AÄŸu 25

Bu konuda çok ileri gidilirse ölüme yol açabilecek zehirlenmeler bile olabilir. Fakat havuçtan zehirlenme olayı o kadar azdır ki, patatesin yeşillenmiş kısmının yaratabileceği zehirlenmenin yanında değerlendirmeye bile alınmaz.

Havuç, kökü yenilen otsu bir bitkidir. İlk olarak bundan 3 000 yıl kadar önce Orta Asya’da Afganistan dolaylarında yetiÅŸtirilmiÅŸ, buradan da OrtadoÄŸu yoluyla dünyaya dağılmıştır. Aslı yol kenarlarında, kıraç yerlerde yetiÅŸen yabani havuçtur.

İlk havuçların renklen turuncu deÄŸildi. Beyaz, pembe ve sarı idiler. Turuncu veya kırmızımsı havuçlar 1600′lü yıllarda Hollandalılar tarafından geliÅŸtirilmiÅŸlerdir. Günümüzde tüketilen havuçların hemen hemen tümü Hollanda kökenlidir. Beyaz ve sarı renkteki havuçlar yem olarak kullanılırlar.

Çok besleyicidir. ÇiÄŸ veya piÅŸmiÅŸ olarak yenilebilir. İçinde yüzde 9 karbon hidrat ve karoten denilen boya maddesi bulunur. Bu boya maddesi, rengi san ve turuncu olan bütün meyve ve sebzelerde bulunur. Bunlar yenildiÄŸinde vücudumuz karoteni A-vitaminine çevirir. Bir adet havuç vücudumuzun günlük A-vitamini ihtiyacının yüzde 220′sini karşılar. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Åžub 06

Barbitürik yaklaşık olarak altmış yıl önce keşfedilmişler ve tıpta geniş bir uygulama alanı bulmuşlardır. Ağız yoluyla alındıkları zaman bağırsak duvarından hızla emilen barbitüratlar, damar ya da kas içine şırınga edildiklerinde etkilerini daha büyük bir hızla gösterirler. Vücutta büyük bir hızla yayılan bu maddeler beyne ve gebelerde dölüte kadar ulaşabilirler.

Barbitüratların parçalanarak etkilerinin bozulması karaciÄŸerde gerçekleÅŸir. Parçalandıktan sonra boÅŸaltım sistemi aracılığıyla vücuttan dışa atılırlar. Merkezi sinir sistemi üstünde yavaÅŸlatıcı bir etkiye sahip oldukları için uyuÅŸturucu ve uyku saÄŸlayıcı olarak kullanılan barbitüratlar, aÄŸrı kesici etkiye sahip olmadıklarından sancının yol açtığı uykusuzlukta yararlı olmazlar. Etki sürelerine göre kısa, orta ve uzun etkili diye üç ana bölüme ayrılırlar. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 07

Doku Bilimi (İngilizce Histology, histoloji), bitki ve hayvan dokularının bileşimini ve yapısını özelleşmiş işlevleriyle bağlantılı olarak inceleyen bilim dalıdır. Doku biliminin temel amacı dokuların hücre ve hücreler arası maddelerden organlara dek tüm yapı aşamalardaki düzenini saptamaktır.

Mikroskobik anatomi olarak da tanımlanabilir. Doku alımı cerrahi, biyopsi veya otopsi (veya nekropsi, hayvansal dokular için) yollarıyla gerçekleÅŸtirilir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

May 06

Stetoskop, vücut içinde oluşan sesleri dinlemek için kullanılan tıbbi bir cihazdır. Stetoskop genelde üç ana kısımdan meydana gelir;

Diyafram,
Tüp (elastik boru şeklinde)
Kulaklık

Bazı stetoskoplarda ayrıca çan denilen ve alçak perdeden sesleri yükseltmeye yarayan bir kısım da bulunur. Diyafram, stetoskobun tüp kısmının ucunda bulunan ve dinlenmek istenen bölgeye değdirilen yassı koni şeklinde bir parçadır. Bu parçanın içinde ortamdan yalıtılmış bir zar vardır.

Yüzeydeki sesle titreyen zar konik parça içindeki havaya basınç uygular ve bu basınç tüp içinden kulaklığa kadar ulaşır ve uygun yapıdaki kulaklık parçaları, sesi kulak içine yayar. Basit bir mantıkla çalışan stetoskop, bir nevi mekanik yükselticidir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Nis 20

Böbrekler, omurgalılarda  bulunan fasulye  biçiminde boşaltım organlarıdır. 10 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir.

Nefroloji, adını Yunanca “böbrek” anlamına gelen nephros sözcüğünden alır. Böbrek(ler) ile ilgili anlamında kullanılan renal  sözcüğü ise Latince renalis sözcüğünden gelir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur.

Anatomi

İnsanlarda, böbrekler karın bölgesinin arka bölümünde, bir baÅŸka deyiÅŸle karınzarı arkası (retroperitonal) bölgesinde yer alırlar.  İki tane bulunan (çoÄŸu insanda tek böbrek bulunabilmektedir, ve bu insanlar bunun ayrımına varmadan saÄŸlıklı bir yaÅŸam sürdürebilirler) böbreklerden saÄŸda olanı diyaframın hemen altında, ve karaciÄŸerin  arkasında (posterior), solda olanı ise diyaframın altında ve dalağın arkasında yer almaktadır. Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır. Böbreklerin konumları bakımından bakışımsız olmalarının nedeni karın boÅŸluÄŸunda büyük bir yer kaplayan karaciÄŸerin, saÄŸda bulunan böbreÄŸin soldakine göre 1-2 santimetre daha aÅŸağı bir konumda (inferior) bulunmasına neden olmasıdır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Nis 19

Mide, büyük miktarda yiyeceklerin geçici olarak depolandığı organdır. Rahatlıkla 1.5 litre sıvıyı içinde tutabildiği gibi, maksimum 4 litre sıvı tutma kapasitesi vardır.

Midenin 3 ana bölümü vardır:

1-Fundus,
2-Kardia
3- Korpus (gövde) ve
4-Antrum (midenin son bölümü)

Mide, içine giren yiyeceklerin kimyasal ve fiziksel olarak parçalandığı bir yerdir. Mide içini örten ve Mukoza denilen örtü dokudan sindirim sıvıları salgılanır. Mide içinde yiyecek varsa, her 20 saniyede bir dalgalar meydana getirerek sıvı ile katıyı birbirine karıştırır (Kimus). Sonuçta krem kıvamında yarı sıvı bir materyel meydana gelir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,