Åžub 28

 

Naif sanat, çocuksu bir basitlik taşıyan bir sanat türüdür. Tür olarak primitif sanatla oldukça benzeşir. Naif sanatın çok az sanat eğitimi almış, ya da hiç eğitim almamış insanlar tarafından yaratılmış olduğunu söylemek bu türü fazlasıyla basite indirgemek olur.

Özellikleri

Naif sanat adı özellikle resimde kabul gören bir akademi ve okullu resim biçimi olduğunu var sayar. Ancak pratikte de naif sanatçıların okulları vardır. Zaman içinde bu tarz kabul görmeye başlamıştır.

Naif sanatın özellikleri, resmin resmi özellikleriyle tuhaf bir iliÅŸki içindedir. Çizimde veya perspektifte yapılan hatalar, çoÄŸunlukla taze bir görünüm ortaya çıkarmaktadır. Bu resimlerde dokuların büyük yer bulduÄŸu, ham renklerin kullanıldığı, ve incelikten çok basitliÄŸin öne çıktığı görülebilir. Ancak bu tür öyle popüler ve tanınır hale gelmiÅŸtir ki, ÅŸimdiki örneklerinin çoÄŸuna sözde naif denebilir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

AÄŸu 09

cin haritasi

Eski devirlere ait yapılan araştırmalar Çin hakkında devamlı yeni bilgiler vermektedir. Ülkeyi yöneten ilk hanedan olarak Hya ve Şang sülaleleri bilinmektedir. Hya sülalesi hakkında bilinen tek bilgi hükümdarların isimleridir. Şang sülalesinin, yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık olarak M.Ö. 1450-1050 seneleri arasında Çin ovalarına hakim oldukları bilinmektedir.

M.Ö. 1050-220 yılları arasında değişik çeşitli uygulamalarla Çov Sülalesi yönetmiştir. Şang Sülalesini yıkarak başa geçen Çov Sülalesi, M.Ö. 1050-771 seneleri arasında feodal bir idare kurdular. Ülkede, feodal devletler bağımsız devletler halinde gelişmeye başladı. Bu durum hükümdarın gücünün azalmasına ve feodal devletler arasında savaşa sebep oldu. Batıdan gelenTürk ve Moğollar, ülkenin büyük bir kısmını fethettiler. Batı milletlerinin eline düşmüş olan topraklarından büyük bir kısmını Çin beyi Tsin, geri aldı. Böylelikle devleti önemli feodal devletlerden biri oldu.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tem 08

Poliptik

Poliptik, dört ya da daha fazla parçadan oluşan ve genellikle bir arada duvara asılan çoklu panel tablolarının genel adıdır. Genellikle pano biçiminde olan bu tablolarda ortada olan ana tablo asıl konuyu anlatır. Yan ve kanat kısımlarda bulunan ve daha küçük olan resimlerse genellikle ana konuyu destekler niteliktedirler.

Bunların ikili olanları “diptik”, üçlü olanı “triptik” olarak adlandırılır. Daha fazla panel varsa, panelin sayısına göre adlandırma deÄŸiÅŸir: tetraptik (4 parça), pentaptik (5 parça), hexaptik, heptaptik  ve octaptik  gibi. Panolar birbirine genelde menteÅŸe ile tutturulur.

Poliptikler özellikle erken dönem Rönesans sanatçıları arasında bir hayli yaygındı. ÇoÄŸunlukla kilise ve katedrallerin altarları için tasalanmışlardır. Japonya’da Edo periyodu boyunca ukiyo-e olarak adlandırılan baskıcılar tarafından da kullanıldı. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Åžub 18

kalp

İlk insanlar kalbin, duyguların merkezi olduğuna ve ruhun burada oturduğuna inanıyorlardı. Heyecanlandıklarında, korktuklarında, karşı cinse ilgi duyduklarında kalbin gümbür gümbür atması, kalbe alınan bir yaranın hemen ölüme sebep olması bu inancı güçlendiriyordu.

Eski Mısır’da kalbin dolaşım sistemi içindeki yeri biliniyordu ama kalbin aynı zamanda hafıza, akıl ve idrak yeteneklerinin de merkezi olduÄŸu sanılıyordu. Kalp ve duygular arasındaki bu iliÅŸkiye olan inanç tarih boyunca devam etti.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Åžub 12

yapistirici

Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Tabiatta evini yapan arı, kayalara ve gemilerin su altındaki kesimlerine tutunan midye gibi çok iyi yapıştırıcı üreten canlıların sayısı az değildir.Yapıştırıcıların hikayesi tarih öncesi çağlara kadar uzanıyor. Mağara duvarlarına resim benzeri şekiller yapan atalarımız bunları duvarlara yumurta akı, kurumuş kan ve su bitkilerinin özleriyle sabitliyorlardı.

Sonraları, milattan önce 3 500 yıllarından başlayarak eski Mısırlılar ve Sümerler hayvan derilerini ve kemiklerini kaynatarak daha sağlam yapıştırıcılar yapmayı öğrendiler. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yapıyorlar. 250 temel maddeden binin çok üstünde özel türler üretiyorlar.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Åžub 08

mozaik-sanati

Mozaik, yan yana yerleştirilmiş veya yapıştırılmış küçük, muhtelif renklerde cam veya taş parçalarının bütünlendiği bir resim,bir tasvirdir.
Güvenilir kaynaklara göre,Akdeniz çevresindeki halklar tarafından icat edilmiş bir sanat koludur ve M. Ö. 300 ile 31 yılları arasındaki dönemde gelişip yaygınlaşmıştır. Roma devrinde, ya da Hıristiyanlığın ilk beş yüz yılında, mozaik sanatı gerçek anlamıyla değer taşıyan bir güzellik ve çeşitlilik kazanmıştı.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , ,