<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>buzlu.org &#187; saat</title>
	<atom:link href="http://www.buzlu.org/benzer/saat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buzlu.org</link>
	<description>bilgi mi aradın, doğru yerdesin...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 19:32:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Astronomi Tarihi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 12:13:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2855</guid>
		<description><![CDATA[Eski çağların en büyük astronomları, İÖ 7. yüzyıldan sonra Babil ve Mısır astronomisinin bütün mirasına konan Eski Yunanlılar arasından yetişti. Bu bilginler &#8221; durağan &#8221; yıldızların (birbirlerine göre konumları değişmeyen yıldızların) doğuş ve batışlarını saptadıkları gibi, gökyüzünde &#8221; gezen &#8221; , yani durağan yıldızlara göre sürekli yer değiştiren beş tane de parlak gökcismi gözlemlediler. Eskiden [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2856" title="astronomi" src="http://www.buzlu.org/images/2009/02/astronomi.jpg" alt="astronomi" width="288" height="216" /></p>
<p>Eski çağların en büyük astronomları, İÖ 7. yüzyıldan sonra Babil ve Mısır astronomisinin bütün mirasına konan Eski Yunanlılar arasından yetişti.<br />
Bu bilginler &#8221; durağan &#8221; yıldızların (birbirlerine göre konumları değişmeyen yıldızların) doğuş ve batışlarını saptadıkları gibi, gökyüzünde &#8221; gezen &#8221; , yani durağan yıldızlara göre sürekli yer değiştiren beş tane de parlak gökcismi gözlemlediler.</p>
<p>Eskiden Yunanca&#8217;dan türetilmiş planet sözcüğüyle anılan bu gezegenler aslında kendi ışığı olmayan, ama Güneş ışınlarını yansıttıkları için parlak görünen gökcisimleridir. Dünya&#8217;mız da Yunanlılar Güneş Sistemi&#8217;ndeki dokuz gezegenden yalnızca beşini biliyorlardı: Merkür, Venüs, Mars (Merih) , Jüpiter ve Satürn.<br />
<span id="more-2855"></span><br />
Eski Yunan&#8217;ın ilk büyük astronomi bilginlerinden Miletli Thales (İÖ yaklaşık 624-546) Ay ve Güneş tutulmalarının zamanını önceden saptamayı başarmış, ama tutulmaların nasıl gerçekleştiğini açıklayamamıştı.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Bu bilgin Dünya&#8217;nın bir tepsi gibi düz olduğuna ve su üstünde yüzdüğüne inanıyordu. İÖ 6. yüzyılda yaşamış olan Sisamlı Pisagor, o çağdaki meslektaşlarının çoğu gibi hem astronom hem de ünlü bir matematikçiydi.</p>
<p>Pisagor&#8217;a göre Dünya yuvarlak, daha doğrusu küre biçimindeydi ve evrenin merkezinde hareketsizdi; Güneş, yıldızlar ve gezegenler de onun çevresinde dolanıyordu. İÖ 3. yüzyılda gene Sisam (Samos) Adası&#8217;nda yetişmiş olan Aristarkhos, Güneş&#8217;in Dünya&#8217;nın çevresinde değil, tam tersine Dünya&#8217;nın Güneş&#8217;in çevresinde döndüğünü söyleyen ilk astronomlardan biri oldu.</p>
<p>O zamanlar hiç kimsenin inanmadığı bu savıyla gerçeği yakalayan Aristarkhos, Dünya&#8217;nın Güneş&#8217;e olan uzaklığını hesaplarken aynı başarıyı gösteremedi. Güneş&#8217;in Dünya&#8217;ya uzaklığını Ay ile Dünya arasındaki uzaklığın 20 katı olarak hesaplamıştı; oysa Güneş Dünya&#8217;mıza Ay&#8217;dan 400 kat daha uzaktadır.</p>
<p>Eski Yunan&#8217;ın en büyük astronomlarından biri İÖ 2. yüzyılda yaşamış olan Hipparkhos&#8217;tu. Trigonometri denen matematik dalını kuran bu bilgin, geliştirdiği trigonometri yöntemleriyle pek çok yıldızın konumunu belirledi. 850 kadar yıldızı kapsayan bir katalog hazırlayarak, bu yıldızları parlaklığına göre altı sınıfa ayırdı. Hipparkhos&#8217;un bu sınıflandırması bugünkü astronomların kullandıkları sistemin temelini oluşturur.</p>
<p>Parlaklığı birinci dereceden ya da &#8221; kadir &#8221; &#8216;den olan yıldızlar uzun süre gökyüzünün en parlak yıldızları sayıldı. Ama çağımızda bu değerler yeniden gözden geçirildiğinde, parlaklığı sıfırın altındaki eksi kadirlerle ölçülen birçok yıldız olduğu anlaşıldı. Çıplak gözle belli belirsiz görülebilen en sönük yıldızlar ise altıncı kadirdendir.</p>
<p>Eski Yunanlı astronomların son büyük temsilcisi olan Klaudios Ptolemaios ya da Arapça&#8217;dan dilimize geçen adıyla Batlamyus, İS 2. yüzyılda Mısır&#8217;daki İskenderiye kentinde yaşadı. Pisagor gibi o da Dünya&#8217;nın evrenin merkezinde hareketsiz durduğuna ve yıldızların Dünya&#8217;nın çevresinde dairesel yörüngeler çizerek döndüğüne inanıyordu.</p>
<p>Batlamyus&#8217;a göre, Güneş&#8217;in ve gezegenlerin Dünya&#8217;nın çevresinde dolanırken çizdikleri bu yörüngeler basit birer çember olamazdı; çünkü gezegenler arada bir yörüngeleri üzerinde geriye dönüyormuş gibi görünüyordu. Batlamyus bunu açıklamak için &#8221; ilmek &#8221; kavramını ortaya attı.</p>
<p>Bu karmaşık sisteme göre her gezegen, Dünya&#8217;yı merkez alan büyük bir çemberin çevresinde daha küçük çemberler çizerek dolanıyordu. Aynı zamanda küçük çemberlerin merkezleri büyük çemberin üstünde batıdan doğuya doğru kayarak ilerlediği için ilmek denen eğriler çiziyordu.</p>
<p>Batlamyus bu evren modelini &#8221; Matematik Derlemesi &#8221; adlı kitabında açıkladı.İS 2. ve 14. yüzyıllar arasında bu bilim yalnızca Arap astronomların katkılarıyla gelişti. Batlamyus&#8217;un çalışmalarını kendi incelemeleriyle geliştiren Araplar, bu ünlü astronomun kitabını el-Mecisti adıyla Arapça&#8217;ya çevirdiler.</p>
<p>Bu çeviri bütün dünyanın ilgisini çekti ve yapıt Almagest adıyla anılır oldu. Parlak yıldızların bugünkü adları da Araplardan kalmadır. Astronomideki Eski Yunan geleneğini ve bilgi birikimini 8. ve 15. yüzyıllar arasında İspanya&#8217;daki Mağribiler aracılığıyla Avrupa&#8217;ya taşıyan da gene Araplar oldu.</p>
<p>Çağdaş astronomi Polonyalı bilgin Mikolaj Kopernik (1473-1543) ile başladı. Dünya&#8217;nın hem Güneş&#8217;in çevresinde dolandığını, hem de 24 saatte bir kendi ekseni çevresinde döndüğünü saptayan Kopernik bu bulgularını &#8221; Gökyüzü Kürelerinin Dönmesi Üzerine &#8221; adlı ünlü kitabında açıkladı.</p>
<p>Kopernik yalnız Dünya&#8217;nın değil bütün gezegenlerin Güneş&#8217;in çevresinde dolandığını belirtti. Dairesel yörüngeler üzerindeki bu dolanımı Batlamyus&#8217;un ilmek modelinden daha iyi açıklamış, ama tam doğruya varamamıştı. Kopernik&#8217;in görüşleri uzun süre benimsenmedi ve insanların yaşadığı Dünya&#8217;yı bütün evrenin merkezi olarak gösteren Batlamyus modeli 17. yüzyılda bile egemenliğini sürdürdü.</p>
<p>Danimarkalı bir soylu ve çok titiz bir gözlemci olan Tycho, gezegenlerin hareketlerini kendisinden önceki bütün astronomlardan daha doğru olarak gözlemledi. Kepler de bu gözlemlerden yola çıkarak Güneş Sistemi için yeni bir model geliştirdi. Kepler&#8217;in modeli gezegenlerin hareketine ilişkin üç yasaya dayanıyordu.</p>
<p>Bilgin bunlardan ilk ikisini 1609&#8242;da, üçüncüsünü ise 1618&#8242;de açıkladı. Yörüngeler yasası denen 1. yasaya göre gezegenler Güneş&#8217;in çevresinde çember değil, hafifçe basık elips biçiminde yörüngeler çizerek dolanır; Güneş de bu elipsin odaklarından birinde yer alır. Alanlar yasası denen 2. yasaya göre bir gezegenin dönme hızı, yörünge üzerinde bulunduğu noktaya bağlı olarak değişir; gezegenlerin hareketi Güneş&#8217;e en yakın oldukları noktada (günberi noktası) en hızlı, en uzak oldukları noktada (günöte noktası) en yavaştır.</p>
<p>Dolanım süreleri yasası (3. yasa) ise, iki gezegenin dolanım sürelerinin karelerinin birbirine oranı ile bu gezegenlerin Güneş&#8217;e olan ortalama uzaklıklarının küplerinin birbirine oranının eşit olduğunu belirtir. Bu yasaya göre, gezegenlerden birinin Güneş&#8217;e olan ortalama uzaklığı ve dolanım süresi ile ikinci bir gezegenin dolanım süresi bilinirse, bu gezegenin Güneş&#8217;e olan ortalama uzaklığı hesaplanabilir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
1969&#8242;da Ay&#8217;a ayak basan iki ABD&#8217;li astronotla insanoğlu ilk kez Dünya dışındaki bir gökcismine ulaşıp araştırma ve gözlem yapmayı başarmıştı.</p>
<p>1970&#8242;lerde de sürdürülen bu Ay yolculuklarında önemli bilimsel deneyler yapıldı ve Dünya&#8217;ya Ay taşlarından örnekler getirildi. 1980&#8242;lerin sonlarında ise Merkür&#8217;den Neptün&#8217;e kadar uzanan gezegenler insansız araştırma uydularıyla incelendi. Güneş Sistemi konusunda elde edinilen bugünkü bilgilerin çok büyük bir bölümünü bu uzay araçlarına borçluyuz.</p>
<p>Ama Güneş Sistemi&#8217;nin ötesindeki gökcisimlerini inceleyecek astronomların güvenebilecekleri tek aygıt, eskiden olduğu gibi gene teleskoptur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fastronomi-tarihi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/&amp;text=Astronomi Tarihi&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/&amp;t=Astronomi Tarihi">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/&amp;title=Astronomi Tarihi&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fastronomi-tarihi%2F&name=buzlu.org&description=Astronomi+Tarihi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/astronomi-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marul ve marul yetiştiriciliği</title>
		<link>http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2009 14:40:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım ve Hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[marul yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[tarım ve hayvancılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2800</guid>
		<description><![CDATA[TOPRAK İSTEKLERİ Marul pek çok toprak tipinde yetişebildiği halde, en kaliteli ürün: organik maddesi fazla, nem tutma kapasitesi yüksek ve drenajı iyi, derin tınlı topraklardan alınır. GÜBRELEME Çiftlik gübresi toprağın fiziksel yapısını düzeltmek için kullanılan değerli bir maddedir. Bu gübrenin tuz ihtiva etmemesine, yanmış olmasına dikkat edilmelidir. Dekara 2-5 ton kullanılabilir. Toprak PH&#8217;sı 6,5-7,5 arasında [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2801" title="marul" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/marul.jpg" alt="marul" width="278" height="249" /></p>
<p><strong>TOPRAK İSTEKLERİ</strong><br />
Marul pek çok toprak tipinde yetişebildiği halde, en kaliteli ürün: organik maddesi fazla, nem tutma kapasitesi yüksek ve drenajı iyi, derin tınlı topraklardan alınır.</p>
<p><strong>GÜBRELEME</strong><br />
Çiftlik gübresi toprağın fiziksel yapısını düzeltmek için kullanılan değerli bir maddedir. Bu gübrenin tuz ihtiva etmemesine, yanmış olmasına dikkat edilmelidir. Dekara 2-5 ton kullanılabilir.<br />
Toprak PH&#8217;sı 6,5-7,5 arasında olabilir.<br />
<span id="more-2800"></span><br />
Düşük PH&#8217;h topraklarda kireçleme yapılmalıdır. Zira bu tıp topraklarda kaliteli ürün alınamaz ve magnezyum noksanlığı görülür. Magnezyum eksikliğinin tipik belirtisi yaşlı yapraklarda sarı noktalardır. Azot noksanlığında ise büyüme yavaşlar, renk bozulur. Aşın azot gübrelemesi yapraklarda yanıklıklara ve hasattan sonra ürünün çabuk solmasına neden olur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Fosfor noksanlığı, demir ve kalsiyumca zengin topraklarda sıkça görülür. Sonuçta, başlar gevşek ve küçük kalır.<br />
Saf madde olarak: 8 Kg/da azot, 6 Kg/da fosfor ve 6 Kg/da potasyum tavsiyesi, toprak analizleriyle birlikte dikkate alınmalıdır.</p>
<p><strong>TOHUM EKİMİ VE DİKİM</strong><br />
Tohum ekim zamanı yetiştiricilik yapılmak istenen zamana göre ayarlanabilir. Geç sonbahar ve kış<br />
yetiştiriciliği için tarlaya dikim yapılmak istenen zamandan yaklaşık 45 gün önce; yaz ekimlerinde ise 20 gün önce soğuk yastıklara tohum ekimi yapılmalıdır.</p>
<p>Tohumların en iyi çimlenme sıcaklığı 15-18° C&#8217;dir. Düşük sıcaklıklarda homojen çıkış elde edilemezken; nötr çeşitlerin dışında, 25-30° C gibi yüksek sıcaklık derecelerinde hiç çimlenme elde edilemez.</p>
<p>Dikim, fideler 4 yapraklı olunca, çeşidin büyüklüğüne bağlı olarak 30-40 cm sıra arası, 20-30 cm sıra üzen mesafe ile yapılır. Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.</p>
<p><strong>SULAMA</strong><br />
Marul, büyüme periyodu boyunca aynı miktarda toprak nemini, yetiştiği ortamda bulmak ister.<br />
Tarlaya dikimden sonra eğer yağış mevsimi değilse, en geç 12 gün içersinde «ulama yapılmalıdır. Baş bağlama devresinin başından hasat sonuna kadar sulama aralıkları 8 günden daha uzun olmamalıdır.</p>
<p>Çok sıcak havalarda sulama, mutlaka sabah erken saatlerde yapılmalıdır. Aksi halde fizyolojik hastalıklara yakalanma olasılığı artar.</p>
<p><strong>HASAT</strong><br />
Marul genelde elle hasat edilir. Hasat edilecek ürünü belirlemek tamamen deneyim işidir. Yetiştiricilik ürünün iklim isteklerine tamamen uygun şartlarda ve doğru ekim zamanında yapılıyorsa, çeşidin tipik özelliklerini sergilemesi beklenebilir. Bunlar: en, boy, göbek yapıp yapmadığı vs gibi özelliklerdir.</p>
<p>Sıcak havalarda hasat edilen ürün çabuk solar, kalitesi düşük olur. Bu nedenle hasadın günün erken saatlerinde yapılması uygun olur.</p>
<p><strong>ÇEŞİTLER</strong><br />
Marul, form zenginliği en fazla olan sebzelerden biridir. Mevcut marul çeşitlerini pratik açıdan dört ana gruba ayırmak olasıdır:<br />
1. Buz salataları<br />
2. Yağlık salatalar<br />
3. Romen salataları<br />
4. Yaprak salatalar<br />
Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde tohum üretimi yapılan çeşitler ve özellikleri şunlardır:</p>
<p><strong>YEDİKULE-44</strong><br />
Romen salataları grubundandır.<br />
Hasat edilecek mevsime bağlı olarak, Ege Bölgesi şartlarında 15 Ağustos-15 Aralık arasında tohum ekimi yapılabilir.<br />
Fide devresinde, olgun devreye kıyasla, soğuğa daha dayanıklıdır.<br />
Yeşil, orta sert yapraklı, dik büyüme özeîliğindedir.<br />
Bağlanmadan göbek yapabilir.<br />
Menemen koşullarında ortalama baş ağırlığı 800 g&#8217;dır.<br />
Sıcağa fazla dayanıklı değildir.<br />
Dikim sezonuna bağlı olarak hasada gelme süresi yaklaşık olarak 100 gündür.<br />
Hasattan sonra solma hızı düşüktür.</p>
<p><strong>YEDİKÜLE-5701</strong><br />
Romen salataları grubundandır.<br />
Hasat edilecek mevsime bağlı olarak, Ege Bölgesi şartlarında 15 Ağustos -15 Aralık arasında tohum ekimi yapılabilir.<br />
Yapraklan uzun, sanmtırak yeşil, ince, narin ve gevrektir.<br />
Yaprak damarlan ince, yüzeyi kabarcıklı, kenarlan dalgalı ve hafif dişlidir.<br />
Menemen koşullarında ortalama baş ağırlığı 1000 g&#8217;dır.<br />
Dikim sezonuna bağlı olarak hasada gelme süresi yaklaşık olarak 100 gündür.<br />
Hasattan sonra solma hızı düşüktür.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>ŞEMİKLER</strong><br />
Kıvırcık göbekli salatalardandır.<br />
Kıvırcık, çok dalgalı, hafif sert yapraklan vardır.<br />
Yaprakların gövde ile bağlantısı kuvvetlidir, çok kolay kırılmaz.<br />
Sıkı başlıdır.<br />
Menemen koşullarında ortalama baş ağırlığı 500 g&#8217;dır.<br />
Sıcağa fazla duyarlı değildir.<br />
Hasada gelme süresi 85 gündür.<br />
Tam olgunlaşmadan da kıvırcık salata olarak hasat edilebilir.<br />
Tarn olgunlukta hasat edilen başlarda solma hızı düşüktür.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fmarul-ve-marul-yetistiriciligi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/&amp;text=Marul ve marul yetiştiriciliği&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/&amp;t=Marul ve marul yetiştiriciliği">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/&amp;title=Marul ve marul yetiştiriciliği&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fmarul-ve-marul-yetistiriciligi%2F&name=buzlu.org&description=Marul+ve+marul+yeti%C5%9Ftiricili%C4%9Fi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/marul-ve-marul-yetistiriciligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Salatalık  ve salata yetiştiriciliği</title>
		<link>http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 09:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım ve Hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2806</guid>
		<description><![CDATA[Hıyar Kabakgiller familyasından olup bir senelik ve sarılıcı karakterde bir kültür sebzesidir. Toprak nemini çok sevdiğinden kökleri oldukça yüzeysel ve çoğunlukla ilk 20-25 cm derinlikte gelişir. Seralarda askıya alınarak yetiştirildiğinden daha iyi ışıklanmayı sağlamak için budama yapılır. Bu yüzden askıya alınarak yetiştirilen hıyar bitki boyu 2 m’yi bulmaktadır. Hıyar ülkemizin çeşitli bölgelerinde seralarda da yetiştirilmektedir. [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-medium wp-image-2807" title="salatalik" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/salatalik-300x294.jpg" alt="salatalik" width="300" height="294" /></p>
<p>Hıyar Kabakgiller familyasından olup bir senelik ve sarılıcı karakterde bir kültür sebzesidir. Toprak nemini çok sevdiğinden kökleri oldukça yüzeysel ve çoğunlukla ilk 20-25 cm derinlikte gelişir. Seralarda askıya alınarak yetiştirildiğinden daha iyi ışıklanmayı sağlamak için budama yapılır. Bu yüzden askıya alınarak yetiştirilen hıyar bitki boyu 2 m’yi bulmaktadır.</p>
<p>Hıyar ülkemizin çeşitli bölgelerinde seralarda da yetiştirilmektedir. Özellikle seralarda turfanda olarak yetiştirilen hıyar pazarda oldukça yüksek fiyat bulabilmektedir. Bazı yerlerde yazlık, sera yetiştiriciliği olan yerlerde ise bütün yıl boyunca piyasada hıyar bulunmaktadır. Bu yüzden değerlendirme amaçlarına uygun çok sayıda hıyar çeşidi mevcuttur.<br />
<span id="more-2806"></span><br />
Hıyar çeşitleri öncellikle çekirdeklilik durumuna göre iki gruba ayrılır.<br />
Çekirdeksiz çeşitler<br />
Çekirdekli çeşitler</p>
<p>Diğer yandan yetiştirme yerleri ve değerlendirme şekillerine göre de gruplandırılırlar.<br />
I- Sera Çeşitleri<br />
Sofralık Çeşitler: Bittex, Standex, Orion, Melior, Green spott, Spot Resistent<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Turşuluk Çeşitler: Hokus, Nimbus, Argus.<br />
II-Tarlada Yetiştirilen Çeşitler<br />
Sofralık Çeşitler: Bu gruba Colorado, Cubit, Marketer, Submarine, Stays Green gibi Amerikan çeşitlerinin yanı sıra yurdumuzun değişik yörelerinde yetiştirilen bazı yerli çeşitler girer. Bunlar; Langa, Maltepe, Çengelköy, Dere ve Kilis hıyarıdır. Bunlardan Kilis hıyarı diğerlerine oranla daha küçük boylu, hoş kokulu ve oldukça erkencidir.</p>
<p>Turşuluk Çeşitler: Gherkin, Belair, Belmonte, Kornişon ve Rus hıyarı.</p>
<p><strong>Hıyarın İklim İsteği</strong><br />
Ilık iklim sebzesi olan hıyar soğuklara karşı çok hassastır. Sıcaklık sıfırın altına düştüğünde hemen etkilenir. Hıyar tohumlarının ekildikleri yerde iyi bir çimlenme gösterebilmesi için toprak ısısının en az 11 ° C olması gerekir.</p>
<p>Çimlenme için en elverişli toprak ısısı 11-18 ° C arasındadır. Sıcaklık yükseldikçe buna paralel olarak çimlenme hızı da artar. Yazın sıcak ve kurak devrelerde sulama yapılarak bitki su düzeni normal sınırlar içinde tutulmaz ise hem gelişimi yavaşlar hem de meyveler süratle acılaşır.</p>
<p>Bu yüzden verimden en iyi şekilde faydalanabilmek için özellikle Bölgemizde ilkbaharda soğuk tehlikesi geçer geçmez ekimi yapılmalıdır. Aksi halde ekimde gecikilirse o oranda sıcak ve kurak döneme yakalanır ve iyi bir sonuç alınmaz.</p>
<p><strong>Toprak İsteği</strong><br />
Hıyar bir çok toprak tiplerinde yetişebilmekle beraber derin su tutma kabiliyeti yüksek organik madde ve diğer bitki besin maddelerince zengin tınlı ve kumlu tınlı toprakları sever. Yüksek tuz seviyesine çok hassas olduğundan toprağın drenajı iyi ve eriyebilir tuz seviyesi düşük olmalıdır.</p>
<p><strong>YETİŞTİRME TEKNİĞİ</strong><br />
Hıyar arzu edilen hasat zamanına ve çeşit karakterine göre açıkta veya seralarda yetiştirilebilir. Açıkta veya seralarda genel olarak üç ayrı usulle yetiştirilmektedir.<br />
Tohumların yastık, kasa veya saksılara ekilerek burada yetiştirilen fidelerin daha sonra esas yerlerine dikilmesi suretiyle yetiştirme,<br />
Tohumların doğrudan doğruya açıkta yerlerine ekilmesi suretiyle yetiştirme,<br />
Seralarda askıya alınmak suretiyle yetiştirme.</p>
<p><strong>Ekim Nöbeti</strong><br />
Hıyar köklerinin toprakta genellikle ilk 20-25 cm derinlikte gelişmesinden dolayı her yıl arka arkaya aynı yerde yetiştirilmesi toprağın bu derinliğini bitki besin maddelerince fakirleştirir ve toprağın yorulmasına neden olur. Buna fırsat vermemek için değişik kök sistemine sahip bitkilere münavebede yer vermek gereklidir. Derin toprak tabakalarından faydalanabilen kavun, karpuz ve Domates gibi sebzeler ile yine kökleri derinlere inebilen pamuk gibi bitkiler münavebede diğer ürün olarak yetiştirilebilirler.</p>
<p><strong>Hıyar Yetiştiriciliği<br />
Toprak Hazırlığı</strong><br />
Toprağın ekim ve dikim için hazırlanmasında toprak karakteri, uygulanacak sulama sistemi ve yetiştirme metotları gibi faktörler göz önünde tutulmalıdır. Hıyar köklerinin rahatlıkla gelişebilmesi için toprağın iyice havalandırılmış olması gerekir. Toprak tam tavında iken işlenmelidir. Bu yüzden eğer gerekiyorsa tarlanın önce sulanması ve bunun ardından toprak tava gelir gelmez fazla gecikmeden sürülerek işlenmesi gerekir. Ayrıca keseklerin ufalanmasını ve toprak yüzeyinde bulunan çeşitli bitki artıklarının temizlenmesini sağlamak amacıyla dikkatli bir tırmıklama yapılır. Böylece hem toprak ekime ve dikime hazır hale gelir hem de sulamaların daha rahat yapılması sağlanır. Seralarda toprak hazırlığı bel ile yapılır. Daha önce dezenfekte edilen toprak uygun tavda bellenerek işlenmelidir.<br />
Topraktaki hastalık kaynaklarının yok edilmesi için ya sera toprağının üç yılda bir değiştirilmesi veya toprağın ekimden önce dezenfekte edilmesi (ilaçlanması) gerekir. Ancak sera toprağının değiştirilmesi çok zahmetli ve pahalı bir işlem olduğu için tünel yerinin değiştirilmesi ya da toprağın kimyasal maddelerle dezenfekte edilmesi daha uygun olur.<br />
En etkili dezenfeksiyon şekli toprağın göztaşı eriyiği ile ilaçlanmasıdır. Bunun için ekim veya dikimden önce %0.6’lık (100 lt suya 600 gr) göztaşı eriyiğinden 1 m2 ye 5 litre süzgeçli kova ile verilmeli, 10 dakika sonra aynı miktarda temiz su ile sulanmalıdır. Bu işlem her yıl tekrarlanmalı ve uygulamadan önce çiftlik gübresi toprağa verilmiş olmalıdır.</p>
<p><strong>Ekim ve Dikim</strong><br />
Fide yetiştirme usulü daha fazla masraflı ve daha çok emek istemekle beraber daha erken verim verir.<br />
Kaliteli fide uygun bir fide harcı, iyi bir bakım ve yetiştirme ortamı ile temin edilir. Harç hazırlanırken çiftlik gübresi-toprak ve kum, şu oranlarda olmalıdır; Orman toprağı kullanılırsa iki kısım çiftlik gübresi, iki kısım orman toprağı ve bir kısım kum, bahçe toprağı kullanılırsa 6 kısım çiftlik gübresi, üç kısım bahçe toprağı ve bir kısım kum kullanılmalıdır. Harç kullanılmadan dezenfekte edilmesi gerekir. Harcı hazırlandıktan sonra tohum ekimine geçilir.<br />
Bunun için fidelerin dışarıya çıkartılma zamanları göz önünde tutularak tohumlar yastık veya tüplere şubattan itibaren ekilir. Hıyarlar yer değiştirmeye karşı çok hassas olduklarından genellikle şaşırtma yapılmaz ve bunun içinde tohumlar yastıklara 10&#215;10 cm sıra arası ve sıra üzerinden ekilir. Çıkışı garantilemek amacıyla her ekim yerine 2-3 tohum atılmalı ve hepsi çıktıktan sonra en kuvvetli bir tanesi bırakılarak diğerleri seyreltilmelidir.<br />
Açıkta yetiştiricilik için yastık veya tüplerde yetişen fideler soğuk hava tehlikesi kalkar kalkmaz önceden işlenmiş ve hazırlanmış dar veya geniş masuralara dikilir. Hıyar için masuralar tek sıralı yetiştirmelerde 50-60 cm genişliğinde, çift sıralı yetiştirmelerde 80-120 cm genişliğinde hazırlanmalıdır. Sıra üzerinde ise toprak ve çeşidin gelişme karakterine göre fideler genellikle 40-50 cm üzerinden dikilmelidir.<br />
Seralarda dikim; fideler yastık veya tüplerden çıkartılarak daha önce açılmış çukurlara konur ve can suyu verilerek fide etrafındaki boşlukların verilen su ile dolması sağlanır. Daha sonra bu boşluklar elle veya çapayla etrafındaki toprakla doldurulur.</p>
<p>Fide yetiştirme usulünden ayrı olarak hıyar tohumlarının doğrudan tarlaya ekilmesi için ekimin ilkbahar başlarındaki don tehlikesi kalktıktan sonra Nisan ayı ortalarına kadar yapılması gerekir. Tohumların ekimden önce 1-2 gün ıslak bir bez içinde bırakılmaları tohumların daha kısa zamanda çimlenip toprak yüzüne çıkmalarını sağlar.<br />
Ekim için açılan çukurlara 2-3 cm derinliğinde olacak şekilde 3-4 tohum atılır ve çukurlar toprakla kapatılarak hafifçe bastırılır. Sıra arası ve sıra üzeri ile her bir ekim yerine bırakılacak tohum sayısına bağlı olarak dekara 250-500 gr tohum hesap edilmelidir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Gübreleme</strong><br />
Hıyar bitkisi gübreyi çok sever. Bu amaca yönelik iyi hazırlanmış çiftlik gübresinden dekara 3-6 ton vermek hem toprak verimliliğini arttırır hem de toprağı organik maddece zenginleştirir. Toprak analizi yapıldıktan sonra analiz sonuçlarına göre tarla yetiştiriciliğinde ortalama olarak 8 kg/da P2O5 karşılığı fosforlu gübre ve 10-12 kg/da N karşılığı azotlu bir gübre verilmelidir.<br />
Bölgemiz toprakları potasyumca zengin olduğundan toprak analizi sonucuna göre topraktaki kullanılabilir potasyumun 30 kg/da dan daha az olması halinde potasyumlu gübreler kullanılabilir.<br />
İlk meyve görüldükten sonra azotlu gübrelerden veya çiftlik gübresinden hazırlanmış şerbetten 1-2 defa verilmesi çok faydalıdır.<br />
Seralarda; dikimden önce 20-25 kg/da P2O5 karşılığı fosforlu gübrenin verilerek toprağa karışımı sağlanmalıdır. Azotlu gübrenin ise meyve bağlamayı olgunlaşmayı geciktirmeyecek şekilde iki veya üçe bölünerek verilmesi gerekir. İlk uygulamada 16 kg/da N, ikinci uygulamada 12 kg/da N karşılığı azotlu bir gübre verilmelidir. İlk azotlu gübre, bitkiler 3-4 yapraklı olunca seddelerin iki yanına bant şeklinde verilerek çapa ile hafifçe toprağa karıştırılmalıdır. Diğer uygulamalar 20-30 gün ara ile aynı şekilde yapılmalı, gübre bitki yapraklarına değmemelidir.</p>
<p><strong>Sulama</strong><br />
Genel bir kural olarak, suya çok duyarlı olması nedeniyle “diplerinin daima nemli bulundurulması” gereken sebzelerden biri de hıyardır. Böylece hem bitkinin iyi gelişmesi sağlanır hem de özellikle susuzluktan ileri gelen acılaşmaya fırsat verilmemiş olur. Hıyarın sulama yönünden en kritik dönemi meyve bağlama dönemidir.<br />
Fideler dikildikten sonra ilk verilen can suyundan ilk meyveler görülünceye kadarki dönemde çok olmamak koşuluyla 1-2 su verilebilir. Bu dönemde fazla sulama yapılması meyvelerin sararmasına (boğulmasına) neden olur. Bundan sonra su büyük önem kazanır ve mümkünse her 3-4 günde bir sulama yapılmalıdır. Hıyarın su isteği bir çok sebzeye göre daha kolay anlaşılır. Özellikle sabah ve akşamları hıyarın iri yapraklarının anormal pörsüme göstermesi ve aşağı doğru sarkması, ayrıca gövde ve yapraklarda tüylülüğün artması ve yaprakların küçülmesi su eksikliğini belirtir. Bu durumda zaman geçirmeden sulama yapılmalı ve sulamalar mümkünse sabahın erken saatlerinde veya akşamüstü yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Bakım Tedbirleri</strong><br />
Çapalama ile havalanması, gevşetilmesi, toprak suyunu tüketen yabancı otların yok edilmesi ve çatlakların kapatılması ile toprak nemi korunmaktadır. Bu amaçla bitki boyu 8-10 cm olunca ilk çapa yapılmalıdır. Mevcut şartlara ve bitkinin gelişim durumuna göre 2-3 hafta arayla birkaç defa çapa yapılmalıdır. Ancak hıyar kökleri toprak içerisinde genellikle yüzeysel olarak yayıldıklarından çapalama fazla derin yapılmamalıdır. Çapalama işine bitkiler bulundukları yeri tamamen örtünceye kadar devam edilmeli bundan sonra yabancı otlar görüldüğü taktirde elle çekilerek temizlenmedir. İkinci çapa ile birlikte bitkilerin daha geniş bir kök sistemi oluşturmaları ve kuvvetli gelişme gösterip iyi ürün verebilmeleri için hafifçe boğaz doldurulması yapılmalıdır. Birinci veya en geç ikinci çapa esnasında her ekim yerinde en kuvvetli bir bitki bırakılarak diğerleri seyreltilmelidir. Çapalama esnasında bitki kolları su yollarına düşmeye Hıyarın gövde ve dallarına basıldığında iletken doku zedeleneceğinden meyveler kendilerine gerekli olan suyu normal olarak alamayacaklar ve böylece gelişmeleri aksayarak acılaşma meydana gelecektir. Bunun için gelişme döneminde ve hasat zamanında bitkiler arasında gelişigüzel dolaşılmamalıdır.<br />
Sera yetiştiriciliğinde dengesiz büyümeyi önlemek, verimi devam ettirmek ve daha iyi ışıklanmayı sağlamak için bitkiler askıya alınmalı ve budanmalıdır. Budama genel olarak iki tiptir. Bunlardan biri bikinin tek gövde üzerinde büyütüldüğü sistemdir ve bitki tele varıncaya kadar yan dallar alınır. Diğerinde ise bitki gövdesi üzerinde yan dallar bırakılır ve mevsime, bitkinin büyüklüğüne bağlı olarak yan dalların değişik uzunluklarında uçları alınır.</p>
<p><strong>Hasat</strong><br />
Çeşidin erkencilik özelliği ile yetiştirme ve bakım şartlarına göre tohum ekiminden 55-70 gün sonra hasata başlanabilir. Hıyarlarda ilk hasat için en uygun zaman meyvelerin normal çeşit iriliğinin 1/3’ü veya en fazla 1/2’sini aldığı zamandır. Hasadın gecikmesiyle meyveler fazla irileşir, şekil bozulur ve pazar özelliğini kaybeder.<br />
Hasat da meyveler dala bağlanan sapından keskin bir bıçak veya makasla kesilerek toplanır. Mümkünse sabah erken saatlerde hasat yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Verim</strong><br />
Yaklaşık olarak 3.6 ile 5.5 ton/da arasında verim alınabilir.</p>
<p><strong>Maliyet</strong><br />
Eskişehir yöresi sulu koşullarında yapılan bir araştırma sonucu insan ve makine iş gücü olarak şu değerlar saptanmıştır;<br />
Hıyar tarımında 120.00 sa/da insan ve 1.89 sa/da makine iş gücüne gereksinim vardır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fsalatalik-ve-salata-yetistiriciligi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/&amp;text=Salatalık  ve salata yetiştiriciliği&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/&amp;t=Salatalık  ve salata yetiştiriciliği">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/&amp;title=Salatalık  ve salata yetiştiriciliği&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fsalatalik-ve-salata-yetistiriciligi%2F&name=buzlu.org&description=Salatal%C4%B1k++ve+salata+yeti%C5%9Ftiricili%C4%9Fi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/salatalik-ve-salata-yetistiriciligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alfa Romeo</title>
		<link>http://www.buzlu.org/alfa-romeo/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/alfa-romeo/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2009 09:50:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Otomobil ve Modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alfa Romeo]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2786</guid>
		<description><![CDATA[Alfa Romeo, 1910 yılında İtalya&#8217;nın Milan şehrinde, Milan&#8217;lı aristokrat bir aile tarafından kurulmuş olan bir otomobil üreticisidir. Özellikle 1960&#8242;lı yıllarda Avrupa&#8217;da popüler bir marka haline gelen Alfa Romeo, 1986 yılında Fiat&#8217;a katılmıştır. Kendini Fiat&#8217;a devretmiştir. Yönetim&#8217;i Fiat&#8217;ın elindedir Ürettiği spor model otomobillerle dikkat çeken Alfa Romeo, ilk zamanlar kamyon, minibüs ve troleybüs gibi çeşitli vasıtaları [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2797" title="alfa_romeo-amblem" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa_romeo-amblem.jpg" alt="alfa_romeo-amblem" width="249" height="239" /></p>
<p>Alfa Romeo, 1910 yılında İtalya&#8217;nın Milan şehrinde, Milan&#8217;lı aristokrat bir aile tarafından kurulmuş olan bir otomobil üreticisidir.<br />
Özellikle 1960&#8242;lı yıllarda Avrupa&#8217;da popüler bir marka haline gelen Alfa Romeo, 1986 yılında Fiat&#8217;a katılmıştır.</p>
<p>Kendini Fiat&#8217;a devretmiştir. Yönetim&#8217;i Fiat&#8217;ın elindedir Ürettiği spor model otomobillerle dikkat çeken Alfa Romeo, ilk zamanlar kamyon, minibüs ve troleybüs gibi çeşitli vasıtaları da üretsede daha sonra sadece binek otomobil üretmeye karar vermiştir.<span id="more-2786"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Alfa Romeo 147 </strong></p>
<p>Alfa 147, Alfa Romeo tarafından ilk olarak 2000 yılında üretilmeye başlanan küçük aile tipi otomobildir. Alfa 147, 3 kapılı ve 5 kapılı hatchback olmak üzere 2 farklı gövde stiline sahiptir. Ayrıca Alfa 147, 2001 yılında Avrupa&#8217;da yılın otomobili seçilmiştir.1,6 lt benzinli 105 ve 120 hp,2,0 lt benzinli 150 hp,1,9 lt dizel 150 hp ve 3,2 lt v6 260 hp gta modelleri mevcuttur.Alfa Romeo&#8217;nun en çok tutulan modelidir.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2792" title="alfa_romeo_147" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa_romeo_147-300x224.jpg" alt="alfa_romeo_147" width="300" height="224" /></p>
<p><strong>Alfa Romeo 156 </strong></p>
<p>Alfa 156, 1997 yılı sonunda 1998 model olarak piyasaya çıkmıştır. Değişik tasarımı ve önceki modellere göre yükselen kalitesi ile markanın yeniden dönüşünü sağlamıştır. 1.6, 2.0 ve 2.5 Litre benzinli motorlar ile üretilmiştir. 2.0 motor 155 HP güce sahip ve 100 km ye 8.6 sn de çıkıyordu. Bu sınıfta bir araç için bugün bile çok iyi bir seriliktir. 156 2005 yılında yerini 159&#8242;a bırakmıştır.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2789" title="alfa-romeo-156" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa-romeo-156-300x225.jpg" alt="alfa-romeo-156" width="300" height="225" /></p>
<p><strong>Alfa Romeo 159 </strong></p>
<p>Alfa 159, Alfa Romeo tarafından 2005 yılında üretilmeye başlanan geniş aile tipi otomobildir. Alfa 159, 4-kapılı sedan ve 5-kapılı station wagon olmak üzere 2 farklı gövde stiline sahiptir. 2006 yılında Auto Bild en iyi dizayn ödülünü alan Alfa 159, GM/Fiat Premium platformunu kullanmaktadır.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2793" title="alfa_romeo_159" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa_romeo_159-300x202.jpg" alt="alfa_romeo_159" width="300" height="202" /></p>
<p><strong>Alfa Romeo GT </strong></p>
<p>Alfa GT, Alfa Romeo tarafından Alfa Romeo Stil Merkezi ile Bertone Stil Merkezi tarafından tasarlanarak ilk olarak 2003 Geneva Motor Fuarı&#8217;nda görücüye çıkarılan ve 2004 yılında üretilmeye başlanan spor araba modelidir. Alfa GT, coupe gövde stiline sahiptir ve 2.0 petrol motoru ile 3.2 V6 petrol motoru arasında değişen motor seçeneklerine sahiptir. Bu motor tipleri arasında 1.9 MultiJet Turbodiesel motoru dikkat çekmektedir.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2795" title="alfa-romeo-gt1" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa-romeo-gt1-300x199.jpg" alt="alfa-romeo-gt1" width="300" height="199" /></p>
<p><strong>Alfa Romeo Brera </strong></p>
<p>Alfa Brera, Alfa Romeo tarafından 2005 yılında üretilmeye başlanan spor araba modelidir. Alfa Brera, ilk olarak 2002 Geneva Motor fuarında konsept bir model olarak tanıtılmıştı. Tıpkı Alfa 159&#8242;da olduğu gibi GM/Fiat Premium platformunu kullanan Alfa Brera, Coupe ve Cabriolet olmak üzere 2 farklı gövde stiline sahiptir. 2006 ve 2007 yıllarında çeşitli ödüller alan Alfa Brera, sahip olduğu şık dizaynı ve yüksek performansıyla dikkat çeken bir spor otomobildir.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2796" title="alfa-romeo-brera1" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa-romeo-brera1-300x192.jpg" alt="alfa-romeo-brera1" width="300" height="192" /></p>
<p><strong>Alfa Romeo Spider </strong></p>
<p>Alfa Spider, ilk olarak 1966 yılında Spider Duetto adı altında Battista Pininfarina tarafından tasarlanarak aynı yıl Cenevre Fuarında sergilenerek otomobil tutkunlarına tanıtıldı. Daha Sonra 1995 yılında sadece Spider adı altında asıl kimliğine bürünerek şimdiki halini almıştır. Alfa Spider, iki koltuklu üstü açık dizaynıyla spor otomobil sınıfının tüm özelliklerini yansıtmaktadır.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2790" title="alfa-romeo-brera" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa-romeo-brera-300x192.jpg" alt="alfa-romeo-brera" width="300" height="192" /></p>
<p><strong> Alfa Romeo 8C Competizione </strong></p>
<p>Alfa 8C Competizione, ilk olarak 2003 Frankfurt Motor Fuarı&#8217;nda konsept spor araba olarak gösterilmiş ve 2007 yılında Alfa Romeo tarafından üretilmeye başlanmıştır. Alfa 8C Competizione, seçenek olarak sadece 2 kapılı coupe gövde stiline sahiptir. 6 manuel vitese sahip olan 8C Competizione, maximum 292 km/saat hıza ulaşabilir ve sıfırdan yüz kilometre hıza (0-100 km/saat) 4.2 sn gibi çok kısa bir sürede çıkabilmektedir.<br />
Alfa Romeo 8C Competizione<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<img class="alignnone size-medium wp-image-2788" title="alfa-romeo-8c-competizione" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa-romeo-8c-competizione-300x203.jpg" alt="alfa-romeo-8c-competizione" width="300" height="203" /></p>
<p><strong>Alfa Mito </strong></p>
<p>Alfa Mito 2008 sonu 2009 model olarak yollara çıkacaktır. Tasaramında 8C Competizione &#8216;den izler taşmaktadır. 1.4 Benzinli 78 HP, 1.4 benzinli Turbo 155 HP, 1.6 Dizel 120 HP motor seçenkeleri mevcuttur. 4.06 mt uzuluğundadır. Mini&#8217;ye en büyük rakip olacak bir modeldir.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-2787" title="alfa-mito" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/alfa-mito-300x195.jpg" alt="alfa-mito" width="300" height="195" />
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Falfa-romeo%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/alfa-romeo/&amp;text=Alfa Romeo&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/alfa-romeo/&amp;t=Alfa Romeo">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/alfa-romeo/&amp;title=Alfa Romeo&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Falfa-romeo%2F&name=buzlu.org&description=Alfa+Romeo" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/alfa-romeo/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/alfa-romeo/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/alfa-romeo/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/alfa-romeo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Define Adası kitap özeti</title>
		<link>http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 08:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[define adası]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2737</guid>
		<description><![CDATA[Babam, annem ve ben İngiltere&#8217;nin batı sahillerinde, küçük bir kasabada, küçük bir hanı işletiyorduk. Ben, on on iki yaşlarıdayken, bir gün hana iri yarı, kir pas içinde, suratında yara izi olan, denizci birisi geldi. Hanımızı beğendiği için kalacağını, fazla yemek ve yer seçici olmadığın belirtti ve üç altını çıkartıp masanın üzerine avans olarak koydu. Bir [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2738" title="define-adasi" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/define-adasi.jpg" alt="define-adasi" width="240" height="320" /></p>
<p>Babam, annem ve ben İngiltere&#8217;nin batı sahillerinde, küçük bir kasabada, küçük bir hanı işletiyorduk.<br />
Ben, on on iki yaşlarıdayken, bir gün hana iri yarı, kir pas içinde, suratında yara izi olan, denizci birisi geldi.</p>
<p>Hanımızı beğendiği için kalacağını, fazla yemek ve yer seçici olmadığın belirtti ve üç altını çıkartıp masanın üzerine avans olarak koydu.</p>
<p>Bir gün bana, dikkatli olup, bir ayağı tahta olan bir denizciyi gördüğümde, kendisine haber verirsem, ayda dört peni kazana*cağımı söyledi. Ben de kabul ettim. O günden sonra gözümü dört açtım.</p>
<p>Akşamlan içiyor, maceralarım anlatıyor, milleti kendisini dinlemesi için zorluyordu. Müşteriler ondan çekindikleri için seslerini çıkaramryorlardı ama her geçen gün de handan çekiliyorlardı.<br />
<span id="more-2737"></span><br />
Babam, &#8220;eyvah, bu gidişle iflas edeceğiz&#8221; diyordu. Aradan aylar geçmiş olmasına rağmen handan gitmeye niyeti yok gibiydi. Bir müddet sonra ne bana, ne de babama para vermez oldu. Gün geçtikçe borcu birikiyordu.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Babamla sık sık tartışıyorlardı. Bir tartışma sırasında, babam kalp krizi geçirdi. Gelen doktor, aynı zamanda bölge polisi imiş. Kaptanın eli bıçaklı halini görünce, ona kızdı ve bir suç işlerse hapse tıkacağını belirtti. Ne hazin ki, birkaç gün sonra babam öldü.</p>
<p>Babam ölmeden birkaç gün Önce, bîr denizci gelip, &#8220;Bili bu*rada mı?&#8221; diye sordu. Tarifinden kaptanı aradığını anlamıştım. Bir müddet sonra, kaptan uzaktan görünce saklandı. Kaptan içeri girip oturduktan sonra, birden bire ortaya çıkıp, afallayan kapta*nın yanına gidip oturdu.</p>
<p>Biraz sonra karşılıklı olarak bıçaklarını çektiler ve kapıştılar. Sonra, bizim kaptan diğerini önüne katıp kovaladı, ama biraz sonra da bayılıp yere düştü. Meğer, sara nö*beti geçiriyormuş. Babamı kontrole gelen doktor onu da muayene etti ve böyle içmeye devam ederse çok yakında öleceğini söyledi.</p>
<p>Bu arada da babam öldü.<br />
Birkaç gün sonra, kör bir adam gelip, kaptanla görüştü. Git*tikten sonra, kaptan &#8220;bana altı saat süre tanıyorlar&#8221; dedi, ama birkaç dakika sonra da sarsıla sarsıla Öldü. Bu kısa süre içinde gördüğüm ikinci ölümdü.<br />
Annemle, ölünün başında bir müddet bekledikten sonra, yardım almak için köye gittik. Kaptan Flint ismini duyan, hiç kimse yanımıza yaklaşamıyordu. Mecburen, yine yalnız başımıza hana geldik. Kaptanın odasına çıkarak, sandığını açtık, gelenler olduğu için acele ile, bazı kağıtları ve paralan alıp handan çıktık. İlerde bir yere saklandık ve biraz sonra yedi sekiz kişinin ellerinde meşalelerle hanın kapısında olduklarını gördük. Sonra içeri girdi*ler. Bir müddet sonra aralarında tartışmaya, sonra da duydukları at sesleri nedeniyle kaçmaya başladılar. Sadece kör kaptan ortada kalmıştı. Hızla gelen atlılardan birisinin çarpmasıyla o da öldü. Koşa koşa annemin yanına gittim. Kadıncağız, korkusundan sin*miş kalmıştı. Beni görünce, sarılıp ağladı.<br />
Gümrükçüler, kaçanları kovaladılar. Ancak, çoktan gemile*rine atlayıp kaçmışlardı. Hana girdiğimizde, bu kadar kısa süre*de, nasıl böyle altını üstüne getirebildikleri hayret verici bir olay*dı. Gümrükçülerin başı Jack bunun sebebini öğrenmek istedikle*rinde koynumdaki muşambayı gösterdim. Hep birlikte doktorun yanına gittik. Doktor ve Jack bana iltifat ettiler ve kahraman bir çocuk olduğumu söylediler.<br />
Anlaşılan oydu ki, Kaptan Flint denen adam çok tehlikeli bir korsandı ve bir yerlere gizlemiş olduğu hazinesi vardı. O, para peşinde değil, hazinenin yerini gösteren haritanın peşinde idi. Ve bu harita, koynumdan çıkardığım muşambadaki kağıtların ara*sında idi.</p>
<p><strong>Define Adası<br />
Robert Louis Stevenson</strong></p>
<p>Şimdi hedef hazineyi bulmaktı. Ayarlanan bir gemi ile yola çıkacaktık. Hazine falan umurumda değildi. Böyle bir yolculuk yapacağım için çok heyecanlı ve sevinçliydim.</p>
<p>Nihayet, Brİstol limanından, denize açıldık. Yolculuğumuz genellikle sakin geçiyordu. Adaya varmamıza bir iki gün yolu*muz kalmıştı. Akşam vakti elma almak için girdiğim fıçının içinde iken, ayru zamanda aşçılık da yapan tek bacaklı gemici Silver geldi ve fıçının üstüne oturdu. Tam sevinçle kendisine seslenecek*tim ki başka bir gemici ile konuşmalarını duyunca vaz geçtim. Anladığım kadarıyla, bunların hepsi korsandı. Silver de bizim kaptanın korkuyla kaçtığı tek bacaklı meşhur korsandan başkası değildi. O andan sonra, gemideki birçok namuslu insanın hayatı bana bağlıydı. Fıçıdan çıkınca, hemen kaptan, kont ve doktorla bir araya geldim ve tüm duyduklarımı anlattım.</p>
<p>Adaya varınca, ben de karaya çıkanlar arasmdaydım. Ko*nuşmamıza göre Kont, doktor ve kaptan gemide kalmışlardı. Bir ara Silver ile arkadaşı Tom&#8217;un konuşmalarını duydum. Hemen saklanıp, dinledim. Tom, Silver&#8217;e karşı çıkıyordu. Bunun üzerine Silver, Tom&#8217;u bıçağıyla öldürdü. Çok korkmuştum. Hemen gö*rünmeden kaçmaya başladım. Epeyce koştuktan sonra, burada yamyam gibi bir adamla karşılaştım. Yanımda tabancam olduğu için, karşısına dikildim. Sonra, adamda benim zararsız olduğumu anlayınca konuşmaya başladık. İsmi Benjamin Gunn olan gemici, üç yıl önce burada tek başına yaşamaya mahkum edilmişti. Ona karşı bîr yakınlık duyuyordum.</p>
<p>Birden bir patlama sesi duyduk. Anlaşılan savaş başlamıştı. Hemen, Gunn&#8217;Ia beraber, limana doğru koştuk. Yolda, Gunn&#8217;la birbirimizi kaybettik. Koşa koşa limana yaklaştığımda, doktor ve kaptanın diğer gemicilerle bir arada olduklarını gördüm. Gemiyi terk etmişlerdi. Onlara gördüğüm her şeyi anlattım. Onlarda, gemiyi ele geçirecek iken, ben olmadığım için bu plandan vazge*çip, karaya çıkmışlar. Tom&#8217;un Ölüm çığlığını benim zannederek, geri dönmüş ve gemide lazım olacak ne varsa bir kayığa yükleyip, yeniden adaya çıkmışlar. Tabii, gemidekiler bunları görünce, top ateşine tutmuşlar ancak, isabet ettirememişler. Karaya çıkınca, bu sefer de karadakilerle silahlı çatışmaya girmişler. Neticede, bu kütükten eve sığınmışlardı.</p>
<p>Bir müddet sonra, Silver ve adamları yakınımıza kadar gelip, anlaşmak İstediklerini söylediler. Kaptan onlara, &#8220;Şayet teslim olursanız, hayatınızı bağışlar, sizi en yakın cezaevine bırakırım. Yoksa teker teker Öleceksiniz&#8221; dedi. Kızgınlıkla gerisin geriye gittiler. Sonra, kaptan hepimizi mevzilere yerleştirdi ve nasıl savaşacağımızı anlattı.</p>
<p>Nitekim, çok geçmeden dört bir yandan ateş etmeye başladı*lar. Hızla, bulunduğumuz yere doğru ilerliyorlardı. Artık kavga, kılıç ve tabanca ile oluyordu. Sonuçta, bizden üç, onlardan altı kişi ölmüştü.<br />
Kaptanın yarası pek ağır değildi. Doktor, onun yarasını sar*dıktan sonra, dışarı çıktı. Anladığım kadarıyla, Benjamin Gunn&#8217;u bulmaya gitmişti. Ben de, yanıma iki tabanca, mermi ve peksimet alarak, kafamdaki planı gerçekleştirmek için kimseye söylemeden dışarı çıktım. Söyleseydim, bırakmazlardı. Niyetim kıyıya kadar gitmek ve bağlı olan geminin halatlarını kesmekti. Kayığa bindim ve sessizce gemiye yaklaşıp, halatı kestim. Gemidekiler farkına varmamışlardı. Aniden, aklıma gemiye çıkıp ve onların sarhoş-hıklarından faydalanarak gemiyi ele geçirmek geldi. Bir yolunu bulup gemiye çıktığımda, ortalıklarda kimseyi göremedim. Sonra, kilere doğru ilerlerken yerde yaralı yatan Hands&#8217;ı gördüm. Belli ki, diğer korsanlar tarafından yaralanmıştı. Onunla konuşup, anlaştım. Hands&#8217;m yaralarını sardım ve onun yönlendirmesiyle gemiyi Define Adası&#8217;na doğru yönlendirerek gitmesini sağladım. Yalnız, Hands&#8217;un yüzündeki ifadeyi hiç beğenmiyordum. Nite-kim bir müddet sonra, gemimiz karaya oturduğunda, sinsice arkamdan saldırdı. Hatta beni bıçakladı da. Ben de iki tabancamı birden ateşleyerek onu öldürdüm.<br />
Yaramdan dolayı acılar içerisinde kıvranmama rağmen, ge*mide tehlike kalmadığı için rahattım. Kayalara çarptığı için yan yatmış bulunan gemiden çıktım ve yürüyerek kıyıya vardım. Amacım, kaîedekilerîn yanma varmaktı. Bizimkilere sürpriz yapmak için sessizce içeri girmiştim ki kendimi birden bire kor*sanların ortasında buldum. Korsanlar, kütükten evi ele geçirmiş*lerdi. Silver, alaycı bir şekilde &#8220;Demek döndün ha, Jack&#8221; diyordu. Bir şey vardı ki, benim diğerlerinden ayrılmış olduğumu zanne*diyorlardı. Sevindirici başka bir şey daha vardı ki, doktor, kaptan ve diğerleri ölmemiş, korsanların dediğine göre, onlarla anlaşarak her şeyi bırakıp, ayrılmışlardı.</p>
<p>Ben de, bütün gelişmeleri, geminin durumunu ve ölen adam*ları anlatarak, onlara meydan okur bir şekilde, dediklerimi yapmalarını söyledim. Bazı korsanlar üzerime saldıracaklardı ki Sİlver bırakmadı.<br />
Sonra olaylar şöyle gelişti: Hep birlikte defineyi kazmak için gittik. Kazdığımız yerde, define falan yoktu. Birisi, daha Önce, bulmuş ve götürmüştü. Silver bana bir tabanca verdi ve hazır olmamı söyledi. Nitekim biraz sonra, ağaçların arasından korsan*ların üzerine kurşun yağmaya başladı. Biraz sonra, korsanların üçü Öldürülmüş, ikisi ise kaçmıştı.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Meğer, Silver ve doktor anlaşarak planları yapmışlar. Benjamin Gunn&#8217;da bu plandaki rolünü çok güzel oynamış. Hazi*neyi oradan çıkarıp, kaldığı yere götüren de Benjamin&#8217;den başkası değilmiş.<br />
Ertesi sabah erkenden toplanma hazırlıklarına başladık. Her millitenin parası ve altını mevcuttu. Tam üç gün, paralan çuvalla*ra yerleştirrhekle geçti. Kaçan korsanların adada bırakılması, yan-lanna yiyecek ve erzak verilmesi kararlaştırıldı. Sonra da demir alarak yola koyulduk. Birkaç gün sonra güzel bir körfeze girerek, demir attık. O günün, gecesi, Silveç yanına bir miktar para da alarak gemiden kaçtı. Bir bakıma iyi de oldu.</p>
<p>Bu limanda bir hafta kaldıktan sonra, rahat bir yolculuk ya*parak Bristol&#8217;a vardık. Paralan, ve altınları aramızda paşlaştık. Ben, annemin yanma gelerek, tekrar hanı işletmeye başladık. Tabii ki artık işleri hizmetçilerimiz görüyordu.</p>
<p><strong>Define Adası<br />
Robert Louis Stevenson</strong>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdefine-adasi-kitap-ozeti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/&amp;text=Define Adası kitap özeti&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/&amp;t=Define Adası kitap özeti">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/&amp;title=Define Adası kitap özeti&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdefine-adasi-kitap-ozeti%2F&name=buzlu.org&description=Define+Adas%C4%B1+kitap+%C3%B6zeti" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/define-adasi-kitap-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dalgıçlık Sporu</title>
		<link>http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 08:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dalgıçlık]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2685</guid>
		<description><![CDATA[Su altında kalmak üzere suya dalma işidir. İnsanlar çok eski çağlardan beri değişik aparatlar kullanarak sualtında daha uzun süreler kalmayı denemiştir. M.Ö. 500 yıllarına ait resimlerde sualtında, hayvan derilerinden yapılmış tulumlar içindeki havayı soluyarak avlanan Eski Yunan dalgıçlar betimlenmiştir. Özellikle Amerika&#8217;daki kolonilerden Avrupa&#8217;ya değerli eşyalar taşıyan gemilerin, korsanların ilgi odağı haline gelip birçok geminin batırılmasıyla, [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2686" title="dalgiclik" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/dalgiclik.jpg" alt="dalgiclik" width="273" height="181" /></p>
<p>Su altında kalmak üzere suya dalma işidir.</p>
<p>İnsanlar çok eski çağlardan beri değişik aparatlar kullanarak sualtında daha uzun süreler kalmayı denemiştir. M.Ö. 500 yıllarına ait resimlerde sualtında, hayvan derilerinden yapılmış tulumlar içindeki havayı soluyarak avlanan Eski Yunan dalgıçlar betimlenmiştir.</p>
<p>Özellikle Amerika&#8217;daki kolonilerden Avrupa&#8217;ya değerli eşyalar taşıyan gemilerin, korsanların ilgi odağı haline gelip birçok geminin batırılmasıyla, bu batan gemilerdeki yüklerin çıkartılması ihtiyacı insanoğlunu daha derine inmek ve orada daha uzun süre kalabilmek için yeni icatlar yapmaya itmiştir. Dalış Çanları nın kullanılmaya başlanması bu yıllara dayanır.<br />
<span id="more-2685"></span><br />
Bir sonraki gelişme yüzey destekli sualtı soluma aparatlarıdır ki, Jules Verne&#8217;in Denizler Altında Yirmi Bin Fersah kitabı yayınlandığında bunlar 20 yıla yakın bir zamandır kullanılmaktaydı. Ancak dalışta en büyük devrim 1943&#8242;te Fransız kaşif Jacques-Yves Cousteau&#8217;nun geliştirdiği regülatör sayesinde olmuştur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Cousteau&#8217;nun &#8220;su ciğeri&#8221; adını verdiği yüksek basınçlı bir tüp ve tek kademeli regülatörden oluşan aparat, insanın yüzeye hiçbir bağımlılık duymadan hayal bile edemeyeceği derinliklere inip uzun süreler kalabilmesine olanak sağlamıştır.</p>
<p><strong>Dalış Türleri </strong></p>
<p>* Serbest Dalış<br />
* Tüplü Dalış</p>
<p><strong>Serbest Dalış </strong></p>
<p>Su altında nefes tutarak yapılan dalıştır.</p>
<p><strong>Aletli Dalış </strong></p>
<p>1. Yüzey Destekli Dalış<br />
2. Tüplü Dalış ( SCUBA )</p>
<p><strong>Yüzey Destekli Dalış </strong></p>
<p><strong>Tüplü dalış (SCUBA) </strong></p>
<p>Yüksek basınçlı hava ile doldurulmuş tüpteki gazı soluyarak, yüzeye bağımlı olmaksızın yapılan aletli dalıştır.`Self Contained Underwater Breathing Apparatus` kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur.</p>
<p><strong>Tüplü Dalış Donanımları </strong></p>
<p>* Tüp: içine yüksek basınçlı kompresörler vasıtası ile filtre edilerek (soluduğumuz hava %21 oksijen %78 azot %1 asal gazlar) doldurulur, çelik ya da aluminyum&#8217;dan yapılır. ortalama scuba dalışlar için kullanılan tüpler 200 bar olarak tasarlanmışlardır bu tüpler dalış okulları veya özel kullanımlarda belli periotlarda basınç testlerine tabi tutularak üzerlerine soğuk damga ile test bilgileri işaretlenir.</p>
<p>* Regulator: (tüpteki yüksek basınçlı havayı su altında ortam basıncına düşürerek insanın rahat soluyabileceği seviyeye ayarlar),</p>
<p>* Manometre: (regülatörün yüksek basınç çıkışlarından birine bağlıdır ve tüp içinde kalan havanın basıncını gösterir)</p>
<p>* BCD veya BC : (Buoyancy Controlling Device veya Buoyancy Compensator -Denge Yeleği &#8211; dalıcının su içindeki yüzerliğini ayarlamakta kullanılır. Tüp içindeki havanın regülatör gelen bir hortuma bağli basma-boşaltma butonları vasıtasıyla dalıcı kendisi tarafından kulanılır),ayrıca dalış öncesi ve dalış sonrası su yüzeyinde efor sarfetmeden kalmasını sağlamalarındada kullanılır.</p>
<p>* Maske, palet, dalış elbisesi, derinlik ve zaman saati kullanılan diğer malzemelerdir.Maske mutlaka dalıcıya uygun olarak yüz yapısına uygun olmalıdır bu dalış öncesi basit bir testle anlaşılabilir. ıslak,yarı kuru ve kuru tip olarak yaygın olan üç tip elbise kullanılır, iklim ve su sıcaklığına göre elbise türleri dalıcılar tarafından tercih edilir.</p>
<p>SCUBA (Tüplü Dalış) dünyanın en olağanüstü keyiflerinden biridir. Ancak mutlaka özel bir eğitimden geçilerek yapılmalıdır. Eğitimsiz dalış çok tehlikeli olabilir. Dunyanin her yerinde ve Turkiye ile KKTC`de bu egitimleri yetkili kuruluslardan almak mumkundur.</p>
<p><strong>Dalış sporunun türleri (amaca göre) </strong></p>
<p>* Ticari Dalgıçlık<br />
* Teknik/Bilimsel Dalgıçlık<br />
* Rekreasyonel (Eğlence/Hobi Amaçlı) Dalgıçlık</p>
<p><strong>Rekreasyonel dalışta eğitim seviyeleri </strong></p>
<p>* Giriş Seviyesinde Dalgıç<br />
* Erişkin Dalgıç<br />
* Grup Lideri<br />
* Yardımcı Eğitmen<br />
* Eğitmen<br />
* Eğitmen Eğitmeni</p>
<p><strong>Rekreasyonel(Sportif) ve teknik dalgıç eğitim kuruluşları </strong></p>
<p>* CMAS<br />
* PADI<br />
* SSI<br />
* IDEA<br />
* BSAC<br />
* NAUI<br />
* TDI<br />
* IANTD<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Bu sporla ilgilenenlerde görülebilecek sağlık problemleri </strong></p>
<p>* Barodentalji,<br />
* Sinüzit,<br />
* Kulak zarı perforasyonu,<br />
* Dekompresyon Hastalığı,<br />
* Akciğer genleşme yaralanmaları,<br />
* Oksijen zehirlenmesi
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdalgiclik-sporu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;text=Dalgıçlık Sporu&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;t=Dalgıçlık Sporu">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;title=Dalgıçlık Sporu&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdalgiclik-sporu%2F&name=buzlu.org&description=Dalg%C4%B1%C3%A7l%C4%B1k+Sporu" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk hava yolları ve tarihi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 10:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türk hava yoları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2548</guid>
		<description><![CDATA[Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı ya da kısaca THY, Türkiye&#8217;nin ulusal havayolu şirketi yani bayrak taşıyıcısıdır. THY&#8217;nin merkezi Atatürk Havalimanı (IST) Yeşilköy, İstanbul, Türkiye&#8217;dir. Ayrıca Esenboğa Uluslararası Havalimanı (ESB), Ankara&#8217;da da bir hub&#8217;ı bulunmaktadır. Türk Hava Yolları&#8217;nın uçuş ağı Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu, Kuzey Afrika, Güney Afrika ve Amerika&#8217;ya kadar uzanmaktadır. Tarihi Devlet Hava [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/12/turk-hava-yollari.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2551" title="turk-hava-yollari" src="http://www.buzlu.org/images/2008/12/turk-hava-yollari-300x206.jpg" alt="" width="300" height="206" /></a></p>
<p>Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı ya da kısaca THY, Türkiye&#8217;nin ulusal havayolu şirketi yani bayrak taşıyıcısıdır. THY&#8217;nin merkezi Atatürk Havalimanı (IST) Yeşilköy, İstanbul, Türkiye&#8217;dir. Ayrıca Esenboğa Uluslararası Havalimanı (ESB), Ankara&#8217;da da bir hub&#8217;ı bulunmaktadır.</p>
<p>Türk Hava Yolları&#8217;nın uçuş ağı Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu, Kuzey Afrika, Güney Afrika ve Amerika&#8217;ya kadar uzanmaktadır.</p>
<p><strong> Tarihi </strong></p>
<p><strong>Devlet Hava Yolları Olarak Kuruluşu </strong></p>
<p>20 Mayıs 1933 tarihli 2186 sayılı kanunla kurulan ve ilk adı Havayolları Devlet İşletme İdaresi olan THY, 1935 yılına kadar Millî Savunma Bakanlığı&#8217;na bağlı kaldıktan sonra 2744 sayılı kanunla, Bayındırlık Bakanlığı&#8217;na bağlanmıştır.<br />
<span id="more-2548"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
O zamanlardaki ismiyle Devlet Hava Yolları İşletmesi, şimdiki adıyla THY, beş uçak ve 23 koltuk kapasitesi ile Ağustos 1933 tarihinde operasyona başlamıştır.</p>
<p><strong>1933 yılındaki filo:</strong></p>
<p>* 2 adet King Bird (5 koltuklu)<br />
* 2 adet Junkers F-13 (4 koltuklu)<br />
* 1 adet Tupolev ANT-9 (10 koltuklu)</p>
<p>İlk genel yönetim merkezi Ankara&#8217;dadır. İdarenin adı, 03.06.1938 tarih ve 3424 sayılı kanunla, Devlet Hava Yolları Umum Müdürlüğü&#8217;ne çevrilmiş ve katma bütçeli bir idare olarak Ulaştırma Bakanlığı&#8217;na bağlanmıştır.</p>
<p>Nihayet 21 Mayıs 1955 tarihli ve 6623 sayılı kanunla Devlet Hava Yolları Umum Müdürlüğü kaldırılmış, Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı adı ile her nevî hava nakliyatı ve buna müteferri yapmak ve hususî hukuk hükümlerine göre idare edilmek üzere Hükûmete bir Anonim Ortaklık kurma yetkisi verilmiştir.</p>
<p>20 Şubat 1956 tarihinde Esas Mukavelenâmesi&#8217;nin Bakanlar Kurulu&#8217;nca tasdik edilmesi, Ticaret Sicili&#8217;ne kayıt ve ilan olunması ile Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı kurulmuş ve 1 Mart 1956 tarihinde faaliyete geçmiştir. Kuruluşundaki sermayesi 60 Milyon TL idi.</p>
<p>Anonim Ortaklık Olurken İştirak Eden Kurucu Ortaklar &#8211; 1956</p>
<p>İşin doğası gereği en büyük ortak TC Maliye Vekâleti&#8217;ne bağlı olan Hazine Müsteşarlığı idi.</p>
<p>Bununla birlikte kurucu ortaklar arasında, payları küçük olmakla birlikte;</p>
<p>* Cumhuriyet Matbaacılık ve Gazetecilik T.A.Ş.<br />
* Sedat Simavi Halefleri, Haldun ve Erol Simavi Kollektif Şirketi<br />
* Sefa Kılıçoğlu, Yeni Sabah Gazetesi Sahibi<br />
* Ercüment Karacan, Milliyet Gazetesi Sahibi<br />
* Vatan Gazetecilik ve Matbaacılık T.A.Ş<br />
* Hayat Mecmuası Tifdruk Matbaacılık Sanayi A.Ş.<br />
* Mithat Perin, İstanbul Ekspres Gazetesi Sahibi<br />
* Yusuf Ziya Ortaç, Akbaba Yayınevi Sahibi;</p>
<p>gibi, basın dünyasının önde gelen temsilcileri de bulunuyordu.</p>
<p><strong>İlk İdare Meclisi: </strong></p>
<p>İlk İdare Meclisi (Yönetim Kurulu) Başkanı Rıza Çerçel, üyeler ise Osman Nebioğlu ve Semih Sipahioğlu idi.</p>
<p><strong>İlk Uluslararası Sefer: </strong></p>
<p>İlk uluslararası sefer 12.02.1947 tarihinde Atina&#8217;ya yapıldı. Devlet Hava Yolları pilotları Orhan AYATA ve Adil GÖZENDER yönetimindeki, TC-ABA tescil kodlu DC-3 uçağı bugün saat sabah 10:00’da Ankara’dan havalanmış, İstanbul’da aktarma yaptıktan sonra Atina’ya hareket etmiştir. Yolculuk toplam 2 saat, 40 dakika sürmüştür. DHY Genel Müdürü Osman Nuri BAYKAL da uçakta bulunan heyet içindedir.</p>
<p>Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü bu ânı; “Devlet Hava Yolları Genel Müdürlüğü­nün, Ankara ile Atina arasında uçak servisi tesisi için Yunan Hükümetiyle bir müddetten beri yapmakta olduğu müza­kereler neticelenmiş ve ilk tecrübe uçağı bu sabah saat 10’da Atina&#8217;ya gitmek üzere Ankara&#8217;dan hareket etmiştir. Dug-lâs-3 tipinde çift motorlu olan bu uçak, bugün İstanbul&#8217;dan kalkacak ve yarın sabah Atina&#8217;ya gidecektir” şeklinde duyurmuştur.</p>
<p><strong>Sermaye Değişimleri: </strong></p>
<p>Yola 60 milyon TL sermaye ile çıkan THY A.O. sermayesini;</p>
<p>* 1967 yılında 90 ytl,<br />
* 1968&#8242;de 200 ytl,<br />
* 1972&#8242;de 400 ytl,<br />
* 1975&#8242;te 1 milyar,<br />
* 1980&#8242;de 3 milyar,<br />
* 1982&#8242;de ise 20 milyar TL&#8217;ye yükseltmiştir.</p>
<p>THY, 1984 yılında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 60 milyar TL&#8217;ye sermaye ile Kamu İktisadi Teşebbüsü statüsüne geçti. 1985 yılında A310 uçaklarının filoya katılması ile, ilk uluslararası uçuştan yaklaşık 40 yıl sonra Uzak Doğu ve Atlantik ötesi uçuşlar başladı. 1990 yılında 700 milyar TL sermayeye ulaşan THY, Kamu Ortaklığı İdaresi&#8217;ne bağlandı. Günümüzde T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı&#8217;na bağlı olan THY&#8217;nin sermaye yapısı, Mayıs 2006&#8242;da yapılan yeni bir halka arz ile yeniden değişmiş ve hisselerin %53,57&#8242;lik kısmı IMKB&#8217;de işlem görür hale gelmiştir. Geri kalan %46,43&#8242;lük pay ise halen T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı&#8217;na aittir.</p>
<p>THY&#8217;nin bakım ünitesi, 2006 yılında THY Teknik Anonim Şirketi adı altında ve %100 sermayesi THY A.O.&#8217;ya ait olmak üzere ayrı bir yapıya kavuşmuştur.</p>
<p>THY AO ile Teknik AŞ toplamda yaklaşık 12.000 kişilik bir işgücüne sahiptir.</p>
<p>Ayrıca Antalya merkezli SunExpress havayolunda da Lufthansa ile %50-%50 ortaklığı vardır. Ankara merkezli AnadoluJet havayolu markasının da sahibidir.</p>
<p>24.04.2007 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul, THY tarihine bir ilk olarak geçmiştir. Toplam şirket hisselerin %50&#8242;den fazlasının özel mülkiyette olduğu bir ortamda yapılan Genel Kurul sonucunda, Franklin Templeton Investments adlı yatırım fonu, THY Yönetim ve Denetim Kurulları&#8217;na ikişer adayını seçme imkânına sahip olmuştur.</p>
<p><strong>Havayolu İttifakları </strong></p>
<p>THY ilk havayolu ittifakı tecrübesini, 1990&#8242;lı yılların ikinci yarısında yaşamıştır. O yıllarda Swiss Air&#8217;in başını çekmekte olduğu Qualiflyer grubuna 31 Mart 1998 tarihinde üye olmuştur.</p>
<p>Bu kapsamda, THY&#8217;nin 1989 yılından beri sürdürmekte olduğu &#8216;Sık Uçan Yolcu Programı&#8217; (Frequent Flyer), Qualiflyer ile birleştirilmiştir.</p>
<p>Ancak bu ittifak denemesi hedeflendiği gibi gitmemiş, THY 2000 yılında gruptan ayrılmıştır.</p>
<p>Bu gelişmenin ardından, THY sık uçan yolcu programı yeniden yapılandırılmış ve yoluna &#8216;Miles&amp;Miles&#8217; adı altında devam etmiştir.</p>
<p>THY&#8217;nin ikinci ittifak denemesi ise, ilkinden tam 10 yıl sonra gerçekleşmiş ve 1 Nisan 2008 tarihinde İstanbul&#8217;da imzalanan anlaşma ile şirket bu kez, Lufthansa&#8217;nın başını çektiği Star Alliance&#8217;a üye olmuştur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>www.thy.com &#8211; Online Hizmetler</strong></p>
<p>THY, yolcularına kolaylık sağlamak amacıyla web sitesinden değişik birçok online hizmet sunmaktadır.</p>
<p><strong>THY ANKARA</strong></p>
<p>Tarife<br />
Rezervasyon<br />
Online Bilet<br />
eBilet<br />
Öde&amp;Uç<br />
Ödül Bilet<br />
Check-in<br />
Yer seçimi<br />
Yemek seçimi<br />
Biniş Kartı<br />
Kalkış-Varış bilgisi</p>
<p><strong>Filo </strong></p>
<p>THY, Aralık 2008 itibarı ile 120 uçağa sahiptir. Filonun ortalama yaşı, kargo uçakları hariç 6,5&#8242;tur. Hindistan Jet Airways firmasından 3 adet Ağustos 2007 imalatı Boeing 777 kiralanmıştır. Ocak 2009 tarihinden itibaren seferleri başlanması beklenmektedir.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/12/thy.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2549" title="thy" src="http://www.buzlu.org/images/2008/12/thy.jpg" alt="" width="485" height="315" /></a><br />
<strong>Kargo</strong></p>
<p>Turkish Cargo: Uzakdoğu&#8217;dan Amerika&#8217;ya, Avrupa&#8217;dan Ortadoğu ve Afrika&#8217;ya uzanan, geniş uçuş ağı ve çağdaş teknoloji ile hizmet veren TURKISH CARGO, ISO 9001:2000 kalite belgesine sahiptir.</p>
<p>Globalleşen dünyada yaygın kargo otomasyon sistemi sayesinde, gönderici, alıcı, acenteler ve hava yolları arasında mükemmel bir iletişim sağlamaktadır. Yoğun rekabetin yaşandığı havacılık sektöründe, başarıyı, kaliteli hizmet sunumu ile yakalayacağının bilincinde olan TURKISH CARGO; müşteri taleplerini karşılayan, kaliteli, hızlı ve güvenli hava kargo taşıma hizmeti sunmayı misyon ve Uçuş yapılan tüm noktalarda hava kargo taşımacılığı konusunda ilk tercih edilen kuruluş olmayı vizyon edinmiştir.</p>
<p><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/12/thy2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2550" title="thy2" src="http://www.buzlu.org/images/2008/12/thy2.jpg" alt="" width="500" height="87" /></a></p>
<p><strong>THY Teknik Bakım Merkezi</strong></p>
<p>THY, Atatürk Havalimanı (IST)&#8217;de, bir teknik bakım merkezine sahiptir. Türk Hava Yolları Bakım Merkezi (THY Teknik), THY&#8217;nin filosundaki uçakların, motor ve komponentlerin tüm bakım, onarım ve mühendislik desteğinden sorumludur.</p>
<p>2006 yılında, %100&#8242;ü THY A.O.&#8217;ya ait olmak THY Teknik A.Ş. adı altında ayrı bir tüzel kişilik olarak yeniden yapılandırılmıştır.</p>
<p>Ayrıca HABOM adı altında Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı&#8217;nda yeni bir bakım merkezi daha kurulmakta olup, yakın gelecekte hizmete girmesi planlanmaktadır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fturk-hava-yollari-ve-tarihi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/&amp;text=Türk hava yolları ve tarihi&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/&amp;t=Türk hava yolları ve tarihi">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/&amp;title=Türk hava yolları ve tarihi&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fturk-hava-yollari-ve-tarihi%2F&name=buzlu.org&description=T%C3%BCrk+hava+yollar%C4%B1+ve+tarihi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/turk-hava-yollari-ve-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Robert François Damiens (suikastçı)</title>
		<link>http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2008 15:27:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Suikastler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Robert François Damiens]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[suikastçılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2561</guid>
		<description><![CDATA[Robert-François Damiens (1715-1757) Fransa Kralı XV. Louis&#8216;ye 1757 yılında yaptığı başarısız suikast girişiminden sonra kötü üne kavuşan bir Fransızdır. Fransa&#8217;da kral katillerine (regicide) uygulanan geleneksel ve acımasız sürükleyerek dörde bölmek yöntemi ile idam edilen son kişidir. Damiens 1715 yılında Artois yakınlarındaki Arras&#8217;ta bulunan La Thieuloye adında bir köyde doğdu. Genç yaşta orduya katıldı. Terhis edildikten [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-medium wp-image-2562" title="robert-francois-damiens" src="http://www.buzlu.org/images/2008/12/robert-francois-damiens-300x209.jpg" alt="robert-francois-damiens" width="300" height="209" /></p>
<p>Robert-François Damiens (1715-1757) <a href="http://www.buzlu.org/xv-louisxv-louis" target="_blank">Fransa Kralı XV. Louis</a>&#8216;ye 1757 yılında yaptığı başarısız suikast girişiminden sonra kötü üne kavuşan bir Fransızdır. Fransa&#8217;da kral katillerine (regicide) uygulanan geleneksel ve acımasız sürükleyerek dörde bölmek yöntemi ile idam edilen son kişidir.</p>
<p>Damiens 1715 yılında Artois yakınlarındaki Arras&#8217;ta bulunan La Thieuloye adında bir köyde doğdu. Genç yaşta orduya katıldı. Terhis edildikten sonra sivil olarak Paris&#8217;teki Jesuits yüksek okulunda çalışmaya başladı, ve bundan da diğer girdiği işlerdeki gibi &#8220;kötü davranışları&#8221; nedeniyle atılarak çevresinden Robert le Diable (şeytani Robert) lakabını kazandı.<br />
<span id="more-2561"></span><br />
Papa XI. Clement&#8217;in Paris Parlementosu ile olan çatışmaları sırasında Damiens&#8217;in aklında Hristiyan kilisesine ilişkin fikirler mayalandığı ve ruhban sınıfının Jansenist ile Konvülsiyonist&#8217;lere kimi dini ayinleri uygulamayı reddetmesinin fikir hayatını etkilediği sanılmaktadır. Görünüşe göre kralın ölümünün barışı yeniden sağlayacağını düşünmüştür. Ancak Damiens (belkide gerçekten de) kralı sadece korkutmak istediğini ve ona ciddi bir zarar vermek gibi bir niyetinin olmadığını iddia etmiştir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
5 Ocak 1757&#8242;de kral arabasına binerken Damiens öne atıldı ve kralı bıçakladı. Küçük bir yara bırakan Damiens kaçmak için herhangi bir girişimde bulunmadı ve derhal yakalandı. Sonra kendisini kimin gönderdiğini ve suç ortaklarını açıklaması için işkence edildi. Bu uğraş başarısız oldu. Paris Parlementosu tarafından kral katili olarak yargılandı ve Place de Grève&#8217;de bulunan atlar ile sürüklenip dörde bölünerek idamına karar verildi.</p>
<p>Önce kızgın kerpetenlerle işkence edildi, ve bıçağı tutan eli sülfür, balmumu ve kızgın yağ ile yakıldı. Sonra atlar dörde bölme işlemi için kollarına ve ayaklarına koşuldu. Damiens&#8217;in uzuvları kolayca ayrılmadı, ve birkaç saat sonra Parlemento vekilleri cellat ve yardımcılarına kol ve ayaklarındaki eklemleri kesme emri verdiler. Böylece Damiens kalabalığın alkışları arasında dörde bölündü. Hala yaşayan gövdesi kazığa bağlanarak yakıldı.</p>
<p>Ölümünden sonra evi yıkıldı, kardeşleri soyadlarını değiştirmeye zorlandı ve ailesi Fransa&#8217;dan sürüldü.</p>
<p>Damiens&#8217;in İdamı Michel Foucault&#8217;ın Discipline and Punish adlı cezalandırma sistemleri çalışmasının giriş kısmında ayrıntılı olarak anlatılır. Ayrıca Peter Weiss&#8217;in tiyatro oyunu Marat/Sade&#8217;de ölümünün bir canlandırması yapılmıştır.</p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik-->
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Frobert-francois-damiens-suikastci%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/&amp;text=Robert François Damiens (suikastçı)&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/&amp;t=Robert François Damiens (suikastçı)">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/&amp;title=Robert François Damiens (suikastçı)&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Frobert-francois-damiens-suikastci%2F&name=buzlu.org&description=Robert+Fran%C3%A7ois+Damiens+%28suikast%C3%A7%C4%B1%29" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/robert-francois-damiens-suikastci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biz uyurken beynimiz ne yapıyor?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2008 16:14:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[niçin]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=1591</guid>
		<description><![CDATA[Eğer bir insanın başına &#8216;elektroensephalograf&#8217; (ezberlemeniz gerekmez!) adını taşıyan bir cihaz bağlarsanız, o insanın yaydığı beyin dalgalarını kaydedebilirsiniz. Uyanık ve hareketsiz durumdaki bir insanın beyni, saniyede 10 kez salınım yapan &#8216;alfa&#8217; dalgaları yayar. Hareketli bir insanın beyni ise, şahmını iki kez fazla olan &#8216;beta&#8217; dalgalan yayar. Uyku sırasında ise beyin, salınımları çok daha az olan [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="uyku.jpg" href="http://www.buzlu.org/images/2008/06/uyku.jpg"></a></p>
<p style="text-align: center"><a title="uyku.jpg" href="http://www.buzlu.org/images/2008/06/uyku.jpg"><img src="http://www.buzlu.org/images/2008/06/uyku.jpg" alt="uyku.jpg" /></a></p>
<p>Eğer bir insanın başına &#8216;elektroensephalograf&#8217; (ezberlemeniz gerekmez!) adını taşıyan bir cihaz bağlarsanız, o insanın yaydığı beyin dalgalarını kaydedebilirsiniz. Uyanık ve hareketsiz durumdaki bir insanın beyni, saniyede 10 kez salınım yapan &#8216;alfa&#8217; dalgaları yayar. Hareketli bir insanın beyni ise, şahmını iki kez fazla olan &#8216;beta&#8217; dalgalan yayar.</p>
<p>Uyku sırasında ise beyin, salınımları çok daha az olan iki tür dalgayı, &#8216;teta&#8217; ve &#8216;delta&#8217; dalgalarını yayar. &#8216;Teta&#8217; dalgalarının sa-lınımı saniyede 3.5 ila 7 arasında olup, &#8216;delta&#8217; dalgalarmınki saniyede 3.5&#8242;tan azdır.</p>
<p>İnsanın uykusu derinleştikçe, beyin dalgaları da yavaşlar. İnsanda en derin ve uyandırılmasmın en zor olduğu uyku zamanında, beyin artık &#8216;delta&#8217; dalgaları yaymaya başlamıştır.<br />
<span id="more-1591"></span><br />
Şimdi geldik işin en ilginç yönüne. İnsan gece uykudayken çeşitli zamanlarda beklenmeyen şeyler oluşur. İngilizce&#8217;deki &#8216;Hızlı Göz Hareketleri&#8217; kelimelerinin baş harflerinden alınarak &#8216;REM&#8217; uykusu da denilen ve insanların çoğunluğunda bir gecede 3-5 kez görülen bu safhada, beyin dalgaları uyanık bir insa-nınki kadar hızlanır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Bir insanı veya bir köpeği REM uykuları sırasında seyrederseniz, gözlerinin öne ve arkaya hızla titrediğini görürsünüz. REM uykusu safhasında köpeklerin çoğunda, insanların ise bir kısmında, kollarda, bacaklarda ve yüz kaslarında seğirmeler de görülebilir.</p>
<p>Rüya REM uykusu safhasında olur. Bu safhadaki bir insanı uyandırırsanız, rüyasını çok canlı olarak hatırlar ve anlatabilir. REM safhası dışındaki uykularda insanlar genellikle rüya görmezler.</p>
<p>Geceleri iyi bir uyku çekebilmek için, hem REM, hem de bunun dışındaki safhaların birlikte yaşanması gereklidir. REM kısmı uyku süresinin yüzde 25 kadarını kapsamalıdır. Normal uykudaki bir REM veya rüya bölümü 5 ila 30 dakika sürer.</p>
<p>Uyku ilaçlan daha çabuk ve derin uyumanızı sağlayabilirler ama uykunuzun ve özellikle de REM kısmının kalitesini değiştirirler. Uykudan önce alınan alkol de beynin dalga yayma sistemini ve düzenini etkiler. Düzenli bir uyku için insan her zaman aynı saatte yatmalı, hafta sonlan da dahil aynı saatte uyanmalıdır.</p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik-->
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fbiz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/&amp;text=Biz uyurken beynimiz ne yapıyor?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/&amp;t=Biz uyurken beynimiz ne yapıyor?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/&amp;title=Biz uyurken beynimiz ne yapıyor?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fbiz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor%2F&name=buzlu.org&description=Biz+uyurken+beynimiz+ne+yap%C4%B1yor%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/biz-uyurken-beynimiz-ne-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rubik Küpü ve çözümleri</title>
		<link>http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 13:52:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[profesör]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[rubik küpü]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[Takı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2500</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de piyasaya sunulduğu adıyla Sabır Küpü, Zeka Küpü ya da özgün adıyla Rubik Küpü (Rubik&#8217;s Cube), 1974 yılında Macar heykeltıraş ve mimar Ernõ Rubik tarafından icat edilen mekanik bir bulmacadır. Bu plastik küp başlıca dört şekilde piyasaya sürülmüştür: 2×2×2&#8242;lik Pocket Cube (Cep Küpü), 3×3×3&#8242;lük standart küp, 4×4×4&#8242;lük Rubik&#8217;s Revenge (Rubik&#8217;in Öcü), 5×5×5&#8242;lik Professor&#8217;s Cube (Profesör [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2008/12/rubik-kupu.png"><img class="alignnone size-medium wp-image-2501" title="rubik-kupu" src="http://www.buzlu.org/images/2008/12/rubik-kupu.png" alt="" width="200" height="208" /></a></p>
<p>Türkiye&#8217;de piyasaya sunulduğu adıyla Sabır Küpü, Zeka Küpü ya da özgün adıyla Rubik Küpü (Rubik&#8217;s Cube), 1974 yılında Macar heykeltıraş ve mimar Ernõ Rubik tarafından icat edilen mekanik bir bulmacadır. Bu plastik küp başlıca dört şekilde piyasaya sürülmüştür: 2×2×2&#8242;lik Pocket Cube (Cep Küpü), 3×3×3&#8242;lük standart küp, 4×4×4&#8242;lük Rubik&#8217;s Revenge (Rubik&#8217;in Öcü), 5×5×5&#8242;lik Professor&#8217;s Cube (Profesör Küpü). 6×6×6 ve 7×7×7&#8242;lik küpler hâlihazırda üretilmektedir.</p>
<p>&#8220;Sabır Küpü&#8221; diye bilinen 3×3×3&#8242;lük modelin her yüzünde 9 kare olmak üzere alanı toplam 54 kare, hacmi de 26 birim küptür (ortadaki görünmeyen küpü saymazsak). Yüzeyindeki kareler genel olarak altı farklı renk ile etiketlendirilmiştir. Bulmaca çözüldüğünde küpün her yüzü tek renkten oluşur. 3×3×3&#8242;lük özgün modelin yirmi beşinci yıldönümü, 2005 yılında, beyaz yüzün ortasında bulunan etiketin, &#8220;Rubik&#8217;s Cube 1980-2005&#8243; yazılı logoyu taşıyan parlak bir etiketle değiştirildiği özel serinin satışa çıkarılmasıyla kutlandı.<br />
<span id="more-2500"></span><br />
Yaratıcısı tarafından ilk olarak &#8220;Sihirli Küp&#8221; adı verilen bulmacaya 1980 yılında &#8220;Rubik&#8217;s Cube&#8221; adı verildi ve aynı yılın Mayıs ayında tüm dünyaya dağıtıma başlandı. 300 milyon adetle dünya üzerinde en çok satılan oyuncak olduğu söylenir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Tarihçe</strong></p>
<p><strong>Tasarım ve gelişim</strong></p>
<p>Sihirli küp, geometri ile ve üç boyutlu şekillerle ilgilenen Macar heykeltıraş ve mimarlık profesörü Ernő Rubik tarafından 1974 yılında icat edilmiştir. 1975 yılında HU170062 numaralı Macar patentini alan Rubik uluslararası patent için başvuruda bulunmamıştır. İlk deneme üretimi 1977’nin sonlarına doğru yapılmış ve Budapeşte’de oyuncakçılara dağıtılmıştır.</p>
<p>Macaristan’da popülerliği artan küp ile Batılı bilimadamları da ilgilenmeye başladı. 1979 yılında “Ideal Toys” ile uluslararası pazara çıkarılması konusunda anlaşmaya varıldı. 1980’lerin başlarında Londra, New York, Nürnberg ve Paris’te yapılan oyuncak fuarlarında uluslararası sahneye çıkarıldı.</p>
<p>Kısa süre için üretimine ara verilerek, Batı dünyasının güvenlik ve paketleme yönetmeliklerine uyumu sağlandı. Ideal Toys, hafifletilen küpe yeni bir isim koymaya karar verdi. “Gordiyon düğümü” ve “İnka altını” isimleri düşünüldükten sonra “Rubik’s Cube” (Rubik’in Küpü) adında karar kılındı ve ilk parti Macaristan’dan 1980 Mayısı&#8217;nda ihraç edildi. Başlangıçta ortaya çıkan arz yetersizliği nedeniyle kısa sürede birçok ucuz taklit ortaya çıktı. 1984 yılında Ideal Toys Larry Nichols’ın US3655201 no.lu patentine karşı açtığı davayı kaybetti. Japonya’da ise Sabır Küpü için patent alma prosedürü işlerken Terutoshi Ishigi benzer bir mekanizma için JP55-8192 no.lu Japon patentini aldı. Ishigi’nin bağımsız olarak aynı icadı yaptığı kabul edilir.</p>
<p>1980’den 1982’ye kadar yüz milyonun üzerinde Küp satıldı. 1980 ve 1981 yıılarında Britanya Oyuncak Perakendecilerince verilen Yılın Oyuncağı ödülünü kazandı. Sabır Küpü piyasaya çıktıktan kısa süre sonra benzer birçok oyuncak hem Rubik hem de başkaları tarafından piyasaya sürülmüştür. Bunların arasında 4×4×4 , 2×2×2 ve 5×5×5 tipleri ile birlikte Piramit adı verilen dörtyüzlü tipi de bulunmaktadır.</p>
<p>2005 Mayıs ayında Yunan Panagiotis Verdes, 6×6×6’lık Sabır Küpünü çözdü ve 23 Mayıs 2006’da Sabır Küpü çözme konusunda dünya şampiyonluğu olan Frank Morris bu yeni küpü denedi. Daha önce 3×3×3’ü 15 saniyede, 4×4×4’ü 1 dakika 10 saniyede, ve 5×5×5’i 2 dakikada çözen Morris, 6×6×6’yı 5 dakika 37 saniyede çözdü. Temmuz 2006’da Verdes başarılı bir şekilde 7x7x7’lik küpü de çözdü ve Frank Morris’in bu küpü denerken çekilen video görüntüsü 27 Ekim 2006’da İnternet üzerinde yayımlandı.</p>
<p>1994&#8242;de, Melinda Green, Don Hatch ve Jay Berkenilt; Java ile &#8220;MagicCube4D&#8221; olarak adlandırdıkları 3×3×3×3&#8242;lü 4 boyutlu Rubik Küpü modeli yarattılar. Bu şekilde çok daha fazla olası durumun olması sebebiyle 2007 Ocak ayına kadar sadece 55 kişi bu küpü çözebildi. 2006 yılında ise Roice Nelson ve Charlie Nevill bu kez 3×3×3×3×3&#8242;lü ve 5 boyutlu bir küp yarattılar. Ocak 2007&#8242;ye kadar bu küpü yalnızca 7 kişi çözebildi.</p>
<p>1981’de İngiltere’den on iki yaşındaki Patrick Bossert You Can Do the Cube (Küpü Siz de Yapabilirsiniz) (ISBN 0-14-031483-0) adındaki kendi çözüm kitabını yayımladı. Bu kitap on yedi baskıyla dünya üzerinde 1,5 milyon adet satıldı ve hem The Times’ın hem de The New York Times’ın en çok satan kitaplar listesine girdi.</p>
<p>Bulmacanın en çok ilgi topladığı dönemlerde renkli etiketler de satışa sunulmuştu. Böylece küpü çözemeyip düş kırıklığına uğrayan ya da sabırsız küp sahipleri, sabır küplerini ilk hâline getirebiliyordu.</p>
<p>Rubik Küpü, pek çok dilde bu isimle anılmaktadır. Ancak bazı dillerde farklı şekilde bilinmektedir. Macarca&#8217;da &#8220;Sihir Küpü&#8221; (Bűvös kocka), İbranice&#8217;de &#8220;Macar Küpü&#8221; gibi isimlerle anılır.</p>
<p><strong>Çalışma sistemi</strong></p>
<p>tandart küpün her kenarı yaklaşık 5,7 cm’dir. Bulmaca yüzeyindeki yirmi altı küpçükten oluşur. Ancak her yüzün orta küpçüğü aslında merkez mekanizmaya bağlı kare bir yüzeyden ibarettir. Bu mekanizma diğer parçaların girebileceği ve hareket edebileceği temeli oluşturur. Yani küp aslında kesişen üç eksende altı orta kareyi tutan bir merkez parça ve bu merkez parçanın üzerine takılan ve üzerinde dönebilen yirmi küçük plastik parçadan oluşmaktadır. Küpü kolayca parçalarına ayırmak mümkündür. Bunun için genellikle bir kenarı 45° açıyla döndürüp, köşedeki küpçüğü hafifçe zorlayarak orta küpçükten ayırmak yeterli olmaktadır. Ancak dikkat edilmezse köşe küpçüğü zorlarken ortadaki mekanizma da kırılabilir. Yani Küpü parçalarına ayırıp sonra tekrar birleştirerek çözmek basit bir işlemdir ama asıl amaç bu değildir.</p>
<p>İki tarafında farklı renk olan on iki kenar parça ve üç tarafında farklı renk olan sekiz köşe parça vardır. Her parçanın kendine özgü bir renk kombinasyonu vardır ama tüm olası kombinasyonlar mevcut değildir. Örneğin eğer beyaz ve sarı renkler karşıt yüzlerde ise hem beyaz hem de sarı renk içeren köşe parça yoktur. Bu küpçüklerin birbirlerine olan görece konumlarını değiştirmek için Küpün dış üçte bir bölümünü 90°, 180° ya da 270° çevirmek yeterli olur. Ancak bulmacanın çözülmüş hâlinde, renkli yüzlerin birbirlerine göre konumları sabittir.</p>
<p>Son zamanlardaki küplerde renkler şöyle dağılmıştır: Kırmızı karşısında turuncu, sarı karşısında beyaz ve yeşil karşısında mavi. Ancak sarı karşısında yeşil ve mavi karşısında beyaz olan farklı kombinasyonlara da rastlanır.</p>
<p><strong>Permütasyonlar </strong></p>
<p>Normal (3x3x3)’lük sabır küpü (8! × 38−1) × (12! × 212−1)/2 = 43.252.003.274.489.856.000 farklı konuma ya da matematik dili ile permütasyona sahiptir. Bu sayı (~4.3 × 1019) olarak da yazılabilir ve 43 kentilyon olarak okunur. Ancak bu sayının herkes tarafından tam olarak anlaşılamayacağı düşünüldüğünden reklamlarda kübün yalnızca “trilyon” kadar konumu olacağı söylenmiştir. Bu kadar fazla konumu olsa da küpler yirmi dokuz ya da daha az hareketle çözülebilir.</p>
<p>Aslında Küpü oluşturan parçalar (8! × 38) × (12! × 212) = 519.024.039.293.878.272.000 (yaklaşık 519 kentilyon) kadar farklı konuma getirilebilir ama bunun yalnızca on ikide biri (1/12) ulaşılabilir konumdur. Çünkü tek bir kenarı değiştirebilecek ya da tek bir köşeyi döndürebilecek hareket sırası mümkün değildir. Bu nedenle ancak küpü söküp tekrar birleştirerek ulaşılabilecek on iki olası konum kümesinden ya da “evren”inden sözedilebilir.</p>
<p><strong>Orta yüzler </strong></p>
<p>Özgün ve hâlâ resmî Rubik Küpü&#8217;nde orta yüzlerde herhangi bir işaret yoktur. Bu nedenle ortada bulunan küpçüklerin de bağımsız olarak dönebileceği gerçeği açık olarak görülememektedir. Eğer isterseniz, kübün orta yüzündeki etiketin her kenarını karşısındaki renkte yazan bir kalemle işaretleyebilirsiniz. Lo Shu sihirli karesi gibi bazı küpler orta yüzleri de işaretlenmiş olarak üretilmektedir. Dolayısıyla küpü çözerken orta yüzlerdeki işaretleri de doğru çözebilmek oyuna ek bir zorluk getirmektedir.</p>
<p>Rubik Küpü&#8217;nün orta yüzlerine işaret koymak ayırt edilebilir konumların sayısını artırdığı için permütasyonları da artırır. Orta yüzlerin işaretlerini dikkate almadan küp çözüldüğünde her zaman için çift sayıda orta yüz, çeyrek tur döndürülmek zorunda olacaktır. Dolayısıyla orta yüzler için 46/2 = 2.048 olası konum bulunmaktadır ki bu da küpün toplam permütasyon sayısını 43.252.003.274.489.856.000 ‘den 88.580.102.706.155.225.088.000 ‘e çıkarmaktadır.</p>
<p><strong>Çözümler</strong></p>
<p>Birbirinden bağımsız olarak Rubik Küpünün birçok çözüm yöntemi bulunmuştur. En popüler yöntem David Singmaster tarafından geliştirilmiş ve 1980 yılında Notes on Rubik&#8217;s Magic Cube (Rubik Sihirli Küpü Üzerine Notlar) adlı kitapta yayımlanmıştır.[10] Bu çözümde küp seviye seviye çözülüyordu. Önce üst seviye, sonra orta, en sonra da alt seviye çözülüyordu. Diğer çözümler, &#8220;önce köşeler&#8221; yöntemi ile birlikte birçok farklı yöntemin kombinasyonundan oluşuyordu.</p>
<p>Rubik Küpünü olabildiğince hızlı çözebilmek için hızlı küp çözüm yöntemleri de geliştirildi. En yaygın hızlı küp çözüm yöntemi Jessica Fridrich tarafından geliştirilmiştir. Bilinen bir başka yöntem de Lars Petrus tarafından geliştirilmiştir.</p>
<p>Çözümler genel olarak bir algoritmadan oluşur. Bu algoritmalar da belirli bir amaca yönelik yapılan döndürme hareketleridir. Örneğin bir algoritma diğer tüm küpçükleri yerinde bırakırken yalnızca üç köşe küpçüğün yerini değiştirir. Bu algoritmalar bulmacanın o andaki hâline göre belirlenmiş bir sırayla uygulanır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Hareket gösterim sistemi </strong></p>
<p>3×3×3 ‘lük Rubik Küpü çözüm kitapçıklarının çoğu David Singmaster tarafından geliştirilen gösterim sistemini kullanarak hareket algoritmalarını tanımlar. Bu sisteme genel olarak &#8220;Küp gösterimi&#8221; ya da &#8220;Singmaster gösterimi&#8221; denir. Göreceli olan tanımlama nedeniyle herhangi bir küp için kullanılabilir.</p>
<p>* F (Front-Ön): Size bakan yüz<br />
* B (Back-Arka): Ön yüzün arkasında kalan yüz<br />
* U (Up-Üst): Ön yüzün üstünde kalan yüz<br />
* D (Down-Alt): Üst yüzün karşısında ya da ön yüzün altında kalan yüz<br />
* L (Left-Sol): Ön yüzün solundaki yüz<br />
* R (Right-Sağ): Ön yüzün sağındaki yüz</p>
<p>Bir harfin arkasından kesme işareti geldiğinde o yüzün saat yönünün tersine çeyrek tur döndürüleceği anlamına gelir. Kesme işareti olmadan kullanılan harf ise saat yönünde çeyrek tur döndürülmesi için kullanılır. Bir harfin arkasından 2 kullanıldığında (genelde üst simge olarak yazılır) o yüzün yarım tur döndürülmesi anlamına gelir ve döndürme yönünün bir önemi yoktur.</p>
<p>Az kullanılan hareketlerin arasında küpün üçte ikisini ya da tamamını döndürmek için kullanılan gösterim yer alır. x, y, ve z harfleri, küpün gösterilen eksenlerinden biri etrafında tamamen döndürülmesi için kullanılır. X ekseni sol ve sağ yüzleri dik olarak kesen çizgidir. Y ekseni üst ve alt yüzlerden, Z ekseni de ön ve arka yüzlerden geçen çizgidir.</p>
<p>f, b, u, d, l, ve r olarak kullanılan küçük harfler sözü edilen yüzün ilk iki seviyesini hareket ettirmek için kullanılır. Ayrıca M, E, ve S içeride kalan kısmın hareketi için kullanılır. M harfi, L ve R arasında kalan kısmın aşağı hareketi için, E harfi U ve D arasında kalan kısmın sağa hareketi için ve S harfi de F ve B arasında kalan kısmın saat yönünde döndürülmesi için kullanılır.</p>
<p>Örnek olarak üst kısımdaki üç köşe küpçüğü diğer parçaların yerine değiştirmeden hareket ettirmek için kullanılan F2U&#8217;R'LF2RL&#8217;U'F2 algoritması şöyle okunur:</p>
<p>1. Ön yüzü 180 derece çevir<br />
2. Üst yüzü saat yönünün aksine 90 derece çevir<br />
3. Sağ yüzü saat yönünün aksine 90 derece çevir<br />
4. Sol yüzü saat yönünde 90 derece çevir<br />
5. Ön yüzü 180 derece çevir<br />
6. Sağ yüzü saat yönünde 90 derece çevir<br />
7. Sol yüzü saat yönünün aksine 90 derece çevir<br />
8. Üst yüzü saat yönünün aksine 90 derece çevir<br />
9. Son olarak ön yüzü 180 derece çevir.</p>
<p>Yeni başlayanları yıldırmamak için bu gösterim sisteminin yanısıra algoritma açıklayıcı resimler ve çevrimiçi çözümlerde de animasyonlar verilmektedir. Yukarıdaki algoritmanın animasyonunu buradan görebilirsiniz.</p>
<p><strong>Yarışmalar </strong></p>
<p>Rubik Küpünü en kısa sürede kimin çözebileceğini görmek üzere birçok yarışma düzenlenmiştir.</p>
<p>İlk Dünya şampiyonası 5 Haziran 1982’de Budapeşte’de düzenlendi. Yarışmayı, Los Angeles, ABD’den katılan Vietnamlı öğrenci Minh Thai 22,95 saniyelik bir süreyle kazanmıştır.</p>
<p>Birçok kişi tarafından daha kısa sürelere ulaşılmış olsa da zamanlama ve yarışma kurallarına uygun olarak kaydedilmediklerinden resmî olarak tanınmamışlardır. Yalnızca Dünya Küp Derneği (‘’World Cube Association’’ &#8211; WCA) tarafından düzenlenen yarışmalarda kırılan rekorlar kaydedilmektedir.</p>
<p>2004 yılında WCA Stackmat zamanlayıcısı adı verilen özel bir alet ile birlikte yeni kurallar belirlenmiştir.</p>
<p>Fransız Edouard Chambon, 24 &#8211; 25 Şubat 2007 günleri Belçika&#8217;da düzenlenen yarışmada 10.36 saniye ile rekoru elinde bulundurmaktadır. Resmî dünya rekoru ise beş küpün derecelerinin ortada kalan üçünün ortalaması olan 11.76 saniyedir ve 7 Ocak 2007 tarihinde Seul, Güney Kore’de Yu Jeong-Min tarafından kırılmıştır.[13] Bu rekor Dünya Küp Derneği, tarafından tanınmıştır.</p>
<p><strong>Alternatif yarışmalar </strong></p>
<p>Yukarıdakilere ek olarak küpü değişik durumlarda çözebilmeye yönelik resmî olmayan yarışmalar da bulunmaktadır. Bu yarışmalar arasında şunlar sayılabilir:</p>
<p>* Gözü kapalı çözmek<br />
* Kübün üzerindeki renkleri karıştırmak için özel olarak ışıklandırılmış odalarda çözmek<br />
* Su altında nefesini tutarak çözmek<br />
* Tek el kullanarak çözmek</p>
<p><strong>Matematik ve bilimde Rubik Küpü </strong></p>
<p>Matematiksel bir grubun somut bir örneği olması nedeniyle Rubik Küpü birçok matematikçi tarafından alâka görmüştür. Ek olarak Rubik Küpü ile parçacık fiziği arasındaki paralelliğe matematikçi Solomon W. Golomb tarafından dikkat çekilmiş ve bu çalışma Anthony E. Durham tarafından genişletilmiştir. Temel olarak köşe küpçüklerin saat yönünde ve saat yönünün tersine dönüşleri kuarkların ve antikuarkların elektrik yükleri ile (+⅔ ve −⅓ kuarklar için −⅔ ve +⅓ antikuarklar için) karşılaştırılabilir.</p>
<p>Köşe dönüşlerin olası kombinasyonları ile kuark ve antikuarkların olası kombinasyonları arasında paralellik kurulabilir çünkü hem köşe dönüşlerin hem de kuark/antikuark yüklerinin toplamı tam sayı olmak zorundadır. İki ya da üç köşe dönüşleri çeşitli hadronlarla kıyaslansa da bu her zaman geçerli bir karşılaştırma olmamaktadır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Frubik-kupu-ve-cozumleri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/&amp;text=Rubik Küpü ve çözümleri&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/&amp;t=Rubik Küpü ve çözümleri">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/&amp;title=Rubik Küpü ve çözümleri&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Frubik-kupu-ve-cozumleri%2F&name=buzlu.org&description=Rubik+K%C3%BCp%C3%BC+ve+%C3%A7%C3%B6z%C3%BCmleri" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/rubik-kupu-ve-cozumleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

