Şub 12

Balıkçılık, en dar anlamıyla denizlerde, göllerde ve akarsularda  balıkların  çeşitli yöntemlerle avlanmasıdır. Ama balıkçılık yalnızca balık avlanmasıyla sınırlı değildir. Midye, karides, ıstakoz, pavurya, istiridye  ve ahtapotun, hatta balina gibi deniz memelilerinin avlanması da balıkçılık kapsamına girer. Gölet, havuz ya da denizlerde balık ve öbür deniz hayvanlarının üretilmesi de balıkçılığın bir parçasıdır. İnsanların en eski çağlardan bu yana balık avladıkları bilinmektedir. Günümüzden 5 bin yıl öncesinden kalma, kemikten yapılmış ve bugün kullanılan örneklerine benzeyen iğneler bulunmuştur.

Tatlı Su Balıkçılığı

Makaralı oltalar bulunmadan önce, misina bir mantar ya da tahta parçasına elle sarılırdı. Balık oltaya takıldığında balıkçı seri hareketlerle balığı kıyıya çekerdi. Ama bu tür avlanma kolay değildi, misinanın dolaşması, düğüm olması gibi sorunlar yaşanırdı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kas 26

Türkler ve spor

Okçuluk, Türklerin ünlü sporlarındandır. Çok eski zamnlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu.

Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı’nda kurulan meşhur kemankeşler oağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , ,

Ağu 27

Avcılık

Avcılık, günümüzde daha çok bir tür spordur[müphem - tartışın]. Başlangıçta insanların karınlarını doyurmasına yönelik bir uğraştı. İlk insanlar ovalarda dolaşırken toplayabildikleri bitkiler ve kovalayıp yakalayabildikleri küçük hayvanlarla beslenmişlerdir.

Taş Devri insanları, binlerce yıl boyunca avcılıkla yaşamlarını sürdürdüler. Mağaralarda barındılar, keskin ve sert taşlardan silahlar yaptılar. Ok, mızrak ve topuzla mamut, rengeyiği ve ayı gibi büyük hayvanları avladılar. İnsanlar hayvanlar kadar güçlü ve çevik değildi, ama zekâları, silah yapma yetenekleri avcılıkta başarılı olmalarını sağladı.

Ayrıca bu ilk insanlar, kendilerine avcılıkta yardımcı olması için köpek gibi bazı hayvanları da eğittiler. Çoğu zaman bir geyik ya da yabani at sürüsünü bir uçuruma doğru sürüp avladıklarında, bütün topluluğa yetecek kadar yiyecek elde etmiş oluyorlardı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ağu 13

Avustralya Açık Tenis Turnuvası

Avustralya Açık, her yıl Ocak ayında Melbourne Park’ta düzenlenen, dört dünya Grand Slam tenis turnuvalarından ilki. Avustralya Açık’ta 2009 sezonu galipleri tek bayanlarda Amerikalı Serena Williams, tek erkeklerde ise İspanyol Rafael Nadal olmuştur.

Avustralya Açık, ilk 1905 yılında Avustralasya Açık Tenis Şampiyonası adı altında, Britanya Milletler Topluluğu, Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD’li tenisçilerin katılımıyla oynandı. Arthur Curtis ile Rodney Heath arasındaki tek erkekler finali, 5 bin kişi tarafından izlenirken, turnuva sonraki yıl Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde oynandı. 1912′de Hastings ile bir kez daha turnuvaya ev sahipliği yapan Yeni Zelanda, 1922′de Avustralasya Tenis Birliği’nden ayrılınca turnuva Tennis Australia’ya kaldı. 1927′de de turnuvanın adı The Australian Championships olarak değiştirildi.

1922, bayanlar mücadelesinin de başladığı sezon oldu. Margareth Molesworth ile Esna Boyd ile oynadığı finali 6-3 ve 10-8′lik setlerle kazanarak zafere ulaştı.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , ,

Haz 22

Mesothelioma

Bir doğal silikat minerali olan asbestin ısıyı iletmemesi yüzünden insanlar ile birlikteliği eski çağlarda başlamıştır. On dokuzuncu yüz yılın ikinci yarısından sonraki endüstri devriminde, ısı, elektrik, sürtünme ve asitlere dayanıklı olması yüzünden bir çok işyerlerinde kullanıldığı için “sihirli mineral” olarak anılırken, yirminci yüz yılın ikinci yarısından sonra karsinojenik olması ortaya çıkınca, ismi “öldürücü toz” olmuştur.

Asbest fizik yapı olarak düz (amphibol) ve eğri lifli (chrysotile) iki türü vardır. Amphibol asbestin, kimyasal yapısına göre, crocidolite (mavi asbest), amosite (kahverengi asbest), tremolite, anthophollite ve actinolite çeşitleri vardır. Endüstride en çok kullanılan chrysotile , crocidolite ve amosite cinsleriydi. Bunlardan sağlık için en tehlikelileri olan crocidolite ve amosite’nin kullanılışı bir çok ülkelerde yasaklanmıştır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Haz 17

Beden eğitimi

Beden eğitimi, eğitimin, insanın beden sağlığını ve becerilerini geliştirmeye yönelik dalına denir. Beden eğitimi, insanın zihinsel eğitim kadar bedensel eğitime gereksinmesi olduğu düşüncesine dayanır. Beden eğitiminin geçmişi, uygarlıklar tarihi kadar eskidir. Günümüzden yaklaşık 2.400 yıl önce yaşamış olan Yunanlı filozof Platon’un “Gerçek müzisyen ve sanatçı, müzikle cimnastiği en doğru oranlarda birleştirebilen kişidir” sözleri, Eski Yunan’da beden eğitimine verilen önemi gösterir.

Eskiçağlarda beden eğitime verilen bu önem, sonraki yüzyıllarda unutuldu. Zihinsel eğitimin beden eğitimiyle ilişkisi göz ardı edildi. Beden eğitimine yeniden dikkat çeken kişi, 18. yüzyılda Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau oldu. Rousseau, Emil (Émile ou, de l’éducation; 1762) adlı yapıtında beden eğitiminin okul dersleri arasına girmesi gerektiği görüşünü savundu. Okullarda beden eğitimi derslerini koyan ilk ülke ise 1814′te Danimarka oldu. Daha sonra Danimarka’yı başka ülkeler izledi. Bugün, ilköğretimin zorunlu olduğu hemen bütün ülkelerde beden eğitimi ders programında yer alır.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,