Haz 09

francis-crick

Francis Harry Compton Crick 8 Haziran 1916 – ö. 28 Temmuz 2004) 1953, İngiliz moleküler biyolog, fizikçi ve nörobilimci. 1953′te James D. Watson ve Maurice Wilkins ile beraber DNA molekülünün yapısını keşfederek 1962 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü paylaşmıştır.

Kariyerinin geri kalan kısmında Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitütüsü’nde J.W. Kieckhefer Araştırma Profesörü olarak görev yaparak insan bilinci üzerine çalışmalar yapmıştır.

Harry Crick ve Annie Elizebeth Crick’in oğlu Francis Crick Northampton yakınlarında o zamanlar küçük bir İngiliz kasabası olan Weston Favell’de doğmuş ve büyümüştür. Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi. Crick erken yaşta bilime ilgi göstermeye başlamıştı. Çocukken ailesi tarafından kiliseye götürülmesine rağmen, 12 yaşında annesine artık kiliseye gitmek istemediğini ve dini inançlar yerine bilimsel araştırmaları tercih ettiğini söylemişti.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Haz 04

akim-siddeti

Elektrik yükünün bir noktadan diğer bir noktaya hareket  etmesine akım denir. Akım şiddeti ise iletkenden birim zamanında geçen yük miktarıdır.
Şimşek ve yıldırım da bir elektrik akımıdır.Televizyonumuzu, radyomuzu,buz dolabımızı veya cep lambamızı çalıştıran da elektrik akımıdır.Kontrol altına alınan akım,kablo gibi bir iletkenin içine akar.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 22

agirlik-merkezi

Etrafımızda gördüğümüz cisimleri tek bir parça veya birden fazla parçadan oluşmuş olarak düşünebiliriz.
Örneğin ; herhangi bir tahta blok veya bir taş parçası tek bir parça olarak kabul edilirken masa,kitaplık,otomobil, gibi cisimler ise değişik parçaların birleştirilmesi ile oluşur.İster tek parça gibi görünsün,isterse değişik parçaların birleştirilmesi ile oluşan bir sistem olsun,gerçekte bütün cisimler küçük parçacıklardan oluşur.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Nis 24

neptunyum

Uranyumun nötronlarla bombardımanından yapay olarak elde edilen, atom numarası 93, atom ağırlığı 239 olan, radyoaktif bir element.

Neptünyum’dan enerji üretilebilir mi ?

Neptünyum konusunda, konunun bilimsel yanı incelenmeden toplumu yanıltabilecek ve fikir karışıklığına yol açabilecek bir takım iddialara şahit olmaktayız. Özellikle ülkemizin içinde bulunduğu zor ekonomik şartlar doğal kaynaklarımıza yönelişi arttırmakta ve bu kaynakların ne şekilde değerlendirilebileceği konusunda değişik çözüm önerileri gündemi işgal etmektedir. Maalesef bu önerilerin bazıları, Neptünyum örneğinde olduğu gibi, makul çözümler olmaktan bir hayli uzaktır.

Diğer yandan bir metanın ekonomik girdi sağlayabilecek nitelikte olabilmesi için öncelikle bu metanın ülkemizde mevcut olması ve ayrıca bu metanın, ülke ve dünya pazarındaki belirli bir talep düzeyine sahip olması gerekmektedir. Bu bilgi notunda Neptünyum ile ilgili gerçekler anlatılmaya çalışılmaktadır.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 14

ermenistan

Osmanlı devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda Avrupa’nın müdahalesine maruz kalınca, Türk – Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı devleti’ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için Ermeniler’i Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir.

Özellikle Avrupa’nın bazı büyük devletleri “ıslahat” adı altında bir yandan Osmanlı devleti’nin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermeniler’i, Osmanlı yönetimi’ne karşı teşkilatlandırmışlardır.
Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni kiliseleri’nin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türkler’den uzaklaşmaya başlamıştır.

Türkler’in iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle ittifak etmek suretiyle Türkler’le mücadeleye başlayan Ermeniler, batı’nın desteğini alabilmek için kendilerini “ezilen bir toplum” olarak göstermeye ve “Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türkler’in gasp ettiği”ni dile getirmeye başlamışlardır.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 02

aynali-carsi3

1889  yılında  İkinci  Abdülhamid’in  padişahlığı  sırasında, Çanakkale’nin  önde  gelen  Yahudi  ailelerinden  birinin  üyesi  İlya  Halyo  tarafından  inşa  ettirilmiştir. Doğrulanamayan   bir  iddia  ise  çok  daha  önceleri  yapıldığıdır.

Evliya  Çelebi’nin     Seyahatnamesinde  Çarşı’dan  söz  edilmektedir. İlya  Halyo  ise  sözkonusu  çarşıyı  onartmış   ve  kullanıma  açmış  olabilir.

Çarşı Mart  1915’de  Gelibolu  çıkartması  sırasında    bombardıman  ve  yangınlarla  tahrip  olmuş. 1918-1921  yıllarında  İngilizlerin  Çanakkale’yi  işgali  sırasında, İngilizler  atlarının  barınacağı  mekan  olarak  “Aynalı  Çarşı’yı  uygun  görmüşler  ve  “ahır”  olarak  kullanmışlardır.

1921’den  sonra  bir  dönem, giriş  kapısı  dışında  büyük  ölçüde  yıkık  kalmış  ve  çarşı  olarak  kullanılmamıştır. Resmi  kayıtlarda  bedesten  arsası  olarak  yer  almaktadır. Daha  sonra  arsaya  14  dükkan  inşa  edilmiştir.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,