May 20

abdulhamit

1908 yılına gelindiğinde cemiyet epeyce güçlenmiş durumdaydı. Fakat ortada bir ihtilal havası yoktu. Abdülhamit’in hafiye teşkilatı cemiyete yönelik çalışmalar içindeydi. Cemiyet bundan dolayı panik içerisindeydi. Cemiyetin geleceği için bu hafiyelerin öldürülmesine karar verildi. İlk olarak da Albay Nazım seçildi ve 11 Haziranda vuruldu, fakat ölmedi.

Yine aynı gün Rus Çarı ve İngiltere kralı Makedonya’nın geleceği için Reval’de buluştular. Bu cemiyette büyük bir etki yaptı. Çünkü cemiyetteki subaylar ülkeye dışardan bir müdahale yapılmasına karşı idiler. İlk olarak 3 Temmuz günü Niyazi bey; asker, sivil ve başıbozuklardan oluşan 200 kişilik bir kuvvetle garnizonlardaki silah ve cephaneyi alarak dağa çıktı. Cemiyet başlangıçta temkinli davrandı ve isyana katılmadı. Niyazi bey yanına sivilleri de almıştı.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 19

eski-fransa-haritasi

14 Temmuz 1789 yılında Paris halkı ayaklandı ve Bastille hapishanesini basarak siyasi mahkumları serbest bıraktılar. Aynı yılın AÄŸustos ayında meclis “VatandaÅŸ ve insan hakları Beyannamesi’ni yayınladı.

Eylül 1792′de Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetin kurulması Avrupa monarÅŸilerini korkuya düşürdü ve baÅŸta İngiltere olmak üzere Fransa beÅŸ devletle savaÅŸmak zorunda kaldı.

1799 yılında general Napolyon Bonapart idareyi ele geçirdi ve tek söz sahibi oldu. Kısa zamanda hem askeri alanda, hem sivil idarede baÅŸarılar gösterdi. 1804′te Fransa İmparatoru ilan edildi.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 18

abdulhamid

Hükümdarın başında bulunduğu bir  yürütme organı ile halkın seçtiği parlamentonun yasam yetkisini kullandığı, kuvvetler ayrılığı sistemine dayanan bir yönetim şeklidir. Hükümdarın yetkileri anayasa ile sınırlandırılmıştır.

Birinci Meşrutiyet, Osmanlı devletinde padişah yetkilerinin ve yönetiminin Anayasa (Kanun-u Esasi ) ile belirlendiği bir dönemdir.(23 Aralık 1876-13 Şubat 1978).

Avrupa’yı takından gören Türk aydınları, devletin gidişini beğenmiyorlar, yapılan yenilikleri yeterli görmüyorlardı. Bunlar, Avrupa devletlerinde olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğunda halkın devlet işlerini denetleyebileceği meşrutiyet yönetimi kurulursa, durumun düzeleceği kanısında idiler. Bu yolda çaba gösterenlerin başında Namık Kemal ve Ziya Paşa bulunuyordu. Namık Kemal, Ziya Paşa ve arkadaşlarına Genç Osmanlılar denildi.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 24

neptunyum

Uranyumun nötronlarla bombardımanından yapay olarak elde edilen, atom numarası 93, atom ağırlığı 239 olan, radyoaktif bir element.

Neptünyum’dan enerji üretilebilir mi ?

Neptünyum konusunda, konunun bilimsel yanı incelenmeden toplumu yanıltabilecek ve fikir karışıklığına yol açabilecek bir takım iddialara şahit olmaktayız. Özellikle ülkemizin içinde bulunduğu zor ekonomik şartlar doğal kaynaklarımıza yönelişi arttırmakta ve bu kaynakların ne şekilde değerlendirilebileceği konusunda değişik çözüm önerileri gündemi işgal etmektedir. Maalesef bu önerilerin bazıları, Neptünyum örneğinde olduğu gibi, makul çözümler olmaktan bir hayli uzaktır.

Diğer yandan bir metanın ekonomik girdi sağlayabilecek nitelikte olabilmesi için öncelikle bu metanın ülkemizde mevcut olması ve ayrıca bu metanın, ülke ve dünya pazarındaki belirli bir talep düzeyine sahip olması gerekmektedir. Bu bilgi notunda Neptünyum ile ilgili gerçekler anlatılmaya çalışılmaktadır.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 14

ermenistan

Osmanlı devleti zayıflamaya baÅŸlayıp, hemen her konuda Avrupa’nın müdahalesine maruz kalınca, Türk – Ermeni iliÅŸkilerinde de bir bozulma devri baÅŸlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı devleti’ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaÅŸabilmek için Ermeniler’i Türk toplumundan koparmayı hedeflemiÅŸlerdir.

Özellikle Avrupa’nın bazı büyük devletleri “ıslahat” adı altında bir yandan Osmanlı devleti’nin iç iÅŸlerine karışırken, bir yandan da Ermeniler’i, Osmanlı yönetimi’ne karşı teÅŸkilatlandırmışlardır.
Böylece ülke içinde ve dışında teÅŸkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni kiliseleri’nin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaÅŸ yavaÅŸ Türkler’den uzaklaÅŸmaya baÅŸlamıştır.

Türkler’in iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle ittifak etmek suretiyle Türkler’le mücadeleye baÅŸlayan Ermeniler, batı’nın desteÄŸini alabilmek için kendilerini “ezilen bir toplum” olarak göstermeye ve “Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türkler’in gasp ettiÄŸi”ni dile getirmeye baÅŸlamışlardır.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Åžub 25

mu-uygarligi

Batık Mu kıtası ve Mu uygarlığı hakkındaki bilgilerin çok büyük bir bölümü, 19. yüzyılda yaÅŸamış olan İngiliz araÅŸtırmacı James Churchward’ın incelemeleri neticesinde gün yüzüne çıkmıştır.

İngiliz silahlı kuvvetlerinde albay olan Churchward, 1880′li yıllarda Hindistan ve Tibet’te görevle bulunduÄŸu sıralarda bu kıta hakındaki ilk bilgileri edinmiÅŸ, emekliliÄŸinden sonra da Orta Amerika’da araÅŸtırmalarını tamamlayarak bu batık uygariık hakkında beÅŸ eser yazmıştır.

Churcward’ın kaynakları, Batı Tibet’te bir mabette, bu mabedin baÅŸrahibi tarafından kendisine verilen “Naacal Tabletleri” ile, Amerikalı Jeolog William Niven’in 1921-23 yılları arasında Meksika’da ortaya çıkardığı tabletler olmuÅŸtur.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,