
Türk Eğitim Derneği, 1928 yılında Atatürk’ün direktifleriyle kurulan bir dernektir. İlk genel başkanı İsmet İnönü’ dür. İlk adı Türk Maarif Cemiyeti’ dir. TED ayrıca “Meşale” isimli bir dergi çıkarmaktadır.
Tarihçe
Türkiye’nin modernleşmesi için eğitimin vazgeçilmez önemine inanmış olan Atatürk, 1 Kasım 1925′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında yaptığı konuşmada, eğitimde hedeflenen seviyeye ulaşmak için özel girişimin çalışmalarına ihtiyaç olduğunu dile getirmiş ve topluma çağrıda bulunmuştur. Türk Eğitim Derneği, bu temel vizyon doğrultusunda, Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadroların öncülüğünde 31 Ocak 1928 tarihinde doğmuş ve 12 Aralık 1939 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamuya Yararlı Dernek statüsü edinmiştir. İlk adı “Türk Maarif Cemiyeti” olan dernek, 1946 yılından itibaren, “Türk Eğitim Derneği” adı altında çalışmalarını sürdürmektedir. Devamını Oku »
Etiketler: Atatürk, öğretim, cumhuriyet, dernek, eğitim, Neden,Niçin,Nasıl, tarihi, Türk Eğitim Derneği, tüzük, ted

Sonradan İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alan hareket, II. Abdülhamit’in rejimine karşı mücadele etmek amacıyla yurt içinde ve yurt dışında örgütlenen iki veya daha fazla grubun birleşmesiyle oluşmuştur.
Yurt içinde İTC’nin ilk nüvesini 1889′da Askeri Tıbbiye Mektebi’nde kurulan İttihad-ı Osmani Cemiyeti adlı gizli örgüt oluşturdu. Bu örgütü İshak Sükûti (1868-1902), İbrahim Temo (1865-1939), Abdullah Cevdet (1869-1932), Mehmed Reşid ve Hikmet Emin adlı beş öğrenci kurdu. Örgütün bazı üyeleri tutuklandı, bazıları ise Paris’e kaçtı ve anayasa taraftarı diğer Osmanlı muhacirleriyle biraraya geldiler.
Ahmet Rıza beyin önderliğindeki bu grup Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti adlı örgütü kurdu ve 1895′ten itibaren Osmanlıca ve Fransızca yayımlanan Meşveret adlı gazeteyi çıkarmaya başladı. 1896′da yapılan kongrede, daha liberal ve İngiliz yanlısı görüşleriyle tanınan liberal Mizan gazetesinin editörü Mizancı Murat Bey cemiyet başkanlığına getirildi. 1897 başlarında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkezi Cenevre’ye taşındı. Devamını Oku »
Etiketler: Abdulhamit, Atatürk, üyeleri, cumhuriyet, isimleri, kim kurdu, kurucusu, mustafa kemal, nasıl kuruldu, ortaya çıktı, Osmanlı, padişah, tarih, vahdettin, İttihat ve Terakki Cemiyeti

Tarih milletlerin dolayısıyla insanlığın hafızasıdır. İnsanoğlunun bütün faaliyetleri tarihin konusu içerisine girer. “ Tarih ilmi insanların zaman ve mekân çerçevesinde husule getirdikleri tekâmül hâdiselerini bunların şuursuz iptidaî hallerinde tabiat eserleri yahut mâşeri bir vücudun fertleri ve toplulukları sıfatıyla yaptıkları fiillerinde tecelli eylemeleri itibariyle ; ve mâşeri hayatında mevzuu bahis ayrı hallerde rol ve ehemmiyetleri tayin ve tesbit edilen psikofizik âmillerin teşkil ettiği illî bağlılıklar çerçevesinde tetkik tasvir eder.”
Tarih bize geçmişteki olayların nasıl cereyan ettiğini öğreterek hali dolayısıyla kendimizi ve insanlığı tanıtır böylece geleceğin nasıl olabileceğine dair ipuçları verir. Tarih öğretimi “yurt sevgisinin beslenmesine yarayan en mühim amildir.” Tarih ilmi kişiye içinde yaşadığı toplum ile canlı irtibatı olmazsa bir hiç olduğu gerçeğini telkin eder. Devamını Oku »
Etiketler: anılar, Atatürk, önemi, cumhuriyet, eserleri, kişiliği, tarihi, türk tarihi, verdiği, yaptıkları

Cumhuriyetçilik ilkesi Kemalist ilkeler arasında yer alan Cumhuriyetçilik esas itibariyle Demokrasinin devlet şekline uyarlanmış hali şeklinde tanımlanır. Arapça halk demek olan “Cumhur” kelimesinden gelir. Bu bakımdan halk ve yönetim kelimelerinin bir araya geldiği “Demos” ve “Kritos” yani demokrasi sözcüğünün eş anlamlısı kabul edilebilir.
Atatürk için, Kemalizmin “cumhuriyetçilik” ilkesi ile “demokrasi” eşanlamlıdır.
“ Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. Milli egemenlik esasına dayalı memleketlerde siyasi partilerin var olması tabiidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde de birbirini denetleyen partilerin doğacağına şüphe yoktur. ” Devamını Oku »
Etiketler: ata, Atatürk, atatürk ün cumhuriyetçilik ile ilgili, atatürk cumhuriyetçilik, atatürk ilkeleri, atatürkten sözler, cumhuriyet tarihi, cumhuriyetçi, cumhuriyetçilik, cumhuriyetçilik nedir, laiklik cumhuriyetçilik, mustafa kemal atatürk, tarih

Endülüs 711-1492 yılları arasında İber Yarımadası’nda Müslümanlığın etkisi altında bulunan bölgelere verilen isimdir.Endülüs kelime anlamı olarak “Vandallar’ın Ülkesi” anlamına gelmektedir. Müslümanların İber Yarımadasındaki varlığı en son Morisko’ların 1609 yılında İspanya’dan sınır dışı edilmesiyle son bulmuştur.
Tarihçe ,
Valiler Dönemi (714-756) ,
Başkenti Şam’da bulunan Emevi Devleti daha İslamiyetin ilk yüzyılı olan 7. yüzyılda Kuzey Afrika’nın tümünü eline geçirmişti. 8. yüzyılın başında Emevi Devleti’nin Kuzey Afrika’daki valisi olan Musa Bin Nusayr, Emevi Halifesi Velid Bin Abdülmelik’in desteğiyle bir Berberi kumandan olan Tarık bin Ziyad’ı Cebelitarık Boğazı’nı geçerek İber Yarımadası’na gönderdi.
O zamanlar İber Yarımadası Germen asıllı bir ulus olan Vizigotların elindeydi ve başkentleri Toledo kentinde bulunuyordu. Tarık bin Ziyad’ın savaşta ricat olmaması için geri dönüş olasılığını kaldırmak üzere kendi gemilerini yaktırdığı belirtilir. Tarık Bin Ziyad Vizigot kralı Rodrigo’yu ağır bir yenilgiye uğrattı. Vizigot krallığı parçalandı ve bütün İber yarımadası kısa bir süre içinde Müslümanların eline geçti.
Devamını Oku »
Etiketler: anlaşmalar, antlaşmalar, asker, Atatürk, avrupa, ayaklanma, bağdat, cumhuriyetler, darbeler, devletlet, emeviler, Endülüs nedir, Granada, Gırnata, hükümdarlar, iber yarımadası, III. Hişam, imza, ispanya, isyan, kahire, kuzey afrika, Müdeccenler, Medeniyetler, Moriskolar, Murabıtlar, Musa Bin Nusayr, Muvahhidler, Osmanlı, padişahlar, silah, tarih, Tarih ve Savaşlar, yeniçeri, şam

Harran Muharebesi, 7 Mayıs 1104 tarihinde Antakya Prensliği(şimdiki zamanda Türkiye ve Suriye’nin bir parçasını kapsar) ve Urfa Kontluğu (12. yüzyılda Haçlı devletlerinden biri:Antakya’nın kuzey doğusunda) ile Selçuklular arasındaki muharebe. Birinci Haçlı seferi sonucunda yeni kurulan Haçlı devletlerine karşı ilk büyük muharebeydi.
Muharebe
Baldwin of Bourg veya Baldwin II of Jeruselam (ölüm:21 ağustos 1131) Edesa’nın 2.nci kontu idi(1100-1118)ve Kudüs’ün Üçüncü kralı( 1118 den ölümüne kadar) 1104 yılında Harran şehrine hücum etti ve kuşattı. Behemond of Antioch (1058-3 Mart 1111)Taranta Prensi ve Antioch prensi Birinci Haçlı seferi liderlerinden biri idi ve Tancred,Prince of Galilee (1072-5 veye 12 Aralık 1112 ) Birinci Haçlı seferi lideri idi, daha sonra Antioch Prensliği vekili ve Galilee prensi oldu bunlar Baldwin of Bourg’ destek verdiler. Bohemond ve Tancred ,Baldwin ve Joscelin I;Edesa Kontu (ölüm:1131) ve ona eşlik eden Antioch Patriği Bernard of Valence,Kudüs Patriği Daimbert of Pisa (Pisa başpiskoposu öülm:1107) ve Edesa başpiskoposu Bendict ile birleşmek için Edessa Antioch dan kuzeye yürüyüşe geçtiler.
Devamını Oku »
Etiketler: anlaşmalar, antlaşmalar, arap, asker, Atatürk, avrupa, ayaklanma, cumhuriyetler, darbeler, devletler, edessa, ermeni, hamza, Harran Muharebesi, hükümdarlar, imza, isyan, Kilikya, Kuzey, mardin, müslümanlar, Medeniyetler, muhabereler, musul, Osmanlı, padişahlar, politika, rus, savaş, silah, taranta, tarih, tarih ve savaşlar, türkiye, yeniçeri
|
Son Yorumlayanlar