyla karşılayacaktır. Madencilik sektöründe uzun erimli politikalar ve stratejiler oluşturmalıdır.
4 Yorum var “Bor Madeni”
Sizde Yorumunuzu Yazın
Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.


Nisan 27th, 2007 at 15:24
Metin kardeşim ellerine sağlık.süpper birşey olmuş.
Konuları biraz daha arttırırsan daha da güzel olur.
Süper,süperr.
Kasım 19th, 2007 at 13:23
ülkemizdeki bukaynakların neden dahaiyi kullanılıp avrupa pazarlarına aracısız satılmadıgını merak ediyorum dogrussu
Kasım 23rd, 2007 at 18:06
vallane diyeyim çok güzel olmuşş helalllllllllllllllll
Åžubat 15th, 2008 at 19:09
ya süper olmuş çok beğendim