<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>buzlu.org &#187; resim</title>
	<atom:link href="http://www.buzlu.org/benzer/resim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buzlu.org</link>
	<description>bilgi mi aradın, doğru yerdesin...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 19:32:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Naif sanatı</title>
		<link>http://www.buzlu.org/naif-sanati/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/naif-sanati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 16:42:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Wallis]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Hicks]]></category>
		<category><![CDATA[eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Rousseau]]></category>
		<category><![CDATA[Naif sanat]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[niçin]]></category>
		<category><![CDATA[Niko Pirosmani]]></category>
		<category><![CDATA[Primitif sanat]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ressam]]></category>
		<category><![CDATA[sanat eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=5107</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Naif sanat, çocuksu bir basitlik taşıyan bir sanat türüdür. Tür olarak primitif sanatla oldukça benzeşir. Naif sanatın çok az sanat eğitimi almış, ya da hiç eğitim almamış insanlar tarafından yaratılmış olduğunu söylemek bu türü fazlasıyla basite indirgemek olur. Özellikleri Naif sanat adı özellikle resimde kabul gören bir akademi ve okullu resim biçimi olduğunu var [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2011/02/Naif-sanatı.jpg"><img class="size-full wp-image-5109 aligncenter" title="Naif sanatı" src="http://www.buzlu.org/images/2011/02/Naif-sanatı.jpg" alt="" width="386" height="336" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Naif sanat, çocuksu bir basitlik taşıyan bir sanat türüdür. Tür olarak primitif sanatla oldukça benzeşir. Naif sanatın çok az sanat eğitimi almış, ya da hiç eğitim almamış insanlar tarafından yaratılmış olduğunu söylemek bu türü fazlasıyla basite indirgemek olur.</p>
<p><strong>Özellikleri</strong></p>
<p>Naif sanat adı özellikle resimde kabul gören bir akademi ve okullu resim biçimi olduğunu var sayar. Ancak pratikte de naif sanatçıların okulları vardır. Zaman içinde bu tarz kabul görmeye başlamıştır.</p>
<p>Naif sanatın özellikleri, resmin resmi özellikleriyle tuhaf bir ilişki içindedir. Çizimde veya perspektifte yapılan hatalar, çoğunlukla taze bir görünüm ortaya çıkarmaktadır. Bu resimlerde dokuların büyük yer bulduğu, ham renklerin kullanıldığı, ve incelikten çok basitliğin öne çıktığı görülebilir. Ancak bu tür öyle popüler ve tanınır hale gelmiştir ki, şimdiki örneklerinin çoğuna sözde naif denebilir.<span id="more-5107"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Naif sanat, aslında Henri Rousseau ve Alfred Wallis gibi bir sanat okulu ya da akademide resmi eğitim görmemiş sanatçıların eserlerini tanımlıyor olsa da, &#8216;sözde naif&#8217; ya da &#8216;sahte naif&#8217; sanatta sanatçının daha ne yaptığını bilen, taklitçi denebilecek bir üslupla çalıştığı ve ortaya çıkanların da orijinalden çok başka eserleri andırıyor olduğu söylenebilir.</p>
<p>Primitif sanat da resmi eğitim görmemiş kişilerin ortaya çıkardığı sanatı tanımlamak için kullanılan bir diğer terimdir. Bu, primitivizmden farklı bir akımdır. Naif sanatla birebir olmasa da benzeşen bir diğer tür de folk art&#8217;tır.</p>
<p><strong>Naif sanatın önemli temsilcileri</strong></p>
<p>Edward Hicks (1780-1849)<br />
Henri Rousseau (1844-1910)<br />
Niko Pirosmani (1862-1918)<br />
Alfred Wallis (1855-1942)
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fnaif-sanati%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/naif-sanati/&amp;text=Naif sanatı&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/naif-sanati/&amp;t=Naif sanatı">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/naif-sanati/&amp;title=Naif sanatı&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fnaif-sanati%2F&name=buzlu.org&description=Naif+sanat%C4%B1" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/naif-sanati/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/naif-sanati/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/naif-sanati/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/naif-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çin tarihi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/cin-tarihi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/cin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 07:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih ve Savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[asya kıtası]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Çov Sülalesi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çin devleti]]></category>
		<category><![CDATA[çin devleti tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[çin hükümdarları]]></category>
		<category><![CDATA[çin nasıl kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[çin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[çin yaptığı savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[çin yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[barut]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[Hya]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[imparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[Lui Ki]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih ve savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[tibet]]></category>
		<category><![CDATA[Şang sülaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3719</guid>
		<description><![CDATA[Eski devirlere ait yapılan araştırmalar Çin hakkında devamlı yeni bilgiler vermektedir. Ülkeyi yöneten ilk hanedan olarak Hya ve Şang sülaleleri bilinmektedir. Hya sülalesi hakkında bilinen tek bilgi hükümdarların isimleridir. Şang sülalesinin, yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık olarak M.Ö. 1450-1050 seneleri arasında Çin ovalarına hakim oldukları bilinmektedir. M.Ö. 1050-220 yılları arasında değişik çeşitli uygulamalarla Çov Sülalesi yönetmiştir. [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/08/cin-haritasi.JPG"><img class="alignnone size-full wp-image-3720" title="cin haritasi" src="http://www.buzlu.org/images/2009/08/cin-haritasi.JPG" alt="cin haritasi" width="353" height="336" /></a></p>
<p>Eski devirlere ait yapılan araştırmalar Çin hakkında devamlı yeni bilgiler vermektedir. Ülkeyi yöneten ilk hanedan olarak Hya ve Şang sülaleleri bilinmektedir. Hya sülalesi hakkında bilinen tek bilgi hükümdarların isimleridir. Şang sülalesinin, yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık olarak M.Ö. 1450-1050 seneleri arasında Çin ovalarına hakim oldukları bilinmektedir.</p>
<p>M.Ö. 1050-220 yılları arasında değişik çeşitli uygulamalarla Çov Sülalesi yönetmiştir. Şang Sülalesini yıkarak başa geçen Çov Sülalesi, M.Ö. 1050-771 seneleri arasında feodal bir idare kurdular. Ülkede, feodal devletler bağımsız devletler halinde gelişmeye başladı. Bu durum hükümdarın gücünün azalmasına ve feodal devletler arasında savaşa sebep oldu. Batıdan gelenTürk ve Moğollar, ülkenin büyük bir kısmını fethettiler. Batı milletlerinin eline düşmüş olan topraklarından büyük bir kısmını Çin beyi Tsin, geri aldı. Böylelikle devleti önemli feodal devletlerden biri oldu.<br />
<span id="more-3719"></span><br />
M.Ö. 770-472 devri: Feodal beylerin kendi aralarında iç savaşlara giriştikleri bir devirdir. Bu savaşlar neticesinde yedi bey kalmış ve bunlar da kral şanını alarak Çov Sülalesinden ayrıldılar. M.Ö. 472-221 iç savaş sonunda M.Ö. 453 senelerinde Tsin&#8217;in feodal devleti üç devlete bölündü.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
M.Ö. 221-206 aralarında Tsin&#8217;in Sülalesi memleketi mutlakiyetle idare etti. Tekerlek dingillerinin standartlaştırılması ve bazı ölçü birimlerinin kullanılmaya başlaması Çin tarihinin bu safhasına ait önemli hadiselerdir. Kuzeyden gelen saldırılardan (Hun saldırıları) korunmak için Çin Seddinin ilk şekli olan toprak tabyalar yapıldı. Doğu Çin bölgesinde başlayan bir ayaklanma, uzun süren savaşlara sebepiyet verdi ve bu savaşlar sonunda Han Sülalesi yönetimi ele geçirdi ise de, bir müddet sonra idare değişti.</p>
<p>M.Ö. 206 yılında yönetimi, küçük rütbeli bir asker olan Lui Ki ele geçirerek Han Sülalesini (asiller) kurdu. M.S. 168 senesinde meydana gelen bir hükumet darbesi üzerine 220 senesine kadar devam eden iç savaşlar devri başladı. Büyük bir halk ayaklanması bastırıldı. Bu iç savaş neticesinde ülke üçe bölündü, kuzeyde Vey (220-264), güneydoğuda Vu (229-280), güneybatı Şu (221-263) imparatorlukları kuruldu.</p>
<p>Göçlerin arttığı devirde, Tsin Sülalesinin (265-316) başa geçerek, parçalanan Çin&#8217;i birleştirmeleri de ülkeye huzur ve istikrar getirdi. Daha önceleri ücretle kullanılan milletler bu savaşlarda (asillerin savaşlarında) o derece kuvvetlendiler ki, bunlardan Hyung-nu&#8217;lar (Hunlar) 303&#8242;te yeni bir devlet (Han) kurdular. Bu sülale Çin İmparatorunu iki defa esir almış ve 317&#8242;den başlayarak bütün Kuzey Çin&#8217;de hakimiyet kurmayı başarmıştır. Bunun üzerine Tsin Âilesi kuzeye inerek burada Doğu Tsin Sülalesini (317-419) kurdu.</p>
<p>Güney Çin&#8217;de 580 senesine kadar çeşitli sülalelerin kurduğu muhtelif devletler görülür. Suy Sülalesi (581-618) Çin&#8217;i birleştirmeye muvaffak oldu. Bu kısa ömürlü hanedan zamanında Çin, Vietnam&#8217;ın kuzey ve güneyini ve Tibet&#8217;in kuzeyini ele geçirdi. Çin&#8217;in nüfuzunu tekrar Orta Asya&#8217;da hissettirdi. Bu devrede Kuzey ve Orta Çin Ovasındaki ticari münasebetleri kolaylaştırmak için kanallar açıldı.</p>
<p>Ancak bütün bu işlerin yapılması için yabancılardan yardım istenmesi Suy Sülalesinin sonu oldu. T&#8217;ang Sülalesi (618-907) işbaşına geldi. Bu hanedan devrinde (664) toprakların yeniden taksimi ve vergilendirilmesi yapılmıştır. Müslüman Arapların saldırıları üzerine Türkistan Çin&#8217;in elinden çıktı.</p>
<p>Bundan sonra Türkler devlet idaresinde önemli mevkilere yerleştiler ve sık sık vuku bulan ihtilallerde önemli rol oynadılar. T&#8217;ang Hanedanının düşüşünden sonra 960 tarihine kadar 5 küçük hanedan iş başına geçti. Bu devirde Kuzey ve Güney Çin&#8217;de küçük eyaletler şeklinde devletler meydana çıkmıştı. 960 tarihinde iş başına geçen Sung Hanedanı zamanında Çin İmparatorluğunun birliği yeniden tesis edilmeye çalışılmış, ancak bunda muvaffak olunamamıştır.</p>
<p>Bu hanedan devrinde birçok şehirler kuruldu ve barut kullanılmaya başlandı. Mimari, tarih, şiir, resim, porselen ve bahçecilikte çok yüksek bir seviyeye ulaştılar. Elde bulunan tarihi dokümanlar bu medeniyetin yüksekliğine delil teşkil etmektedir.</p>
<p>Cengiz Han, 1206-27 yılları arasında Çin&#8217;i işgal etti ve Moğollar, 1214 yılında Sarı Nehirin kuzey tarafındaki bölgede hakimiyeti ele geçirdiler. 1271 tarihinde Kubilay Han, imparatorluğunu ilan etti. Böylece Yüan Hanedanının (1260-1368) ve başşehir Yenching (Pekin)i kurdular. Moğollarla beraber Yüan Hanedanı bütün Çin&#8217;i fethederek hakimiyetleri altına aldılar. Bundan sonra Moğollar Çin kültürünün etkisi altına girerek, din, örf ve adetlerinde, giyim ve kuşamlarında Çin örf ve adetlerini benimsediler.</p>
<p>Chu Yüan Chang, Yüan Hanedanı yerine Ming Hanedanını (1368-1644) kurdu. Bu hanedan zamanında Moğollar, Baykal Gölünün kuzey tarafına sürüldü ve imparatorluk eski kuvvetine kavuştu. Yine bu devirde Avrupalılar Çin&#8217;e ulaştılar. Portekizliler ve İspanyollar 16. yüzyılda, Alman ve İngilizler 17. yüzyılda buraya geldiler. Ming Hanedanından sonra işbaşına geçen Ch&#8217;ing Hanedanı (1644-1912) zamanında, Avrupalı tüccarlar, Çin&#8217;in önemli kaynaklarını yıllarca batıya aktarıp, bundan istifade ettiler.</p>
<p>Çin, uzun yıllar batıya kapalı kaldı. Çin&#8217;in batıya açılması 19. yüzyıl ortalarında başladı. Bu yıllarda Portekiz, İngiltere, Fransa, ABD ile ticari, siyasi münasebetler başladı. Bunlardan İngilizler, Hint pamuklukları ve afyonunu, çay ve ipekle değiştiriyorlardı. Çin üst makamları bu ticareti engellemeye çalıştılar. Bununla ilgili olarak afyon ithalini yasaklayan kararlar aldılar. Bunun üzerine İngilizlerle anlaşmazlıklar çıktı ve savaşlar başladı. Ancak bu savaşlar İngilizlerin galibiyeti ile sona erdi (1842).</p>
<p>Yapılan anlaşma sonunda İngilizler daha geniş haklara sahip oldular. Bunun neticesi olarak beş Çin limanı İngilizlere açıldı ve Hong Kong Adası da İngilizlere bırakıldı. Bu savaşlara &#8216;Afyon Savaşı&#8217; adı verildi. Daha sonra yapılan anlaşmalarla ABDve Fransa&#8217;ya aynı haklar tanındı.</p>
<p>Zamanla anlaşmaların uygulanması aksadı. Çinliler yabancıları ülkelerinden atmak istiyorlardı. Fakat onlar elde ettikleri imtiyazları geri vermeye niyetli olmadıkları gibi, bunları az buldular. Böylece, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkede ayaklanmalar oldu. Fakat bu ayaklanmalar yabancı güçler tarafından bastırıldı. 1858 yılında anlaşma uyarınca İngiliz ve Fransızlar yeni haklar kazandılar. Bir müddet sonra aynı menfaatler ABDve Rusya&#8217;ya da tanındı. Bu olaylardan sonra, Çin&#8217;de bir sükunet dönemi başladı.</p>
<p>Çin-Japon Savaşları: Çin&#8217;in Kore üzerinde hakimiyet kurmak istemesi üzerine 1894 yılında ilk savaş başladı. Kore&#8217;de çıkan ayaklanmayı bastırmak üzere her iki ülke de Kore&#8217;ye asker gönderdi. Ayaklanma bastırıldı. Fakat daha sonra her iki ülke birbirleriyle savaşa tutuştular. Bu savaşlar sonunda Çin büyük kayıplara uğradı. 1895 yılında savaş sona erdi ve Çin, Kore&#8217;nin bağımsızlığını tanıdı, ayrıca Formoza Adasını da Japonya&#8217;ya vermek mecburiyetinde kaldı.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
1911&#8242;den sonra başa geçen Yuan Şi-K&#8217;ay monarşik bir idare kurmaya başlamışsa da muvaffak olmayarak 1916 &#8216;da öldü. Bu arada 1917&#8242;de sembolik olarak Birinci Dünya Savaşına girmiş ancak bir çok şehirleri bu arada Şanghay, Japonya tarafından işgal edilmiştir. 1925 yılında milliyetçilerin önderi olan Çiank Kayşek yönetimi ele geçirdi. Orduları ile Japonlara karşı savaşarak bir çok yerleri geri aldı. Bu arada Şanghay tekrar ele geçirildi.</p>
<p>Ülkede 1920 yılında komünist partisi kuruldu ve taraftar toplamaya başladı. Bu parti, ülkede bir çok karışıklıklar çıkardı. Çiank- Kay-Şek bir taraftan Japonlarla savaşırken, bir taraftan da bu ayaklanmaları bastırmaya uğraşıyordu. Nihayet 1927&#8242;de komünistlerin başına geçen Mao Çe-Tung, Çu Enlay ve Çu Di ile komünist partisi güçlenerek ülke çapında teşkilatlanmaya, hükumet kuvvetleri ile çarpışmaya başladı.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı sona erince, komünistlerle milliyetçiler başbaşa kaldılar. Mao Çe-Tung yönetimindeki komünist birlikleri ülkeye hakim oldular. ABD milliyetçilere yardım eder göründü. ABD&#8217;nin Çin&#8217;e gönderdiği diplomatlar hep milliyetçilerin aleyhine çalışmış, onların komünistlerin eline geçmesine sebep olmuşlardır. Yönetim tamamen komünistlerin eline geçince, Milliyetçi Çin hükumeti, Formoza (Tay-Van) Adasına çekilmek zorunda kaldı. Böylece Çin ikiye ayrıldı: Çin Halk Cumhuriyeti ve Milliyetçi Çin Cumhuriyeti.</p>
<p>1 Ekim 1949 yılında Mao Çe-Tung&#8217;un başkanlığında Çin Halk Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Böylece Çin&#8217;in Asya kıtasındaki bütün toprakları Çin Halk Cumhuriyeti&#8217;nin eline geçti. Milliyetçi Çin Cumhuriyeti de Formoza Adasına çekildi ve orada hükumet kurdu. Mao, 1976&#8242;da öldü. Mao&#8217;nun ölümünden sonra, Maoizm açıktan tenkid edilmeye başlandı. Çin idarecileri ABD ve Japonya ile ekonomik iş birliği yaptı.</p>
<p>Mareşal Ye Cienying, Mao&#8217;nun yanlışlarını açıkladı. Eski katı durum kaldırılarak ekonomik ve siyasi yönde yumuşama başladı. Çin kapıları yabancı sermayeye açıldı. Son yıllarda demokratikleşme hareketleri kanlı bir şekilde bastırıldı.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fcin-tarihi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/cin-tarihi/&amp;text=Çin tarihi&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/cin-tarihi/&amp;t=Çin tarihi">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/cin-tarihi/&amp;title=Çin tarihi&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fcin-tarihi%2F&name=buzlu.org&description=%C3%87in+tarihi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/cin-tarihi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/cin-tarihi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/cin-tarihi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/cin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Poliptik nedir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2009 13:34:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[heptaptik]]></category>
		<category><![CDATA[hexaptik]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[octaptik]]></category>
		<category><![CDATA[pano]]></category>
		<category><![CDATA[pentaptik]]></category>
		<category><![CDATA[Poliptik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tablolar]]></category>
		<category><![CDATA[tetraptik]]></category>
		<category><![CDATA[triptik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=3567</guid>
		<description><![CDATA[Poliptik, dört ya da daha fazla parçadan oluşan ve genellikle bir arada duvara asılan çoklu panel tablolarının genel adıdır. Genellikle pano biçiminde olan bu tablolarda ortada olan ana tablo asıl konuyu anlatır. Yan ve kanat kısımlarda bulunan ve daha küçük olan resimlerse genellikle ana konuyu destekler niteliktedirler. Bunların ikili olanları &#8220;diptik&#8221;, üçlü olanı &#8220;triptik&#8221; olarak [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.buzlu.org/images/2009/07/Poliptik.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3568" title="Poliptik" src="http://www.buzlu.org/images/2009/07/Poliptik.jpg" alt="Poliptik" width="409" height="162" /></a></p>
<p>Poliptik, dört ya da daha fazla parçadan oluşan ve genellikle bir arada duvara asılan çoklu panel tablolarının genel adıdır. Genellikle pano biçiminde olan bu tablolarda ortada olan ana tablo asıl konuyu anlatır. Yan ve kanat kısımlarda bulunan ve daha küçük olan resimlerse genellikle ana konuyu destekler niteliktedirler.</p>
<p>Bunların ikili olanları &#8220;diptik&#8221;, üçlü olanı &#8220;triptik&#8221; olarak adlandırılır. Daha fazla panel varsa, panelin sayısına göre adlandırma değişir: tetraptik (4 parça), pentaptik (5 parça), hexaptik, heptaptik  ve octaptik  gibi. Panolar birbirine genelde menteşe ile tutturulur.</p>
<p>Poliptikler özellikle erken dönem Rönesans sanatçıları arasında bir hayli yaygındı. Çoğunlukla kilise ve katedrallerin altarları için tasalanmışlardır. Japonya&#8217;da Edo periyodu boyunca ukiyo-e olarak adlandırılan baskıcılar tarafından da kullanıldı.<span id="more-3567"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Poliptik biçimde tasarlanmış bazı eserler:</strong></p>
<p>* Ghent Altarpiece, 1432&#8242; de Hubert van Eyck ve Jan van Eyck tarafından tamamlandı. En ünlü politik olduğu düşünülür.<br />
* Isenheim Altarpiece, Matthias Grünewald<br />
* Saint Vincent Panels (1470-1480), Nuno Gonçalves<br />
* Polyptych of the Misericordia (1445–1462), Piero della Francesca<br />
* The Last Judgment Polyptych (1450), Rogier van der Weyden<br />
* Saint Augustine Polyptych (1470), Perugino<br />
* The Demidoff Altarpiece (1476), Carlo Crivelli<br />
* St. Dominic Polyptych (1506–1508), Lorenzo Lotto</p>
<p><!--adsense#336x280kareicerik-->
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fpoliptik-nedir%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/&amp;text=Poliptik nedir?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/&amp;t=Poliptik nedir?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/&amp;title=Poliptik nedir?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fpoliptik-nedir%2F&name=buzlu.org&description=Poliptik+nedir%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/poliptik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp sembolü anlamı nedir? nasıl ortaya çıktı?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 14:29:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sembolü]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[niçin]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2881</guid>
		<description><![CDATA[İlk insanlar kalbin, duyguların merkezi olduğuna ve ruhun burada oturduğuna inanıyorlardı. Heyecanlandıklarında, korktuklarında, karşı cinse ilgi duyduklarında kalbin gümbür gümbür atması, kalbe alınan bir yaranın hemen ölüme sebep olması bu inancı güçlendiriyordu. Eski Mısır&#8217;da kalbin dolaşım sistemi içindeki yeri biliniyordu ama kalbin aynı zamanda hafıza, akıl ve idrak yeteneklerinin de merkezi olduğu sanılıyordu. Kalp ve [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2882" title="kalp" src="http://www.buzlu.org/images/2009/02/kalp.jpg" alt="kalp" width="340" height="255" /></p>
<p>İlk insanlar kalbin, duyguların merkezi olduğuna ve ruhun burada oturduğuna inanıyorlardı. Heyecanlandıklarında, korktuklarında, karşı cinse ilgi duyduklarında kalbin gümbür gümbür atması, kalbe alınan bir yaranın hemen ölüme sebep olması bu inancı güçlendiriyordu.</p>
<p>Eski Mısır&#8217;da kalbin dolaşım sistemi içindeki yeri biliniyordu ama kalbin aynı zamanda hafıza, akıl ve idrak yeteneklerinin de merkezi olduğu sanılıyordu. Kalp ve duygular arasındaki bu ilişkiye olan inanç tarih boyunca devam etti.<br />
<span id="more-2881"></span><br />
Kutsal kitaplar bile &#8216;Tanrı&#8217;yı bütün kalbinizle ve ruhunuzla sevin&#8217; derken sevgiyi, ruh ve kalple özdeşleştiriyorlardı. Günümüzde tüm duyu merkezlerinin beyinde toplandığı bilinmesine rağmen insanlar sevgiden bahsederlerken ellerini başlarına değil kalplerine götürürler.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Günümüzdeki şekliyle stilize edilmiş kalp sembolünün ortaya çıktığı zamanlarda aşkı simgelediği şüphelidir. İskambil kağıtlarında &#8216;kupa&#8217;nın da sembolü olan bu şekil, 1400&#8242;lü yıllardan beri kullanılmaktadır. İskambil kağıtlarında asil sınıfı ve kiliseyi temsil eden kupanın şekli kalbi ve aşkı değil kalkanı simgeler.</p>
<p>İnsan ilmiyle uğraşan antropolog Desmond Morris kalp sembolünün insan dişisinin kalçalarının şeklinden kaynaklandığını ve uzun bir süre seksüalite sembolü olarak bilindiğini iddia ediyor. Çok şaşırtıcı ve hiç de romantik olmayan bir teori ama bu konuda yapılan araştırmalardan elde edilen daha şaşırtıcı sonuçlar da var.</p>
<p>New Yorklu tasarımcı Laura Tolkow, Mısır hiyerogliflerini yani resimli yazılarını incelerken kuş ve piramit sembollerinin yanında baş aşağı duran kalp sembolleri de dikkatini çekiyor. Önceleri kalp sembolünün o zamanlarda bile aşkı temsil ettiğini sanıyor ama yazıların anlamlarını öğrenince tam anlamıyla şok oluyor, çünkü hiyerogliflerdeki bu ters kalbe benzeyen şekiller erkek testislerini sembolize ediyor.</p>
<p>Biyolog John Hertner&#8217;in açıklaması ise daha akla yatkın gibi. Ona göre eski çağlarda Katolik kilisesi, insan vücudu üzerinde bilimsel çalışma yapanların, insan vücudunu kesip biçmelerini hoş karşılamıyordu. İnsan kadavrası üzerinde çalışma imkanı bulunamadığından anatomik çalışmalar kurbağalar ve fareler üzerinde yapılıyordu.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Kurbağanın dolaşım sisteminin şeması bugün bile okullarda öğretilir. Bu şemada kalbe giren ve çıkan ana damarlar, kalbin üzerinde iki geniş yay oluştururlar. Bu yaylarla birlikte kurbağanın dolaşım şeması kalp sembolünün aynıdır. Hertner, o çağlarda bu damarların da kalbin bir parçası olarak düşünüldüğünü ve insan kalbinin kurbağanınkinden pek farklı olamayacağı sanıldığından, kurbağanın dolaşım sisteminin, kalp sembolü olarak benimsendiğini ileri sürüyor.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fkalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/&amp;text=Kalp sembolü anlamı nedir? nasıl ortaya çıktı?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/&amp;t=Kalp sembolü anlamı nedir? nasıl ortaya çıktı?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/&amp;title=Kalp sembolü anlamı nedir? nasıl ortaya çıktı?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fkalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti%2F&name=buzlu.org&description=Kalp+sembol%C3%BC+anlam%C4%B1+nedir%3F+nas%C4%B1l+ortaya+%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/kalp-sembolu-anlami-nedir-nasil-ortaya-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yapıştırıcı nasıl yapıştırır?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 12:14:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buzlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[niçin]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yapıştırıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2860</guid>
		<description><![CDATA[Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Tabiatta evini yapan arı, kayalara ve gemilerin su altındaki kesimlerine tutunan midye gibi çok iyi yapıştırıcı üreten canlıların sayısı az değildir.Yapıştırıcıların hikayesi tarih öncesi çağlara kadar uzanıyor. Mağara duvarlarına resim benzeri şekiller yapan atalarımız bunları duvarlara yumurta akı, kurumuş kan ve su bitkilerinin [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2861" title="yapistirici" src="http://www.buzlu.org/images/2009/02/yapistirici.jpg" alt="yapistirici" width="263" height="239" /></p>
<p>Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Tabiatta evini yapan arı, kayalara ve gemilerin su altındaki kesimlerine tutunan midye gibi çok iyi yapıştırıcı üreten canlıların sayısı az değildir.Yapıştırıcıların hikayesi tarih öncesi çağlara kadar uzanıyor. Mağara duvarlarına resim benzeri şekiller yapan atalarımız bunları duvarlara yumurta akı, kurumuş kan ve su bitkilerinin özleriyle sabitliyorlardı.</p>
<p>Sonraları, milattan önce 3 500 yıllarından başlayarak eski Mısırlılar ve Sümerler hayvan derilerini ve kemiklerini kaynatarak daha sağlam yapıştırıcılar yapmayı öğrendiler. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yapıyorlar. 250 temel maddeden binin çok üstünde özel türler üretiyorlar.<br />
<span id="more-2860"></span><br />
Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olmaları gerekmektedir.</p>
<p>Aslında iki maddeyi birbirlerine ideal bir şekilde yaklaştırabilsek yapıştırıcı bile kullanmadan birbirlerine yapışabilirler. Her iki maddenin yüzeylerindeki atomların farklı kutupları birbirlerini çekerler. Pratikte ise bu oluşumu sağlamak mümkün değildir.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Atomların birbirlerini çekebilmeleri için iki cismin yüzeyleri arasındaki mesafenin milimetrenin 10 milyonda birini geçmemesi gerekir. Oysa son derecede pürüzsüz olarak görülen bir cismin bile yüzeyinde milimetrenin on binde dördü kadar yükseklikte girinti ve çıkıntılar vardır.</p>
<p>Bu durumda her iki malzeme aynı cins olsalar bile yüzeyleri hiçbir zaman ideal düzlükte olamayacağından, aradaki boşlukları doldurmak, en fazla miktarda bağ oluşturarak moleküllerin birleşmesini sağlamak için araya bir yapıştırıcı gerekir.</p>
<p>Yapıştırıcının akıcı ancak kuruduğunda katılaşıp kolay kolay kopmayacak özellikte, yüzeylerin ıslanabilir, tamamen temiz, toz ve yağdan tamamen arındırılmış olmaları gerekmektedir. Peki nasıl oluyor da bu kadar güçlü olan yapıştırıcılar tüpün içinde tüpe yapışmadan durabiliyorlar?</p>
<p>Bir çok yapıştırıcının içinde iki tür katkı malzemesi vardır. Biri yapıştırıcı sıvının moleküllerini birleşmeye zorlar, stabilizer denilen diğeri de tersi. Tüpün içinde bunlar bir halatı birer ucundan çeken iki kişi gibidirler. Tüpün iç yüzeyi tamamen nötr olduğundan biri diğerine üstün gelemez, denge halindedirler. Yapıştırıcı tüpten çıkınca havadaki nem stabilizer kısmının etkinliğini yok eder, yapıştırıcı sertleşir ve sürüldüğü yere yapışır.</p>
<p>Yapıştırılacak yüzeylere yapıştırıcıdan ince bir tabaka sürülmesi tavsiye edilir çünkü fazlası yapıştırıcının kendi içinde bağlar oluşturup sertleşmesine yol açar.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Tüpün kapağı açıldıktan sonra ağız kısmında görülen ve tüpün kullanılması için delinen sızdırmaz kısım da yapıştırıcının hava ve nem alıp tüpün içine yapışmaması için alınmış bir tedbirdir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fyapistirici-nasil-yapistirir%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/&amp;text=Yapıştırıcı nasıl yapıştırır?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/&amp;t=Yapıştırıcı nasıl yapıştırır?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/&amp;title=Yapıştırıcı nasıl yapıştırır?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fyapistirici-nasil-yapistirir%2F&name=buzlu.org&description=Yap%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1+nas%C4%B1l+yap%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1r%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/yapistirici-nasil-yapistirir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mozaik nedir?</title>
		<link>http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 10:34:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanatsal]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[mozaik]]></category>
		<category><![CDATA[Neden,Niçin,Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2841</guid>
		<description><![CDATA[Mozaik, yan yana yerleştirilmiş veya yapıştırılmış küçük, muhtelif renklerde cam veya taş parçalarının bütünlendiği bir resim,bir tasvirdir. Güvenilir kaynaklara göre,Akdeniz çevresindeki halklar tarafından icat edilmiş bir sanat koludur ve M. Ö. 300 ile 31 yılları arasındaki dönemde gelişip yaygınlaşmıştır. Roma devrinde, ya da Hıristiyanlığın ilk beş yüz yılında, mozaik sanatı gerçek anlamıyla değer taşıyan bir [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2842" title="mozaik-sanati" src="http://www.buzlu.org/images/2009/02/mozaik-sanati.jpg" alt="mozaik-sanati" width="272" height="335" /></p>
<p>Mozaik, yan yana yerleştirilmiş veya yapıştırılmış küçük, muhtelif renklerde cam veya taş parçalarının bütünlendiği bir resim,bir tasvirdir.<br />
Güvenilir kaynaklara göre,Akdeniz çevresindeki halklar tarafından icat edilmiş bir sanat koludur ve M. Ö. 300 ile 31 yılları arasındaki dönemde gelişip yaygınlaşmıştır. Roma devrinde, ya da Hıristiyanlığın ilk beş yüz yılında, mozaik sanatı gerçek anlamıyla değer taşıyan bir güzellik ve çeşitlilik kazanmıştı.<br />
<span id="more-2841"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Suriye&#8217;den İspanya&#8217;ya, Afrika&#8217;dan İngiltere&#8217;ye kadar her bölgede yaygınlaşmıştı. Bütün dünyanın hayran kaldığı en değerli mozaik çalışmaları, Roma, Ravenna ve Selanik&#8217;teki kutsal yapıların duvarlarında ve tavanlarındadır.Hıristiyanlık öncesi devir mozaikleri,daha ziyade yer zeminindeki kaplamalar niteliğindeydi.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik-->
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fmozaik-nedir%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/&amp;text=Mozaik nedir?&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/&amp;t=Mozaik nedir?">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/&amp;title=Mozaik nedir?&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fmozaik-nedir%2F&name=buzlu.org&description=Mozaik+nedir%3F" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/mozaik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İskenderiye Feneri</title>
		<link>http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 12:45:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medeniyetler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderiye Feneri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2664</guid>
		<description><![CDATA[İskenderiye Feneri. Mısır&#8217;da İskenderiye Limanı&#8217;nın karşısındaki Pharos Adası üzerine yapılmıştı. Romalılar Mısır&#8217;ı ele geçirdikten sonra burada Ptolemaios (Batlamyus) olarak anılan bir devlet kurmuşlardı. İnşaası M.Ö. 285-246 yılları arasında süren Fener, bu devletin ilk iki kralı Ptolemy-Batlamyus-Soter ve Ptolemy tarafından yaptırılmıştı. Kaidesi ile birlikte 135 metre yüksekliğinde olan fener, beyaz mermerden yapılmıştı. Tepesinde bulunan, tunçtan yapılmış [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2663" title="iskenderiye-feneri" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/iskenderiye-feneri.jpg" alt="iskenderiye-feneri" width="175" height="225" /></p>
<p>İskenderiye Feneri. Mısır&#8217;da İskenderiye Limanı&#8217;nın karşısındaki Pharos Adası üzerine yapılmıştı. Romalılar Mısır&#8217;ı ele geçirdikten sonra burada Ptolemaios (Batlamyus) olarak anılan bir devlet kurmuşlardı. İnşaası M.Ö. 285-246 yılları arasında süren Fener, bu devletin ilk iki kralı Ptolemy-Batlamyus-Soter ve Ptolemy tarafından yaptırılmıştı.</p>
<p>Kaidesi ile birlikte 135 metre yüksekliğinde olan fener, beyaz mermerden yapılmıştı. Tepesinde bulunan, tunçtan yapılmış büyük bir ayna 70 kilometre uzaklıktan görülüyor ve limana giren gemilere rehberlik ediyordu.<br />
<span id="more-2664"></span><br />
<!--adsense#336x280kareicerik--></p>
<p>Üç bölümden oluşan fenerin mimarı Knidos&#8217;lu Sostratus&#8217;tur. Alt bölümü dikdörtgen şeklinde ve yaklaşık 55 metre yüksekliğindeydi. Orta bölüm, yukarıya doğru giden rampası olan bir silindir şeklindeydi. Yaklaşık 27 metre yüksekliğindeydi. Üst bölüm ise silindir şeklindeydi ve üzerinde alevin bulunduğu bir odası vardı.</p>
<p>İskenderiye Feneri, antik çağın yedi harikası içinde günlük yaşam için kullanılan tek eserdir. Ayrıca yedi harikanın ve gelmiş geçmiş deniz fenerlerinin en yüksek olanı da bu fenerdir.</p>
<p>Üst kısmı M.S. 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302&#8242;de başka bir depremde yıkıldı. 1500 yılında ise bu yapıya ait kalıntılar tamamen yokoldu.</p>
<p>Üzerinde inşaa edildiği adadan dolayı Pharos olarak anılmış ve bu kelime bir çok dile yerleşmiştir. İspanyolca, Fransızca ve İtalyancada Pharos, deniz feneri anlamına gelmektedir. Yıkılmadan önce yapılan resimleri, dünyadaki deniz fenerlerine yüzlerce yıldan beri örnek olmuştur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik-->
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fiskenderiye-feneri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/&amp;text=İskenderiye Feneri&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/&amp;t=İskenderiye Feneri">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/&amp;title=İskenderiye Feneri&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fiskenderiye-feneri%2F&name=buzlu.org&description=%C4%B0skenderiye+Feneri" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/iskenderiye-feneri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazze Şeridi’nin tarihi</title>
		<link>http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 16:14:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medeniyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih ve Savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Şeridi’nin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih ve savaşlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2693</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde İsrail tarafından bir vahşet yaşatılan Gazze şeridinin  tarihini yazmak istedim.Buralarda yapılan soykırıma bütün dünyanın seyirci kalması artık dünyaya yeni bir lider devletin gelmesi gerektiğini gösteriyor.Ayrıca İsrail ve ABD ürünlerinin bir kısmının listesi yazının sonunda yer almaktadır. Akdeniz’in güneydoğu kıyısındaki Gazze, 45 kilometre uzunluğunda, 10 kilometre genişliğinde, kuzey ve doğusunda İsrail, güneyindeyse Mısır’ın Sina [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2702" title="gazze-yerlesim" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/gazze-yerlesim.jpg" alt="gazze-yerlesim" width="171" height="214" /> <img class="alignnone size-full wp-image-2696" title="gazze-vahset3" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/gazze-vahset3.jpg" alt="gazze-vahset3" width="301" height="210" /></p>
<p>Son günlerde İsrail tarafından bir vahşet yaşatılan Gazze şeridinin  tarihini yazmak istedim.Buralarda yapılan soykırıma bütün dünyanın seyirci kalması artık dünyaya yeni bir lider devletin gelmesi gerektiğini gösteriyor.Ayrıca İsrail ve ABD ürünlerinin bir kısmının listesi yazının sonunda yer almaktadır.</p>
<p>Akdeniz’in güneydoğu kıyısındaki Gazze, 45 kilometre uzunluğunda, 10 kilometre genişliğinde, kuzey ve doğusunda İsrail, güneyindeyse Mısır’ın Sina yarımadasına komşu bir toprak parçası.</p>
<p>Gazze’de 1.4 milyon Filistinli yaşıyor ve bunların yarısından çoğu İsrail’le geçmişte yapılan savaşlarda mülteci durumuna düşmüş aileler. Gazze, dünyanın en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip yerlerinden biri.</p>
<p>Gazzelilerin çoğu günde 2 dolardan az bir parayla yaşamak zorunda. İsrail’ın sınırı sık sık kapatması yüzünden bölgedeki işsizlik yüzde 50’yi aşmış durumda.<br />
<span id="more-2693"></span><br />
Yoksulluk yüzünden eşeklerin çektiği arabaların giderek daha da yaygınlaştığı Gazze’de, yoksul görünümlü evlerin dış duvarları İsrail tarafından öldürülmüş militanların resimleriyle kaplı.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
3000 yıldan fazla süredir yerleşimin olduğu Gazze, antik uygarlıkların kavşak noktasında bulunuyor.</p>
<p>Hazreti Muhammed’in dedesinin mezarının bulunduğuna inanılan Gazze aynı zamanda İmam Şafi’nin doğum yeri.</p>
<p>Gazze, İsrail’in kurulmasıyla sonuçlanan Arap-İsrail savaşında Mısır’ın kontrolüne geçti. Şu anda İsrail’in işgalinde bulunan topraklardan ayrılan yüz binlerce Filistinli mültecinin gelmesiyle Gazze’nin nüfusu 1948-49’da üç katına çıktı.</p>
<p>Mısır yönetimi altındaki Gazze, İsrail’e karşı militan Filistin muhalefetinin yerleştiği bir yer haline geldi.</p>
<p>İsrail, 1967 savaşında Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Sina yarımadasıyla birlikte Gazze’yi de ele geçirdi. Yahudi mültecilerse Gazze’ye yerleşmeye 1970’lerde başladı.</p>
<p>Filistin Kurtuluş Örgütü gerillaları, 1967-70 yılları arasında Gazze’de aktif halde faaliyet gösterdiler ve bu İsrail’in mülteci kamplarına sık sık saldırmasına yol açtı.</p>
<p>İlk Filistin ayaklanması (intifada) 1987 aralık ayında Gazze’de başladı.</p>
<p>İsrail ile yapılan geçici barış anlaşmaları sonucunda, sınırlı yetkilere sahip Filistin Yönetimi 1994’te kuruldu.</p>
<p>İkinci intifadanın başladığı 2000’den beri, Filistinli militanlar Gazze’deki Yahudi mültecilere ve askerlere binlerce kez saldırdılar.</p>
<p>İsrail, militanlara karşı birçok hava saldırısı ve operasyon düzenledi. Bu saldırılarda çok sayıda sivil de canından oldu. İsrail’in evlerini yıkması ve tarlalarını tahrip etmesi yüzünden binlerce Gazzeli evsiz ve geçimlerini sağlayacak kaynaktan yoksun kaldı.</p>
<p>2005 şubat ayında varılan ateşkes anlaşma bu saldırıları önemli ölçüde azaltsa da Gazze’deki şiddet sona ermedi.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Yazarın notu:</p>
<blockquote><p><em>Şu anda Gazze&#8217;de yapılan soykırıma kendimizce bazı eylemler ile tepkimizi gösterebiliriz.Şimdilik ilk akla gelen israil ve Amerikan mallarını almadan,kullanmadan altarnetiflerini kullanarak özellikle Türk mallarını kullanarak tepkimiz gösterebiliriz.</em></p>
<p><em>Unutmayın ki içilen her Coca cola Müslümanlara sıkılan 3 mermidir.Diğer ürünleride düşünürsek bu katliama bizde destek vermiş olmazmıyız? Bunu aman canım benim almadığım nestle ile coca cola mı bu iş olacak demeyin biraz duyarlı olun ve aşağıda listesini verdiğim ve altarnetifi olan ürünleri kesinlikle kullanmayın,yakınlarımızı,anamızı, babamızı ve arkadaşlarımızıda uyaralım bilinçlendirelim.</em></p></blockquote>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İsrail ve ABD ürünlerinin bir kısmının listesi</strong></span></p>
<p>Giyim<br />
Giorgio Armani<br />
Lumberjack<br />
Timberland<br />
Levi&#8217;s<br />
Calvin Klein<br />
Hugo Boss<br />
Müjde<br />
Parizyen<br />
Berk Çorap<br />
Ralph Lauren<br />
Polo<br />
Vakko<br />
Adidas<br />
Nike<br />
Timmy Hilfiger</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gıda</strong></span></p>
<p>Danone<br />
Maggi<br />
Nestle<br />
Nescafé<br />
Nesquik<br />
Jacobs<br />
Banana<br />
McDonald&#8217;s<br />
Burger King<br />
Knorr<br />
Calve<br />
Komili<br />
Becel<br />
Sırma<br />
Rama<br />
Sana<br />
First Sakız<br />
Falım Sakız<br />
Mis<br />
Elittepe Kahve</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İçecek</strong></span></p>
<p>Coca Cola<br />
Sprite<br />
Fanta<br />
Schweppes<br />
Turkuaz Su<br />
Cappy Meyve Su<br />
Sensun</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Temizlik</strong></span></p>
<p>Pedo<br />
Can bebe<br />
Prima<br />
Orkid<br />
Signal<br />
İpana<br />
Alo<br />
Ariel<br />
Mintax<br />
Vim<br />
Omo<br />
Cif<br />
Yumoş<br />
Rinso<br />
Lux</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kozmetik</strong></span></p>
<p>Mac<br />
Revlon<br />
L&#8217;Oréal<br />
Calvin Klein<br />
Ralph Lauren<br />
Giorgio Armani<br />
Elida<br />
Wichy<br />
Gilette</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Medya</strong></span></p>
<p>Fox Tv<br />
Cnbc<br />
Cnbc-e<br />
National Geographic<br />
Cnn<br />
Power Fm 100</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Teknoloji</strong></span></p>
<p>IBM<br />
Intel<br />
Dell<br />
Nokia<br />
Icq</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Otomotiv</strong></span></p>
<p>Opel<br />
Ford<br />
Mazda<br />
Volvo<br />
Chevrolet<br />
Pontiac<br />
Saab</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sigara</strong></span></p>
<p>Phillips Morris<br />
Parlement<br />
Marlboro</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Akaryakıt</strong></span></p>
<p>Bp<br />
Shell</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diğer</strong></span></p>
<p>Carrefour<br />
Alarko Jeneratör<br />
Alarko Klima<br />
Kiwi Ayakkabı Ürünleri<br />
20th Century Fox Filmcilik<br />
Astel Bant<br />
Citibank<br />
Kodak<br />
La Roche</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlaç</strong></span></p>
<p>Hoechst<br />
Bayer<br />
Sandoz<br />
Roche<br />
Pfizer<br />
Saned
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fgazze-seridi%25e2%2580%2599nin-tarihi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/&amp;text=Gazze Şeridi’nin tarihi&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/&amp;t=Gazze Şeridi’nin tarihi">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/&amp;title=Gazze Şeridi’nin tarihi&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fgazze-seridi%25e2%2580%2599nin-tarihi%2F&name=buzlu.org&description=Gazze+%C5%9Eeridi%E2%80%99nin+tarihi" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/gazze-seridi%e2%80%99nin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz Fenerleri</title>
		<link>http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 14:40:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Fenerleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[marmara]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2655</guid>
		<description><![CDATA[En eski deniz feneri, İ.Ö. 7. yüzyılda Sigeon&#8217;da, bugünkü adıyla, Kumkale&#8217;de (Çanakkale) yapılmıştır. İstanbul Boğazı&#8217;nın Trakya yakasındaki Timée ve karşı kıyısındaki Chrysopolis (Üsküdar) fenerleri İ.Ö. 2. Yüzyılda yapılmıştır. Dünyanın antik çağdaki yedi harikasından biri olan[ İskenderiye Feneri İ.Ö. 280 yılında Knidos&#8217;lu Sostrates tarafından Pharos adası üzerine inşa edilmiştir. Yüksekliği 135 metre olan bu fenerin şöhreti [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-medium wp-image-2656" title="deniz-fenerleri" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/deniz-fenerleri-300x224.jpg" alt="deniz-fenerleri" width="300" height="224" /></p>
<p>En eski deniz feneri, İ.Ö. 7. yüzyılda Sigeon&#8217;da, bugünkü adıyla, Kumkale&#8217;de (Çanakkale) yapılmıştır. İstanbul Boğazı&#8217;nın Trakya yakasındaki Timée ve karşı kıyısındaki Chrysopolis (Üsküdar) fenerleri İ.Ö. 2. Yüzyılda yapılmıştır.</p>
<p>Dünyanın antik çağdaki yedi harikasından biri olan[ İskenderiye Feneri İ.Ö. 280 yılında Knidos&#8217;lu Sostrates tarafından Pharos adası üzerine inşa edilmiştir. Yüksekliği 135 metre olan bu fenerin şöhreti ve yüksekliği bu güne kadar aşılamamıştır. 14. yüzyılda meydana gelen bir depremde yıkılmıştır.<br />
<span id="more-2655"></span><br />
İtalya&#8217;daki en eski fener Messina&#8217;da bulunmaktadır. Brindisi, Ravenna, Puzzuoli ve Capri fenerleri, Roma döneminin diğer tanınmış yapılarıdır. İmparator Caligula tarafından İ.S. 40 yılında inşa edilen Boulogne feneri 17. yüzyıla kadar kullanılmıştır. Dover&#8217;de ve Herkül Sütunu adıyla bilinen La Coruna&#8217;daki (İspanya) fenerler aynı dönemin diğer tanınmış yapılarıdır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Colossus </strong></p>
<p>Rodos limanı girişinde Güneş Tanrısı Helios adına yapılan bu bronz heykel ilk fenerler arasında sayılmasa da heykelin elinde tuttuğu bir ateşle limana giren teknelere yol gösterdiği söylenir. Bu heykel New York&#8217;taki Hürriyet Abide&#8217;sini yapan Fransız heykeltıraşAuguste Barthordi&#8217;ye ilham vermiştir.</p>
<p>Antik çağın yedi harikasından biri olarak anılan Rodos Heykelinin yapımına heykeltıraş Chares of Lindos tarafından İ.Ö 282 yılında başlanmış ve 12 yıl sürmüştür. Temeli beyaz mermerden yapılan bu bronz heykel 56 yıl sonra İ.Ö. 226 yılındaki şiddetli bir deprem sırasında yıkılmıştır. 654 yılında Arapların adayı işgalinden sonra heykelin kalıntıları Suriyeli Yahudilere satıldı. Kalıntıların 900 deve yükü tuttuğu söylenir.</p>
<p>Roma imparatorluğunun çöküşü ardından, denizlerdeki denetimin yok olması deniz ticaret yollarındaki güveni ortadan kaldırmış, denizaşırı ticarette önemli bir daralma meydana gelmiştir. Antik çağdan beri çalışmakta olan birçok deniz feneri Ortaçağda bakımsızlık yüzünde harap olmuştur.</p>
<p>Üzerinde odun veya kömür ateşi yakılan çok sayıda fener 17. ve 18. yüzyıllar boyunca Avrupa kıyılarındaki değişik yerlere inşa edilmiştir. Bu fenerlerin İngiltere&#8217;deki örnekleri resimlerde görülmektedir.</p>
<p>1611 yılında Fransa&#8217;da Gironde&#8217;da inşa edilen Cordouan feneri kayalıklar üzerine inşa edilmiş ilk deniz feneridir.</p>
<p>19.cu yüzyılda deniz ticaretinin yoğunlaşmasıyla birlikte, çok sayıda deniz feneri inşa edilmiştir. Bunlardan İngiltere&#8217;deki Bell Rock (Forfarshire, 1811), Skerryvore (Argyllshire, 1884), Fransa&#8217;daki Ar-Men (Sein Adası, 1881) ve Almanya&#8217;daki Roter Sand (Weser ağzı, 1885) dikkate değer deniz fenerleridir.</p>
<p>Amerika kıtasındaki ilk fener Boston limanı girişindeki Little Brewster adası üstüne 1716 yılında inşa edilmiştir.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;deki Fenerler </strong></p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen ilk fener Fenerbahçe feneridir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1562 yılında inşa ettirilmiştir. Ahırkapı deniz feneri Sultan III. Osman zamanında, 1755 yılında inşa edilmiştir.</p>
<p>1853-1856 Kırım Harbi yılları ve sonrasında Karadeniz&#8217;e giden İngiliz ve Fransız harp gemilerinin Marmara ve boğazlardan geçişini kolaylaştırmak için, çok sayıda fener inşa edilmiştir. Ahırkapı, Fenerbahçe, Anadolu ve Rumeli fenerleri, Karaburun, Yeşilköy, Çimenlik, Kumkale ve Gelibolu fenerleri bu dönemin yapılarıdır.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de, yerden ölçülmek üzere en yüksek fenerler aşağıdaki gibi sıralanır.</strong></p>
<p>* Rumeli Feneri 30 m,<br />
* <a href="http://www.buzlu.org/ahirkapi-feneri" target="_blank">Ahırkapı Feneri</a> 29 m,<br />
* Mehmetçik Burnu 25 m,<br />
* Hoşköy 22 m,<br />
* Fenerbahçe Feneri 20 m<br />
* Şile Feneri 19 m</p>
<p>Deniz seviyesinden ölçülmek üzere ışık seviyesi en yüksek fenerler ise sırasıyla:</p>
<p>* Sinop Boztepe Burnu (107 m),<br />
* Akıncı Burnu (109 m) ve<br />
* Alanya (209 m) deniz fenerleridir.</p>
<p>8334 kilometreyi bulan kıyılarımızda halen değişik karakterde ışık gösteren 372 adet fener bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Fenerlerin bulundukları yere göre sınıflandırılmaları </strong></p>
<p>* Kıyı Fenerleri<br />
* Anakara fenerleri<br />
* Ada fenerleri<br />
* Deniz Kayaklıkları ve Sığlıkları Fenerleri<br />
* Derin Deniz Fenerleri<br />
* Dalgakıran Fenerleri<br />
* Doğrultu Fenerleri</p>
<p><strong>Fenerlerin görünme uzaklıkları </strong></p>
<p>Fener ışıklarının görünme mesafelerin, fener kulesinin deniz seviyesinden yüksekliğine ve ışığın yoğunluğuna bağlıdır.</p>
<p><strong>Işıkların coğrafi menzili </strong></p>
<p>H metre olarak fener ışığının, h metre olarak göz hizasının denizden yüksekliğini göstermek üzere, fenerin görünme mesafesi deniz mili olarak aşağıdaki formülden bulunur.</p>
<p>Görünme Mesafesi= 2.075(H 0,5 +h 0,5) h mesafesi = görünme uzaklığı</p>
<p><strong>Işıkların yüksekliği </strong></p>
<p>Kıyı ışıkları için genellikle 45 metre uygun bir yüksekliktir. Ege, Marmara ve Karadeniz gibi kapalı ve birbirine yakın adalarla dolu kıyılardaki fenerler, okyanus kıyısındakilerden daha kısadır.</p>
<p><strong>Fenerlerin optik sistemleri </strong></p>
<p>Fener kulesi üstünde yakılan bir ateş ışığının yaklaşık %97 si, arkasında yansıtıcı bulunması halinde ise yaklaşık %83 ü kaybolur. Mercek kullanımıyla kayıp % 17 ye kadar azaltılmıştır. Optik sistemlerdeki en köklü değişiklik Fransız Mühendis Augustine Jean Fresnel (1788-1827) tarafından yapılmıştır. İcat ettiği mercek sistemi ilk olarak 1823 yılında Cordouan fenerinde uygulanmıştır.</p>
<p><strong>Katoptrik Sistem </strong></p>
<p>Bu aygıt tipinde ışınlar bir yansıtıcı yüzeyden sadece yansıtılır. Işık kaynağı yansıtıcının odak merkezine konur. Bu aygıt tipinde ışınlar bir yansıtıcı yüzeyden sadece yansıtılır. Işık kaynağı yansıtıcının odak merkezine konur.</p>
<p><strong>Dioptrik Sistem </strong></p>
<p>Dioptrik sistemde ışınlar bir cam ortamdan geçer ve bu cam ortamdan geçerken de optik kurallarına göre kırılır. Yansıma olmaz.</p>
<p><strong>Katadioptrik Sistem </strong></p>
<p>Bu sistemde ışınlar kırılarak cam ortama girdikten sonra, ortamı terk etmeden toplam içsel yansımaya uğrar. Işınlar ortamı terk ederken bir kere daha kırılır. Bu yöntemde ışık ışınlarının cam prizmadaki kırılma ve yansıma özelliklerinin ikisi birden kullanılır.</p>
<p>Amerika&#8217;da Florida Key West fenerinin First Order Fresnel Merceği ile Second Order Bir Fresnel Merceğinin resimleri &#8220;first&#8221; ve &#8220;second&#8221; kelimeleri üzerine tıklayarak görülebilir. Hiperradyal üçlü flaşlı bir Fresnel merceğini, Altı flaşlı bir Fresnel merceğini ve Sabit ışıklı bir Fresnel merceğini yine farklı renkteki kelimeler üzerine tıklayarak görebilirsiniz.</p>
<p><strong>Fenerlerin ışık kaynakları </strong></p>
<p>* Odun ve Kömür: Isle of May&#8217;de 1810, St. Bees&#8217;te 1823 yılına kadar kullanıldı.<br />
* Yağ:1823 ten itibaren kullanılmağa başlandı. (Balina, domuz , kakao, kolza yağı ve madeni yağları)<br />
* Akkor Gömlekli Madeni Yağ Yakıcılar: 1898&#8242;den itibaren,<br />
* Hava Gazı: 1837&#8242;den itibaren,<br />
* Petrol Gazı: 1870&#8242;lerden itibaren,<br />
* Asetilen: 1896&#8242;dan itibaren kullanıldı.<br />
* Elektrik: İlk deneyler 1858 de yapıldı. İlk uygulamalar ise 1886 da Isle of May&#8217;de ve 1888 de St. Catherine&#8217;de yapıldı.</p>
<p><strong>Fenerlerin yapı malzemeleri </strong></p>
<p>* Taş: Antik çağdan itibaren kullanılan en eski fener yapı malzemesi taştır. En tanınmış örnekleri İngiltere&#8217;deki Eddystone ve Fransa&#8217;daki Cordouan fenerleridir.<br />
* Ahşap: Özellikle Amerika&#8217;da, 18. yüzyıl ortalarında hizmete sokulan deniz fenerlerinin büyük çoğunluğu ahşap kullanılarak inşa edilmiştir. Doğa etkilerine dayanım süresinin kısalığı ve yangınlar nedeniyle kullanımı giderek azalmıştır.<br />
* Tuğla: Taş kule maliyetinin, önemli ölçüde arttığı durumlarda yapı malzemesi olarak taşın yerini tuğla almıştır.<br />
* Dökme Demir Levhalar: Taş ve tuğla maliyetinin yüksek, zemin taşıma gücünün yeterli olmadığı durumlarda, fener kulelerinin birçoğu dökme demir levhalar kullanılarak yapılmıştır.<br />
* Çelik Kafes Sistem: Bu tip fener kuleleri zemine aktarılacak yüklerin küçük olması gerektiğinde tercih edilir.<br />
* Betonarme: Betonarme, fener kulelerinde yaygın bir kullanım alanı bulmuştur.<br />
* Alüminyum ve Fiberglas: Sınırlı da olsa, son dönemlerde fener kulesi yapımında alüminyum ve fiberglas kullanılmıştır.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Fenerlerin yönetimi </strong></p>
<p>1755 yılında inşa edilen ilk Ahırkapı deniz fenerinin bakımı Bostancı Ocağı neferleri tarafından üstlenilmiş, kandillerinde yakılacak yağ ise Topkapı Sarayı&#8217;ndan sağlanmıştır.</p>
<p>I. Abdülhamit döneminde fenerin idaresi gedik usulüne bağlanarak babadan oğula geçmeye başlamış ve bu gelenek günümüze kadar devam etmiştir. 1860 yılında Osmanlı Devleti Fenerler İdare-i Umumiyesini kurarak fenerlerin işletme imtiyazını Michel Marius ve Bernard Camille Collas adında iki Fransıza vermiştir.</p>
<p>Cumhuriyet döneminde devlet, 3302 sayılı kanunla Fenerler İdare-i Umumiyesini satın almış ve 1 ocak 1938 de Denizbank&#8217;a devretmiştir. Birçok yönetim ve isim değişikliğinden sonra fenerlerin yönetimi 12 mayıs 1997 de kurulan &#8220;Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü&#8221;ne bağlanmıştır.</p>
<p>İngiltere&#8217;de genel deniz feneri idaresi Corporation of Trinity House&#8217;tur. Fransa&#8217;da 1792 yılında kurulan Köprüler ve Yollar İdaresi&#8217;nin kontrolu altında bulunan Fenerler İdaresi &#8220;Service des Phares et Balises&#8221; adı ile tanınır. Amerika&#8217;da, 1 Temmuz 1939 dan itibaren fener hizmetleri, &#8220;U.S. Coast Guard&#8221; teşkilatı tarafından yürütülmektedir.</p>
<p><strong>Fenerlerin geleceği </strong></p>
<p>Fenerlerdeki otomasyonun yaygınlaşması ve uydu haberleşme sistemlerindeki gelişmeler deniz fenerlerine duyulan gereksinimi giderek azaltmaktadır.</p>
<p>Deniz fenerleri birçok ülkede uzaktan idare edilmekte ve fenerlerde bekçi bulunmamaktadır. Eskiden bekçilerin oturduğu konutlar otel, lokanta, alışveriş mağazası vs. gibi turistik amaçlarla kullanılmaktadır.</p>
<p>Otomasyona geçişle birlikte, yakın gelecekte bakıcısız kalacak deniz fenerlerinin bakım ve onarımları kurumları için büyük bir yük olacaktır. Bakım ve onarımların işletmelere yük olmadan yapılabilmesi ve fenerlerin tarihi bir miras olarak gelecek kuşaklara aktarılması için çalışma yapacak birimlerin vakit geçirilmeden oluşturulması ve önlemlerin şimdiden belirlenmesi gerekmektedir.</p>
<p>Ülkemizdeki deniz fenerlerinden hiç olmazsa bir kısmı ziyarete açılmalı ve önemli deniz fenerleri yakınında müzeler oluşturulmalıdır. Bu uygulama hem toplumu bilgilendirme açısından hem de bu tarihi mirasa sahip çıkılması gereğinin hissettirilmesi bakımından yararlı olacaktır.</p>
<p><strong>Fenerler ile ilgili ilginç bilgiler </strong></p>
<p>Açık denizde kayalıklar üzerine inşa edilmiş ilk taş deniz feneri, Smeaton tarafından yapılan Eddystone fener kulesidir (1759). Smeaton inşaat mühendisliğinin babası olarak tanınır. Fener inşaatı sırasında, yeni uygulamalar icat etmiştir.</p>
<p>Örneğin taşların birbirine geçme olarak kullanılması, deniz çimentosu, taşları gemiden inşaat sahasına aktarmak için kullanılan özel vinçler bunlardan sadece üçüdür.</p>
<p>Fenercilerin hava koşulları yüzünden uzun zaman karaya çıkamamaları durumunda, yiyecek tükendiğinde, aydınlatmada kullanılan mumları yemeleri gerekebiliyordu. O zamanki mumlar hayvansal ve bitkisel yağ kökenli olduklarından sindirilebilen türden idiler. Dünyada nükleer güçle çalışan tek fener Estonya&#8217;daki Tallin feneridir.</p>
<p>Fener ışıklarının yoğunluğunu arttırmak için dev boyutlarda cam prizmalar ve mercekler kullanılmıştır. Bunların en büyüklerinin ağırlığı 5 tona ulaşıyordu. Merceklerin bağlı olduğu platform cıva üstünde yüzüyor ve bir parmak itişi ile harekete geçebiliyordu.</p>
<p>Alaska&#8217;daki Scotch Cap deniz feneri 1946 yılında Büyük Okyanusta meydana gelen 7,3 şiddetinde bir depremden sonra kıyıdaki yüksekliği 30 metreyi aşan bir tsunami dalgası ile yıkılmış, 5 kişilik fener personeli kaybolmuştur. Şiddetli fırtınalarda dalgalar 45 metre yüksekliğindeki bir fener kulesini tamamen örtebilmekte ve fener fanusunun 12,5 mm kalınlığındaki camlarını kırabilmektedir.</p>
<p>Fanus içine o kadar çok deniz suyu girebilir ki fenerciler sularla beraber merdivenlerden sürüklenmemek için kendilerini merdiven korkuluklarına bağlamak zorunda kalabilirler. En şanssız deniz feneri yapımcısı, en sağlam deniz fenerini yaptığına inanan Henry Winstanley&#8217;dir.</p>
<p>Yaptığı fenerin sağlamlığına çok güveniyordu. Herkese, en şiddetli fırtınada bile fener içinde kalmak istediğini söylüyordu. Dileği gerçekleşti, fakat yaptığı fener, İngiltere tarihinin en büyük fırtınasında yıkıldı ve dalgalara sürüklenen fenerde hayatını kaybetti.</p>
<p>Bir zamanlar Longships deniz feneri bakıcısının kayalık korsanları tarafından kaçırıldığı, ancak bakıcının küçük kızını fenerde unuttukları söylenir. Küçük kız içinde aile İncil&#8217;inin de bulunduğu kitapların üzerine çıkarak, babası serbest bırakılıncaya kadar yağ lambasını yanar durumda tutmayı başarmıştır.</p>
<p>Fransa&#8217;da Brittany kıyısı açıklarındaki Vierge adasında bulunan fenerin yüksekliği 83 metre olup dünyadaki en yüksek tuğla fener kulesidir. Amerika&#8217;nın en yüksek fener kulesi Cape Hatteras&#8217;tır. Tepeliğine kadar olan yüksekliği 63,40 metredir. Dünyanın en yüksek feneri Japonya&#8217;da Yokohama&#8217;daki Yamashita park içinde bulunan 106 metre yüksekliğindeki çelik konstrüksiyon fener kulesidir.</p>
<p>Cristof Colomb&#8217;un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi. 1895 te Yeni Zelanda&#8217;da, Stephen adasında nadir bir çalıkuşu türü keşfedildi. Yok olan türünün son örneği olan bu çalıkuşunu deniz feneri bakıcısının kedisi yedi.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdeniz-fenerleri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/&amp;text=Deniz Fenerleri&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/&amp;t=Deniz Fenerleri">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/&amp;title=Deniz Fenerleri&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdeniz-fenerleri%2F&name=buzlu.org&description=Deniz+Fenerleri" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/deniz-fenerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dalgıçlık Sporu</title>
		<link>http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/</link>
		<comments>http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 08:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>metin0307</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dalgıçlık]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buzlu.org/?p=2685</guid>
		<description><![CDATA[Su altında kalmak üzere suya dalma işidir. İnsanlar çok eski çağlardan beri değişik aparatlar kullanarak sualtında daha uzun süreler kalmayı denemiştir. M.Ö. 500 yıllarına ait resimlerde sualtında, hayvan derilerinden yapılmış tulumlar içindeki havayı soluyarak avlanan Eski Yunan dalgıçlar betimlenmiştir. Özellikle Amerika&#8217;daki kolonilerden Avrupa&#8217;ya değerli eşyalar taşıyan gemilerin, korsanların ilgi odağı haline gelip birçok geminin batırılmasıyla, [...]<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-2686" title="dalgiclik" src="http://www.buzlu.org/images/2009/01/dalgiclik.jpg" alt="dalgiclik" width="273" height="181" /></p>
<p>Su altında kalmak üzere suya dalma işidir.</p>
<p>İnsanlar çok eski çağlardan beri değişik aparatlar kullanarak sualtında daha uzun süreler kalmayı denemiştir. M.Ö. 500 yıllarına ait resimlerde sualtında, hayvan derilerinden yapılmış tulumlar içindeki havayı soluyarak avlanan Eski Yunan dalgıçlar betimlenmiştir.</p>
<p>Özellikle Amerika&#8217;daki kolonilerden Avrupa&#8217;ya değerli eşyalar taşıyan gemilerin, korsanların ilgi odağı haline gelip birçok geminin batırılmasıyla, bu batan gemilerdeki yüklerin çıkartılması ihtiyacı insanoğlunu daha derine inmek ve orada daha uzun süre kalabilmek için yeni icatlar yapmaya itmiştir. Dalış Çanları nın kullanılmaya başlanması bu yıllara dayanır.<br />
<span id="more-2685"></span><br />
Bir sonraki gelişme yüzey destekli sualtı soluma aparatlarıdır ki, Jules Verne&#8217;in Denizler Altında Yirmi Bin Fersah kitabı yayınlandığında bunlar 20 yıla yakın bir zamandır kullanılmaktaydı. Ancak dalışta en büyük devrim 1943&#8242;te Fransız kaşif Jacques-Yves Cousteau&#8217;nun geliştirdiği regülatör sayesinde olmuştur.<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
Cousteau&#8217;nun &#8220;su ciğeri&#8221; adını verdiği yüksek basınçlı bir tüp ve tek kademeli regülatörden oluşan aparat, insanın yüzeye hiçbir bağımlılık duymadan hayal bile edemeyeceği derinliklere inip uzun süreler kalabilmesine olanak sağlamıştır.</p>
<p><strong>Dalış Türleri </strong></p>
<p>* Serbest Dalış<br />
* Tüplü Dalış</p>
<p><strong>Serbest Dalış </strong></p>
<p>Su altında nefes tutarak yapılan dalıştır.</p>
<p><strong>Aletli Dalış </strong></p>
<p>1. Yüzey Destekli Dalış<br />
2. Tüplü Dalış ( SCUBA )</p>
<p><strong>Yüzey Destekli Dalış </strong></p>
<p><strong>Tüplü dalış (SCUBA) </strong></p>
<p>Yüksek basınçlı hava ile doldurulmuş tüpteki gazı soluyarak, yüzeye bağımlı olmaksızın yapılan aletli dalıştır.`Self Contained Underwater Breathing Apparatus` kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur.</p>
<p><strong>Tüplü Dalış Donanımları </strong></p>
<p>* Tüp: içine yüksek basınçlı kompresörler vasıtası ile filtre edilerek (soluduğumuz hava %21 oksijen %78 azot %1 asal gazlar) doldurulur, çelik ya da aluminyum&#8217;dan yapılır. ortalama scuba dalışlar için kullanılan tüpler 200 bar olarak tasarlanmışlardır bu tüpler dalış okulları veya özel kullanımlarda belli periotlarda basınç testlerine tabi tutularak üzerlerine soğuk damga ile test bilgileri işaretlenir.</p>
<p>* Regulator: (tüpteki yüksek basınçlı havayı su altında ortam basıncına düşürerek insanın rahat soluyabileceği seviyeye ayarlar),</p>
<p>* Manometre: (regülatörün yüksek basınç çıkışlarından birine bağlıdır ve tüp içinde kalan havanın basıncını gösterir)</p>
<p>* BCD veya BC : (Buoyancy Controlling Device veya Buoyancy Compensator -Denge Yeleği &#8211; dalıcının su içindeki yüzerliğini ayarlamakta kullanılır. Tüp içindeki havanın regülatör gelen bir hortuma bağli basma-boşaltma butonları vasıtasıyla dalıcı kendisi tarafından kulanılır),ayrıca dalış öncesi ve dalış sonrası su yüzeyinde efor sarfetmeden kalmasını sağlamalarındada kullanılır.</p>
<p>* Maske, palet, dalış elbisesi, derinlik ve zaman saati kullanılan diğer malzemelerdir.Maske mutlaka dalıcıya uygun olarak yüz yapısına uygun olmalıdır bu dalış öncesi basit bir testle anlaşılabilir. ıslak,yarı kuru ve kuru tip olarak yaygın olan üç tip elbise kullanılır, iklim ve su sıcaklığına göre elbise türleri dalıcılar tarafından tercih edilir.</p>
<p>SCUBA (Tüplü Dalış) dünyanın en olağanüstü keyiflerinden biridir. Ancak mutlaka özel bir eğitimden geçilerek yapılmalıdır. Eğitimsiz dalış çok tehlikeli olabilir. Dunyanin her yerinde ve Turkiye ile KKTC`de bu egitimleri yetkili kuruluslardan almak mumkundur.</p>
<p><strong>Dalış sporunun türleri (amaca göre) </strong></p>
<p>* Ticari Dalgıçlık<br />
* Teknik/Bilimsel Dalgıçlık<br />
* Rekreasyonel (Eğlence/Hobi Amaçlı) Dalgıçlık</p>
<p><strong>Rekreasyonel dalışta eğitim seviyeleri </strong></p>
<p>* Giriş Seviyesinde Dalgıç<br />
* Erişkin Dalgıç<br />
* Grup Lideri<br />
* Yardımcı Eğitmen<br />
* Eğitmen<br />
* Eğitmen Eğitmeni</p>
<p><strong>Rekreasyonel(Sportif) ve teknik dalgıç eğitim kuruluşları </strong></p>
<p>* CMAS<br />
* PADI<br />
* SSI<br />
* IDEA<br />
* BSAC<br />
* NAUI<br />
* TDI<br />
* IANTD<br />
<!--adsense#336x280kareicerik--><br />
<strong>Bu sporla ilgilenenlerde görülebilecek sağlık problemleri </strong></p>
<p>* Barodentalji,<br />
* Sinüzit,<br />
* Kulak zarı perforasyonu,<br />
* Dekompresyon Hastalığı,<br />
* Akciğer genleşme yaralanmaları,<br />
* Oksijen zehirlenmesi
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdalgiclik-sporu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=350&amp;action=like&amp;font=arial&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:350px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.buzlu.org">buzlu.org</a></p>
<div id="simple_socialmedia"><ul class="ssm_row"><li class="twitter"><a target="_blank" href="http://twitter.com/share?url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;text=Dalgıçlık Sporu&amp;via=buzlu1">Tweet</a></li><li class="facebook"><a target="_blank" title="Share on Facebook" rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;t=Dalgıçlık Sporu">Facebook</a></li><li class="linkedin"><a target="_blank" title="Share on LinkedIn" rel="nofollow" href="http://www.linkedin.com/shareArticle?mini=true&amp;url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;title=Dalgıçlık Sporu&amp;source=buzlu.org">LinkedIn</a></li><li class="tumblr"><a target="_blank" title="Share on Tumblr" rel="nofollow" href="http://www.tumblr.com/share/link?url=http%3A%2F%2Fwww.buzlu.org%2Fdalgiclik-sporu%2F&name=buzlu.org&description=Dalg%C4%B1%C3%A7l%C4%B1k+Sporu" title="Share on Tumblr">Tumblr</a></li><li class="stumble"><a target="_blank" title="Share on StumbleUpon" rel="nofollow" href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/">Stumble</a></li><li class="digg"><a target="_blank" title="Share on Digg" rel="nofollow" href="http://www.digg.com/submit?phase=2&amp;url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/">Digg</a></li><li class="delicious"><a target="_blank" title="Share on Delicious" rel="nofollow" href="http://del.icio.us/post?url=http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/&amp;title=INSERT_TITLE">Delicious</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buzlu.org/dalgiclik-sporu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

