Şub 17

Numeroloji (sayıbilim), astroloji (yıldızbilim) gibi tamamlayıcı unsurları olan, gerektiğinde bir arada, gerektiğinde ayrı ayrı ele alınabilen, kişiyi ve kişinin geleceğini açıklamayı hedefleyen bir sanattır. Astroloji gibi numeroloji’nin temelleri de antik uygarlıklara, antik düşünceye dayanır ve Ortadoğu’dan Batı’ya uzanıp benzer bir süreçten geçer.

En eski çağlardan beri, sayılar, sadece hesap için kullanılmadılar. Örneğin, Keldanlılar, harflere birer sayı yakıştırıp kişinin adını kullanarak tahminlerde bulunurlardı, fal bakarlardı.

Yunanlı felsefeci ve matematikçi Pitagor, herşeyi sayıların ahengi ile açıklardı. Çinliler sayılara simgesel değerler verirler, gerek geleneksel, gerekse çağdaş kabala sayıların özelliklerini incelemektedir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Şub 14

Belirli bir pH’da ve belirli bir elektrik alanında yüklü taneciklerin farklı hızlarda yürüyerek ayrılmaları tekniğine elektroforez denir.

-Elektrik akımı
-Ayrılacak moleküllerin yüklü olmasıdır.

Elektroforez yönteminde ortamın pH’ı; tampon çözelti ile, elektrik alanı ise doğru akım veren bir güç kaynağından sağlanır.
Her bir taneciğin elektriksel hareketi farklı olduğundan birbirinden ayrılabilirler.

İlgili dökümanı yazının devamında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ara 26

Astrobiyoloji ya da egzobiyoloji, disiplinler-arası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.

Bu bilimsel disiplinler-arası alan, kısaca, Güneş Sistemi’miz içinde ve dışında kalan “yaşanabilir gezegen”lerdeki yaşanabilir ortamların araştırılmasını, abiyogenez (prebiyotik kimya) kanıtlarının araştırılmasını, Mars’ta ve Güneş Sistemi’mizde yaşamı, Dünya’daki yaşamın evriminin kökenleri ve erken dönemleri üzerine laboratuvar çalışmalarını ve alan araştırmalarını ve yaşam potansiyelinin Dünya ve uzaydaki zorluklara uyarlanması çalışmalarını kapsar. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Ara 03

filoloji2

Filoloji “kelime sevgisi” anlamındadır. Sözcük, bir dilin ya da dillerin arasındaki ilişkileri, o dillerin tarihsel gelişimlerini ve yapısını inceleyen bir bilgi dalının adı olarak kullanılmıştır. “Betikbilim” olarak da adlandırılmaktadır.Filoloji denilince kısaca anlaşılan,o dil hakkındaki tüm bilgileri edinmedir.

Filoloji; yazılı belgelerin geçerliğini, gerçek olup olmadıklarını araştıran tarihsel bir bilimdir. Filoloji çalışmalarında, üretildikleri dönemlere ait eski metinleri yeniden oluşturmaya çalışılır. Üretildikleri dönemlerin etkileri, kaynakları araştırılır, özgün metinler çözülmeye ve yeniden oluşturulmaya, bu arada taklitlerini saptanmaya ve değerleri ölçülmeye çalışlır. TDK güncel sözlüğünde karşılığı Dil Bilim olarak verilmiştir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Eki 27

Dünyanın şekli

*   Dünya’nın  geoit şekli nedeniyle, yerçekimi Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Dünya, geoit değil de küre şeklinde olsaydı, yerçekimi Dünya’nın her yerinde aynı olurdu.
*   Dünya’nın geoit şekli nedeniyle Ekvator diğer paralellerden ve meridyenlerden daha uzundur. Dünya küre şeklinde olsaydı, Ekvator çevresi (kutupları çevreleyen iki meridyenin uzunluğu) birbirine eşit olurdu.
*   Ekvator çevresi =40.077 km
*   Kutuplar çevresi=40.009 km
*   Dünya’nın küreselliği nedeniyle, ekseni çevresindeki dönüş hızı Ekvator’dan kutuplara doğru azalır. Ekvator üzerindeki noktalar saatte 1666,6 km yol katederken, Kutup Noktaları’nda alınan yol sıfır km olduğu için,  eksen çevresindeki dönüş hızı 0 km/saat’tir.
*   Dünya’nın küreselliği nedeniyle Kutup Noktaları’nda birleşen meridyen yaylarının uzunluğu birbirine eşittir.  Bir kutuptan diğerine uzanan bir meridyen yayının uzunluğu yaklaşık 20.005 km’dir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 20

trityum

Trityum, hidrojenin radyoaktif izotopudur. 1934 yılında, çok hızlı döteryum çekirdeği ile döteryum bileşiklerinin bombardıman edilmesi sırasında nükleer transmutasyon ürünü olarak keşfedildi. Trityumun sembolü 3H veya T’dir.

Atom ağırlığı, 3,0170′dir. -252,5 °C’de erir, -248,12 °C’de kaynar, buharlaşma ısısı 333 cal/mol ve sublimasyon ısısı 393 cal/mol’dür. Kimyevi özellik bakımından hidrojene benzer. Fakat fiziki özellikleri hidrojeninkinden farklıdır.

Trityum atmosferde, hidrojenin 1018 de biri kadar bulunur. Atmosferdeki trityum, kosmik ışınların meydana getirdiği hızlı nötronların, protonların veya mesonların azot ile reaksiyonundan meydana gelir. Yeryüzünün mevcut trityum miktarı yaklaşık 1 kg tahmin edilmektedir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,