|
Nis
06
|

İnsanoÄŸlu ateÅŸi çok eski zamanlardan beri bilmektedir.Bundan yüz binlerce yıl önce Avrupa’da insanların yaÅŸamış olduÄŸu belirli maÄŸaralarda,ocak niyetine kullanıldığından şüphe edilmeyen taÅŸlar arasında kömür ve yanık kemik parçaları bulunmuÅŸtur.
Fakat insanoğlu ateş yakmayı nasıl öğrenmişti acaba? Bu soruyu ancak tahminle cevaplandırabilmekteyiz.İlk insan ateş yakmayı öğrenmeden öncede bunu nasıl kullanacağını, ateşten nasıl yararlanacağını biliyordu.Örneğin yıldırım kof bir ağaç kütüğünü yakıyor, bunun yakınındaki bir insan da kütükten sağladığı ateşi uzun süre muhafaza ediyordu.
Yukarda değinmiş olduğumuz gibi, mağara devri insanının ateş yakmayı nasıl öğrendiğine ilişkin tutarlı bir tahminde bulunabiliriz. Karanlıkta kuvvetle birbirine sürtülen taşların kıvılcımlar meydana getirdiğini mağara adamı muhakkak fark etmişti. Fakat iki taşı birbirine sürterek ateş yakabilmek, fikrinin doğması ve bunun uygulanması için nice kuşakların geçmesi gerekmiştir.
İnsanoÄŸlu tarafından yakılan ilk ateÅŸ konusunda deÄŸiÅŸik bir tahmin daha vardır. Bu tahmin,günümüzde ilkel topluluklarda yapılabilecek bir gözlemle ilgilidir.Åžimdi,sözünü ettiÄŸimiz bu ilkel topluluklardaki bazı yöntemlere eÄŸilelim. Alaska’da bazı kabilelerden yerliler, iki taÅŸ üzerine sülfür (kükürt) sürer ve bu taÅŸları birbirine sürterler. Kükürt ateÅŸlenince de,yanan taşı kuru otların veya ateÅŸ alabilecek baÅŸka ÅŸeylerin üzerine atarlar.
Hindistan’da ve Çin’de, kırık bir çömlek parçasına , bir bambu (kamış) çubukla sertçe sürtülür. Bambu çubuÄŸun dış yüzü çok serttir ve çakmak taşı niteliklerine sahiptir. Eskimolar ise, alelade bir kuvartz parçasını, bir demir piriti parçasına sürterler. Kaynak: http://www.buzlu.org/ates-nasil-icat-edildi Kuvartz,bünyesinde silis bulunan bir nevi taÅŸtır. Gerek bu tür kuvartz gerekse silisli demir parçaları, Eskimolar’ın yaÅŸadıkları çevrede çok yaygın ölçüde bulunur . Kuzey Amerika’da yaÅŸayan kızılderililer arasında da, ateÅŸ yakmak için iki çubuÄŸu birbirine kuvvetle sürtüştürmek çok yaygın bir yöntemdir. Örneklerden de anlaşılacağı gibi, bu uygulama ve yöntemlerin hepsi yaklaşık olarak aynı esasa dayanmaktadır.
Eski Yunanlılar ve Romalılar ise başka bir yöntemden yararlanırlardı. Bu yöntemin temel unsuru, güneşin ışınlarını belirli bir noktada odaklaştıran bir nevi mercekti.
Güneşin ışınları bu mercek sayesinde belirli bir noktada yoğunlaştırıldığı zaman, kuru bir ağaç parçasının yanmasını sağlayacak kadar ısı uygulanmış oluyordu.
Eski çaÄŸlarda ateÅŸle ilgili olarak dikkati çeken bir ÅŸey de, birçok ilkel toplumlarda insanların “devamlı ateÅŸ”i muhafaza etmeleri,bu bakımdan gösterdikleri titizliktir. Åžimdiki Meksika’da yaÅŸayan eski Mayalar, Aztekler, tapınaklarında veya belirli yerlerde hiç sönmeyen,sönmesi ne meydan verilmeyen devamlı ateÅŸler yakarlardı. Eski Yunanlılar, Mısırlılar ve Romalılar da, tapınaklarında aynı yöntemi uygulamışlardır.
Yorum Yaz
Sende Yorumunu Yaz
Bu yazıya yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız .
Son Yorumlayanlar