
Türkiye’de piyasaya sunulduÄŸu adıyla Sabır Küpü, Zeka Küpü ya da özgün adıyla Rubik Küpü (Rubik’s Cube), 1974 yılında Macar heykeltıraÅŸ ve mimar Ernõ Rubik tarafından icat edilen mekanik bir bulmacadır. Bu plastik küp baÅŸlıca dört ÅŸekilde piyasaya sürülmüştür: 2×2×2′lik Pocket Cube (Cep Küpü), 3×3×3′lük standart küp, 4×4×4′lük Rubik’s Revenge (Rubik’in Öcü), 5×5×5′lik Professor’s Cube (Profesör Küpü). 6×6×6 ve 7×7×7′lik küpler hâlihazırda üretilmektedir.
“Sabır Küpü” diye bilinen 3×3×3′lük modelin her yüzünde 9 kare olmak üzere alanı toplam 54 kare, hacmi de 26 birim küptür (ortadaki görünmeyen küpü saymazsak). Yüzeyindeki kareler genel olarak altı farklı renk ile etiketlendirilmiÅŸtir. Bulmaca çözüldüğünde küpün her yüzü tek renkten oluÅŸur. 3×3×3′lük özgün modelin yirmi beÅŸinci yıldönümü, 2005 yılında, beyaz yüzün ortasında bulunan etiketin, “Rubik’s Cube 1980-2005″ yazılı logoyu taşıyan parlak bir etiketle deÄŸiÅŸtirildiÄŸi özel serinin satışa çıkarılmasıyla kutlandı.
Devamını Oku »
Etiketler: abd, Bilim, dünya, icatlar, ilk, kitap, Matematik, mekanik, Neden, Oyuncak, profesör, resim, rubik küpü, saat, Takı, tarih, türkiye

Pek çok esnek cisimlere bir kuvvet uygulanip kesildiginde titresim hareketi yapar.Yani,bu cisimlerin sekilleri bir kez bozuldugu zaman , denge konumuna gelmeye çalisir.Hatta bir kati içindeki atomlar , komsu atomlara bir yayla bagliymis gibi bir denge konumuna göre titresir.
Dalga hareketi titresim(salinim) olayi ile yakindan ilgilidir.Ses dalgalari,deprem dalgalari,gerilmis yaydaki dalgalar ve su dalgalari gibi bütün dalgalar,titresim kaynaklari tarafindan olusturulur.Bir ses dalgasi , hava gibi bir ortam içinde ilerlerken ortamin molekülleri ileri-geri titresir.
Su dalgalarida bir havuzda yayilirken ,su molekülleri asagi yukari dogru titresir.Dalgalar bir ortamdan geçerken ortamin parçaciklari periyodik olarak hareketine devam eder.Böylece;parçaciklarin hareketi , salinan bir sarkacin yada yay bagli bir kütlenin hareketine çok benzer.
Devamını Oku »
Etiketler: atom, Bilim, bitki, Dalgalar fiziği, dünya, Fizik, gökdelen, ilk, mekanik, resim

İngiliz fizik bilgini Michael Faraday, 1831 yılında yaptığı bir deney esnasında,bakır tel türünden bir iletkeni bir mıknatıs yakınında hareket ettirmekle elektrik akımı meydana getirilebileceÄŸini keÅŸfetmiÅŸti. Bilim dilinde “jeneratör” diye tanımlanan “dinamo”nun temel çalışma ilkesi, iÅŸte bu keÅŸfe dayanmaktadır.
Basit ve kısa bir tanımlamayla ,dinamo mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren makinedir. Teknoloji çağının en büyük unsuru olan elektrik akımı çoğunlukla dinamolar ta rafından sağlanır.
Dinamolar kullanıldıkları amaçlara göre değişik boyarlarda olabilir. Bir otomobilde gerekli elektrik akımını sağlayacak dinamoyla, büyük bir şehrin elektrik ihtiyacını karşılayan dinamonun aynı boyutlarda olmayacağı tabii bir şeydir.
Devamını Oku »
Etiketler: Bilim, Dinamo, Fizik, icatlar, ilk, mekanik, nasıl, Neden, Neden,Niçin,Nasıl, niçin

Katı cisimler iç yapılarına göre çeşitli sınıflar ayrılırlar. İç yapı sınıfındaki malzemeler belirli ortak özelliklere sahiptirler.
Kristal Yapı
Kristaller atom veya moleküllerin belirli bir düzende sıralnması sonucu oluşan yapılardır. Kristaller, atom ve moleküllerinin sıralanışlarına göre çeşitli isimler alırlar ve farklı özellikler gösterirler. Ancak kristallerin hepsinin ortak özellikleri hepsini anizotrop olmalarıdır; yani kristallerde fiziksel özellikler atom veya moleküllerin sıralanış doğrultularına göre farklılık gösterir.
Şekilsiz Yapı
Böyle yapıya sahip cisimlerde atom veye moleküller tamamen gelişigüzel olarak yan yana gelmiştir. Bu düzensizlik sonucu böyle cisimlerde fiziksel özellikler bir doğrultudan diğerine fark göstermez; yani şekilsiz yapılı cisimler genellikle izotropturlar. Cam ve bazı plastikler bu tür yapıya sahip malzemelerdir.
Devamını Oku »
Etiketler: atom, Fizik, Katı cisimlerin mekanik özellikler, mekanik

Bağlayıcı maddelerden en eski bilinen malzeme kireçtir. Eski Babil, Mısır, Finike, Hitit ve Persler tarafından hava kireci yapıda bağlayıcı madde olarak kullanılmıştır. Romalılar devrinde su kireci bulunmuş ve su içerisindeki inşaatlarda kullanılmıştır.
Bu arada puzolanik kirece (volkanik esaslı, killi, kalkerli toprak) Türkler tarafından tuÄŸla kırıkları (piÅŸmiÅŸ kil) öğütülüp karıştırılmış ve Horasan harcı olarak kullanılmıştır. Ayrıca bu tür baÄŸlayıcı Mısır’da homra, Hindistan’da surki adıyla bilinmektedir.
Bizans’ta ise kireç, sıva fresk tekniÄŸi altında uygulanmıştır. Orta çaÄŸda, bu sanayide daha fazla bir ilerleme olmamıştır.
9. ve 12. yüzyıllarda puzolan bile Avrupa’da kaybolmuÅŸtur. Smeathon (İngiliz) 1756 yılında deniz feneri yaparken killi bir kireci piÅŸirerek su kireci ve hidrolik baÄŸlayıcı fikri üzerinde önemli adımlar atmıştır.
Devamını Oku »
Etiketler: avrupa, Jeoloji, Kimya, Kireç, mekanik, Neden

Metallerin hemen hemen hepsi doğada bileşik halinde bulunurlar. Bu bileşiklerden ilave malzeme, enerji, emek ve bilgi kullanmak suretiyle metal veya alaşım üretilir. Üretilen metal ve alaşımların ise tekrar kararlı durumları olan bileşik haline dönme eğilimleri yüksektir.
Bu nedenle, metaller içinde bulundukları ortamın elemanları ile reaksiyona girerek önce iyonik duruma, sonra da ortamdaki başka elementlerle birleşerek bileşik haline dönmeye çalışırlar. Böylece, kimyasal değişime veya bozunuma uğrarlar. Sonuçta, metallerin fiziksel, kimyasal, mekanik ve elektriksel özelliklerinde istenmeyen bazı değişiklikler meydana gelir ve bu değişiklikler bazı zararlara yol açar.
Hem metal malzemelerin bozunma reaksiyonuna, hem de bu reaksiyonun neden olduğu zarara korozyon adı verilir. Genel anlamda ise; ortamın kimyasal ve elektrokimyasal etkilerinden dolayı metalik malzemelerde meydana gelen hasara korozyon denir.
Devamını Oku »
Etiketler: atom, ölçü, Fizik, ilk, Kimya, mekanik, Metallerin Korozyonu, Neden
|
Son Yorumlayanlar