
Büyük Patlama neden çok büyüktü? Büyük Patlama’nın ardından oluÅŸan daha ÅŸiÅŸmemiÅŸ bebek evren, oluÅŸumundan sonra neden o kadar hızlı ÅŸiÅŸti? Cambridge Üniversitesi’nden Stephen Hawking ve çalışma arkadaÅŸları bu sorulara açıklık getiren bir yanıtın son aÅŸamasında olduklarını düşünüyor. Ekip, yanıtı oluÅŸtururken baÅŸlangıç dönemdeki evreni, çok sayıda alternatif evrenin harmanlanarak bugün içinde yaÅŸadığımız evrene dönüşen, bir kuantum nesnesi olarak ele almış.
Evrenin büyük patlamadan sonraki 10 ile 34. saniyeleri arasında şaşırtıcı bir hızla şiştiği düşüncesi, evrenin aralarında çok büyük uzaklıklar bulunan bölgelerindeki arka plan sıcaklıklarının neden birbirine benzediğini açıklamak için öne sürülmüştü.
Buna göre ÅŸiÅŸmeyle birbirinden uzaklaÅŸan bölgeler, ÅŸiÅŸme olmadan önce bir arada olmalıdır ki benzer özellikler taşısınlar. Ama evrenin neden ÅŸiÅŸtiÄŸi fiziÄŸin hâlâ çözemediÄŸi bir gizem. Paris’teki Denis Diderot Üniversitesi’nden Thomas Hertog evrenin ÅŸiÅŸmesi düşüncesiyle ilgili olarak “Evrenimizin baÅŸlangıcındaki ÅŸiÅŸmeyi açıklayan temel bir kuram yok. Bu düşünce yalnızca bazı gözlemleri açıklayan geçici bir çözüm olarak ortaya konmuÅŸtu.” diyor. Devamını Oku »
Etiketler: ünlü, büyük patlama, Bilim, Bilim Adamları, dünya, evren, evrenin genişlemesi, Fizik, Hawking, nasıl, Neden, oluşumu, Teoriler, Uzay

Topolojide Poincaré sanısı, Fransız matematikçi, fizikçi ve filozof Henri Poincaré’nin 1904 yılında ortaya attığı teoremdir.
Bu teoreme göre, tıkız, kenarı olmayan, deliği olmayan (basit bağlantılı) üç boyutlu bir çokkatlı, yalnızca üç boyutlu bir küre olabilir.
Poincaré sanısı, her noktası çevresinde yerel olarak üç boyutlu Öklit uzayına benzeyen topolojik uzaylara ilişkin bir önerme ifade etmektedir.
Kenarsız (bir çemberin kenarı yoktur) ancak tıkız (ucu bucağı olan) böyle bir uzay düşünelim. Eğer bu uzayın içine atılmış her çember uzayın içinde kalarak bir noktaya büzülebiliyorsa (deliği yoksa), Poincaré sanısına göre bu uzay dört boyutlu Öklit uzayında yatan üç boyutlu bir küre olmalıdır.
DeliÄŸi olmayan bir uzay iki boyutlu ÅŸu basit örnekle canlandırılabilir: bir elmanın kabuÄŸuna gerilmiÅŸ paket lastiÄŸi, lastiÄŸi koparmadan ya da kabuÄŸu parçalamadan kabuk üstündeki bir noktaya büzülebilir, ancak ortası delik bir simitte bu olanaklı deÄŸildir, delik var oldukça bazı lastikler simit yüzeyinde kalarak bir noktaya büzülemez. Devamını Oku »
Etiketler: boyut, evren, filozof, Fizik, fizikçiler, Henri Poincare, küre, Matematik, Poincare teorisi, sanısı, Uzay

Vladimir Mihailoviç Komarov, Sovyet kozmonotu, bir uzay uçuÅŸunda hayatını kaybeden ilk insan. (DoÄŸum: 16 Mart 1927 Moskova – Ölümü: 24 Nisan 1967 Orenburg yakınları)
1960′ta uzaya gidecek ilk kozmonot grubuna seçildi. Vostok 4 uçuÅŸunda Pavel Popoviç’in yedeÄŸi oldu. İlk uzay uçuÅŸunu 1964′te Voskhod 1 ile yaptı. Soyuz 1 aracı ile yaptığı ikinci uzay görevi sırasında yere çakılarak öldü.
Soyuz 1, yeni uzay aracı Soyuz’un ilk uçuÅŸuydu. DiÄŸer uzay araçlarının aksine, Sovyetler, Soyuz’u insansız test uçuÅŸu yapmadan, içinde Komarov olduÄŸu halde uzaya gönderdiler. Bunun nedeni, SoÄŸuk SavaÅŸ yıllarında Uzay Yarışı nedeniyle ABD ile rekabet içinde olan Sovyetler BirliÄŸi’nin Lenin’in doÄŸum gününe özel bir kutlama yetiÅŸtirmek istemesiydi.
UçuÅŸun yedek kozmonotu olan Yuri Gagarin’in, kendisi gibi ünlü birisinin böyle tehlikeli bir göreve gönderilemeyeceÄŸini bildiÄŸi için Komarov’un gitmesini engellemeye çalıştığı söylenir. UçuÅŸtan birkaç hafta önce Komarov, “Bu uçuÅŸa gitmezsem yedek kozmonotu gönderecekler. Benim yerime Yuri ölecek.” dedi. Devamını Oku »
Etiketler: astronot, ölümü, bilim adamı, evren, hayatı, pilot, Sovyet kozmonotu, Uzay, uzay gemisi, Vladimir Mihailoviç Komarov

Güneş sistemimiz oluşurken koşullar çok az farklı olsaydı, bizler için her şey değişik olabilirdi. Dünyanın madde dağılımı, büyüklüğü, enerjisi, dönme ekseni açısı, atmosfer ve mevsimler çok farklı olabilirdi. Dünyamızda hayat belki yine gerçekleşebilirdi ama farklı şekilde. Bu hali ile sanki her şey, en ince detayına kadar insan için özel olarak hazırlanmış gibidir.
Peki bu oluÅŸum içinde ayın görevi nedir? Nasıl oluÅŸtuÄŸu ve dünyanın yörüngesine nasıl girdiÄŸi hala büyük bir sır olan Ay’ın bu mükemmel düzen içindeki yeri nedir? YaÅŸamın oluÅŸmasına ne katkısı vardır? Ay olmasaydı ne olurdu?
Dünyadaki yaÅŸam koÅŸulları bakımından Ay’dan kaynaklanan hiçbir olumsuz etken yoktur. Yani Ay’ın varlığının hiç bir zararı yoktur. Ya yararı? Devamını Oku »
Etiketler: ay, dünya, gezegen, ilginç teoriler, nasıl olurdu, ne, Neden,Niçin,Nasıl, olmasaydı, olurdu, teori, uydu, Uzay

Babilliler, Sümerler gibi eski Mezapotamya halkları ve daha sonra Eski Yunanlılar, yıldızların oluşturduğu şekillere adlar koyarak takım yıldızları oluşturmuşlardır. Bugün 88 takımyıldız bilinmektedir.
Bazı takım yıldızların içinde elliden fazla parlak yıldız, yüzyıllar öncesinden verilmiş adlar taşırlar, bunların çoğu Arap kökenlidir; Vega, Rigel, Aldebaran, Algol, gibi. Sirius ve Capella Yunan ve Latin kökenlidir [Kimi tek isimler, kimi açıklamaların kısaltılmışıdır, örneğin; Betelgeuse (ortadakinin omuz altı), Deneb (kuşun kuyruğu) gibi ].
Uranometria (1603) adlı yıldız atlasında Bayer, takım yıldızlarında en parlak yıldızları Yunan alfabesinin küçük harfleri ile gösterdi. Bu sistem bugün de kullanılmaktadır. Genel olarak harfler parlaklık sırasına göre verilmiÅŸtir; Yunan harfleri yetmediÄŸinde Roma harfleri kullanılmıştır. Devamını Oku »
Etiketler: adalndırılması, Babilliler, Coğrafya, isimleri, keşif, kim koydu, nasıl, nereden geliyor, Sümerler, Uzay, yıldızlar

Astrobiyoloji ya da egzobiyoloji, disiplinler-arası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.
Bu bilimsel disiplinler-arası alan, kısaca, GüneÅŸ Sistemi’miz içinde ve dışında kalan “yaÅŸanabilir gezegen”lerdeki yaÅŸanabilir ortamların araÅŸtırılmasını, abiyogenez (prebiyotik kimya) kanıtlarının araÅŸtırılmasını, Mars’ta ve GüneÅŸ Sistemi’mizde yaÅŸamı, Dünya’daki yaÅŸamın evriminin kökenleri ve erken dönemleri üzerine laboratuvar çalışmalarını ve alan araÅŸtırmalarını ve yaÅŸam potansiyelinin Dünya ve uzaydaki zorluklara uyarlanması çalışmalarını kapsar. Devamını Oku »
Etiketler: Araştırma, Astrobiyoloji, Bilim, biyokimyasal, Biyoloji, canlılar, egzobiyoloji, evren, güneş sistemi, hücre, jeokimyasal, türler, Uzay, uzaylılar, yaşam
|
Son Yorumlayanlar