AÄŸu 08

En basit tanımıyla, bir canlının oksijen alıp karbondioksit vermesidir. Bitkiler ve hayvanlar oksijen almadan yaşayamaz. Çünkü yaşamın temeli olan bütün biyokimyasal süreçler için enerji gerekir; bu enerjinin kaynağı da hücrelerde depolanmış olan besinlerin yanması, yani oksijenle birleşerek parçalanmasıdır. Bu parçalanma sırasında, besin moleküllerinde bağlı olan kimyasal enerji serbest kalarak açığa çıkar.

Bu olay, tıpkı yanan bir odun parçasının ısı ve  ışık  yayması  gibi  enerji  veren  bir  tepkimedir.  Demek ki,   solunumu  yalnızca oksijen-karbondioksit alış verişi olarak değil, bitkilerin ve hayvanların temel enerji kaynağı olan daha karmaşık bir süreç olarak düşünmek gerekir.

Canlı ile dış ortam arasında gaz alışveriÅŸini saÄŸlayan soluma ya da soluk alıp verme bu sürecin yalnızca bir aÅŸamasıdır; öbür aÅŸaması ise alınan oksijenin bütün hücrelere taşınmasını ve hücrelerdeki bir dizi tepkime sonucunda, besinlerde depolanmış olan enerjinin açığa cıkmasını içerir. Vücuttaki her hücre yaÅŸam süreçlerinde bu enerjiyi kullanacağından, oksijensiz kalan hücreler hemen ölür. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Oca 02

Radyasyon kaynakları diÄŸer ülkelerde olduÄŸu gibi ülkemizde de faydalı amaçlarla tıp, endüstri, araÅŸtırma ve eÄŸitim alanlarında kullanılmakta olup, 2690 sayılı yasa gereÄŸi yayımlanan Radyasyon GüvenliÄŸi Tüzüğü ve YönetmeliÄŸi uyarınca iyonlaÅŸtırıcı radyasyon kaynakları ile yapılan her türlü faaliyet için (ithal, ihraç ve imal edilmesi, alınması, satılması, bulundurulması, kullanılması, taşınması, depolanması v.b) TAEK’den izin ve lisans alınması gerekmektedir.

Ancak, radyasyon kaynaklarının, kullanımından vazgeçilmesi,kuruluşların devredilmesi ve ya sorumlu kişilerin ayrılması/ değişmesi gibi nedenlerle yanlışlıkla hurdacılara satılması ve bilinçsiz olarak diğer hurda malzemelere karışması sonucu; insan sağlığı açısından onarılması zor ve ekonomik boyutları büyük sonuçları doğurabileceği hatırdan çıkarılmamalıdır. Nitekim bazı ülkelerde benzeri olaylar yaşanmaktadır.

Bu nedenle, hurda alım, satım veya işlenmesi alanında faaliyet gösteren küçük kuruluşların taşınabilir el dedektörleri ve büyük kuruluşların ise el dedektörlerine ilave olarak tesis giriş kapılarına panel tipi dedektörler sağlayarak hurdalarda olası radyasyon kaynaklarını belirlemeleri gereklidir.
Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 09

Akıllı DNA’lar zekânın kalıtım yoluyla nasıl geçtiÄŸine ışık tutuyor.İnsan zekâsının ne kadarının kalıtsal, ne kadarının çevresel koÅŸullar tarafından belirlendiÄŸi tartışması tüm ÅŸiddetiyle sürerken bir küçük nokta gözden kaçıyor.

Bugüne dek zekâyı etkileyen herhangi bir gen (geri zekâya yol açan gen hariç) henüz bulunmadı. Başını Londra Psikiyatri Enstitüsü’nden Robert Plomin 'in çektiÄŸi bir grup araÅŸtırmacı zekâdan sorumlu geni bulmak üzere kolları sıvadılar. İşe zeki çocuklardan baÅŸladılar. Plomin’e göre ”akıllı gen”in adresi zeki çocuklardı. Zeki çocukları seçmek için ÅŸu yöntemi kullandılar: ÇeÅŸitli yaÅŸlardaki öğrencileri üniversiteye giriÅŸ sınavından geçirdiler. Sınavdan yüksek puan alanların DNA’larını incelediler. Ve bu çalışmanın sonunda peÅŸinde oldukları genin izini tespit etmeyi baÅŸardılar.

Cleveland dolaylarındaki 6 yerleÅŸim bölgesinde yaÅŸayan ve yaÅŸları 6 ile 15 arasında deÄŸiÅŸen 51 çocuktan kan örnekleri alındı. Bir grubun ortalama IQ’su 136 olarak hesaplandı. DiÄŸer grupta ortalama IQ 103 idi. Tüm çocuklar beyazdı. Kan hücrelerini ayrıştıran bilim adamları çocukların 6 numaralı kromozomunu tek tek incelediler. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 06

Lökosit veya akyuvarlar olarak da adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliÄŸinde üretilir. Vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı koruyan lökositler, bağışıklık sisteminin önemli bir bölümünü oluÅŸtururlar. SaÄŸlıklı bir yetiÅŸkin insanın bir litre kanında 4×109-11×109 adet, bir baÅŸka tanımla, bir damla kanda takriben 7.000 ila 25.000 arası beyaz kan hücresi bulunur. Bu miktar Lösemi hastalarında 50.000′e kadar çıkar. Lökositler kanın dışında lenf sistemi, dalak ve diÄŸer vücut dokularında da bulunur.

Lökosit tanımı tüm beyaz hücre tiplerini kapsayan kaba bir tanımdır. Bu ÅŸekilde kan hücrelerini gruplamak sıklıkla bu tanımın yanlış kullanımına yol açmaktadir. Bu yüzden farklı kaynaklar hücreleri kökenlerine göre ayırmaya yoluna gitmektedir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Nis 20

Böbrekler, omurgalılarda  bulunan fasulye  biçiminde boşaltım organlarıdır. 10 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir.

Nefroloji, adını Yunanca “böbrek” anlamına gelen nephros sözcüğünden alır. Böbrek(ler) ile ilgili anlamında kullanılan renal  sözcüğü ise Latince renalis sözcüğünden gelir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur.

Anatomi

İnsanlarda, böbrekler karın bölgesinin arka bölümünde, bir baÅŸka deyiÅŸle karınzarı arkası (retroperitonal) bölgesinde yer alırlar.  İki tane bulunan (çoÄŸu insanda tek böbrek bulunabilmektedir, ve bu insanlar bunun ayrımına varmadan saÄŸlıklı bir yaÅŸam sürdürebilirler) böbreklerden saÄŸda olanı diyaframın hemen altında, ve karaciÄŸerin  arkasında (posterior), solda olanı ise diyaframın altında ve dalağın arkasında yer almaktadır. Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır. Böbreklerin konumları bakımından bakışımsız olmalarının nedeni karın boÅŸluÄŸunda büyük bir yer kaplayan karaciÄŸerin, saÄŸda bulunan böbreÄŸin soldakine göre 1-2 santimetre daha aÅŸağı bir konumda (inferior) bulunmasına neden olmasıdır. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Nis 19

Mide, büyük miktarda yiyeceklerin geçici olarak depolandığı organdır. Rahatlıkla 1.5 litre sıvıyı içinde tutabildiği gibi, maksimum 4 litre sıvı tutma kapasitesi vardır.

Midenin 3 ana bölümü vardır:

1-Fundus,
2-Kardia
3- Korpus (gövde) ve
4-Antrum (midenin son bölümü)

Mide, içine giren yiyeceklerin kimyasal ve fiziksel olarak parçalandığı bir yerdir. Mide içini örten ve Mukoza denilen örtü dokudan sindirim sıvıları salgılanır. Mide içinde yiyecek varsa, her 20 saniyede bir dalgalar meydana getirerek sıvı ile katıyı birbirine karıştırır (Kimus). Sonuçta krem kıvamında yarı sıvı bir materyel meydana gelir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,